SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/999

Karar No

2024/791

Karar Tarihi

24 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/999 Esas

KARAR NO : 2024/791 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)

(Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi

HMK 353/1-a-4 ve a-6)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/05/2022

NUMARASI : 2018/611 Esas-2022/396 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat

KARAR TARİHİ : 24/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İSTEM;

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında yapılan "Sabiha Gökçen Havalimanı Elektrik Raylı Sisteminde Tünel Beton Kaplama İşlemlerinin Yapılması" konulu eser sözleşmesi uyarınca davacı tarafından sözleşme yükümlülükleri yerine getirilmesine rağmen davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalı tarafından sağlanması gereken malzemeler, işin sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için uygun olmadığından davacının zorluklar yaşayarak işi durdurmak zorunda kaldığı anlar olduğunu, buna rağmen 2 aya yakın bir süre çalışılmasına rağmen hakediş ödemesi yapılmadığını, davalıya verilen 634.500,00 TL tutarında teminat senedinin de iade edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin hakediş ödemelerinden kaynaklı bakiye alacağının tespiti ile davalıdan tahsiline ve haksız fesih nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu müspet zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve dava dilekçesinde dava değeri fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 5.000,00 TL olarak gösterilmiştir.

YANIT:

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın edimlerini eksik ifa etmesi, kusursuz ifa etmemesi nedeniyle temerrüde düştüğünü ve bu nedenle davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, bu konuda davacı tarafa 03/05/2018 ve 11/05/2018 tarihlerinde yeterli sayıda ve nitelikte işçi çalıştırması gerektiğinin ihtar edildiğini buna karşılık yeterli ekiple işe başlanmadığını, işin programının gerisinde kalındığını, bu itirazlara davacı tarafından karşılık verilmediğini bu nedenle sözleşmenin feshedilmiş olduğunu ve yapılan feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarihli 2018/611 Esas 2022/396

Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı ve sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı müspet zarar tazminine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen Nisan 2018 tarihli sözleşmede iş konusunun "Sabiha Gökçen Havalimanı raylı sistem bağlantısı inşaat ve elektromekanik sistemleri temin, montaj ve işletmeye alma işleri " kapsamında " tünel, beton kaplama işlerinin yapılması " işinin davacı tarafından üstlenildiği, sözleşmenin 2. maddesine göre iş bitirme süresinin 255 gün olduğu mücbir sebeple sürenin uzatılabileceği ayrıca 2. maddede taşeron tarafından iş için gerekli her türlü malzeme ekipman eleman ihtiyacının tamamlanacağı, 2.5. maddesinde iş yeri sahası ile ilgili bilginin taşeron tarafından bilindiği, sözleşmenin 3. maddesinde teknik personel bulundurma zorunluluğu, 4. maddede projelerin uygulanması ve bulundurulması zorunlu ekipman iş gücü ve malzeme konusunda düzenleme yer aldığı, 6. maddede sözleşme bedelinin 6.345.000,00 TL olduğu, 7. maddede hakediş ödemelerine ilişkin düzenleme yapıldığı, bu maddede düzenlenen hakedişlere paralel olarak birim fiyat ve keşif özeti tablosunda yer alan birim fiyatlar ve işveren tarafından onaylanan miktarlar dikkate alınarak hakedişlerin tanzim edileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin 8. maddesinde iş veren ile şirket arasında geçici kabul işlerinin tamamlanmadan taşeron ile şirket arasında geçici kabul işleminin yapılmayacağı, kesin hakedişin bütün işlerin tamamlanmasından sonra kesin hesaplara göre yapılacağı belirtilmiştir. Dava dilekçesinde yer alan teminata yönelik düzenlemede sözleşmenin 9. Maddesinde kesin teminat mektubunun kesin kabulü müteakip taşeronun SGK'dan kendisi ve taşeronları için borçsuzluk belgesi alması ve ibraz etmesi, gerektiğinde teftiş verilmesi, sözleşmede belirtilen miktarda işçilik bildirmiş olması şirketin talep ettiği ibraya ilişkin diğer belgelerin şirkete verilmiş olması koşullarının düzenlenmiş olduğu görülmüştür.

Dava konusu eser sözleşmesinde idarenin T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, yüklenicinin ...-... adi ortaklığı olduğu anlaşılmış, öncelikle yüklenici ...-... ortaklığından dava konusu tünel beton kaplama işi kapsamında belgeler getirtilmiş ve davalı savunmasında yer alan ... Genel Müdürlüğü uygunsuzluk raporu getirtilmiştir.

...-... adi ortaklığı tarafından ... Yapı şirketine noter aracılığıyla gönderilen 31/05/2018 tarihli ihtarda tünel beton kaplama işlerindeki aksamalar hakkında 03/05/2018 ve 11/05/2018 tarihlerinde yazı gönderilerek iş için yeter kabiliyette ve yeter sayıda ekip temin ederek çalışmaların hızlandırılmasının ihtar edildiği, buna karşılık işin gereklerinin yerine getirilmediği ihtar edilerek 02/04/2018 tarihli taşeron sözleşmesinin 13. Maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiği ihtar edilmiştir.

... Genel Müdürlüğü tarafından 31/05/2018 tarihinde düzenlenen uygunsuzluk raporunda; makas tüneli T105 nolu iç kaplama beton anosunda karşılıklı olarak fotoğraflarda da görüldüğü gibi çok bariz bir şekilde soğuk derz, segregasyon tespit edildiği ayrıca yer yer donatı demirlerinin açıkta yer aldığı sonuç olarak kusurlu imalat kapsamında olduğu belirtilmiş, uygunsuzluğun giderildiği ve 08/10/2019 tarihli tutanakta belirlenen uygunsuzluk dışında NCR-150 nolu uygunsuzluğun kapatılması görüşü belirtilmiştir.

HMK 222. maddesi uyarınca davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, davalının ticari defterleri usulüne uygun düzenlendiği, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı kayıtlarında davacı yana yapılan 239.435,62 TL tutarında ödemelerin kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenen bir faturanın kayıtlarda yer almadığı buna göre davacının 239.435,62 TL borç bakiyesinin kayıtlı olduğu belirtilmiştir.

Dava konusu işin bulunduğu yerde inceleme yapılarak yapılan işin tespiti, ayıplı olup olmadığı, davacı tarafından ileri sürülen koşulların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için talimat yazılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/12/2020 tarihli raporda, davacı tarafın su yalıtımı işçiliği tünel kaplama betonu C30 yapılması işçiliği, tünel donatısı işçilik imalatlarını yaptığı, projenin çalıştığı kısımlarında davacıya işveren tarafından çalışılacak kısmı kazısı tamamlanmış olarak teslim ettiği, projeye uygun olarak davacının su yalıtım imalatı daha sonra donatı imalatı ve en son beton imalatının yaptığı, sözleşmeye göre davacı sadece işçilik yapmakta olup imalat sırasında kullanılacak sarf malzemelerin temininin işçilik kapsamında olduğu, davalı tarafından sarf malzemelerinin davacıya tutanak ile teslim edildiği, davacı sahadan uzaklaştırıldığında sahada kalan malzemelerin tespitinin davalı tarafından tek taraflı yapıldığı, davacı tarafından sahada kalan miktar sorulduğunda herhangi bir miktar belirtilemediği, davalı tarafından hazırlanan hakedişte çalışan kısımlar ve yapılan imalatlar konusunda mutabık kalındığı, zaiyat hesaplarında kullanılan sahada kalan malzeme tespitlerinin doğru olarak yapıldığı kanaati oluştuğu, idare tarafından T105 anosu yüzey imalatı için düzenlenen uygunsuzluk formu nedeniyle davalı tarafından tadilatın yaptırıldığı ve bu masrafın davacının hakedişinden kesildiği belirtilmiştir. Ayrıca yapılan değerlendirmede davacı taşeronunun sözleşmenin 2.4. maddesine göre şantiye binası işçi koğuşları vb. yapıları kendisinin tesis edeceği belirtildiğinden davacının dava dilekçesinde belirtilen çalışma koşulları uygunsuzluğu iddiasında davalının böyle bir yükümlülüğü olmaması nedeniyle bulunamayacağı, yine sözleşmenin 4.2. ve 4.3. maddesi uyarınca işin ifasındaki her türlü tesis ve malzemenin davacı tarafından temin edileceği buna karşılık davacı tarafın hazırladığı sıkıntı yaşadığını belirttiği tutanaklarda belirtilen eksikliklerin kendi uhdesinde bulunduğu değerlendirilmiştir. Tünelin çalışma koşullarının standartlara uygun olduğu, firmanın çalıştığı süre boyunca yapılan İSG ölçümleri incelenmiş, sıkıntılı bir durum olmadığı belirtilmiştir. Dava konusu hakediş alacağı konusunda; davacının iki aylık süre boyunca yapmış olduğu iş miktarının sahada çalışılan yerler konusunda mutabık kalınmış olması dikkate alınarak kesintiler hariç 69.528,16 TL olarak hesaplandığı bu imalat tutarından zaiyat, tamirat kesintileri toplamı düşüldüğünde davacının bakiye hakediş alacağının 36.815,20 TL olduğu buna karşılık davalı tarafın sözleşmenin feshinde 13. Maddeye dayalı olarak işin sözleşme uyarınca belirtilen çalışma hızına ulaşılamaması nedeniyle haklı olduğu belirtilmiştir.

Taraf vekillerinin rapora itirazı üzerine itirazları karşılanmak üzere ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda; kök raporda belirtildiği gibi davalının feshinin haklı nedenlere dayandığı, davacı tarafından çalışılan iki ay içinde daha fazla hakediş alacağı olması gerektiği buna yönelik çalıştırılan işçilerin sayısı bildirilmiş ise de hakedişte yapılan iş miktarının önemli olduğu bu nedenli itirazın haklı olmadığı belirtilmiştir.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafından davalının sözleşmeyi haksız biçimde feshettiği iddiası ile hakediş alacağı ve müspet zarar talep edilmiş olduğu, dosya kapsamına sunulan uygunsuzluk raporu ile Ankara 13. Noterliği tarafından gönderilen 31/05/2018 tarihli raporda iş sahibi adi ortaklığın, işin süresine uygun devam etmediği ihtarı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından üstlenilen işin süresine uygun ve ayıpsız biçimde sürdürülemediği değerlendirilmiştir. Davacı iddiasında olumsuz koşullar ve malzeme temininin işin yavaşlamasına neden olduğunu ileri sürmüş ise de sözleşmenin ikinci maddesinde malzeme temininin davacı yüklenicide olduğu ve sözleşme konusu tünel içinde yapılan incelemede olumsuz koşulların bulunmadığının belirtildiği birlikte değerlendirildiğinde bu iddianın da haklı olmadığı kabul edilmiştir. Talimat ile alınan bilirkişi raporu dosya kapsamındaki delillere uygun olarak hazırlanmış ve denetime uygun ve doğru veriler ile çalışılan süredeki hakediş alacağının belirlemiş olduğundan hükme esas alınmıştır. Buna göre davacının çalıştığı süre sonunda bakiye hakediş alacağı 36.815,20 TL olduğu kabul edilmiş, sözleşmenin feshinde davalı haklı olduğundan davacının müspet zarar isteminin reddi gerektiği kanaatine ulaşılarak sonuç olarak davanın kısmen kabulüne, 36.815,20 TL hakediş alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili tarafından verilen 11/08/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece herhangi bir bedel artırım yahut ıslah talebi olmaksızın davacının dava dilekçesinde belirttiği talep miktarının aşılarak karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde talep miktarını ve harca esas değeri 5.000,00 TL olarak gösterdiğini, bu bedel üzerinden herhangi bir ıslah veya bedel arttırım talebi olmadan mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise 36.815,20 TL alacağa hükmedildiğini, talep miktarından fazla alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olup bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz ve kusursuz olarak ifa etmediğini ve temerrüde düştüğünü, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, böylelikle davacının müspet zarar tazmin talebinin haksız olduğunu ve mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinin yasaya uygun olduğunu, ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece hakediş alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu zira sözleşmenin 56. Maddesinde hakediş ödemelerinin, avans ve nakdi teminat kesintileri ile varsa diğer kesintilerin düşülmesi suretiyle yapılacağının belirtildiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte ödenecek bir hakediş bulunmakta ise bu hakedişten teminat kesintilerinin yapılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini ve müvekkili tarafından sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olduğundan kesin kabul koşullarının da hiç oluşmadığını, haklı olarak feshedilen sözleşme nedeniyle teminatın iade koşullarının da bulunmadığını, bu sebeple davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığı gibi eğer bir hakediş hesabı yapılacak ise de bu hakedişten teminat kesintilerinin de yapılması gerektiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu müvekkili davalının, davacı yerine yapmış olduğu giderler yönünden de davacıdan alacaklı olduğu ve bu alacağın 239.435,62 TL olup bunun davacının hakediş alacağından mahsubu gerektiği gibi bu anlamda teminat kesintileri de düşüldükten sonra davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığının açık olduğunu, bu nedenle hatalı bilirkişi raporları esas alınarak karar verilmiş olması sebebi ile de istinaf başvurularının kabulünü talep ettiklerini, mahkemece hüküm fıkrasında belirlenen yargılama giderlerinin yasaya aykırı hesaplandığını, davanın reddedilen kısmına yönelik olarak yargılama giderlerinin haklılık oranlarına göre paylaştırılması gerekmekte iken aksi şekilde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, taraflar arasındaki konusu "Sabiha Gökçen Havalimanı Elektrik Raylı Sisteminde Tünel Beton Kaplama İşlemlerinin Yapılması" olan, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olup davacı taşeron sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirirken ve yapım devam ederken davalı yüklenici tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ve hakediş ödemesi de yapılmadığını, yine davalıya verilen 634.500,00 TL tutarında teminat senedinin de iade edilmediğini ileri sürerek hakedişin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini ve yine haksız fesih nedeniyle uğramış olduğu müspet zararların davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve dava değerini fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 5.000,00 TL olarak göstermiş ve dava dilekçesini bu değer üzerinden harçlandırmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda talimat aracılığıyla yaptırılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporu sonrasında taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporları hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre davalı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayalı olduğu, davacı taşeronun iş programının gerisinde kaldığı, malzeme temini ile şantiye binası işçi koğuşları ve benzeri yapıların davacı taşeron tarafından tesisi öngörüldüğünden davacı taşeronun işin gecikmesi konusunda bu sebeplere dayandırdığı iddialarının doğru olmadığı, bu sebeple sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenle feshedilmiş olduğu ve haklı fesih sebebi ile davacının müspet zarar isteminde bulunamayacağı, ancak davacı taşeronun sözleşme kapsamında yaptığı imalatlar nedeniyle davalıdan 36.815,20 TL tutarında alacağı bulunduğu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, haksız fesih iddiasına dayalı tazminat isteminin reddine, hakediş alacağı isteminin kısmen kabulü ile 36.815,20 TL hak ediş alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.

  1. Dava 5.000,00 TL asıl alacak üzerinden açılmış, dava dilekçesinin sonuç bölümünde davacının yapmış olduğu imalatlar nedeniyle hakediş alacağının bilirkişi marifeti ile tespiti ile tespit edilen hakedişin ve haksız bir şekilde sözleşmenin sona erdirilmesinden dolayı davacının uğramış olduğu müspet zararların tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ve harca esas değer bölümünde dava değeri 5.000,00 TL olarak belirtilmek suretiyle bilirkişi raporu ile ortaya çıkacak değere ilişkin ıslah haklarını saklı tuttukları belirtilmiş ve yargılama aşamasında davacı tarafça dava dilekçesinde gösterilen değerin arttırımına ilişkin talep arttırım dilekçesi verilmeksizin mahkemece talep aşılarak sonuçta davanın 36.815,20 TL hakediş alacağı üzerinden kabulüne karar verildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 26/1 maddesi uyarınca; "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir". Açıklanan yasa hükmüne aykırı şekilde dava dilekçesinde 5.000,00 TL'lik alacağın tahsili istendiği halde mahkemece talep aşılarak, 36.815,20 TL alacağa hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına kaldırılması gerekmiştir.

Yine kabule göre mahkemece alınan bilirkişi raporlarında ve taraf ticari defterlerindeki bilirkişi incelemesine göre, davalı yüklenicinin davacı taşeron adına bir kısım ödemelerde bulunduğu (davacının çalıştırdığı işçilerin yemek ve SGK ücretleri gibi) bu ödemelerden davacı sorumlu iken davalı tarafından davacı adına yapıldığı ve davacının hakedeceği hakediş alacaklarından kesinti yoluyla davacıdan tahsil edileceği sözleşme hükümleri ile belirlendiği halde bu husus gözetilmeksizin ve davalı yüklenici tarafından davacı adına yapılıp davacının hakediş alacağından mahsubu gereken bu alacakların mahsubu yapılmaksızın davacının bakiye hakediş alacağının belirlenmesi de kabul şekli itibari ile doğru olmamıştır.

Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmayıp, alınan bilirkişi raporları da hüküm tesisine elverişli değildir. Yanlar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Sözleşmenin 1.2 maddesi uyarınca Yapım İşleri Genel Şartnamesinin sözleşme ile çelişmeye hükümlerinin de sözleşmenin ekleri arasında olacağı sayılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde sözleşme ve imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan Yapım İşleri Şartnamesinin hükümlerinin değerlendirilerek sonuca varılmalıdır. Davacı taraf sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek hakediş alacağı ile müspet zarar alacakları hakkında dava açmıştır. Bu kalemler arasında müspet zarar istemi yönünden sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Örneğin, müsbet zarar kapsamında bulunan kâr kaybında feshin haklı olup olmadığına göre bir değerlendirme yapılarak fesihte yüklenici haklı ise kâr kaybının istenemeyeceği, haksız ise kâr kaybı istenebileceği düşünülmedir. Diğer taraftan davacı taşeronun hak ettiği iş bedelleri için feshin haklı olup olmadığının bir önemi bulunmamaktadır. Davacı hak ettiği imalât bedelini fesihte yüklenici haklı olsa dahi isteyebilecektir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi çerçevesinde ifanın devamı sırasında sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği ve davalı tarafça düzenlenen hakedişlerin bilirkişi heyetince incelemeye alındığı, bu hakedişlerle belirlenen imalat bedeli alacağından bilirkişilerce zaiyat ve tamirat kesintileri toplamının düşüldüğü ancak davacı adına yapıldığı anlaşılan SGK işçilik ödemeleri ile yemek ücretlerinin düşülmediği, yine imalatın iki yıllık kesin kabul süresi dolduğu anlaşıldığından nakit ve kesin teminat kesintilerinin de yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Yanlar arasında imzalanan 2018 tarihli sözleşmenin 9.3. maddesinde, davacı taşeronun hakedişlerinden %5 oranında nakit teminat kesintisi yapılacağı, ancak taşeronun sözleşme bedelinin %5'i oranındaki bedeli 2 yıl süreli teminat mektubu getirmesi durumunda hakedişinden %5 oranında nakdi teminat kesintisi yapılmayacağı belirtilmiş ve nakit teminat kesintisinin, kesin hakedişin ve geçici kabulün yapılmasına müteakip taşeronun kendisi ve taşeronları için SGK borçsuzluk belgesini ibraz etmesi ve sorumlu olduğu ücret ve alacaklarının tamamını ödemiş olması ve cümlenin devamındaki şartların gerçekleşmesi halinde taşerona iade edileceği düzenleme altına alınmıştır. Sözleşmenin feshi başlıklı 13/1. maddesinde sözleşmenin davalı şirketçe feshi halinde hesap kesme işleminin madde 8.3 e göre yapılacağı kararlaştırılmıştır. Madde 8.3 te ise kesin hakedişin bütün işlerin tamamlanması ve geçici kabulün yapılması sonunda kesin hesaplara göre yapılacağı, ancak işin feshi veya tasfiyesi halinde o ana kadar yapılmış işler itibari ile kesin hesap çıkarılarak kesin hakediş düzenleneceği, taşeronun geçici kabulün yapılmasına müteakip 60 gün içerisinde kesin hesap ve kesin hakediş yapımında hazır bulunmadığı hallerde bunların davalı şirket tarafından hazırlanacağı, hazırlanan bu kesin hakedişe taşeronun itiraz hakkı olamayacağı, hesap kesme işlemini, kesin hakedişten o güne kadar geçici hakedişlerle alınan paralarla, teminat kesintisi, varsa cezalar, vergiler ve taşeronun şirkete olan borçlarının ve hasarların bedellerinin kesilmesi suretiyle yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Buna göre davalı tarafça haklı nedenle feshedilen sözleşme nedeniyle taraflar arasındaki işin tasfiyesinin mahkemece belirlenen uzman bilirkişi heyetine bu sözleşme hükümleri doğrultusunda yaptırılarak tasfiye kesin hesabının yaptırılmasından sonra davacının bakiye hakediş alacağının bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken mahkemece yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle ve talep aşılması suretiyle karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.

Yine mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde bu kabule göre yargılama giderlerinin taraflar arasında tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırılması gerekirken tüm yargılama giderlerinin davanın tümden kabulüne karar verilmiş gibi davalıdan tahsiline karar verilmiş olması da kabul şekli itibari ile doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.-4 a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

       1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,

2. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarihli ve 2018/611 Esas 2022/396 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1. a. 4 ve a. 6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,

  1. Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  2. Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 630,00 TL istinaf peşin karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

  3. Davalı tarafça yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  4. Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,

  5. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkararkesinSözleşmesindenistemKaynaklanandosyaTazminatkonusuankaranumarasıyanıtEserhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim