SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2022/2007 E. 2024/190 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2007

Karar No

2024/190

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2007 - 2024/190

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2007

KARAR NO : 2024/190

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/07/2022

NUMARASI : 2018/920 Esas - 2022/592 Karar

ASIL DAVADA;

DAVACILAR

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 14/02/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 14/02/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.08.2016 tarihinde ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile karşı yönden gelen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin çarpması sonucu çift taraflı ölümlü ve yaralanmalı trafık kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan, müvekkillerinden ...'nin eşi ... ...'nin babası ve ...'nin oğlu ...'nin yaralandığı; kazadan sonra vefat ettiği 18.08.2018 tarihine kadar makineye bağlı olarak yaşatılmaya çalışıldığını, müvekkillerinin desteği kaza sonucunda uzun süre makineye bağlı yaşatılmaya çalışılmış ise de, kaza sebebiyle yaralanmasının bir sonucu olarak 18.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin desteklerinin vefatı nedeniyle maddi açıdan mağdur olduğunu, söz konusu kazanın oluşumuna ilişkin trafik kazası tespit tutanağında da görüleceği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...'nün “şeride tecavüz etme”den dolayı kusurlu bulunduğunu, ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın ise; “kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya ve hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak” kuralını ihlal etmekten kusurlu bulunduğunu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/35329 Sor. numaralı dosyası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 16.06.2017 tarihli kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'nün asli kusurlu, ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, bu kazanın oluşumunda ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ...'nin ve desteğinden yoksun kalan 3. kişi konumunda olan müvekkillerinin ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurları bulunmadığını, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ.'nin 113813300 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalanmış olup, söz konusu poliçenin kaza tarihi (22.08.2016) itibariyle ölüm halinde kişi başına 310.000,00-TL teminat sağladığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere müvekkillerinin ...'nin desteğinden yoksun kalmaları sebebiyle şimdilik 42.000,00-TL (eş ... için 40.000,00-TL, çocuk ... ... için 1.000,00-TL, baba ... için 1.000,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı) — belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talepleri olduğunu, temerrüt tarihi olan 08.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte kusur sorumluluğu doğrultusunda davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Birleşen dava dilekçesinde, davacı vekili maddi zararın tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere, müvekkilinin oğlu ...'nin desteğinden yoksun kalmış olması sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı temerrüt tarihi olan 22.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans)) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88/1, HMK m. 107, Türk Borçlar Kanunu'nun 163. maddeleri gereği davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davacı vekili 03.06.2022 tarihli dilekçesi ile; değer artırım taleplerinin kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla; asıl dava bakımından; Çocuk ... ... için talep etmiş oldukları 1.000-TL maddi tazminat bedelini 16.858,41-TL artırarak 17.858,41-TL, eş ... için talep etmiş oldukları 40.000,00-TL tazminat bedelini 141.108,58-TL artırarak 181.108,58-TL, baba ... için talep etmiş oldukları 1.000-TL maddi tazminat bedelini 25.776,75-TL artırarak 26.776,75-TL, birleşen dava bakımından; anne ... için talep etmiş oldukları 1.000-TL maddi tazminat bedelinin 186.057,37-TL arttırarak 187.057,37-TL destekten yoksun kalma tazminatının (... için 18.03.2019, ... Sigorta AŞ. için 08.10.2018) tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte ... ve ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limitleri dahilinde (... Sigorta A.Ş.'nin bakiye poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava öncesi yapılan ödemenin tamamen doğru veriler çerçevesinde hesaplandığını, davacı tarafın tüm zararının karşılandığını, dava öncesinde dava konusu kaza sebebiyle müvekkili şirkete başvurulduğunu, müvekkili şirket tarafından 9658731 numaralı hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirket, davacıya davaya konu kazadan doğan zarardan dolayı 15/10/2018 tarihinde 11.893,92-TL ve 28/11/2018 tarihinde 49.000,00-TL olmak üzere toplam 60.893,92-TL ödeme yaptığını, dolayısıyla da müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin yetersiz olması ve ödeme tarihindeki zararı karşılamamış olmasının mümkün olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte; davacılara yapılan ödeme güncellenerek zarar hesabı yapılması gerektiğini, bu durumda davacıların işbu davaya konu kaza sebebiyle uğramış olduğu maddi zarar miktarı hesaplanırken öncelikle müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tarihi nazara alınarak hesaplama yapılarak davacı tarafın zararının ödeme tarihinde karşılanıp karşılanmadığının kontrol edilmesi gerektiğini, aksi takdirde davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olacağını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 16.01.2016 –16/01/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumlulukları ölüm halinde azami 249.106,08-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, sigortacının sorumluluğunın, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu ve işbu dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bundan dolayı sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Birleşen dava davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 19.12.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 20’inci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) eklenen 5/A maddesi uyarınca 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren Türk Ticaret Kanunu’nun 4’üncü maddesinde ve diğer Kanun'larda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiğini, davacının davasını arabuluculuk yoluna başvurmadan ikame ettiğini, esasa ilişkin inceleme yapılmadan, HUAK hükümleri kapsamında davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, dava konusu olayda, davacılar vekili tarafından müvekkili kuruma hiçbir belge ve beyan sunulmadığını ve başvuru yapılmamış olması nedeniyle, davacının talebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılamadığını, davacılar tarafından davadan önce müvekkili kuruma başvuru yapılmadığından birleşen davanın reddine karar verilmesini, davacının dayandığı ve dosyaya giren tüm yazılı delil, dosya, belge örneklerinin taraflarına tebliğ edilmesini aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kamu kurumu niteliğini haiz müvekkili ..., ... Yönetmeliği’nin 9 ve 15. maddeleri esaslarına uygun olarak yapılan müracaatı değerlendirerek, Yönetmeliğin 14. maddesi kapsamında tespit edilen tazminat miktarını tescilsiz aracın kusuru oranında hak sahiplerine ödeyecekken, davacı tarafından işbu davanın ikame edildiğini, bu sebeple müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, dava konusu olayda vefat eden destek ...'nin mirasçı eşi, çocuğu ve babası için ikame edilen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/444 E. - 2019/174 K. sayılı dosyası kapsamında davadan feragat edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili kurumun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limitleri ve kazaya karışan ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ...’nin vefatı nedeniyle, %10 kusur oranına göre davalı ...'ndan, ... ...’nin 7.048,20 TL, ...’nin 71.540,57 TL, ...’nin 21.913,43 TL ve ...’nin 12.079,00 TL olmak üzere toplam 112.581,19 TL tazminat talep edebileceklerinin hesaplandığı, ...’nin vefatı nedeniyle, %90 kusur oranına göre davalı ... Sigorta Şirketi'nden, ... ...’nin 17.858,41 TL, ...’nin 181.108,58 TL, ...’nin 47.395,79 TL ve ...’nin 26.776,75 TL olmak üzere, (bakiye poliçe limiti olan) toplam 273.139,53 TL tazminat talep edebileceklerinin hesaplandığı, davalı ... yapılan başvurunun, 11.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin tespit edildiği, kazaya karışan ... plakalı aracın ticari olduğunun kaza tutanağından tespit edildiği, ... aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde, (8 iş günü olan yasal süre dolmadığından) 18.03.2019 ödeme tarihinden itibaren avans faiz uygulanması gerektiği, davalı ... Sigorta'ya yapılan başvurunun, 25.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin tespit edildiği, yapılan başvurunun geçerli olduğunun kabulü halinde tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 08.10.2018 tarihinde ... Sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, kazaya karışan ... plakalı aracın hususi-otomobil olduğunun kaza tutanağından tespit edildiği, ... Sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği, her ne kadar davalı sigorta hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını davanın ilerleyen aşamalarında talep etmiş ise de; cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürülmediği, hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalı tarafın cevap dilekçesinde, bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerektiği, hatır taşıması iddiasının bir defi niteliğinde olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2010/3763 Esas - 2010/4999 Karar sayılı ve 01/06/2010 tarihli ilamında da belirtildiği anlaşıldığından bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, müterafik kusura ilişkin olarak ise; vefat eden ... yönünden, somut bir kusur atfedilemediği gibi dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmadığı gözetilerek bu yöndeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı kanaatine varılarak müterafik kusur indirimi uygulanmadığı, toplanan delillere göre; 22.08.2016 günü saat 01:30 sıralarında sürücü ...'nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Bahariye Caddesi'ni takiben Başakşehir istikametine seyirle geldiği olay yeri virajlı kesimde, direksiyon hakimiyetini kaybettiği araçla karşı şeride geçip, karşı istikametten seyirle gelen sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekiciye çarpması neticesi dava konusu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, davacıların murisi ...’nin ...'nün kullandığı araçta yolcu olduğu, davalı ... Sigorta'nın ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, ... plakalı aracın sigortasının olmadığı, bu iki aracın karıştığı trafik kazasında davacıların murisi ...'nin vefat ettiği, mirasçıların destekten yoksun kaldıkları iddiası ile huzurdaki asıl ve birleşen davaları açtıkları somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan kusur raporları ile tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için aktüer bilirkişilerinden raporlar alındığı, nihayetinde aktüerya bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 16/05/2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, yapılan hesaplamada belirtildiği üzere, iş bu dava açılmadan önce ...’nin hayatını kaybetmesi sonucu, davalı ... Sigorta şirketi tarafından 15.10.2018 tarihinde, müteveffanın eşi davacı ... için 470,88 TL, babası ... için 11.423,04 TL ve 18.03.2019 tarihinde müteveffanın annesi davacı ...’ye 24.966,55 TL olmak üzere toplam 36.860,47 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, davalı tarafça, dava konusu olayın iş kazası kabul edilerek, davacılara PSD değeri hesaplanıp, zarardan düşülerek ödeme yapıldığı, ancak (dosyadaki belgelere göre) SGK tarafından dava konusu olayın iş kazası olmadığının anlaşıldığı, PSD değerinin düşülmesi nedeniyle davacıların zararlarının karşılanmadığı açık olduğundan ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığı, ...’nin vefatı nedeniyle, %10 kusur oranına göre davalı ...'ndan, ... ...’nin 7.048,20 TL, ...’nin 71.540,57 TL, ...’nin 21.913,43 TL ve ...’nin 12.079,00 TL olmak üzere toplam 112.581,19 TL tazminat talep edebilecekleri, ...’nin vefatı nedeniyle, %90 kusur oranına göre davalı ... Sigorta Şirketi'nden, ... ...’nin 17.858,41 TL, ...’nin 181.108,58 TL, ...’nin 47.395,79 TL ve ...’nin 26.776,75 TL olmak üzere, (bakiye poliçe limiti olan) toplam 273.139,53 TL tazminat talep edebileceklerinin hesaplandığı, davalı ...'na yapılan başvurunun, 11.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin tespit edildiği, kazaya karışan ... plakalı aracın ticari olduğunun kaza tutanağında tespit edildiği, (8 iş günü olan yasal süre dolmadığından) 18.03.2019 ödeme tarihinden itibaren avans faiz uygulanması gerektiği, davalı ... Sigorta'ya yapılan başvurunun, 25.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin tespit edildiği, yapılan başvurunun geçerli olduğu, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 08.10.2018 tarihinde ... Sigorta Şirketi'nin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, kazaya karışan ... plakalı aracın hususi-otomobil olduğunun kaza tutanağından tespit edildiğinden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği, davacıların desteğin ölümünden kaynaklı desteğini kaybettikleri bu nedenle davanın sübut bulduğu gerekçesiyle; "Asıl davanın kabulü ile; davacı ... ... lehine 17.858,41-TL, davacı ... lehine 181.108,58-TL, davacı ... lehine 26.776,75-TL'sı olmak üzere toplam 225.743,74-TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş'den sigorta limitiyle sınırlı olmak üzere) teemerrüt tarihi olan 08/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile davacılara ödenmesine, birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/270 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile; ... Sigorta'ya karşı açılan dava yönünden; davacı ... (...) lehine 47.395,79-TL destekten destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'den teemerrüt tarihi olan 08/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş. sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, ...'na karşı açılan dava yönünden; davacı ... (...) lehine 21.913,43-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'nın teemerrüt tarihi olan 18/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davanın davacıları ... ...’ye velayeten ..., ... ve ... vekili ile birleşen davanın davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde; asıl davada; 42.000,00-TL (çocuk ... ... için 1.000-TL, eş ... için 40.000,00 TL baba ... için 1.000,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin kusur sorumluluğu doğrultusunda ... Sigorta A.Ş.'den tahsilinin talep edildiğini, birleşen davada; anne ... için 1.000,00-TL maddi tazminat bedelinin ... Sigorta A.Ş. ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen (kusur oranları ile bağlı olmaksızın) tahsilinin talep edildiğini, mahkeme nezdinde alınan 16.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkillerin talep edebileceği toplam zararın 1.078.002,17-TL olarak hesaplandığını, ardından kusur durumu ve ... Sigorta Şirketi'nin bakiye poliçe limiti de dikkate alınarak; asıl dava davacılarının bakiye zararının çocuk ... ... için 17.858,41-TL, eş ... için 181.108,58-TL, baba ... için 26.776,75-TL olarak hesaplandığını, birleşen dava bakımından ise; anne ...'ın; ... Sigorta A.Ş.'den bakiye zararının 47.395,79-TL, ...'ndan ise 21.913,43-TL olarak hesaplandığını, rapora itiraz edildiğini ve anne ... yönünden taleplerinin teselsül hükümlerine göre -kusura bağlı olmaksızın- olduğundan dava değerinin raporda hesaplanan 187.057,37-TL'ye artırıldığını, ancak mahkemece verilen kararda asıl davanın tam kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilerek anne ... için sigorta şirketlerinin kusuru oranında hüküm kurulduğunu, 16.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, destek payları, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olup rapora itiraz edilmesine rağmen bu hususların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda müteveffanın pasif döneminde geliri hesaplanırken AGİ düşüldüğünü, ancak AGİ kalkmış olup pasif dönem hesabının da asgari ücretin tamamı üzerinden yapılması gerektiğini, birleşen davanın davalısı ...'nın, müvekkil ...'ın zararının tamamından kusur oranı ile bağlı olmaksızın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ancak mahkemece kusura göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; eksik evrakla başvurulduğunu, ayrıca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, sigortasız araç sürücüsüne yapılan %10 kusur atfının maddi gerçeklikten uzak olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmadan verilen kararın hatalı olduğunu, müteveffa alkollü kişinin araca bu durumu bilerek bindiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminatın hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda temerrüt tarihi ve faiz türünün hatalı belirlendiğini, avans faize hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, dosya kapsamında aynı mağdura ilişkin iş göremezlik kapsamında yapılmış olan 45.190,64-TL'lik ödeme yine poliçe teminat limitinden düşülmeden hüküm kurulduğunu, olması gereken bakiye poliçe limitinin 227.948,89-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirket nezdinde sigortalı araçta, kaza anında istiap haddi açıkça aşılmış olduğundan, hesaplanacak olan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, huzurdaki davaya konu kazaya karışan müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plaka sayılı araçta, resmi evrak niteliğini haiz kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere 6 kişi bulunduğunu, 5 kişilik koltuğu bulunan bir araçta 6 kişinin yolculuk etmesinin istiap haddinin aşıldığını gösterdiğini, nitekim bu durumda kemerlerin dahi takılı olmadığı tahmin edilebilir nitelikte olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıların desteği, sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği araçta yolculuk yaptığı için müterafik kusurlu olduğunu ve müterafik kusuru oranında hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, dava konusu olayda müteveffa ...'nin ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek seyahat ettiğini, bu hususun ceza evraklarında da sabit olduğunun, Adli Tıp Kurumu tarafından alınan raporunda ...'nün 2,33 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; asıl alacağa işleyecek faiz için temerrüt tarihinin de hatalı belirlendiğini, müvekkil şirketin temerrüt tarihinin dava tarihi olduğunu, bu sebeple asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

1)Müteselsil sorumluluğa ilişkin olarak, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” aynı yasanın 88. maddesinde ise; “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” yine 91.maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanun'un 85.maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü, varsa teşebbüs sahibi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Müteselsil sorumluluk yasadan kaynaklanan bir sorumluluktur. Dava ve kaza tarihinde yürürlükte olan TBK'nın "Borçluların Sorumluluğu" başlığını taşıyan 163. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.” aynı maddesinin 2. fıkrasında ise; "Borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceği" hükme bağlanmıştır.

Yine müteselsil sorumluluk, TBK'nın 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden doyalı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” şekline düzenlenmiş, 62.maddede ise; “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenecek kusurun ağırlı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur” hükmü açıkça, zarara sebebiyet verenler arasındaki kusur oranlarının kendi aralarındaki rücu durumunda önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde müteselsil sorumluluğa dayanarak talepte bulunmuş olmasına karşın, Mahkemece kusur oranında sorumluluğa hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur.

2)Müterafik kusur konusunda, 6098 sayılı Borçlar Yasası'nın, "Tazminatın Belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğini hükme bağlanmıştır.

Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasası'nın 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.

Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.

Müterafik kusur, aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582)

Somut olayda, davalılar vekilleri, sigortalı araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü olduğunu, davacılar desteğinin alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına yolcu olarak binmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu iddia etmiştir. Kaza ile ilgili olarak ceza mahkemesi kararında müteveffanın aracında yolcu olarak bulunduğu ...’nün alkollü olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, davacılar desteğinin sürücünün alkollü olduğunu bilip bilmediği hususu araştırılarak sonucuna göre davalı sigorta şirketi lehine müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususta bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

3)Teminat limitinin belirlenmesi konunda, kaza tarihinde poliçede ölüm ve sürekli sakatlık teminat limiti kişi başına 310.000,00 TL olup, davalı ... Sigorta Sigorta şirketi tarafından yapılan tüm ödemeler mahsup edilerek teminat limiti belirlenmesi gerekirken, müteveffa ...’nin 22.08.2016 tarihli trafik kazasında yaralandığı, yaklaşık 2 yıl malul kaldıktan sonra 18.08.2018 tarihinde hayatını kaybettiği, işbu dava açılmadan önce davalı ... Sigorta Şirketi tarafından, hak sahiplerine maluliyet tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, asıl ve birleşen davanın konusu destekten yoksun kalma tazminatı talebi olup, maluliyet tazminatı hesabı yapılmayacağından dolayı, ölüm ve sakatlık ZMMS poliçelerinin ayrı ayrı olması nedeniyle davalı tarafça davacılara ödenen maluliyet tazminatının dikkate alınmayacağı kabul edilerek yapılan hesap raporunun hükme esas alınması isabetsizdir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan eksiklikler giderildikten sonra davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına; karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/07/2022 tarihli 2018/920 Esas .  2022/952 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3. İstinaf edenler tarafından yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde istinaf edenlere iadesine,

4. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5. İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 2. İcra Dairesinin 2022/13328 Esas ve 2022/13325 Esas sayılı dosyalarına yatırılan 55.000,00 TL ve 490.000,00 TL teminat mektubu tutarlarının yatıran taraflara iadesine,

5. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındavacılarkesindairesidelillerinincelenmesinebölgeadliyeTazminatdeğerlendirilmesiolmadığınakonusugerekçeankaranumarasımahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim