Ankara BAM 35. HD 2022/1995 E. 2024/292 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/1995
2024/292
28 Şubat 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1995
KARAR NO : 2024/292
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2022
NUMARASI : 2017/188 Esas 2022/289 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 28/03/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Tic. Ltd. Şti’nin ...plakalı aracının, 22.11.2006-22.11.2007 tarihleri arasında davalı tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, 02/11/2017 tarihinde, üçüncü şahıs ... yönetimindeki ... plakalı araç ile trafik kazası yaptığını ve üçüncü şahıs ...’ün yaralandığını, bahsi geçen kaza nedeniyle üçüncü şahıs ... tarafından, aralarında müvekkil şirket ile davalı ... şirketinin de bulunduğu davalılar aleyhine açılan, sakatlık nedenli maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin 18/7/2008 tarihli dava sonucunda, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/06/2013 tarih ve 2008/288 E. ve 2013/342 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, yine bahsi geçen trafik kazasının iş kazası olarak kabul edilmesinden ötürü, SGK tarafından üçüncü şahıs ...'e bağlanan gelirler ve yapılan ödemeler nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, aralarında müvekkili şirket ile davalı ... şirketinin de bulunduğu davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkin 15/04/2011 tarihli dava sonucunda, Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 11/05/2015 tarih ve 2015/322 E. ve 2015/196 K. sayılı kararı ile müvekkil şirket açısından "kusurunun olmadığından" bahisle davanın reddine, diğer davalılar açısından ise davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda izah edilen 25/06/2013 tarih ve 2008/288 E. ve 2013/342 K. sayılı kesinleşmemiş kararına istinaden, bahsi geçen kazada yaralanan üçüncü şahıs ... adına, Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/10389 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takip dosyasındaki alacakla ilgili olarak, icra harç ve masrafları da dahil olmak üzere 100.000,00 TL toplam alacak miktarı üzerinden müvekkil şirket ile karşılıklı mutabakata varıldığı hususunun 25/07/2013 tarihli protokolle karara bağlandığını, müvekkili şirketin bahsi geçen protokol gereği maddi-manevi tazminat, mahkeme ve icra masrafları karşılığı olarak üçüncü şahıs ...'e 100.000,00 TL ödendiğini, davalı ... şirketi tarafından dava konusu olay kapsamında, dava konusu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi çerçevesinde müvekkili şirkete yapılmış bir ödemesinin bulunmadığını, Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 11/05/2015 tarih ve 2015/322 E. ve 2015/196 K. sayılı kesinleşmiş kararında da ifade edildiği üzere bahsi geçen trafik kazası nedeni ile müvekkili şirkete yüklenebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, ancak müvekkil şirketin, yaralanan üçüncü şahıs ...'e, ödemek zorunda kaldığı 100.000,00 TL.'den, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80.000,00 TL tutarındaki zararın, üçüncü şahıs ...'e yapılan ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte dava konusu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi çerçevesinde davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının ödemiş olduğu tutar yönünden sigorta şirketine rücu talebinin Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/4. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, davacının mağdur ... ile aralarında 25/07/2013 tarihli protokolle anlaştıklarını ve buna istinaden ...'e 100.000,00-TL ödeme yapıldığını beyan ettiği, davacının talebinin 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı itirazları nedeniyle talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, SGK tarafından açılan davada çıkan kararın Yargıtay tarafından onanması ve kararın icraya konulması sonucunda icra dairesine tüm teminatı ödeyerek sorumluluğunu yerine getirdiğini, davaya konu poliçede şahıs başına ölüm ve sürekli sakatlık teminat limitinin 80.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ...’ün, 02/11/2007 tarihinde geçirmiş olduğu kaza neticesinde malul kaldığını, kazanın SGK tarafından iş kazası olarak nitelendirildiğini ve kurumca malul kalan ...'e 93.691.55-TL peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, 3.475,60-TL geçici iş göremezlik ödeneği verildiğini ve 10.611.84-TL tedavi gideri yapıldığını, SGK’nın yasa gereği ödemiş olduğu tutarı, kazada kusurlu olan taraflara ve kusurlu aracın sigorta şirketine rücu ettiğini, SGK tarafından müvekkil şirkete, işbu davanın davacısı ... Nakliyata ve sigortalı araç sürücüsü...'e Ankara 19. İş Mahkemesi'nin 2011/559 Esas sayılı dosyası ile rücu davası açtığını, rücu davasında sigortalı araç sürücüsünün 8/8 kusurlu bulunduğunu, Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 2015/322 Esas sayılı dosyasında talepler yönünden 81.223,19-TL ödenmesine karar verdiğini, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/7564 ve 2016/10237 karar sayılı kararı ile onandığını, müvekkil şirketin icra dosyasına 134.055-TL'lik teminat mektubu sunduğunu, onama neticesinde Müvekkil Şirket tarafından Ankara 18. İcra Müd.'nün 2012/9058 esas sayılı dosyasına sunulmuş olan teminat mektubunun paraya çevrildiğini ve müvekkil Şirketin 80.000-TL asıl alacak olmak üzere toplam 158.058,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkil şirketin poliçede bulunan şahıs başı 80.000,00-TL teminatı Yargıtay tarafından onanmış olan mahkeme kararı gereği icra dairesine ödediğini, bu suretle müvekkil şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkil şirketin poliçe kapsamındaki teminatın tamamını mahkeme kararı ile ödediğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 02.11.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı şirkete ait ... yönetimindeki ...Plaka sayılı kazaya karışan aracın 22.11.2006 – 22.11.2007 tarihleri arasında davalı .... tarafından zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığı, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 80.000,00 TL teminat verildiği, Ankara 21.İş Mahkemesinin 11/05/2015 tarih ve 2015/322 Esas ve 2015/196 Karar sayılı kararı ile açılan rücu davasında, davanın kısmen kabulüne davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, tedavi giderleri hakkında açılan davanın reddine, 81.223,19 TL kurum zararının bağlanan gelirlerin onay masrafların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinden poliçenin limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile sigorta şirketi açısından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği ve kararın temyiz üzerine kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı,
Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2016/13550 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, eski esas kaydının 2012/9058 E. olduğu ve ilamlı icra takibi yolu ile Ankara 19. İş Mahkemesinin 15/04/2011 tarih, 2011/559 Esas, 2012/518 karar sayılı kararına dayanılarak takip alacaklısı Sosyal Güvenlik Kurumu, takip borçluları .... ..., ... Tic. Ltd. Şti. olduğu halde toplam 115.799,46 TL alacak bakımından (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile başlatılan takipte takip borçlusu Ray Sigortanın teminat mektubuna istinaden Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10/12/2012 tarih ve 2012/20890 Esas sayılı kararı ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği, icra takibine dayanak ilamın bozulması ve yeniden yargılama sonucu Ankara 21.İş Mahkemesinin 11/05/2015 tarih ve 2015/322 Esas ve 2015/196 Karar sayılı kararına göre icra takibi yenilerek aynı Dairenin 2016/13550 Esasına kaydedildiği, takip alacaklısı Sosyal Güvenlik Kurumu, takip borçlularının .... ve ... olduğu ödeme emrinde 90.757,66TL asıl alacak, 47.032,04 TL faiz olmak üzere 137.789,70 TL borcun ödenmesinin istenildiği, dosya borcunun yargılama giderleri de dahil edilerek 157.884,26 TL olarak hesaplandığı, takip alacaklısı vekilinin 19/07/2016 tarihli teminat mektubunun nakde çevrilmesi talebi üzerine 19/07/2016 tarihinde davalı ... şirketi tarafından poliçe teminatına bağlı olarak 134.055,00 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, bu ödeme sonucunda davalı ... şirketi poliçede belirtilen teminatın tamamını ödemiş olmakla bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi artık poliçe ile ilgili bir sorumluluğu kalmadığının anlaşıldığı, derdest Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2015/185 Esas sayılı dosyaya dayanak olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19/02/2015 tarih, 2013/15042 Esas, 2015/3011 Karar sayılı kararında da davalı ... şirketi yönünden mükerrer ödemeye yol açmamak amacıyla Ankara 19.İş Mahkemesinin ilgili dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğinin belirtildiği, keza Ankara 21.İş Mahkemesinin 11/05/2015 tarih ve 2015/322 Esas (Ankara 19.İş Mahkemesinin 2011/559 Esas) ve 2015/196 Karar sayılı kesinleşmiş olan kararı ile sigorta şirketinden poliçenin limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile davalı ... şirketi açısından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydı ile karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu karar karşısında kesin hüküm nedeni ile de davanın reddi gerektiği, ayrıca davalı ... şirketi poliçe teminatına bağlı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu'na Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2016/13550 Esas (2012/9058 E). sayılı takip dosyasında ödeme yaptığı ve davalı ... şirketi tarafından mağdur ...'e karşı sorumluluğun bu yönüyle yerine getirildiği gibi iş bu davada mükerrer ödemeye neden olunmaması bakımından davalı ... şirketine yönelik davanın reddi gerektiği gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu; kaza tarihinde müvekkilinin aracının, davalı ... şirketi tarafından ZMMS kapsamında 80.000,00 TL tedavi gideri, 80.000,00 TL sakatlık teminatı ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle zarar gören 3. kişi tarafından Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesine, maluliyet nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemli olarak açılan davada, Mahkemece verilen ancak kesinleşmeyen 2008/288 E. 2013/342 K. Sayılı kararına istinaden, müvekkilinin davacı ile anlaşarak icraya konu edilen alacaklar nedeniyle icra harç ve masrafları da dahil olmak üzere toplam 100.000,00 TL ödenmesi için zarar görenle mutabık kalarak ödemede bulunduklarını, ZMMS’nin söz konusu dava çerçevesinde ödemesinin bulunmadığını, öte yandan meydana gelen kazanın trafik iş kazası olduğundan bahisle, SGK tarafından müvekkili, araç sürücüsü ve ZMMS sigortası kapsamında Ankara 21. İş Mahkemesinde görülmekte olan davayı açtığı, İş Mahkemesinin 2015/322 E. 2015/196 K. Sayılı dosyasında, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığından hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verildiğini ve söz konusu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, eldeki davada ise, 80.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, müvekkilinin ZMMS’den, zarar görene yaptığı ödemeyi talep ettiğini; davalının ise İş Mahkemesi dosyasına istinaden ödeme yaptığı için teminat limitinin tükendiğini iddia ettiği, mahkemece de bu nedenle davanın reddine karar verdiğini, kararın hatalı olduğunu, zira Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmeyen dosyasının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından, mükerrer ödemeye neden olunmaması için İş Mahkemesinin dosyasının neticesinin beklenilmesi için bozulduğunu; İş mahkemesi dosyasında ise; davalıların ...., araç sürücüsü ... ve müvekkili şirket olduğunu; Ankara 19. İş Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararının, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından, davacı müvekkilinin kusur durumu saptanmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu ve davalı ... şirketinin ödeme iddialarının araştırılması gerektiğinden bahisle bozulduğunu, bozma sonrası Ankara 21. İş Mahkemesi olarak devam eden yargılamada ise; müvekkili hakkındaki davanın kusursuz olması nedeniyle reddine karar verildiği, diğer davalılar yönünden ise tedavi giderlerine yönelik davanın reddine, 81.223,19 TL kurum zararının bağlanan gelirlerin, onay masraflarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, söz konusu karar gereğince başlatılan icra takibinde, sigorta şirketinin verdiği teminat mektubunun 19/06/2016 tarihinde nakte çevrilerek sigorta kapsamında 134.055,00 TL ödendiğinin anlaşıldığını, mahkemenin ret kararının hatalı olduğunu, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmemiş kararına istinaden baskı altında 100.000,00 TL ödemenin yapıldığını ve dosyanın Yargıtay tarafından bozulması sonrasında davanın derdest olduğunu, ancak sonrasındaki süreçte SGK tarafından açılan davada, müvekkilinin kusurunun olmadığının ortaya çıktığını, İş Mahkemesinin kararında müvekkilinin kusursuz olduğu halde, sigorta şirketinin müvekkili adına yaptığı ödemelerin nazara alındığını, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların nazara alınmadığını, kararın hatalı olduğunu, İş Mahkemesi dosyasında müvekkilinin kusursuz olduğunun ortaya çıktığını, hiçbir kusuru olmadığı halde, 100.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, üstelik Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davasının halen devam ettiğini, hiç kimsenin başkasının kusuru nedeniyle oluşan zarardan sorumlu tutulmayacağı gibi SGK tarafından ödeme yapılmadan, sigorta şirketinin 3. kişinin zararını karşılaması durumunda, SGK’nın sigorta şirketine rüce edemeyeceğini, müvekkilinin ise, sigorta şirketinin ödemesi gereken 3. kişinin zararını karşıladığını, buna ilişkin kayıtların da Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında sabit olduğunu, davalı ... şirketinin de aynı dosyada davalı olduğunu, bu durumda SGK’nın, 3. Kişiye yaptığı ödemeleri davalı ... şirketinden talep edemeyeceğini, bu nedenle mükerrer ödemede olmayacağını, davalının 3 Kişiye veya SGK’ya gereksiz ödeme yaptığını,bu nedenle kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, ZMMS kapsamında davalı tarafından sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle, araç işleteni tarafından zarar görene yapılan ödemeden, sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle rücuen tazmini istemidir.
Mahkemece, davalı ... şirketi tarafından Ankara 21. İş Mahkemesinde SGK tarafından aynı zarar görene yapılan ödemelere istinaden açılan rücuen tazminat davasında sigorta teminat limiti kadar zarar görene ödeme yapıldığından, davalı ... şirketinin teminat limiti tükendiğinden bahisle davacının yapmış olduğu ödemeyi davalıya rücu edemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili, zarar gören ... tarafından, müvekkili ve sigorta şirketinin de davalı olarak bulunduğu davalılar hakkında açılan davada, Ankara 5 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/288 E. 20133/342 K. Sayılı kararına istinaden zarar gören ile protokol imzalayarak, protokol çerçevesinde ödeme yaptığını, ancak diğer davalıların temyizi üzerine söz konusu kararın bozulduğunu, davanın derdest olduğunu, ancak davalının sigorta teminat limiti ile yaptığı ödemeden sorumlu olduğunu; her ne kadar sigorta şirketi tarafından Ankara 21. İş Mahkemesi dosyasında, aynı kişinin zararı nedeniyle rücuen tazminat talepli SGK tarafından açılan dava neticesinde verilen karara istinaden SGK'ya ödeme yapmış ise de, aynı davada işletenin kusursuz olduğundan bahisle müvekkili hakkındaki davanın reddedilmiş olması nedeniyle, davalının yaptığı ödeme ile müvekkiline karşı teminatın tükendiğini ileri süremeyeceğini iddia ettiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, 2918 Sayılı Yasanın 90 vd maddeleri gereğince ZMMS sigortası, işletenin sorumlu olduğu, teminat kapsamında kalan zararlardan, teminat limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Buradaki sorumluluk ise gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yadan, ZMMS poliçesinde sakatlık teminatı ve tedavi giderleri açsından ayrı ayrı limitler bulunduğundan, mahkemece rücu talepli davada yapılan ödemenin gerçek zarar kapsamında değerlendirilmesi yanı sıra, hangi teminat kapsamında talep edildiğini, söz konusu teminat kapsamında rücu talep edilen sigorta şirketinin, rücu talep edilen teminat kapsamında limitinin tükenip tükenmediğini, ayrıca aynı teminat kapsamında sigorta şirketi hakkında zarar gören tarafından açılan halen görülmekte olan dava var ise sigorta şirketinin öncelikle ödemede bulunması gereken zarar gören olduğundan, bu kapsamda derdest dava olup olmadığı değerlendirilmeli, aynı zarar gören tarafından açılan derdest dava var ise, sigorta şirketinin öncelikle zarar görenin zararını karşılamakla yükümü bulunduğundan, özellikle rücuen talep edilen miktar teminat miktarından fazla ise, zarar gören tarafından açılan davanın kesinleşmesi beklenmelidir.
Somut olayda, davacı kendisi ve davalı ... şirketinin de aralarında bulunduğu davalılar hakkında zarar gören ... tarafından Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada, mahkemenin 2008/288 E. 2013/342 K. sayılı kararı sonrasında, dosya davacısı ile protokol imzalayarak ödemede bulunduğu, söz konusu kararın davalıların temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda da açıklandığı üzere davalı ... şirketi, davacının yapmış olduğu ödemeden değil, dava neticesinde sigorta şirketinin sorumlu olduğu kabul edilecek bir zarar olması durumunda bu tazminatı aşmamak üzere rücuen davalı ... şirketinden talep edebileceğinden, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin halen derdest olduğu belirtilen kararın kesinleşmesi beklenerek sornucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, zarar gören iş kazası neticesinde yaralanmış olup, SGK tarafından Ankara 21. İş Mahkemesine açtığı davada sürücü ..., İşleten ... ... Tic. Ltd. ve ZMMS kapsamında sorumluluğu çerçevesinde ...'den, zarar görene yapılan ödemeleri talep etmiş, mahkemenin kesinleşen 2015/322 E. 2015/196 K. sayılı dosyasında, SGK tarafından yapılan ödemelerden, zarar görenen bağlanan gelirinin PSD olan 78.233,19 TL'nin ve 3.000,00 TL geçici iş göremezlik ödemesinin sürücü ve ZMMS kapsamında sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı aleyhine, kesinleşmemiş Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/288 E. 2013/342 K. sayılı dosyasında ise 42.347,58 TL iş gücü zararı, 2.153,77 TL tedavi ve yol gideri olamak üzere 44.501,35 TL maddi tazminata,10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş, karar çerçevesinde başlatılan icra takibine istinaden davacının zarar gören ile protokol imzaladığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkeme gerekçesinde davalı ... şirketinin, ZMMS kapsamında teminat limitinin 80.000,00 TL olduğu ve SGK'ya yapılan ödeme ile de limitinin tükendiği belirtilmiş ise de, sigorta şirketinin tedavi gideri ve sakatlık teminatları kaza tarihi itibariyle ayrı ayrı 80.000,00 TL olup, davalı tarafından SGK'ya geçici iş göremezlik ödemesi ve bağlanan gelirin peşin sermaye değerine istinaden yaptığı ödeme nedeniyle limitinin tükendiği ileri sürülmüştür. Söz konusu ödemelerin sakatlık teminatı kapsamından ödendiği anlaşılmaktadır. Bunun dışında davalının tedavi giderine yönelik olarak da teminatın tükendiğine yönelik iddiası bulunmamaktadır. Davacı, zarar görene iş göremezlik zararları yanı sıra tedavi gideri de ödediğini ileri sürdüğünden, sigorta şirketinin tedavi gideri kapsamında teminat limiti mevcut ise, davacı tedavi giderlerine yönelik zararlarını davalıdan talep edebileceğinden, mahkemece yapılan ödemelerin niteliği ve hangi teminat kapsamında kaldığı değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller topalanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldlrılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/288 E. Sayılı Yargıtay'dan bozularak gelen dosyası (Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/31 E.) dosya içerisine kazandırılarak, henüz kesinleşmemiş ise kesinleşmesi beklenerek, bozma sonrasında sigorta şirketinin sorumluluğuna da gidilmiş ise, rücu davasına etkisi değerlendirilerek, ayrıca davacının, zarar görene yaptığı ödeme içerisinde ödeme kalemleri ayrı ayrı değerlendirilerek, sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatı kapsamında olan miktarlar tespit edilerek, sigorta şirketi tarafından aynı zarar görenin zararı kapsamında sakatlık teminatından ne miktarda ödediği, tedavi gideri teminatından ne miktarda ödemede bulunduğu hususu sorularak, özellikle tedavi gideri teminatında ödeme yapmış ise buna ilişkin hasar dosyaları dosyaya kazandırılarak, buna göre davacının rücuen talep edebileceği miktar olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacının sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/04/2022 tarihli 2017/188 Esas 2022/289 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,
-
İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
-
Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59