Ankara BAM 35. HD 2022/1706 E. 2023/1734 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/1706
2023/1734
27 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1706 - 2023/1734
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1706
KARAR NO : 2023/1734
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/03/2022
NUMARASI : 2021/739 Esas - 2022/270 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 15/01/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.08.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün, davacı belediyeye ait araca tam kusurlu olarak çarpmasıyla, davacıya ait aracın KDV dahil 40.432,70 TL hasara uğramasına neden olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ise davacı tarafa 21.05.2021 tarihinde sadece 24.000,00 TL ödemenin yapılmış olunduğu, bakiye zarardan da davalının sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, davalı sigorta şirketinden 16.432,70 TL bakiye hasar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 41.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacıya ait araç hasar giderimi için yaptırılan ekspertizle davacıya ait araç değerinin 60.000,00 TL civarında, araç hasar tutarının da 30.000,00 TL civarında ve dolayısıyla aracın Pert-Total durumunda olduğunun tespit edilerek sovtaj rakamından sonra kalan 24.000,00TL'nin davacı tarafa ödenmiş olunmakla, tazminat sorumluluklarının kalmadığını ve dolayısıyla da haksız davanın reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle oluşan bakiye hasar bedeli tazminatı istemine ilişkin olduğu, bilirkişiden alınan raporda; kavşak içerisinde ışık ihlalinde bulunan davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiği; davacı ... Belediye Başkanlığı'na ait aracın hasar tutarının KDV dahil 40.432,70TL olduğu, ancak davalı tarafça davacı tarafa 24.000,00TL ödemenin yapılmış olunduğu anlaşılmakla, davacının bakiye hasar tazminatının 16.432,70TL olacağı, davalı sigorta şirketinin sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusuru oranında 41.000,00 TL poliçe limiti dahilinde davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının tamamından, 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi gereği sorumluluğu olduğu, bu bağlamda bakiye hasar tazminatı tutarının da 16.432,70 TL olduğu, kısmi ödeme tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, gerekçesiyle “1-Davanın kabulü ile, 16.432,70TL bakiye hasar bedeli tazminatının 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kaza sonrasında ekspertiz raporuna göre zarara yönelik davacıya teklifte bulunduğunu, davacının teklifi kabul etmemesi üzerine de, aracın sovtaj rakamından sonra kalan 24.000,00 TL’nin davacıya ödenmesi ile sorumluluğunun sona erdiğini bu nedenle mahkemenin kararını kabul etmediklerini, müvekkili tarafından, davacının aracının kaza tarihindeki piyasa rayicinin 60.000,00 TL olması, aracın onarım bedelinin de 30.000,00 TL olarak hesaplanması sonucunda, sovtaj değeri düşülerek 24.000 TL ödediğini ve sorumluluğun sona erdiğini, bilirkişinin hesaplamayı Genel Şartlara göre yapması gerektiğini, ayrıca aracın ... Belediyesi tarafından sigortacı ile anlaşması olmayan bir tamirhaneye yaptırmış olması nedeniyle parça tutarlarında iskonto uygulanmadığını ve fahiş zararın ortaya çıktığını, sigorta şirketi tarafından tedarik yapıldığında perakende satış fiyatının %35-40 altında parça satıldığının bir gerçek olduğunu, bu nedenle rapordaki rakamların mevzuata aykırı olduğunu, yine bilirkişi tarafından KDV dahil hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, Belediyenin KDV ödediğini kanıtlaması gerektiğini, faiz yönünden ise müvekkilinin sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmiş olması nedeniyle müvekkilinin faiz sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki faizi avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, bakiye hasar bedelinin tazmini istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davalı tarafından sigortalı aracın kusuru ile meydana gelen kaza sonrasında, davacının ZMMS kapsamında sigortaya müracaatı üzerine alınan eksper raporunda; kazalı aracın piyasa değeri 75.000,00 TL olarak belirlenmiş iken, zarara yönelik belirleme sırasında bu kez aracın rayiç değerinin 60.000,00 TL civarında olacağı kabul edilerek, araçta meydana gelen hasar bedelinin ise (sistem fiyatı iskontosuz olarak 54.014,66 KDV'siz parça bedeli olduğu belirtilerek) KDV'siz 30.000,00 TL civarında olacağının tespit edilmesi sonrasında aracın sovtaj değerinin 36.000,00 TL olduğu, aracın tamirinin ekonomik olmayacağından hareket ile davacıya 24.000,00 TL ödendiği ekspertiz raporu ve hasar dosyasından anlaşılmaktadır.
Davacı Belediye tarafından pazarlık usulü alınan 3 adet teklif sonrası aracın 34.265,00 TL + KDV olmak üzere 40.432,70 TL'ye en iyi teklifi veren firmaya tamir ettirildiği, teklifler ve onarıma yönelik faturadan anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından, ekspertiz raporu, onarıma yönelik belgeler ve hasar dosyası değerlendirilmek suretiyle; kaza yapan aracın kaza tarihindeki piyasa değerinin 80.000,00 TL civarında olacağı, 40.432,70 TL onarım bedelinin makul olduğu kabul edilerek, davacının teminat limiti kapsamındaki 16.432,70 TL'yi talep edebileceğinin tespit edilmesi neticesinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1. Davalı vekili tarafından, aracın onarımının ekonomik olmadığından ve ayrıca KDV bedeli talep edilemeyeceğini belirterek, araç piyasa değeri üzerinden, sovtaj değeri düşüldükten sonra, bakiye zararının 24.000,00 TL olduğu, bu nedenle sorumluluğu kalmadığı ileri sürülmüş ise de; davalının ödemeye esas aldığı ekspertiz raporunda dahi araç rayiç değerini ilk sayfada 75.000,00 TL olarak kabul edilmesine rağmen, davalı tarafından ödeme sırasında hiç bir gerekçe gösterilmeden, 60.000,00 TL kabul edilerek, sovtaj değeri sonrası bakiye zarar 24.000,00 TL kabul edilerek ödemede bulunulduğu, bu şekilde araç sovtaj değerinin 36.000,00 TL kabul edilmiş olduğu, araç rayiç değerine ilişkin kendi içerisinde çelişki oluşturan ekspertiz raporunun gerçek zararın tespitine ilişkin olarak yeterli olmadığı, mahkemece hükme esas alınan raporda ise davacıya ait aracın piyasa değerinin 80.000,00 TL olduğu tespit edilerek, davacının 40.432,70 TL hasar bedeli bakiyesine yönelik 16.432,70 TL'nin uygun olduğunun tespit edildiği, her ne kadar mahkemece alınan raporda tamirin ekonomik olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılmamış ise de, davalının araç sovtaj değerini 36.000,00 TL olarak kabul ederek ödemede bulunmuş olmasına, tamiri ekonomik olmasa dahi, davalının kabul ettiği sovtaj değerine göre de ödenmesi gereken hasar bedelinin talep edilen miktardan fazla olmasına ayrıca davacının pazarlık usulü satın alma çerçevesinde alınan üç teklif çerçevesinde en uygun teklif veren firmaya aracını yaptırmış olması, eksper tarafından dahi aracın onarım bedelinin tespit edilen civarında hesaplanmış olması, yine bilirkişi tarafından da hasara ilişkin denetime elverişli rapor çerçevesinde hasar miktarını tespit etmiş olması nazara alındığında, tüm bunların yanı sıra davacının sigortanın anlaşmalı olduğu serviste aracını yaptırma yükümlülüğünün de olmamasına göre, davalının hasar miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediği gibi, fatura sunması gerekmemekle birlikte tanzim edilen KDV'li fatura çerçevesinde ödemede bulunan davacının ödediği KDV miktarını talep etmiş olmasında da isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, ayrıca kazaya karışan davalı tarafından sigortalı aracın ticari şirkete ait araç olması nedeniyle mahkemece ticari işlerde uygulanan avans faizini uygulamasında isabetsizlik bulunamamasına göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davalıdan alınması gereken 1.122,52 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 280,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 841,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4. HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5. Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15