Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2024/705
2024/1070
18 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/705
KARAR NO : 2024/1070
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2024
NUMARASI : 2023/510 Esas 2024/251 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 26/09/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25/09/2016 tarihinde davalı ...’nin sevk ve idaresindeki aracın müvekkiline ait araca çarparak, davacıya ait araçta 65.000,00 TL zarar ve değer kaybının meydana gelmesine neden olduğu gibi davacının aracından yoksun kalmasına da neden olduğunu, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeli için 50,00 TL, değer kaybı için 50,00 TL olmak üzere toplamda 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile araç yoksunluğu için ise 50,00 TL’nin davalılar ... ve ...’ndan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 25/03/2021 tarihli değer artırım dilekçesinde; hasar bedeli olan 65.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan tahsiline, araç mahrumiyet bedeli olan 900,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yalnızca davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın müvekkili sigorta şirketine ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/792 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini birleştirme taleplerinin olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin kazaya karışan diğer davalının sürücüsü olduğu aracın maliki olduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sürücü ...’nin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davalı ...'nun sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 15/06/2021 tarihli, 2019/420 E. - 2021/526 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz 2022/1109 E. - 2023/939 K. Sayılı 14/06/2023 tarihli kararı ile kaldırılması sonrasında ilk derece mahkemesi tarafından yeninden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın; trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı nedeni ile uğranılan zararın ve aracın kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyet zararının tazmini istemiyle açılan tazminat davası olduğu, davalılar ... Sigorta Şirketi ve ... zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, zamanaşımı itirazlarının reddedildiği ve esas bakımından yapılan değerlendirmede, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenen 19/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ile kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'nin doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 46. 53. ve 84. maddeleri uyarınca tamamen kusurlu olduğu, kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali bulunmayan ...'ın ise kusurunun olmadığı kanaatine ulaşıldığı, davalı tarafça kusur değerlendirmeleri bakımından dava dosyası ile Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/792 Esas sayılı dosyası ile dosya arasında çelişki bulunduğu savunulmuş ise de söz konusu davada da sürücü ...'nin tamamen kusurlu olduğu benimsenerek davanın reddine karar verildiğinden, raporlar arasında bir çelişki olmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda olay yeri ve kroki değerlendirilmek suretiyle gerekçeli değerlendirmeler yapılmış olduğu anlaşılmakla yeniden kusur incelemesi yapılmasına gerek görülmediği. toplanan deliller ve tazminat hesabına yönelik benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda hasar bedeli ile araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebin kabulü, değer kaybı isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabulüne, 65.000,00 TL hasar bedelinin davalılardan ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 25/09/2016 tarihinden, davalılardan ... bakımından ise dava tarihi olan 02/08/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
- 900,00 TL araç yoksunluğu tazminatının kaza tarihi olan 25/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, değer kaybı isteminin reddine,” karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kendisinin de diğer davalıların yaptığı zamanaşımı def'inden istifade etmesi gerektiğini, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bu yönde olduğunu, mahkemece kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin %100 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporunun eksik ve karar vermeye elverişli olmadığını, kazaya, sürücüsü olduğu araca arkadan çarpan davacının sebebiyet verdiğini, fotoğraflardan da bu durumun açıkça görüleceğini, davacının birden çok kural ihlalinde bulunduğunu, yolun coğrafi yapısına dikkat etmediğini ve önünde seyreden araç ile takip mesafesini korumadığını ve fren tedbirine başvurmadığını, kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, kendisinin ise kusurunun bulunmadığını, ceza soruşturmasında kusur raporu ile hukuk yargılamasındaki kusur raporlarının çelişkili olduğunu, ceza soruşturmasında kendisine kusur verilmediğini, Ankara 13. Asliye Ticaret 2017/792 E. dosyasında hatalı değerlendirme ile kusurun kendisine verildiğini, söz konusu dosyada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından alternatifli olarak rapor tanzim edildiğini, davacının kusurlu kabul edildiği alternatifin oluşa uygun olduğunu, araçtaki hasara ilişkin fotoğraflardan da bu durumun anlaşıldığını, aracın pert olması nedeniyle zararın 65.000,00 TL belirlenmesinin fahiş olduğunu, miktarın sebepsiz zenginleşmeye neden olacak miktarda olduğunu, ayrıca arabuluculuk ücretinden kendisinin sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu, kendisi yönünden arabulucuya başvurulmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde; diğer davalının istinafında ileri sürdüğü hususları belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kayaklanan araç hasarı ve araç mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında, aracının arkasından sağ ve orta kesimine doğru, davacıya ait aracın sol ön tarafı ile çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, Kaza Tespit Tutanağı, soruşturma dosyası ve aynı kazaya istinaden dosyamız davalısının, dosyamız davacısı ve diğerleri hakkında tazminat talebinde bulunduğu Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/792 E. - 2019/841 K. sayılı dosyasından anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında, davalı ...'ın, davacıya ait araç sürücüsünün takip mesafesini korumayarak aracı ile aracına arkadan çarptığını, davacıya ait aracın sürücüsü ...'in ise, davalının kontrolsüz şerit değiştirerek kendisinin seyrettiği sağ şeride geçerek kazaya neden olduğunu iddia ettiğinden, kusur tespiti yapılmadığının belirtildiği görülmüştür. Ceza soruşturmasında, trafik kusur bilirkişinden alınan raporda Kaza Tespit Tutanağı ve tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle kazanın arkadan çarpan aracın takip mesafesini korumamasından kaynaklandığı kabul edilerek, davacıya ait aracın sürücüsü şüpheli ...'nın kusurlu olduğu kabul edilmesi sonrasında, sürücü ... hakkında şikayet yokluğu nedeniyle, davalı sürücü hakkında kusursuz olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine ... tarafından, dosyamız davacısı İlyas hakkında açılan davada ise Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19/09/2019 tarihli raporda taraf beyanlarından hareket ile alternatifli olarak değerlendirme yapılarak, sürücü ...'ın kontrolsüz şerit değiştirmesi neticesinde kazanın meydana geldiğinin kabul edilmesi halinde, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, şerit değiştirme söz konusu olmaksızın sürücü ...'nın şeridinde seyreden araca arkadan çarpması durumunda, takip mesafesini korumadığından ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece kazanın meydana geldiği kavşak noktası, tanık ve sürücü beyanları araç üzerindeki çarpışma noktaları değerlendirilmek suretiyle kazanın meydana gelmesine kontrolsüz şerit değiştiren davalı sürücü ...'ın neden olduğu kabul edilerek, araç maliki ... tarafından açılan davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Davalılar alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş iseler de, meydana gelen kazanın maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası olmasına göre 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına göre davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olması yanı sıra, davalı ...'ın yasal süresi içinde de zamanaşımı def'i bulunmamasına göre davalıların zamanaşımına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalılar kazanın oluş şeklinde itiraz ederek, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ileri sürdükleri halde, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında kazanın oluş şeklinin tespit edilmiş olması yanı sıra, Kaza Tespit Tutanağına göre araç üzerindeki çarpma noktaları nazara alındığında, davacıya ait araç üzerindeki çarpma noktasının sol ön kısımında, davalıya ait araç üzerindeki çarpma noktasının aracın arkasında sağ ve orta kısımları üzerinde olmasına ve kazanın bulvardan sağa ayrılan yol üzerinde olmasına ve davalının aracının da kaza sonrasında sağa ayrılan yol üzerinde bulunmasına göre davacıya ait araç sürücüsünün ve bir kısım tanık beyanları ile tespit edilen bulguların uyumlu olmasına, kovuşturmaya yer olmadığına yönelik savcılık kararının mahkemeyi bağlayıcı olmamasına, savcılık dosyasında alınan raporda araç üzerindeki çarpma noktalarının ve kaza mahallinin değerlendirilmemiş olması nazara alındığında ve ayrıca kusur faklığının olayın oluş şeklinden kaynaklanmış olması da gözetildiğinde savcılık aşamasında alınan raporun hükme esas alınan rapor ile çelişki oluşturacak mahiyette de olmamasına göre davalıların olayın oluş şekline yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Davalılar tazminat miktarına ilişkin olarak da rapora itiraz etmiş ise de, hesaplamanın "gerçek zarar" hesaplamasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde yapılmış olmasına, hasar bedeli ve araç rayiç değerine göre, onarımın ekonomik olmaması karşısında davacının sovtaj değeri düşülerek, bakiye araç değerini talep etmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, kabul edilen araç bedelinin ve araç mahrumiyeti bedelinin makul olmasına göre davalıların buna ilişkin istinaf sebepleri de yerinden görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı ile davacının dava dilekçesindeki talepleri dikkate alındığında davalı ...'nin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Davalıların arabuluculuk ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacının, sürücü, işleten ve ZMMS sigortacısı ... Sigorta Şirketi hakkında açtığı dava, Sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle "mutlak ticari dava " olduğundan dava şartı arabuluculuk yoluna tabi olup davacının da bu nedenle sigorta şirketi hakkında arabuluculuk yoluna müracaat ettiği anlaşılmaktadır. Sürücü ve işleten hakkında açılan dava ise, sigorta şirketi hakkında dava açılmış olması nedeniyle asliye ticaret mahkemesinde açılmış olup, bu davalılar hakkındaki davanın "mutlak veya nispi ticari dava" olmaması nedeniyle, davacının arabuluculuk yoluna müracaat zorunluluğu bulunmamaktadır. Nitekim davacı da sürücü ve işleten hakkında arabuluculuk yoluna müracaat etmemiştir. Bu kapsamda mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edildiğine göre, 6325 Sayılı Yasanın 18A maddesi gereğince, sadece davalı ... şirketini arabuluculuk ücretinden sorumlu tutması gerekirken, sürücü ve işleten olan davalıların da sorumlu tutulmuş olması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, davalıların sair istinaf sebeplerinin reddi ile yukarıda 1 no'lu bentte yazılan nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, hüküm fıkrasının 7. maddede yer alan "davalılardan müştereken ve müteselsilen" ibaresinin "davalı ... ... Sigorta Şirketi'nden" şekilinde düzeltilmesine karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı ...'nin ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/04/2024 tarihli, 2023/510 Esas - 2024/251 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
-
Davanın KISMEN KABULÜNE, 65.000,00 TL hasar bedelinin davalılardan ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 25/09/2016 tarihinden, davalılardan ...bakımından ise dava tarihi olan 02/08/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
-
900,00 TL araç yoksunluğu tazminatının kaza tarihi olan 25/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, değer kaybı isteminin reddine,
-
Alınması gerekli 4.440,15 TL harçtan peşin alınan 1.170,40 TL harcın mahsubu ile kalan 3.269,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
-
Davacı tarafından yapılan 1.170,40 TL peşin ve tamamlama ile alınan harç, 44.40 TL başvuru harcı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 580,45 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.395,25 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 2.362,50 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-
Davanın reddedilen bölümü üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalılara verilmesine,
-
Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin (kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması gözetilerek) kabul ve ret oranına göre 1.302,00 TL'sinin davalı ... ... Sigorta Şirketinden, kalan 18,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
-
HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
II-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,
lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 1169,00 TL istinaf başvuru harcı ve 260,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.429,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
lV-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 1.169,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,
V-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
VI-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32