SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/320

Karar No

2024/1025

Karar Tarihi

11 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/320 - 2024/1025

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/320

KARAR NO : 2024/1025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/12/2023

NUMARASI : 2023/140 Esas 2023/741 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 11/09/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 20/09/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 19/08/2016 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde yaralanmasına neden olduğunu, geçici ve sürekli iş gücü kaybı ile bakıcı ve tedavi gideri zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

Davacı vekili 16/06/2017 tarihli ıslah dilekçesiyle, bilirkişi raporuna göre geçici iş göremezlik zararını 1.883,94 TL, bakıcı giderini 2.635,20 TL, tedavi giderini ise 2.000,00 TL olarak ıslah ettiğini belirtilmiştir.

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada müvekkilinin yaralanması nedeniyle, davalı trafik sigortasından bedensel zararlarını talep ettiklerini, zararlarının asıl dosyada tespit edildiğini, ancak dosyanın daha önce bir kez ıslah edildiğini, bu nedenle bakiye zararları için belirsiz alacak olarak davalarını açtıklarını ileri sürerek 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş gücü kaybı, 25,00 TL bakıcı gideri ve 25,00 TL tedavi gideri olmak üzere 200,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili, davaların birleşmesinden sonra, dava değerini belirleyerek, 86.913,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.883,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.635,20 TL bakıcı gideri, 2.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere 93.432,90 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiş; 07/12/2023 tarihli dilekçesi ile de dava dilekçesini ıslah ederek asıl davadaki taleplerinin 1.883,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.635,20 TL bakıcı gideri tazminatı, 2.000,00 TL tedavi gideri tazminatı, birleşen davadaki taleplerinin ise 141.249,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 25,00 TL tedavi gideri tazminatı olduğunu belirterek, ıslah etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi tarafından asıl davaya ilişkin olarak daha önce verilen "davanın reddine" yönelik 2016/978 E. 2017/638 K. Sayılı kararın "davacının" istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2017/3116 E. 2019/1783 K. Sayılı kararı ile "davacı lehine" kaldırılması sonrasında, ilk derece mahkemesi tarafından kaldırma kararından sonra birleştirilen dava ile yapılan yargılamada asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen 2019/668 E. 2022/545 K. Sayılı kararın, taraflarca istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2023/7 E. 2023/105 K. Sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında yeninden yapılan yargılama neticesinde; asıl davada davacı vekili, 19/08/2016 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde yaralanmasına neden olduğunu, geçici ve sürekli iş gücü kaybı ile bakıcı ve tedavi gideri zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini istediği, birleşen davada ise, davacı vekilinin asıl davaya konu kazada müvekkilinin yaralanması nedeniyle, davalı trafik sigortasından bedensel zararlarını talep ettiklerini, zararlarının asıl dosyada tespit edildiğini, ancak dosyanın daha önce bir kez ıslah edildiğini, bu nedenle bakiye zararları için dava açtıklarını, ileri sürerek 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş gücü kaybı, 25,00 TL bakıcı gideri ve 25,00 TL tedavi gideri olmak üzere 200,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini istediği, kusur açısından yapılan değerlendirmede; T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2023/7 esas, 2023/105 karar sayılı ilamı doğrultusunda aldırılan ve hükme esas alınan, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 20/06/2023 tarihli raporunda, sürücü ...'nun %25, yaya ...'un %75 kusurlu olduğunun belirtildiği, maluliyet açısından yapılan değerlendirmede; Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinden maluliyete ilişkin 05/08/2021 tarihli heyet raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre; kişinin sürekli iş göremezlik oranının % 6.3 olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 4 ayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, tedavi giderlerinin 2.000,00 TL olarak değerlendirildiği, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin 2 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı belirtildiği, aktüerya bilirkişisinin 23/10/2023 tarihli ek raporunda; geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre 141.249,90 TL, bakıcı giderinden doğan maddi zararının 823,50 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekili 06/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; asıl dava yönünden 1.883,94 TL geçici iş gücü kaybı, 2.635,20 TL bakıcı gideri, 2.000,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 6.519,14 TL, birleşen dava yönünden 141.249,90 TL sürekli iş gücü kaybı, 50,00 TL geçici iş gücü kaybı, 25,00 TL bakıcı gideri, 25,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 141.349,90 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı sigorta kooperatifine ZMMS poliçesiyle sigortalı 42 M 8003 plakalı aracın, 19/08/2016 tarihinde yaya olan davacıya çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana geldiği, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 20/06/2023 tarihli raporunda, sürücü ...'nun %25, yaya ...'un %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin 06/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; asıl dava yönünden 1.883,94 TL geçici iş gücü kaybı, 2.635,20 TL bakıcı gideri, 2.000,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 6.519,14 TL, birleşen dava yönünden 141.249,90 TL sürekli iş gücü kaybı, 50,00 TL geçici iş gücü kaybı, 25,00 TL bakıcı gideri, 25,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 141.349,90 TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları dikkate alınarak, davacının sürekli iş göremezliği, geçici iş göremezliği, iyileşme süresinde bakıcı gideri, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararları yönünden talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden; davacının birleşen davada talep ettiği kalemlerin derdest olup olmadığı, asıl davada talep edilen zarar kalemlerini aşan miktara ilişkin olup olmadığı açısından yapılan değerlendirmede, davacının geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararın, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı yönünden taleplerinin Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporu da dikkate alınarak derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı talebi açısından yapılan değerlendirmede; kaza tarihinde 18 yaşından küçük ve fiilen çalışmayan küçüklerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağı, bu durumda küçüğün sürekli maluliyeti mevcut ise kaza tarihinden itibaren efor kaybı oluşacağından, sürekli maluliyeti oranında hesaplanacak iş görmezlik zararlarını talep edebilecek, ancak kaza tarihinde 8 yaşında olan davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğinden, davacının geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle;“1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;

-Davacının geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı talebinin REDDİNE,

-Davacının iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 823,50 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 1.250,00 TL olmak üzere toplam 2.073,50 TL maddi tazminatın, 07/10/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebinin reddine,

2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;

-Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 141.249,90 TL maddi tazminatın, 07/10/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebinin reddine,

-Davacının geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı yönünden taleplerinin derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,” karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece, kazanın meydana gelmesinde davacının %75 oranında, davalının ise %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, kaldı ki dosyada daha önce ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda dahi davacının %40 kusurlu olduğunun kabul edildiğini, çelişikinin giderilmesi gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden; müvekkilinin halen iyileşmediğinin, %6,3 maluliyetin düşük tespit edildiğini, geçici iş görmezelik talepleri yönünden; geçici iş görmezlik durumu tespit eidilmiş olmasına rağmen taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bakıcı giderine ilişkin olarak 2 ay bakıma muhtaçlık süresinin çok kısa olduğunu, Üniversiteden alınan raporda bu sürenin 4 ay olarak belirtilmiş olduğunu, tedavi gideri yönünden müvekkilinin tedavi giderinin 2.000,00 TL’nin çok üzerinde olduğunu, müvekkilinin gelecekte yapacağı tedavi giderlerini de talep edebileceğini, müvekkilinin ileride ameliyat olabileceğini bu nedenle yapılan bir değerlendirme olmadığını, birleşen dava yönünden; derdestlikten ret kararının yerinde olmadığını, müvekkilinin asıl davayı kısmi dava olarak açtığını ve ıslah ettiğinden, ek dava olarak bakiye talepleri için dava açtığını bu nedenle derdestlikten söz edilmeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin geçici iş görmezlik zararlarından sorumluluğuı bulunmadığını, mahkemece sigortalının %60 kusuruna göre hesaplama yaptığını Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, Hesaplamanın Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre alınması gerektiğini, raporun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, ayrıca faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri istemidir. Birleşen dava ise asıl davada da talep edilen geçici iş görmezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının dava dilekçesi, ıslah ve talep artırım dilekçesi içeriği değerlendirilmek suretiyle birleşen davadaki geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinin derdest talep ediliğinden taleplerin derdest olması nedeniyle usulden reddine, asıl davadaki geçici iş göremezlik talebinin esastan reddine, tedavi gideri ve bakıcı giderinin kısmen kabulüne, birleşen davadaki sürekli iş göremezlik talebinin ise kabulüne karar verilmiş hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

1. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; olay tarihinde 8 yaşında olan davacı ve annesinin yolun karşısından minibüse binmek için taşıt yolundan geçtikleri esnada, davalı tarafından sigortalı minibüsün taşıt yolu üzerinde davacıya çarptığı ceza soruşturma  dosyasında alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Davacının annesi soruşturma sırasında alınan beyanında, "çarşıya gitmek için karşıdan gelen minibüse binmek için yolun karşısına geçmek istediklerini, yoldan gelen kamyonun geçmesinden sonra karşıya geçmek için yola indiklerinde sağından gelen minibüsün kızına çarptığını beyan etmiş, sigortalı araç sürücüsü de, davacı ve annesinin karşıdan gelen minibüsün arkasından minibüsüne binmek için yola girdiklerini son anda fark ettiğini, kurtaramayarak çarptığını" beyan ettiği görülmüştür. Her ne kadar karşıdan gelen aracın cinsi farklı açıklanmış ise de davacı ve annesinin taşıt yolundan (davalı tarafından sigortalı arcın karşı istikametinden gelen) gelen aracın hemen arkasından taşıt yoluna girmesi ile kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumundan alınan 20/04/2017 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tali %40 oranında, davacının asli %60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, rapora davalı tarafından itiraz edilmesi nedeniyle Adli Tıp Kurumu Geneşletilmiş Uzmanlar Kurulunda alınan 20/06/2023 tarihli raporda; bu defa olay yerinin özellikleri, ifadeler değerlendirilmek suretiyle davacı ve annesinin yol üzerinde seyreden büyük bir aracın arkasından taşıt yoluna girerek karşıya geçmeye çalıştıkları hususu değerlendirilerek önceki kusur raporunda araç sürücüsüne verilen kusur oranı yüksek görülerek davacının asli %75 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise tali %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

Davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde kusura itiraz edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda itirazları nazara alınarak yeniden kusur raporu alınarak karar verilmiş olmasına ve istinaf sebebinin aksine sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu kabul edilmiş olmasına göre davalı sigorta şirketinin kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yine davacı vekili tarafından kusur raporları arasında çelişki olduğu ileri sürülmüş ise de; Adli Tıp Kurumundan alınan ilk raporda davacıların taşıt yolunda seyreden araç arkasından yola girişlerinin açıkça değerlendirilmemiş olmaması, Genişletilmiş Uzmanlar Kurumundan alınan raporda olayın bu oluş şekli de değerlendirilerek rapor tanzim edilmiş olmasına ve bu nedenle rapordaki kusur oranlarının çelişki oluşturacak mahiyette olmamasına, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmş Uzmanlar Kurulundan alınan raporda belirlenen kusur oranının olayın oluş şekline uygun olmasına göre davacı vekilinin de kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, alınan maluliyet raporunun, kaza tarihi itibariyle  Yargıtay 4 Hukuk Dairesi tarafından uygulanmasının benimsediği Yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, raporun Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan alınması yönünde yasal bir zorunluluk bulunmamasına göre taraf vekillerinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

3. Geçici iş göremezlik tazminatına yönelik olarak; davalı vekili geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacı ise yetersiz olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. İlk derece mahkemesi kararında davalının istinafının aksine geçici iş göremelik talebinin reddedilmiş olması nedeniyle istinaf talebi yerinde değildir.

Davacının istinafı yönünden ise; davacının kaza tarihindeki yaşı ve fiili çalışması bulunmamasına göre Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre geçici iş görmezlik zararı talep edemeyeceğinden ilk derece mahkemesi tarafından asıl davada geçici iş görmezlik talebinin reddedilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.

4. Davacı vekili tarafından asıl davada bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik olarak kararı istinaf etmiş ise de, bakıcı gideri ve tedavi giderinin daha fazla olduğuna dair delil ve belge sunulmamış olmasına, TBK'nın 50. maddesi de gözetilerek makul bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin doktor bilirkişi tarafından belirlenmiş ve kaza tarihi itibariyle uygun olmasına göre davacı vekilinin bu kalemler yönünden de istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

5. Davacı vekili tarafından birleşen davada talep edilen tedavi gideri, bakıcı gideri ve geçici iş görmezlik tazminatı taleplerinin derdest olmadığını ileri sürmüş ise de, söz konusu davanın asıl davada  zarar kalemleri belirlendikten sonra açılmış olup dava dilekçesinde bakiye zarara ilişkin bir talep olmamasına, asıl davada talep edilen bu kalemler yönünden, taleplerini aşan bir zarar bulunmamasına, bu nedenle davanın esastan yahut derdestlikten reddi arasında vekalet ücreti ve yargılama giderleri açısından da fark bulunmamasına göre davacı vekilinin asıl dava ile belirlenen tazminata rağmen, yeniden talepte bulunmasının derdest olarak değerlendirilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davalı tarafından faiz türüne itiraz edilmiş ise de kazaya karışan aracın ticari minibüs olması nedeniyle faize, talep gibi avans faizi olarak hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Davacıdan alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 

3. İstinaf eden davalıdan alınması gerekli 9.790,42TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2413,00 TL ve 427,60 harcın mahsubu ile bakiye 6.949,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4. Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,  

5. HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, davalı yönünden (katılma yolu ile temyiz hakkı bulunmakla birlikte) HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, davacı yönünden HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınreddine”TazminatkonusuankaraiçerisindetemyizAçılanreddineyönündenZararkesin(CismanihaftaSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim