Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2023/1193
2024/812
3 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/569 - 2024/792
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/569 Esas
KARAR NO : 2024/792
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2024
NUMARASI : 2023/400 Esas-2024/20 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı üçüncü kişi olan ... Yapı Müh. Tur. Gıda Tar. ve Çev. Yat. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında 30.03.2017 tarihinde İş Sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin alt yüklenici vasfı ile sözleşme çerçevesinde, Bilecik Pazaryeri 16 Derslikli Sağlık Meslek Lisesi ve 200 Kişilik Pansiyon Binasının yapımını tamamlamak sureti ile asıl işverene teslim edeceğini, müvekkili ile davalı arasında ise 01.05.2017 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince; Bilecik Pazaryeri 16 derslikli Sağlık Meslek Lisesi ve 200 kişilik Pansiyon Binası İkmal İnşaatı Yapım İşinin Alüminyum Doğrama, Alüminyum Doğrama Camları Ve Alüminyum Doğrama Aksesuarları Yapımı vs. davalı şirket tarafından taşeron vasfı ile yüklenildiğini, müvekkilinin davalı şirket ile akdettiği sözleşme uyarınca, sözleşme bedeli kapsamında davalıya ... A.Ş. 19.10.2017 tarih, 0339872 seri 98.000,00-TL bedelli, ... A.Ş. 16.11.2017 tarih, 0339873 seri 98.000,00-TL bedelli, ... A.Ş. 14.12.2017 tarih, 0339874 seri 98.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. 11.01.2018 tarih, 0339875 seri 98.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. 15.02.2018 tarih, 0339876 seri 98.000,00 TL bedelli 5 adet çek ile 15.000,00 TL tutarında nakit para verdiğini, söz konusu meblağın 10.000,00 TL’lik tutarının banka aracılığı ile 5.000,00 TL’lik kısmının ise elden ödeme yolu ile davalı tarafa teslim edildiğini, davalının iş yükümlülüklerini yerine getirmediğinden gecikmeler yaşandığını ve söz konusu gecikmelerden kaynaklı olarak hak edişlerde kesintiler yaşandığı bu durumun da müvekkili firmaya maddi zarar olarak yansıdığını, davalının söz konusu sözleşmeye aykırı tutumlarının devam etmesi nedeni ile müvekkili tarafından ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtarnameye rağmen sözleşmeye riayet etmediğini ve müvekkilinin uğradığı maddi zararları gidermediğini, bu nedenle akdin müvekkili tarafından haklı nedenlerle feshedildiğini, davalının iş yükümlülüklerine aykırı davranması nedeni ile müvekkili şirketçe yaşanan olumsuzlukların telafisi için ...’ dan (... Ticaret) fatura bedeli olan 30.500,00 TL tutarında ısı yalıtımlı cam cinsi malzeme satın alındığını, ayrıca davacı müvekkilinin bahse konu ısı yalıtımlı camların nakliye ve montaj bedeli için de 6.000,00 TL’yi kendisinin karşıladığını, tüm bu durumlara davalının sözleşmeye aykırı tutumlarının neden olduğunu ve müvekkilinin mağdur olduğunu, davalının sözleşmeye riayet etmemesinden dolayı dava dışı üçüncü şahıs olan ... Yapı Müh. Ltd. Şti.’nin müvekkiline Mersin 8. Noterliğinin 06.11.2017 tarih ve 14599 yevmiye no.lu ihtarname göndermek sureti ile iş akdini feshettiğini ve bu sebepten müvekkilinin hem menfi hem müspet zararlarının ortaya çıktığını, ancak davalının teslim edilen çekleri iade etmek yerine söz konusu çekleri Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2017/22684 Esas sayılı dosyası ve yine Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2018/2586 Esas, 2018/547 Esas, 2018/603 Esas sayılı dosyaları ile hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak müvekkili aleyhine icra takibine koyduğunu, müvekkilinin söz konusu takip nedeni ile her geçen gün mağduriyetinin arttığını, müvekkili tarafından davalıya 490.000,00 TL tutarında çek ile 15.000,00 TL nakit para verildiğini, ancak davalının akdin feshi tarihine kadar yapmış olduğu iş bedelinin 120.000,00 TL olduğunu, davalının çekleri müvekkiline iade etmediğini beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirkete teslim edilen çeklerden ötürü müvekkilinin aleyhine mevcut ve muhtemel olan icra takipleri ile söz konusu çeklerden dolayı ikame edilecek mevcut ve muhtemel davalara karşı makul bir teminat karşılığında, öncelikle işin niteliğine ve aciliyetine binaen ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonunda davalıya verilen beş adet ve her biri 98.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen 01.05.2017 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin Bilecik Pazaryeri 16 Derslikli Sağlık Meslek Lisesi ve 200 Kişilik Pansiyon Binası İkmal İnşaatı yapım işinin alüminyum doğrama, alüminyum doğrama camları ve alüminyum doğrama aksesuarları yapımını üstlendiğini ve karşılığında davacının toplam 520.000,00 TL bedel ödeyeceğini, sözleşmeye göre davacı tarafça yapılacak ödemenin 25.000,00 TL nakit ve her biri 98.000,00 TL bedelli 5 adet çek şeklinde belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme doğrultusunda kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmek üzere yapım işine başladığını, ancak davacı tarafça ciro edilerek müvekkiline verilen çeklerin karekod sorgusu yapıldığında çek keşidecisinin ... Plastik Mobilya Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin başkaca çeklerinin karşılıksız çıktığının anlaşıldığını, söz konusu şartlar altında müvekkilinin alacağının güvencesiz kalması sebebiyle taraflarınca davacıya 21.09.2017 tarihinde 18195 yevmiye no'lu ihtarname çekildiğini, sözleşme gereği olan çek bedellerinin ödenmesinin, aksi halde işe devam edilemeyeceğinin bildirildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davacının, müvekkilinin hak etmiş olduğu sözleşme bedelini ödemediğini, ancak müvekkilinin her ne kadar alacağı tehlikeye düşmüş olsa da sorumluluğu doğmaması adına sözleşme gereklerini yerine getirdiğini ve yükümlü olduğu yapım işini tamamlayarak davacıya teslim ettiğini, işin tamamlanmasına ve teslim edilmesine rağmen davacı tarafça müvekkiline çeklerin karşılığı olan bedellerin ödenmediğini, davacı tarafın ileri sürdüğü hususların dayanaktan yoksun ve çelişkili olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin feshine kadar yapmış olduğu işlerin toplam bedelinin 120.000,00 TL olduğu iddiasının hiçbir dayanağının olmadığını, davacı tarafın bu tespitinin nasıl ve neye dayanarak yaptığının taraflarınca anlaşılamadığını, davacı tarafça ileri sürülen hususların tamamen soyut beyanlardan ibaret olduğunu ve davacının müvekkili şirkete olan borcunu ödemekten kaçınma amacı taşıdığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan hak edişini tahsil amacıyla icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin iş sonunda hak etmiş olduğu 5 adet 98.000,00 TL bedelli çekin karşılığını davacı taraftan alamadığını, alacağını tahsil amacıyla taraflarınca davacı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, ancak bu takiplerden henüz herhangi bir tahsilat yapılamadığı gibi, davacı borçlunun borcunu ödememek amacıyla kötü niyetli bir şekilde bu davayı açtığını, icra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin kanuni karşılığının olmadığını beyanla; davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarihli 2023/400 Esas 2024/20 Karar sayılı kararında özetle; Mahkememizin 21/10/2020 tarih, 2018/292 Esas, 2020/620 karar sayılı kararı ile; "1-Davanın kısmen kabulü ile;
-... A.ş.'na ait 15/02/2018 tarih, 0339876 seri numaralı, 98.000,00-TL bedelli çek,... A.ş.'na ait 11/01/2018 tarih, 0339875 seri numaralı, 98.000,00-TL bedelli çek, ... A.ş.'na ait 14/12/2017 tarih, 0339874 seri numaralı, 98.000,00-TL bedelli çeklerin tamamı ile ... A.ş.'na ait 16/11/2017 tarih, 0339873 seri numaralı çek yönünden ise 67.434,48-TL'lik kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna müracaat etmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2023 tarih, 2021/942 Esas, 2023/535 Karar sayılı kararı ile;"...Dava dilekçesinde dava değeri 400.000,00TL olarak gösterilmek suretiyle ve bu bedel üzerinden nisbi karar ve ilam peşin karar harcı yatırılmak suretiyle dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının yaptığı imalat bedeli tutarının 195.934,48 TL olduğu, bundan üçüncü kişiye tamamlatılan iş bedeli ile davalıya yapılan 10.000,00TL'lik ödeme tutarından oluşan toplam 40.500,00 TL'nin mahsubu ile davacının talep edebileceği alacağın tutarının 155.434,48 TL olduğunun tespiti gerekirken bilirkişi raporunda yapılan maddi hesap hatası aynen benimsenerek davacının talep edebileceği alacağın 165.434,48 TL olarak belirlenmesi doğru olmadığı gibi bu kabule göre de davacının dava değerini 400.000,00 TL üzerinden göstermesi sebebiyle davacının talep edebileceği imalat bedelinin mahsubu ile davacının davaya konu beş adet ve her biri 98.000,00 TL tutarındaki çekler sebebiyle sonuçta davalıya 234.565,52 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken bu konuda da hata yapılarak gerekçedeki kabule aykırılık teşkil edecek şekilde sonuçta davacının davalıya 361.434,00 TL alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olması da gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturması sebebiyle dairemizce, kararın kaldırılmasını gerektiren yasaya aykırılık hali olarak kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin hangi tarihte feshedildiği, fesih konusunda gönderilen bir ihtarname bulunmadığından açık değildir. Davacı taraf, gönderdiği ihtarname ile işe devam edilmemesi durumunda sözleşmenin taraflarınca feshedileceğini ihtar etmiş, davalı taraf ise karşılık ihtarnamelerle, verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, davacı taraftan ödeme alamadığını, ödeme yapılmaması durumunda işe devam edemeyeceğini belirtmiş ancak sözleşmenin feshedildiğine dair her iki tarafça karşı tarafa gönderilen, fesih iradesini açık şekilde içeren bir ihtarname bulunmadığı anlaşıldığından, sözleşmenin taraflar arasında eylemli olarak feshedildiği ancak davalı tarafça işe hangi tarihe kadar devam edildiğinin net olarak tespiti bu sebeple mümkün olmadığından mahkemece bu durumun aksine davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen 1,2 ve 3 nolu hakkedişlere göre davacının imalat bedeli alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. Bu hakkedişler ile sonuca gidilmesi sağlıklı olmayacağından taraflar arasındaki ihtilafın ticari defterlere göre sonuçlandırılması gerekmektedir.
Her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun olarak sunmuş olduğu ve lehlerine delil olma karşı taraf aleyhine ise delil oluşturma niteliğine haiz oldukları düzenlenen bilirkişi raporları ile sabittir. Davalı taşeronun düzenlemiş olduğu toplam 310.878,08 TL bedelli iki adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması sebebiyle bu fatura bedelleri yapılan imalat bedeli alacağı yönünden kesinleşmiş olmakla davalının hakettiği imalat bedeli alacağının kesinleşen bu iki adet fatura bedeline göre tespiti ile davalı defterlerinde davacı ödemesi olarak yer alan 10.000,00 TL'nin fatura bedeli alacağından mahsubu ile dava tarihi itibariyle davacının davalıya olan imalat bedeli borcunun hesap edilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekmektedir. Yine davacı tarafından üçüncü kişiye tamamlatılan iş bedellerinin taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle davalının hakkettiği imalat bedeli alacağından mahsubuna karar verilemez, zira feshedilen sözleşme sebebiyle davacı aynen ifa kapsamında yer alan eksik ve ayıplı işlerin tamamlanma bedellerini talep edemeyecektir. Bu sebeple mahkemece davacı tarafından üçüncü kişiye tamamlatıldığı söylenen iş bedellerinin davalı alacağından mahsup edilmiş olması da kabul şekli itibariyle doğru olmamıştır. Feshedilen sözleşme çerçevesinde taraflar arasındaki ilişkinin, yukarıda anlatılan şekilde bilirkişi kurulundan denetime elverişli şekilde ek rapor alınmak suretiyle tasfiye edilerek eldeki menfi tespit davasında uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına...." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
BAM kaldırma kararından önce: taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespitine esas olmak üzere taraflar arasında akdedilen 01.05.2017 tarihli sözleşme kapsamında tanzim edilen tüm faturaların, söz konusu faturaların ticari defterlere kayıt tarihi, faturalara yapılan ödemelerin ve miktarların ayrıca davaya konu 5 adet çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise karşılığının ödenip ödenmediğinin tespiti amacıyla talimat yazılmış olup, söz konusu talimat mahkemesince sunulan 13/11/2018 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, 01/05/2017 tarihli sözleşme kapsamında davalının 2 adet fatura karşılığında toplam KDV dahil 310.878,08 TL tutarında fatura düzenlediği, bu faturaların davacının ticari defterlerine Bilecik Yapım İşi açıklaması ile İlk madde Malzeme Alımı olarak kayıt edildiği, davalı tarafından düzenlenen iki adet fatura bedeline karşılık davacının ticari defterlerinde herhangi bir ödemeye rastlanılmadığı, davacının iddia ettiği 10.000,00 TL banka kanalı, 5.000,00 TL nakit ödemeye ait de herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, davaya konu 5 adet çeke ait davacının ticari defterlerinde herhangi bir kayda rastlanılmadığı, karşılığının ödenip ödenmediği davacının ticari defterlerinin incelenmesinde tespit edilemediği, davacının iddiasına göre işin tamamlanması için ... (...)'dan 11/10/2017 tarihinde 2 adet fatura karşılığında KDV dahil 30.500,00 TL bedel ile Bilecik Yapım İşi açıklaması ile İlk Madde Malzeme alımı yaptığı tespit edildiği, 6.000,00 TL nakliye bedeline ait herhangi bir kayıt ve fatura bilgisine rastlanılmadığı, dava dışı üçüncü şahıs olan ... Ltd. Şti.'den elde edilen hak ediş bedeli 4 fatura karşılığı KDV dahil toplam 2.003.713,58-TL olduğu, 2018 yılı Ticari Defter kayıtlarında dava konusu ile ilgili bir kayda rastlanılmadığı, yapılan incelemeler neticesinde ulaşılan kayıtlara ait faturaların asıllarının muhasebe de bulunmadığı faturalar whatsapp yolu ile muhasebeye ulaştığının tespit edildiğinin rapor edildiği görülmüştür.
BAM kaldırma ilamından önce: davalı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulune uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, sahibin lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, ihbar olunan 3.kişi ... Yapı ... Ltd. Şti.'den ödeme alıp almadığı, almış ise miktarı, ödemeye dayanak teşkil eden faturaların tespiti, faturaların işe ilişkin olup olmadığının saptanması, müteakiben davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu, ana ihale dosyası, davacının tanzim ettiği kesin hesap ve buna ilişkin davalı itirazları, mahkememizin 14.02.2019 tarihli celsesindeki davacı vekilinin beyanları ile tüm davalı savunmaları ile dosya kapsamına göre tarafların ticari defterlerinin arasında farklılık var ise farklılık arz eden hususların belirlenmesi, davaya konu çeklerin ticari defterlerde olup olmadığının saptanması, sözleşme kapsamında davacı işveren tarafından yapılan ödemeler ve miktarı ile ödeme tarihleri, davalı yüklenicinin ifa ettiği edimler, edimlerin parasal değerleri, 3.kişiye yaptırıldığı iddia edilen işlere ilişkin kabul anlamına gelmemek şartıyla ispat külfetinin işverende olduğu nazara alınarak 3.kişilere yaptırıldığı iddia edilen sözleşme konusu işlerin yaptırılıp yaptırılmadığı, parasal değeri, feshin haklı olup olmadığı, bu suretle nihai olarak dava tarihi itibari ile davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının saptanması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği söz konusu 10/07/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı, bu haliyle defterlerin 6102 sayılı TTK.'nun 64/3 ve devamı maddelerde belirtilen tasdik hükümlerine uygun olduğu, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, ihbar olunan 3.kişi ... Yapı Ltd. Şti.'den davacı ...'nin toplam KDV dahil toplam 2.003.713,58-TL tahsilat yaptığı, buna ilişkin ... tarafından tanzim edilen faturaların işe ilişkin olduğu, davacı yanca 23/05/2017 tarihinde davalıya yapılan 10.000,00 TL'lik ödemenin davacının ticari defterinde kayıtlı olmadığının mahallinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlenmiş olan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, oysa söz konusu ödemenin davalı şirketin defterinde davacıdan tahsil edilen para olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle tarafların defter kayıtlarının birbiri ile örtüşmediği, davacı işverenin "Alüminyum doğrama,-Aksesuarları ve Camları yapımı" için davalıya 23/05/2017 tarihinde 10.000,00-TL ödeme yaptığı ve 11/10/2017 tarihinde davalı adına KDV dahil 30.500,00-TL ödeme yaptığı, yapılan tespitlere göre dava tarihi itibariyle davacının alacaklı bulunmadığının rapor edildiği görülmüştür.
BAM kaldırma kararından önce: tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve özellikle Ankara 10. Noterliği tarafından tanzim edilen ihtarname içeriği de nazara alınarak davacı defterlerinde kayıtlı olan ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından hakediş bedeli olarak ödenen 2.003.713,58-TL hakedişe ilişkin 4 adet faturanın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamındaki işe ait olup olmadığı, işe ait ise sözleşme kapsamındaki hangi işlere ait olduğu, bu sözleşme kapsamındaki işlere ait ise taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre fatura kapsamında kalan iş bedelinin akdedilen sözleşme bedeli uyarınca belirlenebilmesi amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, söz konusu 26/11/2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; tarafların defter kayıtları üzerinden yapılan tespitlere göre, icra takibine konu olan 490.000,00-TL'lik 5 adet çekin ödemediğinin/ödenmeyeceğinin kabul edilmesi halinde davalı tarafça davacı adına 15/05/2017 ve 14/08/2017 tarihlerinde düzenlenmiş olan her iki tarafında ticari defterine kaydedilen, 2 adet fatura toplamı olan 310.878,08-TL'den davacının davalıya ödediği 10.000,00-TL düştükten sonra 300.8/78,08-TL kaldığı, tarafları defter kayıtlarına göre cari hesap bakımından davalının davacıdan 300.878,08-TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacı yanın defterlerinde kayıtlı olan ve dava dışı ....Ltd. Şti.tarafından hakediş bedeli olarak ödenen 2.003.713,58-TL hakedişe ilişkin 4 adet faturanın SMMM ... tarafından davacının defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda düzenleniş olan 11/11/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve raporun 4. Sayfasında faturaların lesitesinin yapıldığı, söz konusu fatura tarihelri ile dosyaya sunulan dava dışı ....Ltd. Şti.tarafından Bilecik İl Özel İdaresine 1, 2 ve 3 nolu hakedişleri için düzenelnen fatura tarihlerinin uyumlu olduğu, 4 adet faturanın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamındaki işe ait olabileceği, dava dışı ... ...Ltd. Şti.tarafından Bilcek İl Özel İdaresinden alınan 18/05/2017 tarihli, 1 nolu hakediş kapsamındaki sözleşme konusu imalat bedelinin 79.381,97-TL, 21/06/2017 tarihli, 2 nolu hakediş kapsamındaki sözleşme konusu imalat bedelinin 59.754,58-TL, 21/08/2017 tarihli, 3 nolu hakediş kapsamındaki sözleşme konusu imalat bedelinin 56.527,93-TL olduğu, 1, 2 ve 3 nolu hakedişler kapsamında yapılan işlerin toplam 195.934,48-TL olduğu, davalının eksik yaptığı işin, davacı tarafça tamamlandığına dair ...'dan alınan 11/10/2017 tarihli ve 183280 ve 183281 sıra nolu iki ayrı fatura toplamının 30.500,00-TL olduğu, ayrıca davacı tarafça davalıya 10.000,00-TL ödendiği, 21/09/2017 tarihine kadar yapılan iş tutarı olan 195.934,48-TL'den 40.500,00-TL düşüldüğünde, sözleşme bedeli uyarınca kalan iş bedelinin 165.434,48-TL olduğunun rapor edildiği görülmüştür.
BAM kaldırma ilamından önce; dava dışı ... ... Ltd. Şti. adına tanzim edilen 4 adet faturada yer alan imalat kalemlerinin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamındaki işe ait olup olmadığı konusunda net bir kanaatin belirtilmediği, sözleşme kapsamındaki işe ait olabileceği şeklindeki ibare ile raporun tanzim edildiği nazara alınarak; öncelikle ek rapora karşı taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve özellikle; dava dışı ... ... Ltd. Şti. adına tanzim edilen 4 adet faturada yer alan imalat kalemlerinin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamındaki işe ait olup olmadığı konusunda net bir kanaatin belirtilmesi (nitekim talep edilen hususun maddi vakıa tespitine ilişkin olduğu), ana ihale dosyasına göre Mersin 8 Noterliği'nin 06.11.2017 tarih ve 14599 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... ... Ltd. Şti. tarafından sözleşme fesih tarihi itibari ile davacı ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşme kapsamında yapılan işin belirlenmesi, ek raporda dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından 1, 2 ve 3. nolu hakedişlerde düzenlenen dava konusu sözleşme kapsamında yer alan imalat kalemlerine ilişkin bedelin dava dışı ... ile Bilecik Özel İdaresi tarafından veya ... ile davacı arasında akdedilen sözleşmeye göre değil, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre belirlenmesi, davalı tarafından sözleşme kapsamında tanzim edilip davacı ticari defterlerinde yer alan 15.05.2017 ve 14.08.2017 tarihli faturalarda yer alan imalat kalemleri ile Bilecik İl Özel İdaresi'nin 1, 2 ve 3. nolu hakedişlerinde yer alan imalat kalemlerinin çakıştırılarak davalı tarafından tanzim edilen faturalarda yer alan imalat kalemleri ile 1, 2 ve 3. nolu hakedişlerde yer aldığı belirlenen imalat kalemlerinin aynı olup olmadığı, farklı imalat kalemi var ise anılı iki faturanın dışında ancak 1, 2. ve 3.nolu hakedişlerde yer alan imalat kalemlerinin ve bedelinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre belirlenmesi, başka bir deyişle, davalı tarafından tanzim edilen 15.05.2017 ve 14.08.2017 tarihli faturalara istinaden ödendiği bilirkişi raporu ile kabul edilen Bilecik İl Özel İdaresi'nin 1, 2 ve 3. nolu hakedişlerinde yer alan imalat kalemi olup olmadığının, var ise bedelinin belirlenmesi amacıyla bilirkişilerden ek rapor alınması amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, söz konusu 29/07/2020 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; yapılan hakedişlere göre, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edildiği tarihe kadar davalının toplam 79.381,97+56.527,93+3.496,65+56.527,93)=195.934,48-TL tutaında iş yapıtğı, davalının eksik yaptığı işin davacı tarafça tamamlandığına dair ...'dan alınan 11/10/2017 tarihle ve 183280 ve 183281 sıra nolu iki ayır fatura toplamı olan 30.500,00-TL ile davacı tarafça davalıya ödenen 10.000,00-TL olmak üzere toplam 40.500,00-TL'nin yapılan iş tutarı olan 195.934,48-TL'dan düşüldükten sonra kalan 165.434,48-TL olduğunun rapor edildiği görülmüştür.
26/05/2023 tarihli tensip zaptı ile 10/07/2019 tarihli asıl raporu ve eklerini düzenleyen bilirkişi heyetinden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/942 Esas, 2023/535 Karar sayılı kaldırma ilamında belirtilen hususlar da gözetilmek suretiyle ek rapor alınmasına, davacı vekiline toplam 1.500,00 TL ek ücreti yatırması için kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde ek ücret yatırılmadığı taktirde bilirkişi incelemesi yapılmasından vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut hali ile karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına karar verildiği, davacı vekiline tensip zaptının 31/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 15/06/2023 tarihinde davacı vekilinin süresinin dolduğu, ancak masrafın 17/01/2024 tarihli son celseye kadar yatırılmadığı, davalı tarafça masrafın kendileri tarafından da yatırılmayacağının beyan edildiği, bu suretle ek rapor alınamadığı ve davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 13/03/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi''nin 2021/942 Esas, 2023/535 Karar sayılı kaldırma ilamında belirtilen hususlar da gözetilmek suretiyle ek rapor alınmasına, karar verildiğini, bu itibarla mahkeme tarafından ek rapor alınmasına karar verildiğini ve 1.500,00 TL ek ücret takdir edildiğini, müvekkilinin yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle kendisine ulaşılamaması ve daha evvel ödenen bilirkişi ücretlerinin tarifenin üzerinde ödendiği göz önünde bulundurularak mahkeme tarafından takdir edilen bilirkişi ücretinin ödenemediğini, bilirkişilik görevinin kabulünde en önemli rol oynayan, daha nitelikli kişilerin bu alana rağbet etmesini sağlayacak ve bir anlamda, deyiş yerinde ise bilirkişiliği cazip hâle getirecek olan temel ögenin, bilirkişi ücreti olacağını, o nedenle, bilirkişilik ücretinin ve masraflarının objektif ölçülere göre belirlenmesini gerçekleştirmenin, bilirkişiliğin bir angaryaya dönüşmesini önlemenin, nitelikli ve konusunda gerçekten uzman ve kişilik özellikleri itibarıyla da daha uygun olan kişilerin, bilirkişi olarak hizmet vermeye özendirmek amacıyla, Adalet Bakanlığınca, bilirkişi gider ve ücret tarifesinin düzenlenmesi ve tarifenin bakanlıkça her yıl güncellenmesinin esasının bu maddede benimsendiğini, müvekkili tarafından BAM kaldırma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporlarına karşılık olarak aşağıda dökümü yapılan bilirkişi ücretlerinin yatırıldığını, 6100 sayılı HMK.’nın “ Bilirkişi Gider ve Ücreti “ başlıklı 283. maddesinde: “ (1) Bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak ve her yıl güncellenecek olan tarife esas alınır.’’ hükmü öngörüldüğünü, 6100 sayılı HMK.’nın 323/1- e maddesinde de, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve diğer giderlerin de yargılama giderleri içerisinde yer aldığının düzenlendiğini, HMKnın 30/1. maddesi gereğince, hâkim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla da yükümlü olduğunu, mahkemece bilirkişi ücreti tayin ve takdir edilirken açıklanan maddelerde belirtilen hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini, 6100 sayılı HMK.nın 283. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’nca çıkarılıp güncellenecek tarife esas alınmak suretiyle bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesaiyle orantılı ve dosya kapsamına uygun bilirkişi ücret ve giderleri tespit ve takdir edilmesi gerekeceğini, yukarıda izah olunan nedenlerle yerel mahkeme tarafından BAM kaldırma kararı öncesi alınan tüm bilirkişi raporlarına tarifenin üzerinde bilirkişi ücreti takdir ettiğini ve ödediğini, bu sebeple kaldırma ilamı sonrasında takdir edilen ücretin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu konudaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamı da dikkate alınarak istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasında imzalanan ve konusu " Bilecik Pazaryeri 16 derslikli Sağlık Meslek Lisesi ve 200 kişilik Pansiyon Binası İkmal İnşaatı Yapım İşinin Alüminyum Doğrama, Alüminyum Doğrama Camları Ve Alüminyum Doğrama Aksesuarları Yapımı" olan 01/05/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron ile davalı alt yüklenici taşeron arasında bu sebeple başlayan sözleşme ilişkisinde davacı taşeron eldeki dava dilekçesi ile davalının sözleşme kapsamında taahhüt ettiği işlerin yapımını tamamlamadığını, işi yarım bırakması sebebi ile taraflar arasında karşılıklı ihtarnameler çekildiğini, müvekkili davacının çektiği ihtarnamede işin tamamlanmaması halinde müvekkili tarafından akdin feshedileceğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davalı tarafça işe devam edilmediğinden dolayı yarım kalan bir kısım işlerin üçüncü kişilere tamamlatıldığını belirterek iş karşılığı davalıya verilmiş olan ve davalı tarafından çeşitli icra takiplerine konu edilen her biri 98.000,00 TL bedelli 5 adet çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli 2018/292 Esas 2020/620 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne ve davacının feshinin haklı olması nedeniyle gerekçeli kararda tarih ve seri numaraları ile bedelleri belirtilen çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 25/04/2023 tarihli 2021/942 Esas 2023/535 Karar sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olmadığı, bilirkişi raporlarının maddi hataya dayalı olduğu, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olması nedenleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş ve taraflar arasındaki ihtilafın, sözleşme ilişkisinin eylemli olarak feshedilmekle beraber feshin hangi tarihte gerçekleştiğinin tam olarak tespit edilememesi sebebi ile ve bu kapsamda davalı tarafça işe hangi tarihe kadar devam edildiğinin tam olarak tespitinin mümkün olmaması nedeniyle taraflar arasındaki alacağın belirlenebilmesi için hakedişler ile sonuca gidilmesinin doğru olmayacağı ve ihtilafın ticari defterlere göre sonuçlandırılması gerektiği, her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun olarak tutulmuş olup kendi lehlerine delil olma, karşı taraf aleyhine ise delil oluşturma niteliğine haiz olduklarının bilirkişi raporları ile anlaşılması sebebi ile feshedilen sözleşme çerçevesinde taraflar arasındaki ilişkinin dairemiz kaldırma kararı gerekleri de gözetilerek tarafların ticari defterlerine kayıtlı olan fatura ve ödeme belgelerine göre sonuçlandırılması ve davacı tarafından üçüncü kişiye tamamlatıldığı söylenen iş bedellerinin feshedilen sözleşme sebebi ile davacı alacağından mahsup edilemeyeceği de gözetilerek bilirkişi kurulundan denetime elverişli şekilde ek rapor alınmak suretiyle tasfiye edilmesi ve eldeki menfi tespit davasının buna göre sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına karar verilerek dosyaya yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra, yerel mahkemece kaldırma kararımız doğrultusunda tensip zaptı ile asıl ve ek raporları düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve her bir bilirkişi için 500,00'er TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL ek bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, bu süre içerisinde ek ücret yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesi yapılmasından vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut hali ile karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiş, tensip zaptının davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve davacı vekilinin verilen kesin sürenin dolduğu, 15/06/2023 tarihine kadar ek bilirkişi ücretlerini yatırmadığı gibi son oturumun yapıldığı 17/01/2024 tarihinde de bilirkişi ücretlerinin dosyaya yatırılmadığı, bu sebeple mahkemenin bilirkişi kurulundan BAM kaldırma kararı doğrultusunda taraflar arasındaki işin tasfiyesine yönelik olarak rapor aldıramadığı ve bu itibarla davacının davasında haklı olup olmadığı ispat edilemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilinin yukarıdaki gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, somut olayda hakimin tayin ettiği kesin sürenin bulunduğu, mahkemenin davacı vekiline ek bilirkişi ücretlerini yatırması için HMK'nın 94/2. Maddesi uyarınca kesin süre verdiği, kesin süreye konu işlemin bilirkişi kurulundan tasfiye hesabı konusunda taraf ticari defterlerine göre ek rapor alınması konusu olup bilirkişi ücretlerinin de bu sebeple dosyaya yatırılmasının talep edildiği ve bunda gereklilik olduğu, takdir edilen bilirkişi ücretlerinin davacı tarafça yerine getirilebilecek bir işlem niteliğinde olduğu, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olduğu, yapılacak işlemin ve masrafının tensip tutanağında açıkça gösterildiği ve sonuçlarının bildirildiği ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarihli 2023/400 Esas 2024/20 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15