SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2023/1146 E. 2023/1669 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1146

Karar No

2023/1669

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1146 - 2023/1669

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1146

KARAR NO : 2023/1669

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/04/2023

NUMARASI : 2023/194 Esas - 2023/229 Karar

DAVACILAR :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 20/12/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 20/12/2023

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...'nun idaresindeki ... plakalı aracın, ... plakalı ... idaresindeki araçla çarpışması neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiğini, kaza tutanağında davacı aracının girilmez tabelası olan sokakta ters yönden gelmesi nedeniyle asli kusurlu, diğer aracın da tali kusurlu olduğunun gösterildiğini, ancak sunulan 25.03.2014 tarihli Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ego Genel Müdürlüğü Ulaşım Daire Başkanlığı'nın yazısından çok net bir şekilde anlaşılacağı üzere davacıya ait aracın gelmekte olduğu istikametin kesinlikle tek yönlü ve girilmesi yasak olan bir yol olmadığının belirtildiğini, kusur hususunda yapılacak olan yeni bir incelemede davacının kusurunun olmadığının anlaşılacağını, aracı hurdaya dönen davacının tamamen kusurlu bulunarak mağdur bırakılmış olunduğu belirtilerek, davacı aracında meydana gelen hasarın şimdilik 15.000,00 TL'lik kısmının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ...'nun duymuş olduğu manevi ızdırabın karşılığı olarak 5.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ...'dan haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının idaresindeki ... plakalı araçla seyri esnasında, sokak başında girilmez levhasına rağmen ters yönde seyrederek kontrolsüz bir şekilde 1983 sokak kavşağına giriş yapan davacı ... kontrolündeki ... plakalı aracın davalıya ait aracın sol yanından çarptığı ve davalı aracının çarpılmanın etkisiyle sağa doğru savrulup yaya kaldırımına çıkarak orada bulunan sitenin taş duvarına çarparak durabildiğini, davalıya kavşağa süratli girmekle 2918 sayılı KTK'nın 52/a maddesi gereği kusur izafe edilmişse de bunun doğru olmadığını, davacılar tarafından EGO Genel Müdürlüğünden alınan yazının davacıların iddiasını değil, kaza tutanağını doğrular şekilde olduğunu, "25.01.2007 tarih ve 2007/09 sayılı UKOME kararıyla 1986 sokağın (eski 454 sokak) 1904 Caddeden (eski 9 sokak) 1987/1 sokak istikametinde tek yön olarak düzenlendiği, yine aynı sokağın 1987/1 sokak ile Iğdır Yolu Caddesi arasının ise çift yön olarak düzenlendiği" olay tarihi olan 21.09.2013 tarihinde davacı ...'ın geldiği yolun tek yönlü yol olduğu ve davacının girilmez levhasına rağmen bu yolda seyrettiğini, yazının ikinci kısmında ise bu yolda birtakım değişiklikler yapıldığının belirtildiğini, ancak bu değişikliklerin ve bu değişikliğe uyan levha montelerinin olaydan sonraki tarihlerde 28.02.2014 olan karar üzerinden levhalardaki değişikliğin 21.03.2014'de yapıldığının açık olduğunu, dolayısıyla davacının sunduğu yazının dahi olay anında tutulan tutanaktaki krokiyi ve levhalara ilişkin bilgileri doğrulamakta olduğunu, yine kontrolsüz kavşaklara giren araçların sağdan gelen araçlara geçiş önceliği tanımaları gerektiğini ancak davacı sürücünün buna da uymadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, kaza tutanağında açıkça belirtildiği üzere davacı sürücünün girilmez levhası bulunan tek yönlü sokakta ters yönde seyretmesi nedeniyle dava konusu kazanın meydana geldiği ve davacı sürücünün tek yönlü yolda seyir halinde olmaması durumunda bu kazanın da meydana gelmeyeceğini, dolayısıyla davacı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, davacı ... maddi tazminat talebi yönünden verilen karara ilişkin kaldırma yapılmadığından bu talep yönünden aynı kararın tekrar edildiği ve kaldırmanın manevi tazminat talebine ilişkin yazılan gerekçe yönünden olduğu, davacı ...’nun dava dilekçesi ile 5.000,00-TL manevi tazminat talep ettiği, talebine dayanak olarak yaralanması ve yargılanmak suretiyle uğradığı manevi ızdırabı gösterdiği, davacının dava dilekçesinde uğradığı manevi zararın sorumlularının davalı ... ve davalı Sigorta şirketi olduğunu beyan ettiği, ancak neticei talebinde yalnızca davalı ...'dan manevi tazminat talep ettiği, davalı ... ile davacı ... arasında görülen yargılama süreçlerinin trafik kazasından kaynaklandığı yargı mercilerine yapılan başvuruların münhasıran davacıya manevi ızdırap vermek için yapılmadığının sabit olduğu anlaşılmakla bu yönüyle davacının yargılanmak suretiyle ızdıraba uğramasının davalıya manevi tazminat yükümlülüğü getirmesinin mümkün olmadığı, davacı ... kaza nedeniyle yaralandığını ve ızdırap çektiğini iddia etmişse de dava dilekçesinde yaralanmaya ilişkin hiçbir delile dayanmadığı, tanık deliline dayanmışsa da verilen kesin sürede tanık listesi sunmadığı tanıklarını da hazır etmediği sabit olduğundan davacı ...'nun manevi zarara uğradığını ispat edemediği kabul edilmekle bu yönüyle davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle; "Maddi tazminat talebine ilişkin davanın KISMEN KABULÜNE, 3.200,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 20/08/2014 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 21/09/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ...'nun yasal şartları bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; 21.09.2013 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...'nun malul kalması neticesinde hem aracında meydana gelen hasar nedeniyle maddi tazminat davası hem de yaşadığı manevi acı ve üzüntü nedeniyle manevi tazminatının tahsili için dava açıldığını, meydana gelen trafik kazasında davalının kusurlu olduğu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından da sabit olup mahkemenin de bu hususta aynı kanaatte olduğunu, davalı sürücü kavşağa girerken hızını azaltmadığını ve trafik kurallarına aykırı şekildeki bu hareketi sonucunda işbu kazaya sebebiyet verdiğini, bunun sonucunda müvekkilin maluliyetine sebep olduğunu, hukuka aykırı fiili ile haksız olarak müvekkilin vücut bütünlüğünde zedelenmeye neden olmuş fiil ile zarar arasında da illiyet bağı bulunduğunu, manevi tazminatın ispatı koşulu bulunmadığını, Mahkeme yasanın açık hükmüne karşılık yasadaki manevi tazminat şartlarının bulunmadığından bahisle manevi tazminat talebini reddetmesi hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ayrıca manevi zararın somut olarak ispatı mümkün olmayıp, manevi cephede açılan yaraların elle tutulması, gözle görülmesinin söz konusu olmadığını, kaza tarihinde müvekkilin doktora gittiği kendi beyanıyla sabit olup, yine Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası da işbu dosya içine alınmakla birlikte müvekkilin Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 15.04.2014 tarihli beyanında doktora gittiğini vücudunda şişlikler ve ezikler meydana geldiğini belirttiğini, buna karşılık mahkemece hiçbir inceleme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, zarara ilişkin beyan dosya içerisinde mevcutken araştırılmadan hüküm kurulmasının da yasaya aykırı olduğunu, tüm bunların göz ardı edilmiş beyanın aksini ispatlayan somut bir veri dahi yokken araştırılmaya muhtaç bir konuyu sürüncemede bırakarak dayanaksız bir karar verildiğini, kaldı ki arabanın pert durumda olduğu bilirkişi raporuyla (17.04.2020 - ...) sabit olup, perte çıkan araç içerisindeki müvekkilin hiçbir maluliyetinin ya da manevi zararının olmadığının kabulünün hukuksuz olduğu ve adalete güveni yok ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklana maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinde, “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” hükmü yer almaktadır.

6098 sayılı TBK'nın 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85.maddesi gereğince işleten sürücüyle birlikte doğan zarardan müteselsilen sorumludur. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Bilindiği üzere, Türk yargı sisteminde hâkim kendiliğinden bir davayı inceleyip, uyuşmazlığı çözemez. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak da, hâkim tarafların istekleri (taraflarca hazırlama ilkesi) ile bağlı tutulmuştur (HUMK m.72, 75, HMK. m. 24,25). Buna göre, re'sen araştırma ilkesinin geçerli olmadığı davalarda dava malzemelerinin toplanması ve mahkemeye sunulması taraflara aittir. Hâkim kendiliğinden taraflarca ileri sürülmemiş vakıaları araştıramaz, hükmüne esas alamaz. Mahkeme, sadece tarafların getirdiği, ya da masrafını verip getirilmesini istediği delillere dayalı olarak hükmünü kurabilir.

Bunun yanı sıra, Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde de, manevi tazminata ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 58.maddesi hükmüne göre manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24.maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Malvarlığında bir zarar meydana gelmesi halinde de kişinin az veya çok üzüleceği ve manevi olarak acı çekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, malvarlığı zararları bu madde kapsamına girmemektedir. Anılan madde hükmü ile yalnızca kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararların giderilmesi amaçlandığından malvarlığı zarara uğrayan kişi yararına Türk Borçlar Kanununun 58.maddesi hükmüne göre manevi tazminata hükmedilmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.

Somut olayda, dava dilekçesinde; “müvekkilin aracında meydana gelen hasardan ve ...’nun yaralanmasından ve yargılanmak suretiyle duyduğu manevi ızdıraptan” bahsedilmiş olup, araç hasarı nedeniyle Türk Borçlar Kanununun 58.maddesi hükmüne göre manevi tazminata hükmedilmesi yasal olarak mümkün bulunmadığı gibi, hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almış olup kişilerin, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahip olduğundan davacının yargılanmak suretiyle duyduğunu iddia ettiği manevi ızdırap nedeniyle de manevi tazminata hükmedilmesi imkan dahilinde bulunmamaktadır.

Davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle manevi zararının tazminini istemesi mümkün ise de, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu hukuk yargılamasında, davacının yaralanmasına yönelik bilgi ve belge ibraz etmediği, Mahkemece re'sen araştırılacak bir husus bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 



3. İstinaf eden tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4. HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5. Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesindairesikabulünedelillerinbölgeadliyeTazminatdeğerlendirilmesikonusugerekçeankaranumarasımahkemesikısmenukomehukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim