Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/190
2024/744
17 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/190 - 2024/744
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
DOSYA NO : 2024/190 Esas
KARAR NO : 2024/744
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2023
NUMARASI : 2015/742 Esas- 2023/742 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkiline "Ağrı Havaalanı Terminal Binası İnşaatını" konu alan Taşeronluk Sözleşmesi'nden kaynaklı oluşan borcun varlığı ve bedelinin tespiti amacıyla 08.05.2014 tarihinde Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 2014/49 D. İş. sayılı dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığını, düzenlenen bilirkişi raporu ile müvekkilinin 728.057,59 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığını, müvekkilinin Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2014/16342 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, kesinleşince icra işlemleri yapıldığını, davalının icra memurunun işlemini şikayet yoluna gittiğini ve her nasılsa sözleşmede gösterilen adrese gönderilen tebligatın geçersiz olduğundan bahisle Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/853 Esas sayılı dosyası üzerinden şikayetin kabulüne ve tebliğ tarihinin 24.09.2014 tarihi olduğuna karar verildiğini, davalı borçlunun Ankara 22. İcra Müdürlüğüne verdiği 25.09.2014 tarihli itiraz dilekçesinde borçlu olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin ticari defterleri, faturaları dahi incelendiğinde davalının adi ortaklığın ortağı olmasından kaynaklı borçlu olduğunun anlaşılacağını belirterek davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı tarafın davaya dayanak olarak göstermiş olduğu Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/49 D. İş. sayılı tespit dosyasından verilmiş olan raporun kesinleşmediğini, bilirkişi raporunun kendilerine 08.08.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, 15.08.2014 tarihinde rapora itiraz edildiğini, kesinleşmemiş rapora dayanılarak alacak olduğu iddiasıyla talepte bulunulmayacağını, davaya konu alacak iddiasında bulunulan işin Ağrı'da Havaalanı İnşaatı olduğunu, işin yapımı sırasında gerek sözleşme hükümleri gerekse de şehrin hava şartları nedeniyle kasım ayı ile mart ayı arasında çalışılmadığını, davacı tarafın 2013 yılında işi bıraktığını, müvekkili şirketin 2014 yılının mart ayında başka bir şirket ile anlaşarak malzemesini de alıp işe başlattığını, davacı tarafın ise 2014 yılı mayıs ayında sanki tüm işi kendisi yapmış gibi tespit yaptırdığını, davacı tarafın yaptığını iddia ettiği işi müvekkili şirketin başka bir firmaya yaptırdığını ve iş karşılığında toplam 718.000,00 TL para ödediğini, 01.12.2013 tarihli "Taşeronluk Sözleşmesi Fesih Protokolü" ile yapılan işin bedelinin ödendiği ve ilave bedel ve tazminat talebi olmadan sözleşmenin fesih edildiğinin taraflarca imza altına alındığını, bu protokolde başkaca bir alacağın bulunmadığının açıkça belirtildiğini belirterek davanın reddine ve davacı yanın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarihli 2015/742 Esas 2023/742 Karar sayılı kararında özetle; Dava; eser sözleşmesi nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, Ankara 22. İcra Dairesinin 2014/16342 Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Ankara 22. İcra Dairesinin 2014/16342 Esas sayılı (Kapatılan Ankara 22. İcra Dairesi 2021/9656 Esas) dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı ... İnş. Gıda Med. Sos. Hiz. Nak. İth. İhr. Taah. Tic. San. Ltd. Şirketi tarafından ... Adi Ortaklığını oluşturan davalı şirket hakkında 18/08/2014 tarihinde, Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/49 D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna dayalı olarak, 728.057,59 TL asıl alacak ve 14.765,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 742.823,20 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, süresi içerisinde mahkememizde dava açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat sonucu düzenlenen 29.07.2017 tarihli raporda sonuç olarak; davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde şirket adresinde yapılan inceleme sonucu; dava dışı ... İnş. Mak. Maden Gıda Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 21.10.2016 tarihli talimat yazısında belirtilen hususlarda bilirkişi raporunda açıklama bulunmadığından ve davacı vekilinin itirazları yönünden Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat sonucu düzenlenen 22.03.2018 tarihli ek raporda sonuç olarak; dava dışı ... İnş. Mak. Maden Gıda Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, ... İş Ortaklığı tarafından davacıya avans olarak 586.602,00 TL lik çek verildiği, bu çeklerin daha sonra karşılıksız çıktığı, davacı şirketin dava konusu Ağrı Havaalanı için yapmış olduğu giderlerin 290.983,00 TL olduğu açıklanmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile dosyaya sunulan yeni belgeler sonucu bilirkişilerce düzenlenen 23.05.2019 tarihli ek raporda sonuç olarak; dosyaya sunulan hakkedişlerden anlaşılacağı üzere; taşeron sözleşmelerinde yer alan işlerin, dava dışı idare ile davalı şirket arasında imzalanan 16.03.2011 tarihli sözleşme kapsamında işler içindeki toplamının azami 374.660,00 TL olduğu, bu işlerin tamamının davacı şirket tarafından yapıldığının kabulü halinde, %10 oranındaki kar payının düşülmesi ile (374.660,00 TL x %90) davacının yaptığı iş tutarının 337.194,00 TL olacağı, bu tutardan adi ortaklığın davacıya yapmış olduğu ödeme toplamı olan 254.741,04 TL'nin mahsubu sonucunda davacının davalıdan 82.452,96 TL alacaklı olduğu, hakedişlerde yer alan tüm imalatların davacı tarafından yapıldığının ispat edilmemesi halinde, kök raporda da belirttiği üzere mahkemece 01.12.2013 tarihli fesih protokolünün kabulü halinde davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, fesih protokolünün kabul edilmemesi halinde, dava dosyası içerisindeki belgelere göre davacının davalıdan 22.090,72 TL alacaklı olduğu açıklanmıştır.
Gerçeğin daha ziyade tezahürü için mahkememizce görevlendirilen yeni bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13.01.2022 tarihli raporda özetle; 28.05.2013 tarihli sözleşmenin 01.12.2013 tarihli protokol ile fesh edildiği, ancak fesh edilen sözleşme ile aynı konularda fakat farklı yaklaşık bedellere sahip 18.09.2012 tarihli sözleşmenin fesih edildiğine dair dava dosyası kapsamında herhangi bir evrak bulunmadığı, feshin 18.09.2012 tarihli sözleşmeyi kapsayıp kapsamadığı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, 01.12.2013 tarihli fesihten sonra davacı adına çalışan bazı işçilerin 26.12.2013 tarihine kadar adi ortaklık nezdinde çalışmaya devam ettiğinin dosya kapsamından belirlendiği, 04.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, fesih protokolü tarihinden sonra dava dışı ... End. İnş. firması tarafından davacıya keşide edilmiş olan toplam 270.000,00 USD tutarında çek olduğu, bu çeklerin dava dışı ... End. İnş. firmasının ticari kayıtlarında "Ağrı Havaalanı ince İşleri" alt hesabında işlenmiş olduğu, çek bedellerinin de ödenmemiş olduğunun yazıldığı, dava dışı ... End. İnş. firmasının adi ortaklıkla imzalamış olduğu 07.02.2014 tarihli garantörlük protokolü uyarınca davacıya çek keşide etmiş olabileceğinin düşünüldüğü, bilirkişi incelemesinde çek keşide edilmiş olmasına rağmen çek bedellerinin ödenmemiş olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanmış olan fesih protokolünde yapılan imalat bedelinin davacıya ödenmiş olduğu ve davacının bu konuda hiçbir tazminat ve ilave bedel talebinin bulunmadığı yazılmış olduğundan, fesih protokolünün ibra niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu, iki sözleşmenin tarihleri ve yaklaşık imalat tutarı haricinde, diğer maddelerinde herhangi bir farklılık olmadığı, 28.05.2013 tarihinde imzalanmış sözleşmenin feshine ait olan protokolde, KDV dahil 276.831,76 TL'lik imalatın tamamlanarak ödemesinin yapıldığı ve hiçbir ilave bedel ve tazminat talebi olmadan karşılıklı 01.12.2013 tarihinde fesh edilmiş olduğunun imza altına alındığı, mahkemenin fesih protokolünün 18.09.2012 tarihli sözleşmeyi kapsadığı ve ibra niteliği taşıdığı hususunda takdir kullanması durumunda, davacının herhangi bir alacağı olmadığı, mahkemenin fesih protokolünün 18.09.2012 tarihli sözleşmeyi kapsadığı ve ibra niteliği taşımadığı hususunda takdir kullanması durumunda davacının davalıdan (276.831,76 - 254.741,04 =) 22.090,72 TL alacaklı olduğu, mahkemece fesih protokolünün 18.09.2012 tarihli sözleşmeyi kapsamadığı hususunda takdir kullanması durumunda ise davacının davalıdan 473.316,55 TL alacaklı olduğu açıklanmıştır.
Tarafların rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sonrasında düzenlenen 09/05/2022 tarihli ek raporda özetle; imalatların iş ilerleme yüzdeleri için kök raporda belirtildiği üzere, ... ile adi ortaklık arasında imzalanmış olan hakedişlerden 05.05.2014 tarihli 18 nolu hakediş göz önünde tutulmak suretiyle, alçı duvar levhaları ile çift iskeletli askı sistemli asma tavan yapılması ilerleme oranının %95, suya dayanıklı alçı duvar levhaları ile çift iskeletli askı sistemli asma tavan yapılması ilerleme oranının %95, delikli alüminyum asma tavan yapılması ilerleme oranının %90, 60x60 cm delikli alüminyum asma tavan yapılması ilerleleme oranının %90 olduğu göz önüne alınarak ilerleme yüzdelerinin belirlendiği, yapılan hesaplamalarda taraflar arasındaki 18.09.2012 tarihli sözleşmedeki birim fiyatların esas alındığı, yapılan hesaplamalar sonucu imalat bedelinin KDV dahil olarak 705.373,03 TL olduğu, bu durumda adi ortaklığın davacıya toplam 254.741,04 TL ödeme yapmış olduğu göz önüne alınmak suretiyle, davacının davalıdan 705.373,03 - 254.741,04 = 450.631,99 TL alacaklı olacağının hesaplandığı bildirilmiştir.
Tarafların ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri ile mahkememizin 17/02/2022 tarihli duruşmasında zapta geçen hususlar hakkında ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, düzenlenen 13/08/2022 tarihli ek raporda özetle; önceki ek rapor tekrar edilmiştir.
Raporlar arasındaki çelişki nedeniyle gerçeğin daha ziyade tezahürü için mahkememizce görevlendirilen yeni bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/12/2022 tarihli raporda özetle; dosya kapsamında bulunan ve dava dışı idare ile davalı yüklenici arasındaki sözleşme kapsamında yapılan ve taraflar arasındaki ilk sözleşme tarihi olan 18.09.2012 tarihi itibariyle en yakın 20.09.2012 tarihli 9 No'lu hakedişe göre, davacı tarafından yapılması kararlaştırılan herhangi bir imalatın henüz yapılmadığı, dava dışı idare ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında yapılan, taraflar arasındaki ikinci sözleşme tarihi olan 28.05.2013 tarihine nazaran en yakın hakediş tarihi 05.02.2013 tarihli ve 15 No'lu hakedişle 02.07.2013 tarihli 16 No'lu hakediş olmakla, sözleşme tarihi olan 28.05.2013 tarihine kadar davacının yapmış olduğu imalatların, bu iki hakediş arasında enterpolasyon yapılmak suretiyle belirleneceği, davacının, davalı ile yapmış olduğu ilk sözleşme tarihi olan 18.09.2012 ile ikinci sözleşmenin yapıldığı 28.05.2013 tarihleri arasında yapmış olduğu işin bedelinin 77.001.70 TL olduğu, şu durumda davacının, her iki sözleşme kapsamında 01.12.2013 fesih tarihi itibarıyla yapmış olduğu işin bedeli 214.365.85 TL olup, bunun 77.001.70 TL kısmının ilk sözleşme kapsamında, 137.364.15 TL kısmının da 28.05.2013 ila 01.12.2013 fesih tarihi arasındaki süreçte yapılmış olduğu, davacıya toplam 250.000.00 TL ödenmiş olmakla, herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı tarafından, kendisine ödenmiş olan 250.000.00 TL'nin, işçilik ücreti olduğunu ve sözleşme kapsamında ödenen ücret olmadığını belirtmekte ise de taraflar arasında imzalanan her iki sözleşmenin 2. ve 14. maddelerinde sözleşme konusu işe işçilik, montaj, malzeme vs. dahil olduğunun belirtildiği, dolayısı ile bu ödemenin, sözleşme kapsamında yapılan işe ait olduğunun kabul edildiği, davalı tarafın 2013-2014 yılları ticari defter kayıtlarında; davalının dava konusu işlerle ile ilgili davacıya (100.000,00TL+150.000,00TL=250.000,00 TL) 250.000,00TL tutarında çek ödemesinin, 4.351,04 TL tutarında SSK ödemesinin ve 390,00TL tutarında aralık ayı yemek ücretinin ve toplamda 254.741,04 TL davacıya ödemenin yapıldığı, davacının yaptığı sözleşme kapsamı işlerin, davalının yaptığı ödemelerden tenzilinden sonra, (214.365,85 TL-254.741,04 TL=40.375,19) davalının, davacıdan 40.375,19 TL alacağının olduğu, davacının bir alacağının bulunmadığı bildirilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında aynı konuda iki ayrı sözleşme imzalandığı, 28/05/2013 tarihli sözleşme yönünden düzenlenen 01/12/2013 tarihli fesih protokolünde, bu sözleşme kapsamında KDV dahil toplam 276.831,76 TL tutarında imalat yapılarak bedelinin ödendiğinin kabul edildiği, 18/09/2012 tarihli ilk sözleşme yönünden davalı taraf şantiye şefi ile davacı şirket arasında düzenlenen 24/12/2012 tarihli 1 nolu hakedişe göre 115.851,50 TL tutarında imalat gerçekleştirildiği, bilirkişi raporlarında davalı tarafından yapılan toplam ödeme 254.741,04 TL olarak tespit edilmiş ise de, fesih protokolünde tarafların kabulünde olan 276.831,76 TL ödeme rakamına itibar edilmesi gerektiği, buna göre davalı tarafından 28/05/2013 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleşen imalat bedeli ödenmiş ise de 18/09/2012 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleştirilen 115.851,50 TL imalat bedelinin ödenmediği, ayrıca davalı taraf ile dava dışı idare ... ile imzalanan sözleşme kapsamında düzenlenen kesin hakedişte, taşeron sözleşmelerine konu imalat bedelinin toplam 397.897,50 TL olarak yer aldığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı, icra takibi haksız ve kötü niyetli olarak değerlendirilmediğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebi reddedilerek sonuçta davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 22. İcra dairesinin 2021/9656 Esas (yeni Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2023/55358 Esas) sayılı dosyasında 115.851,50 TL asıl alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı istemlerinin reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 07/02/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında, "Ağrı Havaalanı Terminal Binası İnşaatı yapım işinin alçıpan asma tavan işlerinin malzeme dahil yapım işi" ile ilgili taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ise 01.12.2013 tarihli fesih protokolüyle müvekkili ile aralarında yapılan sözleşmeleri feshettiğini beyan ettiğini, ancak sözleşmenin feshedilmesinin akabinde bazı işçilerin fesih tarihinden sonra da davalı şirket nezdinde 26.12.2013 tarihine kadar çalışmış olduğunun tespit edildiğini ve müvekkiline 23.05.2014 tarihli 80.000 dolar, 20.06.2014 tarihli 80.000 dolar, 27.06.2014 tarihinde 30.000 dolar ve 18.07.2014 tarihinde 80.000 dolar olmak üzere toplam 270.000 dolar tutarında karşılıksız dolar çekleri verildiğini, Fesih Protokolünün geçerli olduğunun düşünülmesinin hukuk mantığına aykırı olduğunu, çünkü protokolde yazan miktarın banka aracılığı ile ödenmiş olması gerekeceğini, kaldı ki fesihten sonra dahi SGK primlerinin ödenmiş olduğunu, salt bu durumun bile feshin sakat olduğunu, amacının başka olduğunu gösterdiğini, tacirler arasında yapılan fesih protokolünün geçerlilik şartlarına bakıldığında yapılan işe karşılık ödenen meblağın banka aracılığıyla yapılması gerekeceğini, aksi takdirde fesih protokolünün hüküm doğurmayacağını, ancak bilirkişi kurulunun her seferinde onun geçerli olduğuna ilişkin yorum yaptığını, davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan fesih sözleşmesinin akabinde dolar çeklerinin verilmiş olması, işçilerin sigortalarının yatırılmaya devam edilmesi ve yapılan işe karşılık ödenen meblağın banka aracılığıyla yapılmaması gibi bu hususların açıkça fesih protokolünün geçersiz olduğunu gösterdiğini, itirazları doğrultusunda rapor hazırlanmasını talep etmiş olmalarına karşın tekrarla hazırlanan rapor ile bilirkişilerin yanlı olduklarını, yerel mahkemece 276.831,76 TL'nin ödendiği hususunun kabulü ile davalarının 115.851,50 TL olarak kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırı olup bu hususta daha önce de defalarca kez beyanda bulunmuş olmalarına rağmen bu durumun göz ardı edildiğini, protokolde yazan miktarın banka aracılığı ile ödenmiş olması gerektiğini, bu ödemenin yapıldığı hususunda dosyaya dekont veya herhangi bir belge sunulmadığını, fesih protokolünün gerçek bir fesih iradesi taşımaması yanında feshin geçerlik şartı olarak fesihte yer alan ibra miktarının banka kanalıyla ödenmesinin yasal zorunluluk olduğunun göz ardı edildiğini, müvekkilinin asıl alacağının, 254.741,04 TL miktarındaki ödemenin hiçbir hesaplamaya katılmayarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait ticari defterler incelendiğinde yapılan 254,741,04 TL'lik ödemenin 250,000,00 TL'nin işçilik masraflarına karşılık olduğunu, 4.741,04 TL'nin SGK primlerine yönelik ödeme yapıldığı açıkça ortaya çıkacağını, ihale sözleşmesinde işçilik masraflarının ihale bedeline dahil olduğuna yönelik beyan olmaması nedeniyle ihale bedelinden düşürülerek söz konusu alacağın hesaplanmasının hatalı olacağını, müvekkilinin toplam alacağının 728.057,59 ( sözleşme ihale bedeli) + 250.000,00 ( işçilik masrafları) - 4.741,04 (sgk primleri) olarak toplam 973.316,55 TL olduğunu, dosya kapsamında ileri sürdükleri delilleri, iddiaları ve itirazlarının yanında davalı ortaklık tarafından davacı şirkete verilen 442456 nolu 173.808,00 TL bedelli, 442457 nolu 173.808,00 TL bedelli, 442458 nolu 173.808,00 TL bedelli ve 442460 nolu 65.178,00 TL bedelli, toplam 586.608,00 TL tutarında 4 adet çek bedellerinin ödenmediğini, yine, davalı ortaklık tarafından Ağrı Havaalanı İnce İşleri için yapılan harcamaya karşılık davacı şirkete verilen; 3501198 nolu 14.000,00 TL bedelli, 3501200 nolu 7.000,00 TL bedelli, 3509226 nolu 7.000,00 TL bedelli, 3509231 nolu 5.000,00 TL bedelli, 3509249 nolu 35.000,00 TL bedelli, 3509249 nolu 36.000,00 TL bedelli, 3512228 nolu 10.500,00 TL bedelli, 3512229 nolu 11.500,00 TL bedelli, 351245 nolu 12.943,00 TL bedelli, 401654 nolu 41.040,00 TL bedelli, 6942904 nolu 50.000,00 TL bedelli, 6942905 nolu 50.000,00 TL bedelli ve 7640375 nolu 11.000,00 TL bedelli olmak üzere, toplam 290.983,00 TL tutarlı 13 adet çekin ödenmediğini, fesih protokolünün 18.09.2012 tarihli sözleşmeyi kapsamadığı hususunda takdir kullanması halinde davacının davalıdan (728.057.59 TL tespit bilirkişi raporunda belirlenen miktarın 254.741.04 TL davacıya yapılan ödeme) 473.316.55 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, hukuken geçersiz sözleşmelerin, haksız iktisap kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralının hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gerektiğini, mahkeme tarafından davalarının haklılığına ilişkin lehe delillerin irdelenmediğini, sadece davalının ticari defterlerine ve yanlı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, tüm delillerin değerlendirilmediğini, sunmuş oldukları itirazların dikkate alınmadığını, davalı tarafından verilen çeklerin karşılıksız çıktığının göz ardı edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 22/01/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Her ne kadar mahkemece davacının müvekkili şirketten 115.851,50 TL alacaklı olduğu kabul edilerek işbu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmişse de davacı ile müvekkili şirket arasında 01.12.2013 tarihli fesih protokolü akdedilmiş olup işbu protokolün ibra hükmünde olduğunu ve davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı olmadığını, 01/12/2013 tarihli fesih protokolü ibra hükmünde olup tarafların birbirlerini kati surette ibra etmiş bulunduğunu, bu minvalde davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığına dair birçok bilirkişi raporu tanzim edildiğini, mahkemece ilgili ibra nitliği taşıyan fesih protokolü esas alınmaksızın verilen işbu kararın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında kain taşeronluk sözleşmesi kapsamında yapılan imalatların ödemesinin davacı tarafa yapılmış olduğunu, hiçbir ilave bedel ve tazminat talebi bulunmaksızın sözleşmenin taraflarca karşılıklı olarak feshedildiği ve tarafların birbirlerini kati surette ibra etmiş olduğunun mübrez protokol ile sabit olduğunu, söz konusu ibraname/fesih protokolünde davacı tarafın sözleşmeden doğan haklarını saklı tuttuğuna dair herhangi bir ibarenin de yer almadığını, bu itibarla mahkemece, işbu hususların hiçbiri dikkate alınmaksızın mezkur gerekçeli karar tanzim edilmiş olup dosyada mübrez olan bilirkişi raporlarında ''davacının herhangi bir alacağı olmadığı''na dair ilk değerlendirmenin esas alınması gerekirken 115.851,50 TL alacaklı olduğu yönünde karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde herhangi bir surette hak ve alacağı mevcut olmayıp bu hususun, dosyada mübrez bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, bilirkişi raporları kapsamında davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt olmaksızın imza altına alınan fesih protokolünün ibra niteliğinde olduğunun aşikar olduğunu, bu bağlamda mahkemece ibra niteliğinde olan fesih protokolünden önce düzenlenen 1 nolu hakediş raporu esas alınarak müvekkilinin davacıya borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, fesih protokolünde dahi davacı tarafın tüm hak ve alacaklarının hesaplandığını ve müvekkili tarafından davacıya tüm ödemelerin yapıldığını, bu itibarla davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmayıp mezkur kararın taraflarınca bu yönü ile kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki 18/09/2012 tarihli ve 28/05/2013 tarihli taşeronluk sözleşmeleri kapsamında ödenmeyen imalat bedeli alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesi ile; yukarıda ayrıntıları belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ile aşamalarda alınan ve taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarından sonra ve dava dışı iş sahibi idareden getirtilen tüm sözleşme ve ekleri ile hak ediş belgeleri ile yine taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan 01/12/2013 tarihli fesih protokolüne itibar edilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonrasında taraflar arasında konusu "Ağrı Havaalanı Terminal Binası İnşaatına" ilişkin olan iki ayrı sözleşme imzalandığı, 28/05/2013 tarihli sözleşme yönünden düzenlenen 01/12/2013 tarihli fesih protokolünde bu sözleşme kapsamında KDV dahil toplam 276.831,76 TL tutarında imalat yapılarak bedelinin ödendiğinin kabul edildiği, 18/09/2012 tarihli ilk sözleşme yönünden davalı taraf şantiye şefi ile davacı şirket arasında düzenlenen 24/12/2012 tarihli 1 nolu hak edişe göre 115.851,50 TL tutarında imalat gerçekleştirildiği, bilirkişi raporlarında davalı tarafından yapılan toplam ödeme 254.741,04 TL olarak tespit edilmiş ise de fesih protokolünde tarafların kabulünde olan 276.831,76 TL'lik ödeme rakamına itibar edilmesi gerektiği, buna göre davalı tarafından 28/05/2013 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleşen imalat bedeli ödenmiş ise de 18/09/2012 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleştirilen 115.851,50 TL'lik imalat bedelinin ödenmediği, ayrıca davalı taraf ile dava dışı idare olan ... ile imzalanan sözleşme kapsamında düzenlenen kesin hak edişte taşeron sözleşmelerine konu imalat bedelinin toplam 397.897,50 TL olarak yer aldığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibinin 115.851,50 TL'lik asıl alacak kısmına yaptığı itirazın iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatının reddine, icra takibi haksız ve kötü niyetli olarak değerlendirilmediğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuşlardır.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarihli 2015/742 Esas 2023/742 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf kanun yoluna başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353(1). b. 1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
-
Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 7.913,82 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.028,00 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 5.885,82 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32