SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2022/1583 E. 2023/1649 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1583

Karar No

2023/1649

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1583 - 2023/1649

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1583

KARAR NO : 2023/1649

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/01/2022

NUMARASI : 2020/274 Esas - 2022/72 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 13/12/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 20/12/2023

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalılar ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 03/02/2019 tarihinde davacının, caddede yayalara yeşil ışık yandığı sırada, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada davalı sürücü ...’ün, sevk ve idaresindeki araçla davacıya çarparak ağır derecede yaralanmasına ve sakat kalmasına sebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının bakım masrafları ve SGK kapsamında karşılanmayan ve sair giderler dahil tedavi giderleri için şimdilik 100,00 TL, kazanç kaybı için şimdilik 100,00 TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar için şimdilik 1.000,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için şimdilik 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 03.02.2019'dan itibaren işleyecek avans faiziyle, değilse yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsil sorumluluk kapsamında davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacının geçici iş göremezlik talebini 8.780,49 TL, sürekli iş gücü kaybı talebini 154.942,77 TL olarak artırmıştır.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 154.942,77-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 8.780,49-TL geçici işgöremezlik tazminatının davalılardan sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 03/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrer olmamak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili,davalılar ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yapılan yargılamanın 26.01.2022 tarihli celsesinde kendileri hazır olamadığı halde mahkemece davalı sigorta şirketi vekili ile e-duruşma aracılığıyla bağlantı kurularak yokluklarında duruşma yapıldığını, davalı ... vekili Av. ...'ın mazeret dilekçesi bulunduğunu, davalı sürücü Serhat’ın duruşmaya katılmadığını, davacı vekili olarak kendilerinin mazeret sunmamış olmalarına rağmen duruşmada hazır gösterilmeleri suretiyle hüküm kurulduğunu, halbuki celseye mazeret dilekçesi ya da yokluklarında karar verilmesine ilişkin herhangi bir talepleri olmadığını, aksine 26.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri kapsamında araştırma yapılarak yeniden rapor alınması konusunda talepleri bulunduğunu, aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte, yokluklarında duruşma yapılsa dahi mazeretleri olmadığından ve duruşmada bulunmadıklarından HMK 150. madde uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, bununla birlikte; dosya kapsamında alınan kusur ve hesap raporları ve ıslah dilekçesi davalı ...'e tebliğ edilmeden dosyanın karara çıktığını, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, mahkemece olması gerekenin çok altında maddi tazminata hükmedildiğini, hükme esas alınan kusur durumunun yerinde olmadığını, davalı ...'ün daha önceden sürücü belgesi alındığı halde trafiğe çıkmış olması nedeniyle de kusurlu bulunduğunu, 26.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna taraflarınca itiraz edildiğini, ancak davalı sigorta şirketi açısından faiz başlangıç tarihinden doğacak mağduriyet dikkate alınarak, alınan hesap raporuna göre davanın ıslah edildiğini, daha yüksek tutarda hesap raporu alınması halinde birleştirme talepli yeni bir dava açmanın davacının daha lehine olacağının değerlendirildiğini, dosyada bu aşamada karar verilmesinin esas bakımından da hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda esas alınan ücretin hatalı olduğunu, davacının 01.02.2021 tarihi itibarıyla ... Üniversitesi Muhasebe ve Veri Bölümü öğrencisi olduğunu, bu bölüm mezunlarının; muhasebe büroları, mali müşavirlik büroları, dış ticaret yapan firmalar, bankalar, sigorta şirketleri, vergi daireleri, her türlü ticari işletme ve şirket, çeşitli finans kuruluşları gibi birçok alanda çalışma imkanları olduğu gibi, kendi bürolarını açarak bu işleri yürütme imkanları da bulunduğunu, dosyada mevcut öğrenci belgesi dikkate alınarak bu hususlarda araştırma yapılması, meslek odalarından emsal ücretlerin sorulması ve davacının mezuniyetinden sonraki kazancı tespit edilerek bu miktar üzerinden hesaplama yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmadığını, mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığını, yine mahkemece ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin tazminat talebi hususunda da olumlu olumsuz bir karar verilmediğini, davacının tekvando dalında lisanslı sporcu olduğunu, 2016 tarihinde spora başladığını, 02.02.2019 tarihine kadar düzenli olarak spora devam ettiğini, kuşak sınavlarını başarıyla geçip bütün kuşaklarını tamamladığını, davacının geçirdiği kazadan dolayı sporu bırakmak zorunda kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, davacı lehine geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarına hükmedilirken mahkemece hatalı kusur tespiti üzerinden hesaplama yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin karar duruşmasına katılmadığını, mazeret dilekçesi de sunmadığını, ancak mahkemece davacı vekili tarafından mazeret dilekçesi sunulmuş gibi yargılamaya devam edilip karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, yargılama sırasında 01.06.2021 tarihli maluliyet raporuna itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece itirazların değerlendirilmediğini, davacının maluliyetinin “Çocuklar İçin Sağlık Kurulu Raporlarında Yapılan Önemli Değişiklik”e göre tespit edilmesi gerektiğini, davacı, kaza tarihinde 16 yaşında olduğu için,geçici iş göremezlik zararı bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik Faiz uygulanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; “Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” yan başlıklı 150. maddesi; “(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.” hükmünü haizdir.

Somut olayda; mahkemece yapılan yargılamanın 26.01.2022 tarihli celsesinde davacı vekilinin yargılamaya katılmadığı, mazeret dilekçesi de sunmadığı, buna mukabil mahkemece duruşma zaptında; 'Davacı vekilinin mazeret dilekçesi verdiği görüldü, okundu.GD. Davacı vekilinin mazeretinin duruşma için kabulüne erteleme için usul ekonomi gereği reddine karar verilerek Tefhimle açık yargılamaya devam olundu' ibaresine yer verildiği, aynı celsede yargılamaya e-duruşma yoluyla katılan davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline mahkemece davacı tarafın davayı takip etmediği bilgisi verilerek, davayı takip etmek isteyip istemediklerinin açıkça sorulması ile takip edeceklerini beyan etmeleri halinde yargılamaya devam olunabileceği (aksi halde HMK 150 madde gereği işlem yapılacağı belirtilerek) hususu gözetilmeden söz hakkı verilerek, ‘Davalı vekilinden soruldu: " Önceki beyanlarımızı tekrar eder, davanın reddini talep ederiz, dedi’ ibaresi ile yetinilmek suretiyle yargılamaya devam olunarak karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bu hususun eleştirilmesi ile yetinilerek sair istinaf taleplerinin incelenmesine geçilmiştir.

2. T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde; "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 27.maddesinde ise; "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür.

Adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulan yasal düzenlemelerden biri de, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara tebliğine ilişkin düzenlemedir. 6100 sayılı HMK'nın 280/1. maddesi; "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." hükmünü içermektedir. Anılan tüm bu yasal düzenlemelerde, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup, tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, mahkemece yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.

Anayasanın 35 ve 36. maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenilmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olur. Yine, 6100 sayılı HMK'nın 280. maddesi son cümlesi gereğince bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi, 281/1. maddesi hükmüne göre de; tarafların bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecek durumda olmalarının sağlanması gerekmektedir.

Somut olayda, davalı ...’ün yargılamada karar sürecine kadar (karar süreci dahil olmak üzere)vekil ile temsil edilmediği, mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun ve ıslah dilekçesinin davalı Serhat’a tebliğ edilmediği (gerekçeli kararın verilmesinden sonra 02.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği), karar celsesi olan 26.01.2022 tarihinden sonraki bir tarih olan 08.04.2022 tarihinde bu davalı tarafından vekil Av. ...’a verilen vekaletnamenin dosyaya sunulduğu, bu suretle bu davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla, mahkemece hükme esas alınan 06.09.2021 tarihli kusur bilirkişisi raporu, 12.11.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalı ... vekiline tebliğ edilmesi ve iki haftalık beyan süresinin dolması beklenerek taraf vekiline bu raporlara karşı beyan ve itirazlarını iletme imkanı verilmesi gerekirken, davalı ...’ün savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, anılan raporların bu davalıya tebliğ edilmemesi ve bu suretle yasal itiraz sürelerinin beklenmemiş olması doğru görülmemiştir.

3. Kabule göre de, mahkemece H.Ü ATK'dan alınan rapor uyarınca, kaza neticesinde davacının sağ omuz köprücük kemiğinde ve sağ bacak kemiğinde meydana gelen kırık ve cildinde meydana gelen yara izi nedeniyle maluliyet oranının %33 olduğu, bakıcı ihtiyacının 6 ay olduğu, 18 ay geçici iş göremez olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde yer alan taleplerinin incelenmesinde, bakim masrafları ve SGK kapsamında karşılanmayan tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların da talep konusu edildiği halde mahkemece bu kalem taleplere ilişkin herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan, bu talep kalemlerine ilişkin olumlu. olumsuz gerekçe gösterilip, hüküm kurulmadan karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.

4. Yine, mahkemece H.Ü ATK'dan alınan rapor uyarınca, kaza neticesinde davacının sağ omuz köprücük kemiğinde ve sağ bacak kemiğinde meydana gelen kırık ve cildinde meydana gelen yara izi nedeniyle maluliyet oranının %33 olduğu, bakıcı ihtiyacının 6 ay olduğu, 18 ay geçici iş göremez olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Uzman görüşü niteliğinde bulunan ve bağımsız medikal kuruluş tarafından düzenlenen raporda ise,sağ üst ekstremite fonksyon kısıtlılığına neden olan brakial pleksus yaralanması, omuz eklem hareket kısıtlılığına neden olan ve deformite bırakarak iyileşen sağ klavikula ve skapula kırığı, vücutta hipertrofik skar ve keloid dokusu, diz eklem hareket kısıtlılığına neden olan sağ fibula kırığı olduğu belirtilmiş ve davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasına yönelik Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine” göre tanzim edilen raporun tanzim tarihi itibariyle yürürlükten kalkan Yönetmeliğe göre tanzim edildiğinden değerlendirmeye alınmaması gerektiği, yaralanmanın “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine” göre zarar görende %26 tüm vücut fonksiyon kaybı oranına neden olduğu, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine” göre zarar görende %44 iş göremezlik oranına neden olduğu, sekeli bir başkasının sürekli bakımını gerektirmemekle birlikte, 12 ay geçici iş göremezlik süresine neden olduğu, bu sürenin 3 ayında bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Her iki rapor arasında, tespit edilen özür oranları arasında fark bulunmaktadır. Bu durumda davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin de rapora itirazı bulunması karşısında, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve davacının TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine yönelik olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının maluliyet/özür oranı, iyileşme süresi, bakıcı ihtiyacı hususlarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekili, davalı ... sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, mahkemece hükme esas alınan 06.09.2021 tarihli kusur bilirkişisi raporu, 12.11.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalı ... vekiline tebliğ edilmesi ve iki haftalık beyan süresinin dolmasının beklenmesi, mahkemece Adli Tıp Kurulu'ndan; kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre kaza nedeniyle davacıda (davacının kaza tarihindeki yaşı da değerlendirilerek) hangi arızalar nedeniyle ve hangi oranda maluliyet ve /veya geçici iş göremezlik oluştuğu ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı konusunda, açık net, denetime elverişli ve çelişkiyi giderici nitelikte yeniden maluliyet raporu alınarak, gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesinde yer alan bakim masrafları ve SGK kapsamında karşılanmayan tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmasıyla bu talep kalemlerine ilişkin de olumlu-olumsuz gerekçe ve hüküm kurulması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ ile, Ankara 6.Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından verilen 26/01/2022 tarihli, 2020/274 Esas .  2022/72 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 4. 6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre,istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3. İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,

4. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5. İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

6. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınbölgeTazminatkonusuankara(ÖlümAçılanVedeğerlendirilmesigerekçemahkemesiZararCismanikesindelillerinadliyeSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim