Ankara BAM 35. HD 2022/1391 E. 2023/1459 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/1391
2023/1459
8 Kasım 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/1391 - 2023/1459
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1391
KARAR NO : 2023/1459
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2021
NUMARASI : 2016/471 Esas 2021/704 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/11/2023
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28/08/2015 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile birlikte 5 aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığının ve maluliyetinin meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’e ait, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın asli kusurlu, davalı ...’na ait, davalı ... Sgorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın asli Kusurlu, davalı ...’a ait, davalı ... Sigorta tarafından ZMMS ile sigortalı aracın tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Beden Eğitimi Bölümü mezunu olan müvekkilinin meydana gelen yaralanması nedeniyle öğretmenlik yapamayacağını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararları nedeniyle 5.000,00 TL, beden gücündeki azalma ve efor kaybı nedeniyle 2.000,00 TL maddi tazminatın ve 1.000.00 TL tedavi giderinin tüm davalılardan, 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri haricindeki davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; taraflarına kaza tespit tutanağı iletilmediğinden olayın nasıl gerçekleştiğinin tam anlaşılamadığını, yargılamaya konu somut olayda, davacı tarafından maluliyet tazminatı nedeniyle müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, ayrıca esas yönden de davacının zararını kanıtlaması gerektiğini, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza sırasında kendi şeridinde yasal hız sınırında seyir halinde olduğunu, tüm trafik kurallarına ve hız limitine uygun seyretmesine rağmen aniden şeridine kontrolsüz şekilde savrularak giren davacıya ait araca çarpmaktan kaçınamadığını, davacı sürücünün kontrolünü kaybettiğinin tutanakta da çok açık olduğunu, müvekkili araca arkadan çarpmasının söz konusu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kaza oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, davacı vekilinin müvekkilinin bu kaza nedeniyle mesleğini icra edemeyeceği açıklamasının dayanaktan yoksun olduğunu, bu durumun bir hekim tarafından tespitinin gerektiğini, davacının bu davayı açmasında kötü niyetli olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz olup, davacının sebepsiz zenginleşme niyetinde olduğunu ortaya koyduğunu, ortada ticari bir faaliyet bulunmadığından ticari işletmelere uygulanan en yüksek reeskont faizi talebinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... yargılama sırasında 07/09/2020 tarihinde vefat etmiş, gerekçeli karar mirasçılarına tebliğ edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış, 27/09/2016 tarihli beyan dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili 03/01/2017 tarihli beyan dilekçesinde; 28.08.2015 tarihinde saat 20:00 civarı müvekkilinin kendine ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken olay yerindeki kavşakta yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin kaza esnasında son sıradaki araba olduğundan, kazanın nasıl başladığını görmediğini, beyaz renkli ... marka aracın takla attığını gördüğünü ve frene basmasına rağmen önündeki siyah araca duramayarak çarptığını, müvekkilinin yasal hız sınırları içinde hareket etmiş olmasına rağmen kazaya karışmaya engel olamadığını, ancak müvekkilinin davacının aracına hiç çarpmadığını, bilirkişi kaza krokileri incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin aracının, davacının aracına en uzak mesafede olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, müvekkili bir araca çarpmışsa da hayatın olağan akışı gereği yalnızca önündeki diğer davalılardan ...'nun aracına çarptığını, bu durumda davacının aracına ait kazada kusurlu kabul edilemeyeceğini, bu halde davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile müvekkilinin hareketi arasında illiyet bağı koptuğunu, müvekkilinin davacının zararından sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu; davacının maluliyetinin tespiti amacıyla AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 11/01/2017 tarihli ve 11/04/2017 tarihli raporlarda; davacı ...'ın 28/08/2015 tarihli yaralanması neticesinde, vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, sekel mahiyetinde arızasının olmadığı, beden eğitimi öğretmenliği veya sporculuk yapmasında engel bir durum olmadığı yönünde görüş bildirildiği, Ceza soruşturma dosyası kapsamında kusura ilişkin olarak alınan raporda; sürücüler ... ve ...'in KTK'nun 56/1-c md. kural ihlali nedeniyle asli kusurlu, sürücü ...'ın KTK'nun 52/1-a md. kural ihlali nedeniyle tali kusurlu olduğu, sürücü ...'ın herhangi bir kural ihlali bulunmadığının bildirildiği; mahkemece alınan 11/07/2017 tarihli kusur raporunda ise; ... (ZMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.) plakalı kamyoneti kullanan davalı sürücü ...'ın meydana gelen olayda % 50 oranında kusurlu olduğu, ... (ZMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.) plakalı otomobili kullanan davalı sürücü ...'nun olayda %30 oranında kusurlu olduğu, ... (ZMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.) plakalı otomobili kullanan davacı sürücü ...'ın olayda %20 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobili kullanan dava dışı sürücü ...'ün olayda kusurunun olmadığı, ... plakalı otomobili kullanan davalı sürücü ...'in davacıyı zarara uğratan kazanın meydana gelmesiyle illiyet bağı olmadığı yönünde görüş bildirildiği;
Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, ... Sigorta AŞ ve ... aleyhine açtığı Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/842 esas sayılı dosyasının bir suretinin dosya arasına kazandırıldığı, iş bu dosyada Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 24/05/2017 tarihli raporda sürücü ...'nun %100 kusurlu olduğu, ... ve ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiğinin görüldüğü;
Dosyaya kazandırılan ve mahkemece alınan kusur raporları arasında çelişki bulunması nedeniyle İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01/10/2018 tarihli raporda; davalı sürücü ...'nun %100 kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ile diğer davalı sürücüler ... ve ...'in kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği alınan kusur raporunun karar vermeye elverişli olduğu;
Davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinin hesaplanması bakımından aldırılan 25/05/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; ...'ın bakıcı ücretinin dönemin asgari ücreti üzerinden brüt ücret esas alınacak olursa 594.30-TL olduğu, tedavi ve yol ücretlerinin toplamının 668,60 TL olduğu, geçici işgücü kaybına uğradığı 6 aylık dönemde ise gelir kaybı bulunmadığından bu yönde bir hesaplama yapılmadığının bildirildiği;
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen kusur durumuna ilişkin 01/10/2018 tarihli, davacının iş göremezlik durumuna ilişkin 11/01/2017, 11/04/2017 tarihli, tazminat hesabı ile hastane ve yol giderlerine ilişkin 25/05/2021 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği; kazanın meydana gelmesinde ...'nun tam kusurlu olması nedeniyle davacının bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin zararlarını, davalı ... ve ZMMS Kapsamında ... Sigorta A.Ş'den talep edebileceği, bu nedenle bu davalılar yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kabulü gerektiği; yine davacının yaralanması nedeniyle 2.000,00 TL manevi tazminatında uygun olduğu ve davacının manevi zararlarından davalı ...'nun sorumlu olduğu, davacının bu davalıdan manevi tazminat talep edebileceği, diğer davalılar hakkındaki davanın ise diğer araç sürücülerinin kusuru bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile;
“1-Davalılardan ... ve ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne;
a)Davacının ek tedavi tazminatı talebinin kabulü ile ; 594,30 TL bakıcı gideri ve 668,6 TL ulaşım ücretinden oluşan ek tedavi giderinin oluştuğunun kabulü ile, taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.000 TL tazminatın davalı sigorta şirketi ... Sigorta AŞ bakımından 15/06/2016 tarihinden, diğer davalı ... bakımından ise haksız fiil tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,
b)Davacının diğer maddi tazminat taleplerinin reddine,
2. Davalılardan ... karşı açılan manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne; 2.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3. Davalılardan ..., ... Sigorta AŞ, ... ve... Sigorta AŞ (eski ünvanı ... Sigorta AŞ) 'ye karşı açılan maddi tazminat talepli davanın ayrı ayrı reddine,
4. Davalılardan ... ve ...'e karşı açılan manevi tazminat talepli davanın ayrı ayrı reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ceza dosyasında sanık ...’ın da eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından ceza dosyası nazara alınmadan davanın esası hakkında karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu;
Müvekkilinin her hangi bir geliri olmaması nedeniyle tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, Beden Eğitim Ve Spor Meslek Yüksek Okulunda öğrenci olan müvekkilinin öğretmen adayı olduğunu, milli sporcu olmanın da kariyeri içerisinde olduğunu, yaşanan kazanın öğretmenliğine ve spor kariyerine gölge düşürdüğünü;
Tedavi giderleri başlığı altında asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin öğretmen adayı olduğunu, dolayısı ile asgari ücretten fazla gelir elde edeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle öğretmenlerin elde edeceği gelire göre hesaplama yapılmasının gerektiğini;
Ceza dosyasında alınan adli muayene raporunda müvekkilinde kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığı ve 2 orta derecede kırığı olduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece hükme esas alınan ve taraflarınca itiraz edilen raporda 6 ay iş görmez olduğu ve 2 hafta bakıma muhtaç olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kemik kırığı nedeniyle normal yaşantısına devam edemeyeceğinin ortada olduğunu;
Tüm bunların yanı sıra müvekkilinin manevi olarak çok yıprandığını, takdir edilen manevi tazminatın çok yetersiz olduğunu, faizlerin kaza tarihinden olmamasının ve faizin en yüksek reeskont faizi olmamasının da hatalı olduğunu;
Mahkemece, müvekkilinin öğrenci olması nedeniyle geliri olmaması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verdiğini, müvekkili öğrenci olsa dahi başkaca bir işte çalışabileceğinin gözardı edildiğini; belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, tedavi gideri, bakıcı gideri ve iş görmezlik zararlarına yönelik maddi tazminat ve manevi tazminat istemidir. Davacı, zincirleme şekilde 5 aracın karıştığı kazada yaralandığından bahisle maddi ve manevi tazminat talep etmişken, mahkemece kazanın meydana gelmesinde yargılama sırasında vefat eden davalı ...'nun tam kusurlu olduğu kabul edilerek, bu davalı ve bu davalıya ait aracı ZMMS ile sigortalayan ... Sigorta haricindeki davalılara yönelik davanın kusurları bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1. Davacı vekilinin davalı ...'in de zarardan sorumlu olacağına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Tazminat davasına konu eylemin suç oluşturması durumunda; görülmekte olan ceza davasındaki kusur oranı TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamaz ise de, kesinleşmiş ceza dosyasındaki maddi vaka ve olayın oluş şekline yönelik ceza hakiminin kabulü hukuk hakimini bağlar. Bu nedenle kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında olayın oluş şekli belirlenmiş ve özellikle suç teşkil eden eylemin varlığı tespit edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise, mahkemece alınacak kusur raporunda kusur durumunun belirlenmesinde, ceza mahkemesi dosyasında kesinleşen kazanın oluş şekli değerlendirilerek ve ceza dosyasında sübuta eren suç teşkil eden haksız eylemin varlığı gözetilerek tanzim edilecek kusur raporuna göre kusur durumu tespit edilerek davanın esası hakkında karar verilmelidir.
Somut olayda; meydana gelen trafik kazasında davacı ... yaralanması nedeniyle davalı ... hakkında, taksirle yaralamaya neden olmak suçundan, Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesine taksirle yaralamaya neden olma suçundan açılan 2016/494 E. Sayılı dosyada mahkemece, sanığın kusuru olmadığından bahisle verilen beraat kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 2020/166 E. 2020/109 K. 02/10/2020 tarihli kararı ile "1-Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde müştekinin aracı ile Şaşmaz kavşağı tüneli içerisinde sol şeritte giderken, öndeki aracın aniden yavaşlaması üzerine kendisinin aniden fren yapmak zorunda kaldığı, ancak arkasından gelen sanığın yönetimindeki aracın duramıyarak kendisine arkadan çarptığı, çarpmanın etkisi ile aracının önce sol bariyere çarpıp yön değiştirerek orta şeride geldiği ve sonraki kazaların gerçekleştiği yönündeki beyanının dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında sol şeritte 31.5 metre fren izi bulunduğuna ilişkin tespit ile doğrulanması, müştekiye ait olduğu anlaşılan fren izinin tamamının sol şeritte başlayıp sol şeritte bitmesi ve müştekinin aracının yalpalandığına ilişkin bir bulgu da içermemesi ve sanığında hızının kontrol edemeyerek arkadan gelip müştekinin aracına ilk önce çarpması ve sonraki kazaların bu çarpma üzerine müştekinin aracının yön değiştirmesi sonucu gerçekleşmiş olması karşısında, sanığın kusurlu hareketi ile kazaya sebebiyet verdiği gözetilmeksizin oluşa ve dosya içeriğine uygun olmayan 16/05/2020 tarihli Adli Tıp Raporu dikkate alınarak sanığın mahkumiyeti yerinde beraatine karar verilmiş olması," denilerek, sanık ... hakkındaki kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, kazanın oluş şeklinin, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olması ve ceza mahkemesi dosyanın da bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. C.D. tarafından bozulmasına karar verildiği gözetilerek, ceza mahkemesi dosyanın kesinleşmesi beklenerek ceza mahkemesi tarafından tespit edilen kazanın oluş şekli ve suç teşkil eden eylem çerçevesinde, bilirkişiden yeniden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; kaza tarihinde 27 yaşında olan davacının üniversite öğrencisi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan raporda da davacının üniversite öğrencisi olduğu ve çalışmadığından bahisle, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin fiili çalışma yaşında olmayan 18 yaşından küçük olan kişiler için kabul ettiği içtihatı da emsal olarak gösterilerek geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, mahkemece de rapor yeterli görülerek, aynı gerekçe ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kaza tarihinde, 27 yaşında olan davacı öğrenci olsa dahi geçici iş göremezlik zararını talep edebileceğinden, mahkemenin buna ilişkin gerekçesi yerinde değildir.
Davacının, dava dilekçesindeki talepleri mahkemece değerlendirilerek, geçici iş göremezlik zararına yönelik talebinin bulunduğunun kabul edilmesi durumunda geçici iş göremezlik talebine ilişkin olarak bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre, geçici iş görmezlik talebinin olmadığının kabulü durumunda ise dava konusu edilmeyen bir hususta karar verilmeyeceği gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Buna göre; yukarıda açıklanan nedenler davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan eksiklikler giderilerek ve bu çerçevede talepler değerlendirilerek, kararın davacı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hakları da gözetilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/09/2021 tarihli 2016/471 Esas 2021/704 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf eden davacı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,
-
İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
-
Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32