Ankara BAM 35. HD 2022/1799 E. 2024/203 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/1799
2024/203
14 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1799 - 2024/203
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1799
KARAR NO : 2024/203
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2021
NUMARASI : 2020/115 Esas - 2021/782 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/02/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının, 12/07/2019 günü saat 22:15 sıralarında ... ve ona bağlı ... plakalı yarı römork aracı ile ilerlerken, kavşak içerisinde aynı istikamete seyreden ... plakalı, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMMS ile sigortalı olan çekiciden asfalt zemine - AFAD görevlilerince sıvı tavuk gübresi olarak tespit edilen - kaygan maddenin dökülmesi sonucunda zeminin kayganlaştığını, davacı müvekkilinin aracının kaydığını, kayma sonucu hakimiyetini sağlayamadığını, aracın yan devrilerek tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olayda müvekkili davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, aracın ve çekicisinin kullanılmaz hale geldiğini belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 100TL maddi kaybının tazminini talep etmiş, açıklama dilekçesi ile; hasar bedeli zararından dolayı 70TL, kazanç kaybı zararından dolayı 30TL olan tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile; talebini hasar bedeli olarak 29.925TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar için 20/08/2019 tarihinde 18.775TL, 04/09/2019 tarihinde 20.225TL hasar ödemesi yapıldığını, fazlaya ilişkin taleplerin müvekkili şirketin sorumluluğu dahilinde olmadığından reddinin gerektiğini, başvuru sahibi tarafından talep edilen farkın işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinin çok üstünde oluşundan kaynaklandığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, buna göre 2016 için maddi hasarlar için araç başına teminat limitinin 31.000TL iken kaza başına teminat limitinin 62.000TL olarak belirlendiğini, davacının gerçek zararını ispatının gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sigorta şirketine sigortalı araçta bulunan sıvı tavuk gübresinin yola dökülmesi sonucu yolun kayganlaşması nedeniyle davacının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının devrildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın kazanın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğu, davacıya ait yarı römorkun kaza sonrası pert olduğu, aracın hurda değeri düşüldükten sonra hasar bedelinin tespit edildiği, sigorta şirketi tarafından yarı römork yönünden karşılanmayan bir zararı olmadığı, çekici yönünden ise, bilirkişi raporuyla belirlenen 51.150TL hasar bedelinden sigorta şirketi tarafından yapılan 20.225TL ödeme düşüldükten sonra bakiye zararın 29.925TL olduğu, olay anındaki teminatın limiti araç başına 39.000TL olup, çekici ve yarı römorkun farklı plakalı 2 ayrı araç olduklarının değerlendirilmesi gerektiği, buna göre davacının bakiye zararının 29.925TL olduğu, kazanç kaybı zararının ZMMS poliçesi teminat kapsamında olmadığı anlaşıldığından, kazanç kaybı için açılan davanın reddine, hasar bedeli davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “Davanın kısmen kabulüne, 29.895TL tazminatın dava tarihi olan 20/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle davacıya 20/08/2019 tarihinde 18.775TL ödendiğini, kaza tarihinde araç başına limitin 39.000TL olduğunu, limitten kalan 20.225TL’nin de 04/09/2019 tarihinde ödendiğini, dolayısıyla tüm limitin ödendiğini, limit kapsamında kalan bakiye zararın bulunmadığını, çekici ve dorse için ayrı ayrı limit kabul edilmesinin doğru olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının kendi kusurunun bulunup bulunmadığının tespitinin de ATK'dan alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazası neticesinde araçta meydana gelen hasar bedeli ve kazanç kaybı tazminat davasıdır.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 12/07/2019 günü saat 22:15 sıralarında, davacının idaresindeki çekici ve bağlı bulunan yarı römorku ile karayolunda ilerlerken, kavşak içerisine aynı istikamete seyretmekte olan davalıya ZMMS ile sigortalı çekici aracından asfalt zemine AFAD görevlilerince tespit edilen (sıvı tavuk gübresi) kaygan maddenin dökülmesi nedeniyle davacının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracını makaslatarak orta refüje ve sol şeride yan yatması ile sonuçlanan kazada, kaza tutanağına ve oluşa uygun kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda zararın yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak, gerçek zarar kapsamında belirlendiği, mahkemece sigortanın limiti belirlenerek ve iki araç olması ve kaza başına limit de aşılmayacak şekilde limit kapsamında karar verildiği böylece mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinafına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.042,12TL istinaf karar harcından peşin alınan 511,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.531,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5. Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59