SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2022/1162 E. 2023/1132 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1162

Karar No

2023/1132

Karar Tarihi

20 Eylül 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1162 - 2023/1132

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1162

KARAR NO : 2023/1132

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/09/2021

NUMARASI : 2020/219 Esas 2021/673 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 20/09/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 05/10/2023

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.02.2020 tarihinde davalı şirkete ZMM Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, davalı ...’e ait ve olay anında sürücü davalı ...’in idaresinde olan aracın, davacının maliki olduğu araca %100 kusurlu olarak çarpmasıyla meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağında, kaza yeri krokisi ile kazanın özetinin hatalı şekilde düzenlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve ekspertiz ücretine ilişkin 100,00 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç mahrumiyet bedeline ilişkin şimdilik 100,00 TL maddi zararın davalılar ... ve ...’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile araç hasar bedeline ilişkin dava değerini 18.610,00-TL, araç mahrumiyet bedeline ilişkin dava değerini 595,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; araç hasarına ilişkin talep bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde davacının araç hasarına ilişkin gerçek zararının 18.554,53 TL olduğu, davalı sürücünün kaza sırasında 2,07 promil alkollü olduğu ve KTK 84/7 maddesi gereğince asli kusurlu olduğunun kabulü ile kazanın meydana gelmesinde %85 oranında kusurlu olduğu, bu kapsamda kusuruna tekabül eden hasar miktarından sorumluluğu bulunduğundan 15.771,35TL'den davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, davacının aracının ticari taksi olduğu davacının malik olduğu araçta dava dışı sürücü tarafından kullanılıyor olması sebebiyle ticari taksinin şoför çalıştırılarak gelir elde edildiği hususu nazara alınarak araç kazancından şoför masrafı düşürülerek davacıya isabet eden kusur da düşürülerek 255,00 TL araç mahrumiyet bedeli oluştuğunun kabulü gerektiği gerekçe ve kanaatiyle davanın hasar bedeli tazminatı yönünden kabulüne, 18.610,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 26/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, araç mahrumiyet bedeli tazminatı yönünden talebin kısmen kabulüne, 255,00 TL'nin davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar ... ile ... vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda davalı sürücüye atfedilen kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan ekspertiz raporunda değişmesi ve onarılması gereken parçalar olarak belirlenen parçaların, kaza ile ilgili olmayan parçalar olduğunu, belirlenen işçilik ücretlerinin de fahiş olduğunu, aracın tamir edilip edilmediği ve davacının ne kadar süre aracından mahrum kaldığına ilişin herhangi bir bilgi servis kağıdı bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davalılar ... ile ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.

Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca hâkimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçe de hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.

Herkes Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına sahiptir. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. HMK'nın 298/2. maddesi; "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz." hükmünü içermektedir. Anılan tüm bu düzenlemelerin kamu düzenine dair emredici düzenlemeler olduğu açıktır. Bu durumda gerekçenin dosyaya uygun olmaması HMK'nın 297/1-c maddesi kapsamında kamu düzenine aykırılık oluşturmaktadır.

Somut olayda, mahkemece verilen kararın gerekçesinde ‘araç hasarına ilişkin talep bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde davacının araç hasarına ilişkin gerçek zararının 18.554,53 TL olduğu, davalı sürücünün kaza sırasında 2,07 promil alkollü olduğu ve KTK 84/7 maddesi gereğince asli kusurlu olduğu kabulü ile kazanın meydana gelmesinde %85 oranında kusurlu olduğu, bu kapsamda kusuruna tekabül eden hasar miktarından sorumluluğu bulunduğundan 15.771,35 TL'den davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları’ denilmesine (bu suretle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulacağı kanaati uyandırıldığı halde)karşın,başkaca bir gerekçe açıklaması yapılmadan hükümde ‘davanın hasar bedeli tazminatı yönünden kabulüne,18.610,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 26/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine’ şeklinde davanın tam kabulü cihetine gidilmesi, yine aynı nedenlerle araç hasarına ilişkin zarar miktarı olarak belirlendiği anlaşılan 18.554,53 TL'lik meblağı da aşar şekilde ve gerekçelendirilmeden 18.610,00 TL'lik araç hasar bedeline hükmedilmesi, gerekçe ile hüküm arasında çelişki sonucu doğurmuş olup, anılan durum HMK'nın 298/2. Maddesinde yer alan; "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz." hükmünün ihlali sonucunu doğurmuştur.

Bu nedenle mahkemece verilen kararın, olaya ve hukuka uygunluğunun denetlenme imkanı bulunmadığından, HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde denetime elverişli, gerekçeli bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun denetlenebilir mahiyette bir karar verilmemiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, usule ve Kanun'a uygun, denetlenebilir mahiyette bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalılar ... ile ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

  1. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/09/2021 tarihli 2020/219 Esas – 2021/673 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden davalılar vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

  1. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  2. İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,

  3. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

  4. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınbölgeTazminatkonusuankaraKaynaklanan)Fiildendeğerlendirilmesi(Haksızolmadığınagerekçemahkemesiincelenmesinekesindelillerinadliyenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim