Ankara BAM 35. HD 2022/2129 E. 2024/322 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/2129
2024/322
6 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2129 - 2024/322
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2129
KARAR NO : 2024/322
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/04/2022
NUMARASI : 2017/894 Esas 2022/264 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27/03/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar ... ve ... vekili ve davalı... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup,başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.04.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davalılardan ... Ltd. Şti. adına kayıtlı ve diğer davalı...’nin sevk ve idaresindeki aracın davacıların murisi ...'na çarpması sonucu ...'nun hayatını kaybettiğini,geride kızı ... ve torunları ..., ..., ... ve ...'nun kaldığını, davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000,00 TL manevi tazminat ve 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 10.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminat,davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davalılardan 04.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminata ilişkin dava değerini 17.301,93-TL olarak, davacı ... yönünden de 16.301,93-TL olarak artırmıştır.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Yapı Denetim Ltd. Şti. cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacılar ... ve ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, 600,00 TL cenaze ve defin giderinin kaza tarihi olan 04/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı sigorta şirketi açısından dava tarihi olan 26/12/2017 tarihi itibariyle) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar... ve ... Yapı Denetim Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş,karar davacılar ... ve ... vekili ile davalı... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...’ın, müteveffanın tek çocuğu olduğunu ve eşinden uzun zaman önce boşandığını, bu davacının hiçbir zaman çalışmadığını ve gelir elde etmediğini, her şeyini beraber yaptığı annesinin ölümü ile de evden çıkamaz hale geldiğini, okur yazar olmayan ve küçüklükten beri annesi ile birlikte yaşayan ...’ın annesi ile olan bağının ve annesinin destek olarak hayatındaki rolünün dosya kapsamında bulunan ekonomik- sosyal durum araştırması, tanık ifadeleri ve ceza dosyasındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğunu, davacı Belgüzarın dışarı çıkmak için bile annesinin desteğine muhtaç olduğunu ve özellikle boşandıktan sonra annesi olmadan hiçbir şey yapamadığını, mahkeme dosyası ve celp edilen ceza dosyası içindeki kayıtlarda ve mernis kayıtlarında ... ve müteveffanın ikametgah adreslerinin uzun süredir aynı olduğunun görüldüğünü, bu davacının oturduğu evin de müteveffaya ait olduğunu, bu nedenle davacı ...’ın, annesinin vefatı ile müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, mahkemece destekten kalma tazminatı talebinin haksız olarak reddedildiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının davacı ... yönünden de oluştuğunu, müteveffanın, gündüzleri torunlarından ...’in çocuklarına bakarak ona destek olduğunu, olay günü de ...’ın evinden bakkala gittiğini, dönerken kazanın meydana geldiğini, davacı ...’ın iki çocuğuna da doğdukları günden itibaren müteveffanın baktığını ve vefatı ile destekten yoksun kalmalarının yanında ani ölüm ile her iki çocuğun da ciddi travmalar yaşadığını, müteveffanın,davacı ...’in çocuklarına bakan murisin çocuk bakımı ve ev işlerine desteğinden dolayı bu davacıya asgari ücretin üzerinde desteği olduğunun anlaşıldığını, mahkemece davacı ... yönünden verilen manevi tazminat yönünden de kararı istinaf ettiklerini, mahkemece bu davacı yönünden hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı... vekili istinaf dilekçesinde; davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, davalı...’nin, diğer davalının yanında çalıştığını ve onun emir ve talimatlarına bağlı olduğunu, çalıştığı işyerinin zorlaması ve baskısı ile işyeri aracıyla dışarı işlerine gönderildiğini, aracın işyerine ait olması, stajyer olan davalının, işyerinin işleri için aracı kullanması nazara alındığında davalı sürücüye yüklenen tüm kusurun,onun ehliyetsiz olduğunu bilen, en kötü ihtimalde ehliyeti sorgulamada gerekli dikkat ve özeni göstermeyen araç sahibine yüklenmesi gerektiğini, kusursuzluk durumuna göre davalı sürücü aleyhine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, davalılar arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunmadığını, mahkemece davacılara ölüm aylığı bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın kaza tarihi itibari ile 75 yaşında, davacı ...’ın 55 yaşında, torunu davacı ...’ın ise 36 yaşında olduğunu, destek iddiasının kanıtlanamadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle ölüme bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 04.04.2017 tarihinde sürücü...’nin,sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında, seyrine göre sağ tarafından karşıya geçmek için yola giren yaya ...’na çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücünün KTK’nın 52/1-b maddesini ihlali ile kusurlu olduğu, yayanın KTK’nun 68/1-b maddesini ihlali ile kusurlu olduğunun belirlendiği,mahkemece ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 02.09.2020 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü...'nin % 20, yaya ...'nun % 80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 9.ASCM’nin 2017/599 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık...’nin üzerine atılı taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, ceza yargılamasında hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen rapor uyarınca, sanık...'nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı ve hızlı seyir sırasında geldiği yol bölümünde karşıya geçmek üzere koşarak yola giren yayaya karşı önlemsizce çarpması sonrası tekrar sağa yönelip ileride sol şeritte duruşa geçtiği kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı ve tali kusurlu olduğu, maktul ...'nun karşıya geçmek için yola girmeden önce trafiği gerektiği şekilde kontrol etmesi, seyir halinde geçiş hakkına haiz aracın hız ve mesafesini dikkate alıp geçişini kurallara uygun şekilde yapması gerekirken ilk geçiş hakkına haiz aracın geçmesini beklemeden kontrolsüzce ve koşarak yola girmesi ile maruz kaldığı kazada asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşlar, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiğini, öğrenim yapacaklar ise 25 yaşın doldurulmasına kadar, öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasının gerektiği, davacı ...’nun 58 yaşında eşinden boşandığı,vefat edene kadar annesi ile birlikte yaşadığı iddia edilmekle birlikte, bununla ilgili dosya kapsamında bilgi/belge bulunmadığını, eşinden ayrılıp çocukları ile ailesinin yanına yerleşen, annesinin vefatı ile destekten yoksun kalma tazminatı talebi için davacıların ihtiyaçlarının müteveffa tarafından karşılandığına ilişkin bilgi/belge sunulup, fiili desteğin ispat edilmesi durumunda destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği,desteğin kızı ve torunu olan davacıların desteğinden alacağı destek 22 yaşında sona ereceğinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmayacağı, davacıların murisin desteğine ilişkin bilgi/belge dosya kapsamına eklenmesi durumunda, hesaplama yapılıp/yapılmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğunun belirlendiği,ek rapor uyarınca, hesaplamada destek ve pay alternatifli olarak hesap edildiği, ... ... ve ...'in destek alacakları kabul edilmekle; destek ...'nun 2 pay, evlat ...'nun 1 pay, torun ...'in 1 pay alacağı esas alınarak, ... ...'nun maddi zararı: 16.301,93 TL, ...'in maddi zararı: 16.301,93 TL, ...'in destek alamayacağı kabul edilmekle; destek ...'nun 2 pay, evlat ...'nun 1 pay alacağı esas alınarak; ... ...'nun maddi zararı: 21.735,95 TL olarak hesaplandığının belirlendiği,mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
- Davacılar ... ve ... vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Aktüer hesaplamada desteğin çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacaklarını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü dikkate alınarak denetime elverişli şekilde belirlenmesi suretiyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir.Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca normal şartlarda erkek çocuklar 18, kız çocukları 22 yaşına kadar, kız çocuklarının yüksekokul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek tazminatı alabileceklerdir. Çocuğun yüksek öğrenim görüp görmeyeceği ise çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hâkim, her somut olayda bu husus belirlemesi gerekir.
Somut olayda, müteveffanın kaza tarihi itibari ile 75 yaşında, davacı ...’ın 55 yaşında, torunu davacı ...’ın ise 36 yaşında olduğu, müteveffanın yaşı da nazara alındığında davacı torun ... ve davacı ... yönünden destek iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla davacılar ... ve ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
-
Davalı... vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun,kaza tespit tutanağı,ceza yargılamasında maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumu ve olayın oluşu ile uyumlu bulunduğu,buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü...'nin % 20, yaya ...'nun % 80 oranında kusurlu olduğu,müteveffa yayaya çarpan aracın davalı ... Ltd.Şti. adına kayıtlı olup ticari vasıfta olduğu, davalılar arasında aracın ZMM sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin de bulunduğu, bu suretle mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğu, davalı...’nin kazaya karışan aracın sürücüsü olması nedeniyle zarar gören davacıya karşı işleten ve sigorta şirketi olan diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, mahkemece SGK’dan davacıya kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının usulüne uygun şekilde araştırıldığı anlaşılmakla davalı... vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
-
Davacılar ... ve ... vekilinin ve davalı... vekilinin mahkemece hükmedilen manevi tazminata ve miktarına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesinde yer alan; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesindeki; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükme göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli,kazaya karışan müteveffa yaya ve davalı araç sürücüsünün kusur durumu, kazada davacıların anne ve büyükannelerini kaybetmeleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre davacılar ..., ... vekilinin ve davalı... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davacılar ... ve ... vekilinin, davalı... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf eden davacılar ... ve ...’den alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın bu davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf eden davalı... hakkında adli yardım kararı bulunduğundan harç alınmadığı anlaşılmakla, 4.481,14. TL istinaf karar harcının ve istinaf tarihi itibariyle alınması gerekli 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Kararın tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39