SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2022/1310 E. 2023/1267 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1310

Karar No

2023/1267

Karar Tarihi

11 Ekim 2023

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/1310 - 2023/1267

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1310

KARAR NO : 2023/1267

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/10/2021

NUMARASI : 2020/489 Esas 2021/660 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 11/10/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 24/10/2023

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2019 tarihinde, ZMM sigorta poliçesi davalı şirket tarafından düzenlenen araç ile davacının sevk ve idaresindeki motorsikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL geçici iş göremezlik, 4.500,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin dava değerini 40.124,75-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin dava değerini 228.567,73 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin dava değerini 10.233,60 TL olarak arttırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan değerlendirmede,davanın kabulü ile, 40.124,75 TL geçici iş göremezlik, 228.567,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10.233,60 TL bakıcı giderinin 07.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, toplam poliçe teminat limitlerinin 390.000 TL olduğunu,bakiye poliçe teminat limitlerinin ise 271.721,00 TL olduğu halde, karar verilirken bakiye teminat limitini dikkate alınmadan limit üstü tutardan kabul kararı verildiğini,hükme esas alınan maluliyet raporunun, Çalışma Ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği dikkate alınarak hazırlanmış olmasının hatalı olduğunu,hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, kusur raporu tanzim edilmeden tazminat hesabı yapılmış olmasının hatalı olduğunu, davacının motosiklet kullanmak için gerekli olan ehliyete sahip olmadığı ve kaza sırasında kask ve ehliyet kullanmadığı halde müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca,05.07.2019 tarihinde sürücü ...’ün, sevk ve idaresindeki araçla seyri halinde iken karşı şeride geçerek bu şeritte seyir halinde olan sürücü ...’ın sevk ve idaresinde olan motorsikletle çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’ün kural ihlali olduğu,motorsiklet sürücüsü ...’ın kural ihlali olmadığının belirlendiği,Geyve CBS’nin 2019/1333 soruşturma nolu dosyasında alınan bilirkişi raporu uyarınca,olayın meydana gelmesinde tescilsiz ve plakasız motorsiklet sürücüsü müşteki ...'ın herhangi bir kusurunun olmadığının,araç sürücüsü ...'ün olayda şeride tecavüz etme eylemi nedeniyle tam kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece yapılan kusur belirlemesinde,davalıya sigortalı araç sürücüsünün idaresindeki aracı gerekli ve dikkat ve özeni göstermeden seyrettirmek suretiyle kendi şeridinden çıkıp hakkı olmayan şeride geçmesi neticesinde dava konusu kazanın meydan geldiği bu itibarla tescilsiz ve plakasız motorsiklet sürücüsü davacının olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, araç sürücüsü olan ...'ün şeride tecavüz etme eylemi nedeniyle %100 kusurlu olduğunun belirlendiği,kazaya sebep olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu, poliçenin sağlık gideri için kişi başına 360.000,00 TL,ölüm ve sakatlanma için kişi başına 360.000,00 TL limitli olarak düzenlendiği, mahkemece H.Ü. ATK’dan alınan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği’ne göre düzenlenen rapor uyarınca, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sol femur açık şaft kırığı, sol humerus baş ve boyun parçalı kırığı,sol skapula kırığı, sol brakial pleksus hasarına bağlı yaralanması neticesi özür oranının %22 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği ve 4 ay bakıcı ihtiyacı olacağının belirlendiği, davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 05.07.2018 tarihinde 118.279,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, davacı ...'ın 18 ay geçici iş göremezliği, 4 ay bakıcı ihtiyacı ve % 22 maluliyetine göre uğramış olduğu gerçek net maddi zararının; 50.358,35 TL olduğu, sürekli işgöremezlik zararının 367.657,82 TL olduğu, bu rakamın 360.000 TL olan sürekli sakatlık teminat limiti klozunu aştığı, davalı şirketçe yapılan ödemenin güncellenmiş halinin 131.432,27 TL olduğu,bakiye sürekli işgöremezlik zararının 236.225,55 TL olduğu,ancak davalı sigorta şirketinin 360.000 TL ile sınırlı sürekli iş göremezlik zararı sorumluluğundan bakiye kalan meblağın (360.000-131.432,27) 228.567,73TL olduğu, bu durumda davacının davalıdan tahsil edebileceği geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sürekli iş göremezlik zararı dahil toplam zararının 278.926,08 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece hükme esas alına kusur raporuna ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde,somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca meydana gelen kazada sürücü ...’ün kural ihlali olduğu, motorsiklet sürücüsü ...’ın kural ihlali olmadığının belirlendiği, Geyve CBS’nin 2019/1333 soruşturma nolu dosyasında alınan bilirkişi raporu uyarınca, olayın meydana gelmesinde motorsiklet sürücüsü ...'ın herhangi bir kusurunun olmadığının,araç sürücüsü ...'ün olayda şeride tecavüz etme eylemi nedeniyle tam kusurlu olduğunun belirlendiği,mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlenmesiyle karar verildiği, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun olayın oluşu,soruşturma aşamasında belirlenen kusur durumu ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu bulunmasına göre davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;

Yerleşik Yargıtay uygulamasında çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplara ilişkin zararın varlığı ve oranın belirlenmesinde; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalarda Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve ekindeki cetvelin esas alınması gerektiği, 11/10/2008 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda Sağlık İşlemleri Tüzüğü yürürlükten kalktığından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.Aynı dönemlerde, 06/02/1998 tarihinden itibaren Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve bu Yönetmeliği değiştiren 30/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte bulunmaktadır.

Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 11/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup "Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar" başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmiş, yönetmeliğin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış, Yönetmelik'in iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hükümleri ve bu kapsamda uygulanacak cetveller yürürlükte bulunmaktadır. İş kazası ve meslek hastalıkları ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan 2013/34 sayılı Genelgede de; "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na dayalı olarak yürürlükte olan 'Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği' 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmış olup, 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik ile birlikte; 2011/49 sayılı Genelge çerçevesinde iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hususlar devam etmekte olup, çalışma gücü kaybı tespitine ilişkin hususlar yeniden düzenlemiştir." denilerek, maluliyet oranının tespitinde uygulana gelen iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin olarak yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu belirtilerek, bu çerçevede uygulamanın "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine" göre yapılmasının gerekliliği açıklanmıştır. Yine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü de 17/09/2015 tarihli 2015/23 sayılı Genelgesinde, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle düzenlenecek raporların, rapor düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşları tarafından "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine" göre düzenleneceği belirtilmiştir. Bu nedenlerle 01/09/2013 tarihinden sonrası içinde "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"nin iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin düzenlemelerin yapıldığı maddeleri hali hazırda yürürlükte bulunmaktadır.

Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybının belirlenmesinde "Meslekte Kazanma Gücü Azalma Oranının Hesaplanması" başlıklı 23. maddesinde belirtildiği şekilde; yönetmeliğin eki olan A cetveli listelerinde yazılı arızalardan birinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı hesaplanmasında, A cetvelindeki vücudun çeşitli bölgelerine veya sistemlerine göre hazırlanmış olan 14 arıza listesinden sigortalının arızası bulunur. Bu arızanın solundaki arıza sıra numarası ile sağındaki arıza ağırlık ölçüsü bir tarafa kaydedilir. B cetveli listelerinde önce sigortalının iş kolu, sonra bu iş kolu içindeki meslek veya iş çeşidi bulunur. Bunun karşısındaki meslek grup numarası da bir yere yazılır. Sigortalının meslek veya iş çeşidi bu listelerde bulunmadığı takdirde meslek veya işinin benzeri veya en yakını esas alınır. Sürekli iş göremezlik simgesini gösteren C cetvelinin arızaya uygun tablosunun sütundaki arıza sıra numarası ile satırdaki meslek grup numarasının kesiştiği noktadaki sürekli iş göremezlik simgesi bulunarak bir tarafa kaydedilir. Tespit edilen bu meslekte kazanma gücü azalmasının sigortalının yaşına uygun oranını bulmak için E cetvelinden yararlanılır. Birden fazla sistemi ilgilendiren sekel bulgu varsa, Balthazard Formülü kullanılarak birleştirilir ve bu şekilde zarar görenin maluliyeti belirlenir.

Buna göre; kısaca zarar görenin maluliyetinin belirlenmesinde o olaya ilişkin yaralanmalar ve arazlar belirlenerek, zarar görenin mesleği, çalıştığı iş koluna ve yaşına göre değerlendirme yapılarak rapor düzenlenir.

Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan en son 30/03/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yönetmeliğin; "Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar" başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmelik; özürlü sağlık kurulu raporlarının alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; özürlülerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Kapsam başlıklı 2. maddesinde ise; “Bu Yönetmelik, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsar.” denilmiş, Yönetmeliğin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ile Sağlık Bakanı tarafından yürütüleceği belirtilmiştir. Madde metninden de anlaşıldığı üzere "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" özürlülere sağlanan haklardan yaralanmak üzere düzenlenmiştir. "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinde kişinin mesleği ve iş kolunun herhangi bir önemi olmayıp kişinin genel özür oranı, hastalıkları dikkate alınarak yönetmelikte belirtilen hastaneler tarafından belirlenmektedir. Bu nedenle de iş gücü kaybını belirlemeye uygun olmaması nedeniyle Yargıtay ilgili Daireleri tarafından aynı tarihte yürürlükte olmasına rağmen uygulanması kabul edilmemiştir.

Farklılığı ortaya koymak açsından örnek vermek gerekir ise; kaza neticesinde orta parmağı kopan 39 yaşında bir müzisyenin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre A Cetveline göre AAÖ %5 iken; "F" meslek kodu nazara alındığında %20 maluliyeti söz konusu olduğu halde, sadece engelliği tespit eden Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkında Yönetmelik Hükümleri ve cetveline göre %5 civarındadır. Bu durum her zaman zarar gören lehine bir durum olmayıp, zarar sorumlusunun da lehine olabilmektedir. Örneğin deri kaybı çoğu zaman Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre çalışma gücü kaybına neden olmaz iken, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkında Yönetmelik açısından engel niteliğinde görülmektedir. Yine psikolojik rahatsızlıklarda da benzer bir durum söz konusudur.

Açıklanan yönetmelik hükümleri ve TBK 54. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, haksız eylemden zarar gören kişinin beden gücünün belli oranda yitirilmesi durumunda, kişi, yaşıtlarına oranla daha fazla güç ve efor harcamak durumundadır. Bu fazla güç kaybı yüzünden haksız eylemden zarar gören kişinin tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Talep edilecek bu tazminatın belirlenmesi için kişinin daha fazla efor sarf edip sarf etmeyeceği, maluliyetin kazancına etkisi olup olmadığının değerlendirilebilmesi için kişinin yaptığı iş önem kazanmaktadır. Doktrinde kabul edilen görüşe göre bir kişinin maluliyetinin kişinin kazancına etkisinin belirlenmesinde zarar görenin mesleği önem kazanmakta olup kişinin parmağının kopması halinde piyano sanatçısı veya kâtip olması halinde mahrum kaldığı kazancı ile öğretmen ya da inşaat işçisi olması halinde kazanç kaybının aynı olmayacağı aşikârdır. Bu durumda meslekleri farklı olan kişilerin maluliyet oranının da mesleği dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Maluliyet ya da sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinde asıl olan zarar görenin yaptığı işe göre kaza nedeniyle meydana gelen iş gücü kaybıdır, özür oranı değildir. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşleri Yönetmeliği yürürlükte bulunduğu sürece iş göremezlik oranının SGK ile aynı kurallara göre belirlenmesi gereklidir.

Bu hale göre zarar gören kişinin yaralanması ve maluliyeti arasında illiyet bağı kurularak meslek grup numarası cetvelleri ile maluliyet oranı belirlenen Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları'nda engellilik tespitine yönelik yönetmelik hükümlerinin cismani zarar hesabında kabul edilmiş olması, emredici kanun hükümleri karşısında sigortanın sorumluluğu açısından farklılığa gidilmesini gerektirmeyeceği gibi, AYM'nin iptal kararında da bu farklılığın kabul edilmemesi, "gerçek zarar" vurgusu yapılmış olması, TBK'nın 54. maddesinde davacının talep edebileceği zararın çalışma gücünün azalmasına ve kaybına ilişkin zarar olması karşısında, gerek sigorta şirketinin sorumluluğu açsından, gerekse de diğer sorumlular açısından engellilik durumunun tespitine yönelik hükümlerinin uygulanma imkânı bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca somut olayda, mahkemece davacının sürekli iş göremezlik oranının Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak belirlendiği raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı vekilinin,hüküm ile sigorta şirketinin poliçe limitinin aşıldığı iddiasına ve hesap raporuna yönelik istinaf talebinin incelenmesinde,

Davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen araca ilişkin düzenlenen ZMM sigorta poliçesinin incelenmesinde, 12.01.2019-12.01.2020 başlangıç ve bitiş tarihli olduğu, Ölüm / Sakatlık Teminatı Limitinin Kişi Başı 360.000 TL,Tedavi Gideri Teminatı Limitinin Kişi Başı 360.000 TL olduğu,davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 17.06.2020 tarihinde 118.279,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda,davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan güncellenerek mahsup edildiği, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarında, güncellenmiş ödemenin poliçe limitinden değil toplam tazminattan indirilmesi gerektiği benimsenmiştir. Davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi esası, parayı önceden alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesini önleme amacına yönelik olup, ödenen faizlerin poliçe limitinden mahsup edilmesi mümkün değildir. Çünkü aksinin kabulü zarar görenlere eksik ödeme yapan sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2014/16471 Esas, 2016/4647 Karar sayılı ilamı)Somut olayda sakatlık ve ölüm ile tedavi giderleri için ayrı ayrı 360.000,00 TL'lik limit belirlendiği de nazara alındığında mahkemece hükmedilen tazminatın poliçe limitini aşmadığı,bilirkişi raporunun bu yönden de usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmıştır.

Hesaplama yöntemine gelince, tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarı, hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas, – 2020/8874 Karar. sayılı ilamı, 14/01/2021 Tarih 2020/2598 Esas. – 2021/34 Karar. sayılı ilamı).

Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nın 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve anüite formülüne göre devre başı ödemeli belirli süreli rant esası (%1,8 teknik faiz) bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 tablosu’na göre belirlenmesi, davacının bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek aktif ve pasif dönem tazminat hesabı yapılması gerekmekte olup, TRH 2010 tablosu ve progressif rant yöntemi kullanılarak düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'nda olduğunu ileri sürmüş ise de; davacının zararı ve zararın kapsamı 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümleri gereğince belirlenmesi gerekir. 6098 Sayılı TBK'nın 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararlarının bu kapsamda olması, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacı geçici iş göremezlik tazminatını ve bakıcı giderini, bedensel zararlardan sorumlu olan davalıdan talep edebilir. Öte yandan kaza tarihinde ve mahkemece verilen karar tarihinde KTK'nın 90. maddesinde Genel Şartlara atıf yapan kanuni düzenleme sonrasında Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi giderleri değildir. Ayrıca 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin her hangi bir düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri bu yasa kapsamı içerisinde bulunmadığından (Yargıtay 10.H.D.'nin 2016/10172 E. 2019/10217 K. 24.12.2019 Tarihli, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/5743-2013/4496 sayılı, 01.04.2013 tarihli ilamı vb.) davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığına ilişkin istinafı da yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin hükmedilen tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmamış olmasına ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde,

Davacının yaralanmasının sol femur açık şaft kırığı,sol humerus baş ve boyun parçalı kırığı, sol skapula kırığı, sol brakial pleksus hasarı(kalça,omuz ve köprücük kemiği)na bağlı olması,kafa bölgesinden yaralanmasının olmaması gözetildiğinde kask takmış olsa idi dahi(kask takılı olmadığına yönelik bir belirlemenin de bulunmaması nazara alındığında) anılan yaralanmanın meydana geleceği,ehliyetsiz motorsiklet kullanımının ise müterafık kusur kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece hükmedilen tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2. Davalıdan alınması gereken 19.053,44 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.704,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.349,38 TL harcın istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4. HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,

5. Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, 

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizdelillerindeğerlendirilmesiTazminatkonusu“pmf”gerekçehaftaankaranumarasıiçerisindehüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim