Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/642
2024/801
26 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Davacı İstinafının Esastan Reddine)
(HMK. 352/1-b Maddesi Uyarınca Davalı
İstinafının Usulden Reddine)
ESAS NO : 2024/642
KARAR NO : 2024/801
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2024
NUMARASI : 2022/742 Esas - 2024/242 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; müvekkilinin asansör imal ve montaj işi ile uğraştığını, davalı ile aralarındaki yapılan sözleşme gereğince davalı kooperatifin Kızılcahamam'da bulunan A-B-C bloklarına müvekkili tarafından asansörün yapılması, 20.000,00 TL nakit ödeme ve bir daire verilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin işi tamamlayarak teslim ettiğini, bu durumun yerinde yapılacak keşif ile tespit edilebileceğini, kooperatifçe ödemenin 20.000,00 TL'sinin 15.000,00 TL'sini 3 taksitte ödediğini, ancak bahse konu dairenin devrini gerçekleştirmediğini, yapılan ödemelerin kooperatif kayıtlarında yer aldığını, binalarla ilgili sorunlar giderildiğinde verilecek sözü verilen asansör bedeli dairenin devrinin ise gerçekleştirilmediğini, bu nedenle 257.550,00 TL bedelli faturanın düzenlenerek ödeme yapılmaması üzerine Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2019/3556 esas sayılı dosyasında takip yapıldığını ve ancak davalının takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk işlemlerinden sonuç alınamadığını belirterek, davalının itirazının iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davacı ile yetkili bulunduğu kooperatifin hiç bir şekilde yazılı veya sözlü bir asansör imali hususunda anlaşma yapmadığını, daire verilmesiyle ilgili bir söz vermediğini, kendi müteahhitlerinin ... isimli taşeron firma olup bu taşeronun işi kapsamında asansörlerin de kurulumu ve yapımı işinin 11/08/2013 tarihli sözleşme ile kararlaştırıldığını, davacı yanın dava dışı taşeron hakkında aynı faturaya dayalı olarak Konya 7.İcra Dairesinin 2015/5475 sayılı dosyada takip yaptığını, bu durumun 1.haciz ihbarnamesi ile öğrenildiğini, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün dayanak faturasının bir hafta önce düzenlenerek derhal takip yapılmasının davacı beyanları ile bağdaşmadığını, davacıyla yalnızca asansör kabinlerinin yapımı konusunda anlaşma yapıldığını ve bu kapsamda 2014 ve 2015 yılında taksitli ödemeler ile konunun kapatıldığını, HMK'nun 200.maddesi gereğince bu şekilde bir sözleşmenin sözlü yapılamayacağını bildirerek öncelikle ikinci kez takip yapılmış olmasından dolayı derdestlik itirazında bulunduklarını, kooperatife yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu alacağın senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu savunarak, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini ve davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya dayanak Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3556 sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; davacı tarafından 15/03/2019 tarihinde "450651 sıra nolu, 07/03/2019 düzenleme tarihli, 257.550,00-TL bedelli fatura alacağı" dayanak gösterilmek suretiyle 257.550,00-TL asıl alacak, 1.100,76-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 258.650,76-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ilk olarak yapılan yargılama neticesinde tesis edilen 06/04/2021 tarih ve 2019/282 Esas, 2021/253 Karar sayılı karar ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine karar verilmiş olup bu karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara BAM 31. H.D.'nin 08/07/2021 tarih ve 2021/452 Esas, 2021/738 Karar sayılı karar ile; karamızın kaldırılmasına hükmedilmiştir. Görev yönünden Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 12/11/2021 tarih ve 2020/2 Esas sayılı kooperatiflerin tacir sıfatını haiz olduğuna dair içtihadı ile mahkememizin görevsizlik kararına dair Ankara BAM 31. H.D.'nin 06/10/2022 tarih ve 2022/902 Esas, 2022/859 Karar sayılı ilamı üzerinde dosya yeniden ele alınarak davanın esasına geçilmesi gerekmiştir. Kaldırma ilamı sonrasında dava konusu asansörlere dair Kızılcahamam Belediyesi kayıtları getirtilmiş, mahallinde keşif yapılarak makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından sunulan 14/09/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...Dava dosyası içinde taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme, taraflar arası imzalanmış işin teslimine ilişkin bir belge ve asansörlerin ruhsatlandırılması aşamasında resmi makamlara sunulan belgelerin bulunmadığı, asansör montajının davacı tarafından yapılıp yapılmadığı konusunun belirsiz olduğu bu sebeple iki alternatif sonuç aşağıda sunulmuştur. ... Taraflar arası sadece ürün tedariği kapsamında ticari ilişki bulunmasına göre 3 adet kabin, 3 adet makine-motor, 21 adet kat kapısının davacı ...'e ait olduğu, davacı ... Asansöre ait olduğu tespit edilen ve mevcut rinde kullanılan ürünler nedeniyle davacının 28.152,90-TL + 281,53-TL KDV (% 1)= 28.434,43-TL alacaklı olduğu, 15.000,00-TL ödeme yapıldığından 13.434,43-TL alacağı kaldığı, ... Taraflar arası 3 adet Asansör montajı ve anahtar teslimi kapsamında ticari ilişki bulunmasına göre 2014 yılı rayiç fiyatlara göre, 22/06/2023 günü gerçekleştirilen keşif çalışması sırasında mahallinde görülen çalışır halde ve ruhsatlandırılmış 3 adet, 4 kişilik, 7 duraklı, 1 m/sn hızlı standart insan asansörü fiyatının toplam 135.000,00-TL + 1.350,00-TL KDV (% 1) = 136.350,00-TL alacaklı olduğu, 15.000,00-TL ödeme yapıldığından, davacının talep edeceği rakamın 121.350,00-TL olduğu takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki ihtilafa konu edilen asansörlerin ruhsatlandırılması aşamasında resmi makamlara sunulan belgelerin de dosyaya kazandırılması halinde dosyanın biraz daha aydınlığa kavuşacağı..." yönünde, aynı heyet tarafından sunulan 22/01/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "...Dava dosyası içinde taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme, taraflar arası imzalanmış işin teslimine ilişkin bir belge bulunmadığı, dava dosyasına yeni kazandırılan resmi belgelere göre, asansör montajının dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, taraflar arası sadece ürün tedariği kapsamında ticari ilişki olduğu ve 3 adet kabin, 3 adet makine-motor, 21 adet kat kapısının davacı ...'e ait olduğu, davacı ... Asansöre ait olduğu tespit edilen ve mevcut rinde kullanılan ürünler nedeniyle davacının 28.152,90-TL + 281,53-TL KDV (% 1)= 28.434,43-TL alacaklı olduğu, 15.000,00-TL ödeme yapıldığından 13.434,43-TL alacağı kaldığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK 200 vd. maddelerdeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan, akdi ilişkinin varlığı ile kapsamının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir (Bu hususta: Muammer Öztürk / Zeki Gözütok, Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, s. 823 vd.). Mahkememizce ilk olarak tesis edilen kaldırma ilamına konu kararda davalının pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de kaldırma ilamında, davalı kooperatif yetkililerince cevap dilekçesinde davacı ile asansör kabinlerinin yapımı konusunda sözlü olarak anlaştıkları belirtildiğinden davalıya husumet düşeceği gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırıldığından mahkememizce öncelikle taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın kapsam ve koşullarının araştırılması gerekmiş ve bu bağlamda HMK md. 31 gereğince mahkememizce verilen süreleri takiben davalı kooperatif yetkililerince taraflar arasında bir anlaşma olmadığı beyan edilirken davacı vekilince A, B ve C bloklarının asansörlerinin müvekkili tarafından yapılarak davalıya teslim edildiği, taraflar arasında 20.000,00-TL nakit ödeme ile bir adet dairenin verilmesinin kararlaştırıldığı iddia edilmiş, ancak bu hususta yazılı ve kesin bir delil sunulmamıştır. Mahkememizce, Kızılcahamam Belediyesi'nden dava konusu asansörlere dair kayıtlar getirtilmiş ise de bu kayıtların incelenmesinden, asansör montajının davacı tarafından yapıldığına dair bir verinin bulunmadığı görülmüştür. Dosya kapsamı ile yargılamanın geldiği aşama nazara alınarak davacının delil listesine göre yemin delilinin hatırlatılması gerekmiş, davalı kooperatif yetkilileri tarafından 02/04/2024 tarihli duruşmada davacının yemin teklifi kabul edilerek, davaya konu asansörlerin montajının davacı tarafından yapılarak teslim edilmediğine dair yemin edilmiştir. Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, taraflar arasında dava konusu asansörlerin yapımına dair malzeme temini/üretimi konusunda bir anlaşma olup asansörlerin montajının davacı şirket tarafından yapılmadığının kabulü gerekmiş, bu nedenle bilirkişi raporlarında bu kabule göre seçenekli olarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerekmiş, somut olarak, davacı şirketin 3 adet kabin, 3 adet makine/motor ve 21 adet kat kapısının davacı tarafından ikmal edildiği, mahallinde yapılan keşif sırasında da halen kullanılmakta olduğu tespit edilen söz konusu emtiaya dair iş bedelinin, işin yapıldığı 2014 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre 28.152,90-TL olduğu, davalı tarafından yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmayan 15.000,00-TL ödemenin mahsubu sonrasında davacının davalıdan bakiye alacağının 13.434,34-TL olduğu ve davalının bu miktar yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değer 257.550,00-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü ile takibin yukarıda belirtilen asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Her durumda, davalının takipten önce, alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir mahiyette ihtarla usulüne uygun temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, fatura tebliğinin ise temerrüt ihtarı olarak kabul edilemeyeceği değerledirilerek, işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılacak yargılama ve alınacak bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı; koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalının kötüniyet tazminatı istemi bakımından ise; reddolunan kısım bakımından davacının kötüniyetinin varlığı kanıtlanamadığından davalının reddolunan kısım yönünden kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerektiği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 20. İcra Müdürlüğü’nün 2019/3556 sayılı takibe itirazının 13.434,43TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine, tarafların koşulları oluşmayan, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, dava konusu asansörlere ilişkin tüm montaj işlemlerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, asansörlerin sözleşmeye uygun olarak, çalışır vaziyette davalıya teslim edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının davalı tarafça da kabul edildiğini ancak, taraflar arasında sözleşme dışı sözlü bir anlaşmanın bulunmadığını, davalının yarım kalan asansörlerin tamamlanması için başka bir asansör şirketi anlaştığı ve sözleşmenin feshi ile ilgili müvekkilinin bir bilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davalının asansör imal ve montaj işlemlerini gerçekleştirdiğini, yüklendiği edimleri yerine getirdiğini yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu edilen asansörlerin yapımının taşeron firmaya ait olduğunu, taşeron firmanın müvekkilinden iş karşılığı alacağı daireleri yüklenicilere verme taahhüdünde bulunduğunu, davacının asansörleri bitirip teslim ettiğine dair hiçbir belge ibraz edemediğini, müvekkili ile davacı arasında hiçbir sözleşme ve anlaşmanın olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, bunun mümkün olmaması halinde esastan tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/(2) maddesi; “Miktar veya değeri yirmi sekiz bin iki yüz elli TL (karar tarihi olan 2024 tarihi itibariyle 28.250,00 TL) geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” düzenlemesini içermektedir. Belirtilen nedenle, ilk derece mahkemesinin, miktar veya değeri 28.250,00 TL (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararları verildiği anda kesin olup istinaf yoluna başvurulamayacaktır.
İstinaf istemine konu mahkeme kararında davalı aleyhine hükmedilen alacağın miktarı 13.434,43 TL olup, mahkemece davanın bu miktar üzerinden 02/04/2024 tarihinde kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf incelemesine konu edilen alacağın miktarı karar tarihi itibariyle 28.250,00 TL'lik kesinlik sınırının altında olması sebebiyle, davalının mahkeme kararına karşı istinaf başvuru hakkı yoktur. Belirtilen nedenle, HMK'nın 346/(1). maddesine göre, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verilmediği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda anlaşıldığından; davalının vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçelerinin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/(2), 346/(1) ve 352/1-b maddeleri gereğince dairemizce davalı istinafının usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esas yönünden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/(2), 346/(1) ve 352/1. b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
3. Davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4. Verilen kararın niteliği gereğince davalı taraftan istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına,
5. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilgilisi üzerinde bırakılmasına,
6. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15