Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2024/641
2024/1078
18 Eylül 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2024/641 - 2024/1078
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/641
KARAR NO : 2024/1078
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2024
NUMARASI : 2023/555 Esas 2024/155 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24/09/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/04/2017 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı aracın, müvekkili ...'ın idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında, müvekkili motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, Karadeniz Teknik Üniversitesinden alınan raporda %32,2 oranında sürekli maluliyete uğradığı sonucu çıktığını, ZMMS sigortacısı tarafından başvurulmasına rağmen müvekkilinin zararının tam ve eksiksiz bir şekilde karşılanmadığını, davalı sigorta şirketine devrolunan ... Sigorta A.Ş'ye karşı Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/861 Esas sayılı dosyası ile maddi tazminat davası açıldığını ve davanın kabulü ile 98.091,89-TL'nin 27/02/2018 ödeme tarihinden yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin meydana gelen kazadan dolayı zararının ödenen miktarlardan daha fazla olduğunu, zararının giderilmediğini davalı sigorta şirketine bakiye kalan alacağın ödenmesi için başvuru yapıldığını, ancak davalı tarafça başvuruya cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını belirterek, davanın kabulü ile bakiye iş göremezlik zararı olan şimdilik 50.000TL maddi tazminat bedelinin davalı sigorta şirketinden 19/12/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 152.970,90-TLye yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 24/04/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile uğradığını iddia ettiği zararların tazmini için huzurdaki davayı ikame ettiğini, kaza neticesinde davacının sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 50.000TL talep ettiğini, ancak 6100 sayılı HMK 114 maddesi gereği aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması gerektiğini, aynı alacak için Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını ve gereken ödemenin yapıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, derdestlik itirazından dolayı açılan davanın ret edilmesi gerektiğini bildirerek, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, sigortalı araç sürücüsü ve sahibi Mehmet Ufuk Ar'a davanın ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35 Hukuk Dairesinin 2023/804 Esas, 2023/1043 Karar, 05/07/2023 tarihli kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; Ankara 13. ATM dosyası içerisinde yer alan kusur, maluliyet durumu gözetilerek ve davacıya yapılan ödemeler dikkate alınarak karşılanmayan zararının bulunup bulunmadığı, bakiye sürekli iş göremezlik zararı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı hususunda aktüer bilirkişiden alınan 22/01/2024 tarihli raporda; " 24.04.2017 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacının yaralandığı, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğu ve teminatın 330.000,00-TL olduğu, taraflar arasında 18.01.2018 tarihinde ibraname düzenlendiği, ibraname gereği davalı sigorta şirketi tarafından 27.02.2018 tarihinde 91.733,00 TL ödeme yapıldığı, poliçe limitinden 238.267,00 TL kaldığı, taraflar arasında görülen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında 85.296,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği ve dosyanın kesinleştiği gözetildiğinde, 238.267,00 TL - 85.296,10 TL = 152.970.90 TL poliçe limiti kaldığı, BAM kararını değerlendirme takdir ve yetkisinin mahkemeye ait olmak üzere, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant %10 artırım- %10 eksiltim yöntemi, 2021 verileri ile yapılan hesaplamada, davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 234.149,65 TL, 2024 verileri ile hesap yapılması halinde 1.768.711,09 TL olduğu"’nun belirtildiği, dava değerinin artırılması dilekçesiyle 152.970,90-TL sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin bulunduğu ve temerrüt tarihi olan 19/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, 24/04/2017 tarihinde gerçekleşen ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu, ... plakalı motosiklette sürücüsü olan davacının yaralanması nedeni ile, sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik açılan eldeki davada, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğu ve kaza tarihi itibari ile teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, taraflar arasında 18/01/2018 tarihinde düzenlenen ibraname gereği davacıya 91.733,00-TL ödeme yapıldığı ve Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile 85.296,10-TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğinden, davacının davalı sigorta şirketinden 152.970,90-TL sürekli iş göremezlik talep edebileceği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; 24/04/2017 tarihinde gerçekleşen ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu, ... plakalı motosiklette sürücüsü olan davacının yaralanması nedeni ile, sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik açılan eldeki davada; kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün ... Sigorta A.Ş, tarafından sigortalı olduğu ve kaza tarihi itibari ile teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, taraflar arasında 18/01/2018 tarihinde düzenlenen ibraname gereği davacıya 91.733,00-TL ödeme yapıldığı ve Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/861 esas sayılı dosyası ile 85.296,10-TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğinden, davacının davalı sigorta şirketinden 152.970,90-TL sürekli iş göremezlik talep edebileceği gerekçesiyle; “Davanın Kabulü ile 152.970,90-TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının ödeme tarihi olan 17/02/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaldırma kararı gereğince yeterli araştırma yapılmadığını, ilk dava derdestken bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, taraflar arasında ibraname düzenlendiğini artık bu davanın açılamayacağını. sigortaya başvuru dava şartının gerçekleşmediğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur ve maluliyeti kabul etmediklerini, alınan raporların yetersiz olduğunu, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilerek müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranı hatalı olduğundan tazminat kalem miktarlarının da yanlış ve fazla olduğunu, faizin de dava tarihinden yasal faiz olması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, sigortaya başvuru dava şartının yerine getirildiği, süresinde sunulmayan cevap dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı itirazının dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.
Davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; ödeme tarihi itibariyle davacıya yapılan ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacı yana yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.
Diğer taraftan, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarında, güncellenmiş ödemenin poliçe limitinden değil toplam tazminattan indirilmesi gerektiği benimsenmiştir. Davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi esası, parayı önceden alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesini önleme amacına yönelik olup, ödenen faizlerin poliçe limitinden mahsup edilmesi mümkün değildir. Çünkü aksinin kabulü de, zarar görenlere eksik ödeme yapan sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2014/16471 Esas, 2016/4647 Karar sayılı ilamı) Bu nedenle, zararın belirlenmesinde davadan önce yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi ve limitin belirlenmesinde ödenen tazminat miktarı güncellenmeden düşülerek bakiye teminat limitinden sigorta şirketinin sorumlu olacağının gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; her ne kadar Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki dava açılmadan önce ödenen miktar sigorta limitinden güncellenerek mahsubu doğru değilse de bu hususun istinaf edenin lehine olduğu, diğer yandan ilk davanın kısmi dava olması ve o davadaki hükme esas rapor tarihi itibarıyla zarar belirlenmesi gerekirse de, mahkemece limitle sınırlı olarak karar verildiğinden kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından davalının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.449,44TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.613,00. TL harcın mahsubu ile bakiye 7.836,44. TL harcın istinaf edenden alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5. Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32