SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/970

Karar No

2024/748

Karar Tarihi

17 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31.HUKUK DAİRESİ

(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)

(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

DOSYA NO : 2022/970 Esas

KARAR NO : 2024/748

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/03/2022

NUMARASI : 2020/597 Esas- 2022/196 Karar

DAVACI : ...

VEKİLİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak

KARAR TARİHİ : 17/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İSTEM;

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı müşterileri olan firmalarla Faktoring Sözleşmeleri imzaladığını, işbu faktoring sözleşmeleri kapsamında müşterilerine finansman sağladığını, sağlanan finansmanın geri ödeme aracı olarak müşteriler ile dava dışı ... İnş ve Tic. A.Ş. arasında ticari ilişkiye dayalı düzenlenen fatura ve çeklerin müvekkiline verildiğini, ... İnşaatın yapılan faktoring işlemlerine dayanak faturaların tamamında fatura borçlusu olduğu gibi ödeme aracı olarak verilen çeklerin de keşideci sıfatıyla borçlusu olduğunu, fatura ve çeklerin ödenmemesi riskine karşılık fatura ve çeklerin borçlusu dava dışı ... A.Ş ile 20/02/2020 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi de imzalandığını, temlik sözleşmesi uyarınca ... İnşaatın davalı şirket ile imzalamış olduğu 26/07/2017 ve 18/08/2017 tarihli bina yapım işine ilişkin sözleşmelerden doğmuş ve doğacak alacaklarının 7.500.000,00 TL'sini müvekkiline temlik ettiğini, temlik sözleşmesine davalının herhangi bir itirazda bulunmadığını, temlik sözleşmesine konu edilen sözleşmelerden doğan alacağın ödenmesi amacıyla davalıya yapılan bildirime herhangi bir cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını belirterek bina yapım işine ilişkin sözleşmeler sebebiyle müvekkili alacağının belirlenmesini, alacağın belirli hale gelmesi halinde bedel arttırımı yapma hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmelerden kaynaklı temlik alacaklarından şimdilik 100.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT:

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Alacağın temlikine ilişkin sözleşmenin başından beri geçersiz bir hukuki işlem olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... firması arasında imzalanan 2 adet yapım işi sözleşmesinin 11.4 maddesinde alacağın devrinin yasaklandığını bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarihli 2020/597 Esas 2022/196 Karar sayılı kararında özetle; Dava, Temlik Sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Beşiktaş 26. Noterliği'nin 20 Şubat 2020 tarih 14371 yevmiye nolu "Alacağın Temliki Sözleşmesi" örneğinin incelenmesinde temlik edenin ... İnşaat ve Ticaret A.Ş, temlik alanın ... A.Ş, temlik borçlusunun ... ve Tic A.Ş, temlik konusunun 26/07/2017 ve 18/08/2017 tarihli ... A.Ş ile ... firması arasında imzalanan Yapım İşi Sözleşmelerine konu ... firmasının alacağının temlikine ilişkin olduğu görülmüştür.

Davalı ile dava dışı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş arasında ... Binaları İnce Yapı Elektrik ve Mekanik İşleri Yapım İşine ait 26/07/2017 ve ... ... Binası yapım işine ait 18/08/2017 tarihli sözleşme imzalandığı, her iki sözleşmenin 11.4 maddesi "Yüklenici, işbu Sözleşme kapsamında İdare'den olan herhangi hakediş ve/veya sair alacaklarını üçüncü kişilere ve kurumlara devir ve/veya temlik edemez. Aksi halde yapılan devir/temlik işlemi geçersizdir." hükmünü içerdiği sözleşme örneklerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.

Alacağın devri 6098 sayılı TBK'nın 183 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Temlik alacağın tamamı veya bir kısmı için yapılabilir. Temlik ile birlikte alacaklı taraf değişir ve alacak temlik alana geçer. Ancak 183/1 maddesinde "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını 3. bir kişiye devredebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan yasa hükmünden temlik yasa tarafından yasaklanmış alacaklar, devri sözleşme ile men edilmiş alacaklar ve işin niteliğine göre devri caiz olmayan alacakların temlikinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davalı ile dava dışı yüklenici sıfatıyla ... İnşaat Ticaret ve A.Ş arasında akdedilen 26/07/2017 ve 18/08/2017 tarihli yapım işi sözleşmelerinin 11.4 maddesinde yüklenicinin sözleşme kapsamında davalı idareden olan herhangi bir hakediş veya sair alacaklarını 3. kişilere devir veya temliki engellenmiştir.

Bu haliyle alacaklı - borçlu arasındaki sözleşme hükmü ile alacağın temliki engellendiğinden davacının temlik sözleşmesine dayalı olarak davalıdan alacak isteminde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen 28.06.2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davalının sözleşmesel temlik yasağını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneğini oluşturduğunu ve kabul edilemeyeceğini, BK m. 183/1’de “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.” hükmü ile, alacaklı ile borçlu arasında akdedilecek sözleşmede, alacağın devri bakımından bir “sözleşemesel devir yasağı” getirilebileceğine kanun imkân tanımışsa da pekâlâ bu devir yasağına karşın borçlunun (somut olayda ...’ın), sonradan da açık veya örtülü şekilde devre onay vermesinin mümkün olduğu gibi alacağı devralana (müvekkiline) karşı devir yasağının varlığını ileri sürmesinin bütün şartlar değerlendirildiğinde MK m. 2 gereğince hakkın kötüye kullanılmasını da oluşturabileceğini, bilimsel bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davalı ...’ın sözleşmesel temlik yasağını ileri sürmesinde korunan hiçbir menfaatinin olmadığını, aksine ...’ın da bilgisi dahilinde olarak yüklenici tarafından üstlenilen işin ancak müvekkilinin finansmanı sayesinde bitirilebildiğini, dolayısıyla bu aşamadan sonra temlike muvafakatinin olmadığını ileri sürmesinin MK m. 2 kapsamında, hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneğini oluşturacağı konusunda kuşku duyduklarını, yüklenici ...’nın alt yüklenicilere ödemeleri yapmaması nedeniyle ... için yapılan inşaat faaliyetinin durduğunu ve ...'ın da bu inşa faaliyetinin bir an önce yapılıp bitirilmesi isteği içerisinde olduğunu, müvekkili inşaatın devamı için gerekli finansmanı sağlayıp durumu ...’a bildirdiğinde de ...'ın müvekkiline karşı temlik yasağını ileri sürmediğini, işin bitirilip alacağın ödenmesi aşamasına gelindiğinde ise bu kez önce temlik yasağının dile getirildiğini, ardından ise davalı yanın, TBK m. 187/1 uyarınca bir tevdi mahalli tayini talep ederek alacağı tevdi mahalline ödediğini, yerel mahkemece bu vakıalar incelenmeyip meselenin “hakkın kötüye kullanılması” yönü itibariyle değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin kararının kendi içerisinde tutarlı olması bakımından, paranın tevdi mahalline ödenmesinden sonra davanın artık konusuz kaldığından söz edilmek gerektiğini, davalı yanın, alacağın temlikine onay vermekten kaçınmasında bir menfaatinin olduğunun kabul edilecek olsa bile alacağı tevdi mahalline ödenmesi ile birlikte tıpkı mülkiyetinin tartışmalı bir taşınırın malvarlığından çıkartılmasında olduğu gibi, artık davanın konusuz kaldığından söz edilmek ve yerel mahkemece buna uygun bir karar verilmek gerektiğini, ...'ın, bu olasılıkta TBK m. 187/1’e göre borcu tevdi mahalline ödemekle “borçtan kurtulmuş” olacağını, tevdi mahallindeki alacağın kime ait olduğu sorununun artık kendisini ilgilendirmeyeceğine göre o zaman huzurdaki davanın reddinin gerekçesinin de temlik yasağı olamayacağını ve bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, temlik yasağının ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, bu konudaki örnek Yargıtay İçtihatlarına dilekçelerinde yer verdiklerini, hukukumuza göre alacağın devrinin sözleşme ile yasaklanabildiğini, bu sebeple davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, yine davacının davanın konusuz kaldığı yönündeki iddialarına cevap olarak ise davacının iddiasının aksine davanın konusuz kalmadığını, davanın konusuz kalmasından söz edebilmek için her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olması gerektiğini, ancak somut olayda bu şartın sağlanmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın konusuz kaldığına ilişkin iddialar kabul edilse dahi haksız açılan davanın konusuz kalması durumunda vekalet ücretine tam olarak hükmolunması gerektiğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, oysa ki somut olayda dava tarihi itibari ile davacının davasında haksız olduğunu, bu hususun savunmalar ve mahkeme kararı ile sabit olduğunu, tüm bu sebeplerle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, faktoring kuruluşu olan davacının dava dışı ... İnş. Tic. A.Ş ye sağlamış olduğu finansman karşılığında bu finansmanın geri ödenmesinin sağlanması amacıyla dava dışı ... firmasının davalı ... ile imzalamış olduğu 26/07/2017 tarihli ve 18/08/2017 tarihli eser sözleşmeleri kapsamında davalı iş sahibi ...'dan olan hakediş alacaklarının Beşiktaş 26. Noterliğinin 20/02/2020 tarihli 14371 yevmiye nolu "alacağın temliki sözleşmesi" ile temlik almış olması nedeniyle bu temlike dayalı olarak davalıdan talep edilen alacağın tahsili istemine ilişkin olup davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000,00 TL alacağın davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde, müvekkili ile dava dışı yüklenici firma olan ... A.Ş. Arasında düzenlenen sözleşmelerin 11/4. Maddesi ile alacağın üçüncü kişilere devrinin yasaklandığını, bu nedenle davacının temlik sözleşmesine dayalı olarak müvekkilinden alacak isteğinde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı finansman kuruluşunun alacağın temliki sözleşmesi ile dava dışı ... A.Ş. den, ... A.Ş.'nin davalı firma ile akdetmiş olduğu 26/07/2017 tarihli ve 18/08/2017 tarihli eser sözleşmeleri kapsamında davalı iş sahibinden olan hak ediş alacaklarını temlik almış ise de davalı ile dava dışı ... A.Ş arasında imzalanan her iki sözleşmenin 11/4. Maddesinde yüklenicinin, bu sözleşmeler kapsamında idareden olan herhangi hak ediş veya sair alacaklarını üçüncü kişilere ve kurumlara devir ve temlik edemeyeceğinin hüküm altına alındığını, TBK'nın 183. Maddesi uyarınca alacağın temlikinin sözleşme ile yasaklanabileceğini, bu nedenle taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmelerindeki temlik yasağının yasal olarak geçerli olup dava dışı yüklenici ... A.Ş'nin davalıdan olan alacaklarını bu temlik yasağı karşısında davacı finans kuruluşuna temlik etmesinin davalı iş sahibi idareyi bağlamayacağı, bu temlik sözleşmesinin davalı idare yönünden geçerli olmayacağı kabul edilerek temlik sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için açılan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.

Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gibi davacı vekilinin iddia ettiği gibi davanın konusuz da kalmadığı, davalının mahkemece belirlenen tevdi mahalline dava dışı ... A.Ş. Firmasına olan hakedişden kaynaklı borcunu yatırmış olmasının bu davanın konusunu oluşturmadığı ve temlik sözleşmesine dayalı olarak açılan bu dava yönünden davanın kabulünü veya konusuz kaldığını gerektirecek bir sebep niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarihli 2020/597 Esas 2022/196 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1). b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 346,90 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizSözleşmesindenistemdavalıKaynaklananvekiliAlacakdosyakonusuankaranumarasıyanıtEserhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim