SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2022/2148 E. 2024/311 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2148

Karar No

2024/311

Karar Tarihi

6 Mart 2024

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/2148 - 2024/311

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2148

KARAR NO : 2024/311

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/09/2022

NUMARASI : 2022/137 Esas 2022/681 Karar

DAVACILAR :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 06/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 06/03/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.11.2021 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... sayılı aracı ile Diyarbakır istikametinden Elazığ istikametine seyri sırasında, önünde seyreden aracın aniden fren yapması sebebiyle sola mavera yaparak o esnada yolun karşı tarafına geçmek isteyen yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, müvekkillerinden ...'ın eşi, ... ile ...'ın babası ...'ın hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin desteklerinin ölümü nedeniyle maddi açıdan mağdur olduklarını, kazanın oluşumunda davalı ... Sigorta A.Ş'ye 131304696 no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğunu, müteveffa ile desteğinden yoksun kalanların ise herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, davalı sigorta şirketine poliçe teminat limitleri dahilinde ödeme yapması yönünde ihtamamenin 6 adet ekiyle birlikte 07.01.2092 tarihinde tebliğ edildiğini, sekiz işgünü içerisinde ödeme yapmayarak 20.01.2022 - tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için l0.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 20.01.2022'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça gerekli belgeler ibraz edilmeden davanın açıldığını, yeni genel şartlara göre hasar başvurusunda kovuşturma evrakının ibraz edilmesinin zorunlu hale getirildiğini, davaya bakmaya müvekkil şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 16.04.2021 - 16.04.2022 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, tazminat hesabında 20.03.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartların göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edileceğini, ancak kaza tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ZMMS poliçesinin incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı tarafından düzenlenen poliçe ile kaza tarihini de kapsar şekilde 16/04/2021-16/04/2022 tarihleri arasında davalı şirket tarafından sigortalı olduğu, kişi başına ölüm/sakatlık bedeli ve sağlık gideri teminatının ayrı ayrı 430.000,00-TL olarak belirlendiği, kusur raporunda, sürücü ...'un dönel kavşaktan yaklaşık 150 metre önce kavşağa yaklaştığını gösterir levhalar ve yine kavşağa yaklaştığını ve şerit değiştirilmeyeceğini gösterir kesintisiz düz şerit çizgisine rağmen seyir hızı (kendi beyanı 110-120 km) ile kavşağa girdiği ve kavşak içinde önündeki aracı şerit değiştirerek sollama yaptığı anlaşıldığından 2918 sayılı K.T.K 'un 52/A ve bağlı yönetmeliğin 101/A (Sürücülerin kavşaklara - yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya ve hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, araçlarının hızını azaltmamak) maddesini ve aynı kanunun 54/B-4 ve bağlı yönetmeliğin 104/D (Kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde ve bunların yaklaşımında önündeki aracı geçmek yasaktır.) maddelerine karşılık gelen ve yine aynı kanunun asli kusurlu sayılan hallerden 84/E ve bağlı yönetmeliğin 157/A-5(geçme yasağı olan yerlerde geçme) maddelerini ihlal ettiğinden asli derecede ve %75 oranında kusurlu olduğu; yaya ...’ın kanunda belirtildiği gibi kavşak çıkışında karşıdan karşıya geçiş yaptığı esnada görüşü engel cisim bulunmamasına rağmen gece aydınlatılmamış ve işletim hızının 110 km olduğu yolda görünürlüğünü ve kavşağa girmiş olan araçların hızını dikkate almadan geçiş yapmaya çalıştığı ve karşıdan karşıya geçiş kurallarına uymadığı anlaşıldığından, 2918 sayılı K.T.K'na bağlı yönetmeliğin 138/b-3 ve (Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek zorundadır) maddelerini - ihlal ettiğinden tali derecede ve %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporunda, 18.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ve % 25 oranında kusurlu olduğu tespit edilen ...'ın desteğinden yoksun kalan davacıların, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat miktarının eşi ... için - 362.231,60TL, Kızı ... için- 53.291,03 TL, Oğlu ... ... için - 14.477,37 TL olmak üzere toplam 430.000,00TL olarak hesaplandığı, desteğin kaza tarihinde 57 yaşında olup, sürekli ve düzenli olarak çalışıp gelir eldi ettiğini gösterir herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu sebeple pasif dönemde olduğu kabul edilerek davacılar bakımından AGİ'siz asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, müteveffanın destek süresi ve aile üyelerine ayrılacak gelir payı, kazaya karışan tarafların kusur durumu, TRH-2010 yaşam cetveli ile istikrar bulmuş Yargıtay içtihatlarına uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olarak aktüer bilirkişiden alınan rapora itibar edildiğinde destek ...'ın vefatı sebebiyle; eşi davacı ...'ın 362.231,60-TL, küçük çocuğu davacı ...'ın 53.291,03-TL, yine küçük çocuğu davacı ... ...'ın 14.477,37-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunduğu, davacılar tarafından davalıya 07/01/2022 tarihinde başvuru yapıldığından 8 iş günü sonrası olan 20/01/2022 tarihinde davalının temerrüdünün oluştuğu, diğer yandan kaza yapan sigortalı aracın özel araç olması nedeniyle her bir davacı yönünden kabul edilen tutarlara yasal faiz uygulanacağı gerekçesiyle; "Davacının davasının KABULÜNE, Davacı ... için 362.231,60TL, Davacı ... için 53.291,03TL, Davacı ... ... için 14.477,37TL, olmak üzere toplam 430.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hatalı olup kararı bu yönden istinaf ettiklerini, ayrıca rapor tarihi itibariyle gelire ilişkin kullanılan veriler doğru olsa da işbu dosyada ödeme yapılacak/kararın kesinleşeceği tarihte bu veriler değişecek ve hesap hatalı hale geleceğini, bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak olmaması, müvekkiller nezdinde hak kaybı oluşmaması açısından hükme esas alınan raporda gelire ilişkin verilerin doğru olmadığını, yerel mahkeme tarafından her bir davacı için hükmedilen tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam alacak üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu , soruşturma dosyasında itiraz üzerine alınan bilirkişi raporundaki oranların dosyadaki oranları teyit ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kusur oranlarına ilişkin çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazaya ilişkin olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/55507 Soruşturma sayılı dosyasında alınan 18.11.2021 tarihli kusur raporunda ise sigortalı araç sürücüsünün %25 oranda, müteveffanın ise %75 oranda kusurlu olduğu belirtildiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama yönteminin 09.06.2021 tarihli kanun değişikliğine aykırı olduğunu, 09.06.2021 tarhinde KTK'da madde 90'da yapılan değişiklik sebebiyle ve dahi 31679 sayılı 04.12.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar ek 2, madde 4 gereğince TRH 2010 tablosu ve %1,65 teknik faizin yasal olarak KTK'da ve genel şartlarda düzenlendiğini, raporda %10 artırım, %10 iskonto ve TRH tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkeme tarafından verilen hüküm ile müvekkil sigorta şirketi aleyhine dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz işletilmesine hükmolunmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava öncesi müvekkil şirkete usulüne uygun herhangi bir müracaat bulunmadığından davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir.

Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de; 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir.

Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir.

Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir.

Kusura ilişkin istinaf sebeplerinde, davalı sigorta vekili, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında alınan raporla dosyada alınan rapor arasında çelişki olduğunu iddia etmişse de, dosyada ilk alınan raporda (sürücü/şüpheli) ...'a tali kusur, yaya/maktul ...'a ise asli kusur izafe edilmişse de, itiraz üzerine düzenlenen raporda, ...'ın (Yava/Maktul): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan, 68/c ve bu kanuna bağlı Yönetmeliğin 138/d kanun maddelerinde açıklanan yükümlülükleri ihlal ettiği trafik kazasının meydana gelişinde sebep ve illiyef bağı çerçevesinde “tali kusurlu” olduğu, ...'un (Şüpheli/Sürücü): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan 52/2-b, S4/b-4, 84/e ve bu kanuna bağlı Yönetmeliğin 101/a-b, 104/d, 157/a-5 maddelerinde açıklanan yükümlülükleri ihlal ettiği trafik kazasının meydana gelişinde sebep ve illiyet bağı çerçevesinde “asli kusurlu” olduğu görüşü bildirilmiş olup, dosyada alınan raporun da bu yönde olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.

Davalı vekili hesaplama yöntemine itiraz etmişse de, 04.12.2021 Tarih, 31679 Sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar’ın, "Sakatlık Tazminatları Hesaplaması" başlıklı Ek 2. kısmının 4. maddesi; “Hesaplamalarda, esas alınacak iskonto oranı %1,65’tir.” şeklinde düzenleme içermekte olup, aynı Genel Şartlar'ın 18. maddesi uyarınca, bu Genel Şartların yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlemesine yer verilmiştir.

Kaza tarihinde yeni genel şartlar yürürlüğe girmediği gibi, ayrıca davalı tarafın uygulanmasını talep ettiği KTK 90/1-c maddesinde belirtilen "...Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanır..." şeklindeki maddenin 09.06.2021 tarihinde kanuna eklendiği, ancak 14/02/2023 Tarih 32104 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 Tarih 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği anlaşılmak TRH 2010 tablosu ve progressif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır.

Faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf talebinin incelenmesinde ise,

Sigorta şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt gerçekleşmeyeceğinden, ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir.

Somut olayda; dava öncesi davalının temerrüdü gerçekleştiğinden bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilmemiştir.

Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebi yönünden ise ; 6100 sayılı HMK.nın "ihtiyari dava arkadaşlığı" başlıklı 57. maddesinde; "Birden çok kişinin, davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, el birliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması, ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri, davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması halinde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği" düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un "İhtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu" başlıklı 58. maddesi gereğince, ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu ve dava arkadaşlarından her birinin diğerinden bağımsız olarak hareket edeceği belirtilmiştir.Bu nedenle birden fazla zarar görenin ihtiyari dava arkadaşı olarak birlikte açtıkları davadan esasen birden fazla dava ve talep olduğundan, her bir davacının lehinde ve/veya aleyhinde verilecek kararlarda kendisini vekille temsil ettiren taraflar lehine; kabul veya ret durumuna göre, her bir dava yönünden kendisini vekille temsil ettiren taraf lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 2015/16658 E-2018/10240 K. 2015/16645 E-2018/8901 K. 2015/16553 E-2018/8810 K.)

Somut olayda aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar tarafından açılan davaların birbirinden bağımsız olması ve davacı sayısı kadar dava olduğu kabul edilerek her davacı yönünden kabulüne karar verilen miktar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken, mahkemece davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına, istinafa konu olmayan hususlar aynen korunarak, HMK.353/1-b.2. maddesi gereğince, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

II-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 09/09/2022 tarihli, 2022/137 Esas - 2022/681 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, Buna göre;

1. Davacının davasının KABULÜNE,

Davacı ... için 362.231,60TL

Davacı ... için 53.291,03TL

Davacı ... ... için 14.477,37TL olmak üzere toplam 430.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,

2)Dava açılışında alınan 204,93 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 1.427,68 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.632,61 TL harcın, alınması gereken 29.373,30 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 27.740,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

  1. (a) Dava açılışında alınan 204,93 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 1.427,68 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.632,61 TL harcın yargılama gideri olarak kabulü ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

(b)Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 59,25 TL posta gideri, olmak üzere toplam 1.739,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  1. a-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT 13/1.m. gereğince 56.334,74 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,

b- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT 13/1.m. gereğince 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,

c- Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT 13/1.m. gereğince 14.477,37 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,

  1. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

III-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve başvuru harcının talep halinde davacılara iadesine,

IV-İstinaf eden davalı tarafından yatırılması gereken 29.373,30 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.343,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.029,97 TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

V-İstinaf eden davacılar tarafından yapılan 45,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

VI-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

VIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinkabulünedelillerinreddinekabulükaldırılmasınadeğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeesastanankaranumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim