Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/815
2024/818
3 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/815 - Karar No:2024/818
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2024/815
KARAR NO : 2024/818
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2024
NUMARASI : 2023/1101 E-2024/287 K
DAVACILAR
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2024
Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, Müvekkili ile davalı şirket arasında bir protokol ile hizmet sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme uyarınca da davalı şirketin belirttiği ... projesinin Ave B Bloklarındaki üretimler için sipariş ve imalat projelerinin çizim işleri için anlaşma yapıldığını ve müvekkili şirket yetkilisi ...'nın bu anlamda çalışmalara başladığını ve şirketi dahilinde çizimler yapılıp davalı şirkete teslim edildiğini, bu proje çizimleri karşılığında müvekkili şirket adına 30.09.2022 tarihli, 01.12.2022 tarihli ve 13.02.2023 tarihli olmak üzere 3 adet fatura kesilip davalı şirkete yollandığını, bu ödemelerin süresi geçmiş olmasına rağmen tüm sözlü uyarılara rağmen defaten ödenmediğini, davalı şirketin ayrıca müvekkili şirketin daha önceki hakedişlerini de öderken sözleşmede hiç belirtilmemesine rağmen her hakediş bedeli için fatura kesildiğinde ödeme yaparken belli bir miktarı teminat olarak kestiğini ve haksız şekilde müvekkiline ödemediğini, tüm bu alacak kalemleri için müvekkili şirketçe, Ankara Batı İcra Dairesinin 2023/34051 Esas numarası ile icra takibi başlatıldığını ancak açılan icra takibine 13.06.2023 tarihinde borçlu tarafından haksız itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı şirketin kötü niyetli itirazı nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, ... Mimarlık Mühendislik İnşaat Ve Kuaför Hizmetleri Limited Şirketini davaya taraf olarak göstermesinin mümkün olmadığını, müvekkili ... Limited Şirketi aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi 2023/34051 İcra dosya numarası ile başlatılan takipte alacaklı tarafın yalnız ... olduğunu, müvekkili aleyhine icra takibi başlatmayan ... İnşaat Ltd.Şti'nin itirazın iptali davası açmasının hukuken mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının icra takibi duran alacaklı tarafından icra takibine itiraz eden borçluya karşı açılacağını, bu sebeple ... Ltd.Şti bakımından Aktif husumet yokluğu mevcut olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, dava konusu ihtilafta; davacının, takip dayanağı olarak sunduğu faturaların ... Alüminyum Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlendiğini, fakat takipte ve davada taraf olarak müvekkili ... Alüminyum Pvc Mimarlık Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi gösterildiğini, bu şirketlerin ayrı tüzel kişilik olduğunu, müvekkili şirketin davacılar ile herhangi bir ticari sözleşmesi veya iş akdi bulunmadığını, davacının takibe dayanak olarak sunduğu fatura incelendiğinde işbu davanın müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığının anlaşılacağını, bu sebeple taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı icra takibinde dayanmadığı belgelere mahkeme aşamasında dayanamayacağını, davacının müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde dayanak belge olarak yalnız bir faturayı gösterdiğini sonrasında dava dilekçesine Hizmet Sözleşmesi ve başka faturaları da eklediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davada taraf sıfatı bulunmadığından husumetten davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...6100 sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca, pasif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir. Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü kişinin kimler olduğu, eş söyleyişle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dolayısıyla, bir sübjektif hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı o hakkın sahibine (aktif husumet) ait olup, bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet). Taraf sıfatının (husumetin) usul hukukunu ilgilendiren yönü ise, taraflardan birinin taraf sıfatına sahip olmaması durumunda mahkemece dava konusu hakkın esasına ilişkin inceleme yapılıp karar verilememesi ve davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi yönünde verilen kararın, şüphesiz o davada taraf olarak gösterilmiş bulunan kişiler arasında kesin hüküm teşkil etmesidir.
Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. (15.H.D. 2016/5078 Esas, 2018/227 Karar) Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, HMK. Madde 116’da yer alan ilk itirazlardan olmadığından, 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafın takibe konu ettiği faturalar davalı adına düzenlenmediği ilgili şirket ile davalı şirket arasında Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı gözetilerek bağlantı ve irtibat bulunmadığı, eldeki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle alacağın sebebini değiştirmesinin de mümkün olmadığı ve takipte dayandığı belgeler dışındaki başka belgelere de dayanamayacağı, bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişinin, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişi olduğu, eldeki davada icra takibine konu faturanın borçlusunun davalı şirket olmadığı gerekçesiyle borçlu sıfatına sahip olmayan davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik inceleme yaptığını, ... Al. Pvc... A.Ş'nin evraklarının yandığını ve bu şirketin ortağı olan .... LTD. ŞTİ'nin de ünvanının ....LTD. ŞTİ olarak değiştirildiğini, davalının faturaları "A.Ş" üzerinden kestirip, ticaret sicilde limited şirket olarak göründüğünü, davalı şirket ile borçlu şirketin müvekkilinin alacağını almasını engellemek için fikir ve iş birliği içinde olduğunu, iki farklı şirket gibi görünseler de fiilen birleşmenin söz konusu olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15