SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/653

Karar No

2024/724

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)

(HMK. 353/1-a.4,6 Maddesi Uyarınca Kararın

Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2024/653

KARAR NO : 2024/724

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/04/2024

NUMARASI : 2022/36 Esas - 2024/267 Karar

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak

KARAR TARİHİ : 12/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA :

Davacı vekili; müvekkilinin Ankara İli Polatlı İlçesi'nde et kesim işletmesi faaliyetini yürüttüğünü ve işletme bünyesinde soğutucu ve soğutucuya bağlı bir takım hizmetleri almak için davalı şirket tarafından mal ve hizmet sözleşmesini içeren 20/04/2019 tarihli yazılı bir teklif sunulduğunu, teklif metnindeki ürünler için belirlenen her fiyatın €+KDV şekli olarak belirlendiğini ve teklifin toplam bedelinin 160.990 €+ KDV olduğunu ve müvekkiline döviz bazlı ürün alındığını, ödemenin ise kurun Türk Lirası'na çevrilmesi sonrasında karşılığındaki TL bedeli ile verilmesi şeklinde olacağının belirtildiğini, teklif metni içeresinde yer alan ürünlerin ve hizmetlerin satın alınması hususunda davalı ile müvekkili şirket arasında 07/05/2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında satıcı tarafından temin edilen ürünlerin kurulumunun 15/01/2020 tarihinde gerçekleştiğini, soğutucuların kurulmasından sonra sözleşmede belirtilen hizmetlerin eksik kaldığını ve parça parça edimlerin yerine getirilmesi gibi bir süreç başladığını, işin bitirilmesine ilişkin sözleşmede bir süre tayin edilmediğini, eksik ifalar nedeniyle sürekli davalı ile görüşmeler yapıldığını ancak muhatap yanın sözleşme kapsamında yer alan edimleri bir türlü tam anlamıyla yerine getirmediğini, kurulumu ve montajı tamamlanan soğutucunun motorlarında teker teker arızalar söz konusu olmaya başladığını ve davalının arızaların garanti kapsamında giderilmesi için işletmeye çağrıldığını, şirket yetkilisi ... tarafından ürünün arızasını gidermek üzere tamire gelindiğini ve bu hususun 28.04.2020 tarihinde tutanak altına alındığını, söz konusu sıfır olduğu iddia edilen arızalı motorun sökülerek davalı şirket tarafından tamir edilmek üzere yerinden sökülerek götürüldüğünü, daha sonra 06.06.2020 tarihinde 3 numaralı olarak isimlendirilen kurulumu yeni yapılan soğutucuda da tekrar arıza çıktığını ve o gün yine davalı şirket yetkilisi tarafından sökülerek tamirinin yapılacağı iddiası ile götürüldüğünü ve 08.06.2020 tarihinde arızalı motorun tamir edildiği iddiasıyla müvekkiline teslim edildiğini, 16.06.2020 tarihinde yine bir motorun sökülerek davalıca tamir adı altında işletmeden götürüldüğünü, arızalardaki sıklık ve sözleşme kapsamındaki eksik ifalar nedeniyle müvekkili tarafından davalı işletme bünyesinde çalışan ... ve ... isimli kişilerden haricen edinilen bilgi doğrultusunda bakım yapmak için geldiklerinde müvekkilinin sıfır olarak aldığını düşündüğü ürünlerin aslında ikinci el çıkma motor olarak adlandırılan motorlarla değiştirildiğini ve sıfır motor satın alınan motorların müvekkilde olmadığı bilgisinin öğrenildiğini, 15.01.2020 tarihli” taahhütnamede;garanti kapsamı içerisinde arızalanan parçaların tamir edilmesi veya yenileriyle değiştirilmesinin davalı şirkete ait olduğu taahhüt edilmesine rağmen bu taahhüdün ifa edilmediğini, müvekkili tarafından 08.08.2020 tarihinde Ankara Soğutmacılar ve Klimacılar Odası Başkanlığına başvurularak uzman biri tarafından soğutucu motorlarının incelenmesinin talep edildiğini ve bunun üzerine bağımsız bir bilirkişi ataması yapıldığını, 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporuyla, müvekkilinin yeni aldığı ürünlerin eski ve ikinci el olup boyanmış olduğunun tespit edildiğini, bu olayın öğrenilmesinden sonra davalıya haber verildi davalıca gelip yenisini takacaklarının, zaten müvekkili firmada işlerinin bitmediğinin, sözleşmedeki eksikleri tamamlayacaklarının söylendiğini ancak buna rağmen gelen olmayınca müvekkilince davalıya 30.09.2020 tarihinde ihtarname çekildiğini ve ihtarın davalıca 01.10.2020 tarihinde tebellüğ edildiğini, ihtara rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap verilmemesi üzerine dava açılmak üzere dava şartı olan arabuluculuk kurumuna gidildiğini, ancak uzlaşama sağlanmadığını, müvekkilinin sahip olduğu işletme bünyesindeki soğutucu motorların işletmenin ana demirbaşları niteliğine haiz en önemli işletme araçlarından birisi olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, ayıplı mal nedeni ile müvekkili şirket tarafından satın alınan ürünlerin sözleşmeye aykırılığın tespitine, ayıplı malın, ayıpsız, aynı özelliklerdeki misli ile değiştirilmesine, değişim mümkün olmayacaksa dava açıldığı tarihteki satın alınan ürünlerin rayiç bedellerinin hesaplanarak müvekkilinin menfi zararının taraflarına şimdilik 100.000,00 TL'nin, 30/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 139.302,16 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı taraf süresinde bir cevap dilekçesi sunmamış, rapora itiraz dilekçesinde teklif ve sözleşme altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, bu belgelerin davalı şirketi bağlamayacağını belirtmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve davalı tarafça davacı tarafa satılan soğutucuların eksik ve ayıplı olarak ifa ve teslim edildiği iddiasına dayalı olarak bunun tespiti ve ayıplı malın ayıpsız aynı özelliklerindeki misli ile değiştirilmesi, bu mümkün değilse dava açıldığı tarihteki satın alınan ürünlerin rayiç bedellerinin hesaplanarak menfi zararının tazmini istemli olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın; 07/05/2019 tarihli teklif isimli belgede davalı adına imzası bulunan ... ve ...'ın davacı şirket yetkilisi/temsilcisi olup olmadığı, davalının husumet itirazının yerinde olup olmadığı, davalı tarafça davacı tarafa sözleşme koşullarına uygun şekilde ürünlerin ve hizmetin tam, eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ve ifa edilip edilmediği, teslim edilen ürünlerde 2.el malzeme kullanılıp kullanılmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan 07/05/2019 tarihli teklif isimli belge incelendiğinde; teklifi düzenleyen kişinin ...; teklif sunulan kişinin ... olduğu, işin tanımının teklif detaylarında yer alan panel, kapı ve soğutma grupları, soğuk oda monoray sistemi, kantar, cephe alüminyum işleri, mevcut mezbahanenin sistem ray bakımları, mevcut ray işleri ve depo bakımları, 3 adet körük sistemi, mevcut makinelerin taşınması, soğutma gruplarının besleme kablolarının çekilmesi, mevcut kepenk ve kapıların demonte ve monte işlemi ve mevcut kompresöre hava kurutucu takılması şeklinde belirlendiği, ödeme, garanti ve diğer işlere ilişkin hususların belirlendiği, teklif onayının ... ve ... tarafından yapılıp imzalandığı, sipariş onayının ise ... adına ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Yine, 15/01/2020 tarihli taahhütname isimli belgede ise; teklifte belirtilen ürünlerde kusur tespit edilmesi durumunda "..." firması olarak firmalarına bildirdiği tarihten sonra 1 ay içerisinde gerekli müdahalenin yapılacağı, değişmesi gereken parça veya müştemilat olursa uygun malzemenin ücretsiz olarak değişiminin yapılarak teslim etmeyi taahhüt ettiklerinin belirlendiği ve belgenin ... ile ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Öte yandan, "Tutanaktır" isimli belgelerin de ... ve ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.

Dosya, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/07/2023 ve 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporları dosya arasına alınmıştır.

Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları alınarak dosya arasına konulmuş, davalı ... .... Ltd. Şti.'nin kurucusunun ve yetkilisinin ... olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı taraf her ne kadar 07/05/2019 tarihli teklif isimli belgeye istinaden davalı taraftan soğutucu aldığını, 15/01/2020 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, ancak bu soğutucuların eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğini belirterek, bu durumun tespiti ve ayıplı malın ayıpsız aynı özelliklerindeki misli ile değiştirilmesi, bu mümkün değilse dava açıldığı tarihteki satın alınan ürünlerin rayiç bedellerinin hesaplanarak menfi zararlarının tazminini talep etmiş ise de, teklif isimli söz konusu belgeyi davalı adına imzalayan ... ve ...'ın incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin yetkilisi veya temsilcisi olmadığı, bu sebeple söz konusu belge dolayısıyla davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı" gerekçesi ile, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece davalı şirket temsilcilerinden ...'ın tutanaklara imza attığının belirtilmesine rağmen, sözleşmede bu kişinin imzası olmadığı için sözleşmeye taraf olmadığı yönünde yapılan tespitin hatalı olduğunu, firma yetkilisinin tutanakları imzaladığını, yapılan iş ve işlemlerden haberdar olduğunu, yine şirket yetkilileri ... ve ...'ın kardeş olduklarını, davalı şirket yetkilisinin tutanaklarda imzasının olmasına rağmen, husumet itirazının kabul edilmesinin hatalı olmadığını, bu kişilerin arabuluculuk toplantılarına da katıldıklarını, yerel mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmediğini, müvekkilin ticari defterlerinde davalıya yaptığı ödemelerin açıkça yer aldığını, ticari defter ve kayıtların incelenmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı iş sahibi, davalı yüklenici ile yapılan eser sözleşmesi gereğince davalının edimini tam yerine getirmediğini, işin eksik ve ayıplı yapılması nedeniyle verilen avansın bir kısmının iadesinin gerektiğini ileri sürerek, alacak talebinde bulunmuş, davalı ise sözleşmenin davalı şirket ile yapılmadığını, şirket çalışanlarınca imzalanan teklif formunun kendilerini bağlamayacağını belirterek, davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece, davacı iş sahibi ile davalı arasında akdi ilişki bulunmadığı, eser sözleşmesinin davalı ile ...- ... arasında olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

  1. Dava alacak ve tazminat istemli olarak açılmış, dava değeri olarak da 100.000,00 TL gösterilmiştir. Bu miktarın ne kadarlık kısmının tazminat ne kadarlık kısmının alacak istemlerine ilişkin olduğu mahkemece davacı tarafa açıklatılmış, davacı vekili alacak talebi yönünden talebini ıslah dilekçesi ile 139.302,16 TL'ye yükseltmiştir. Böylelikle tazminat talebi yönünden bir harç alınmayarak yargılamaya devam edilmiştir.  Mahkemece davacı vekiline dava dilekçesindeki 100.000,00 TL'lik talebin ne kadarlık kısmının tazminat talebine ilişkin olduğu açıklattırılarak bu talep ile ilgili harç eksikliği tamamlatımalıdır.

 2. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak  sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Somut olayda arabuluculuk ilk oturum açılış tutanağında karşı taraf olarak gösterilenler arasında ... ve ...'ın yanı sıra  "... Ltd. Şti." de gösterilmiş, tutanak altına şirket adına da imza konulmuştur. Diğer yandan şirket yetkilisi ... 08/04/2020,30/06/2020 ve 11/06/2020 tarihli tutanakları davaya konu edilen sisteme ait bir kısım parçaları tamir etmek üzere alıp götürmüştür. Böylelikle davalı şirket, çalışanları ...'ın imzalamış oldukları sözleşmeye icazet vermiştir. Mahkemenin davalı şirkete husumet düşmeyeceği yönündeki kabulü hatalı olmuştur.

3. Taraflar arasında  eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu yukarıda 1. maddede açıklanmıştı. Sözleşmede iş bedeli 700.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.

Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar)

Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir. (ÖZTÜRK, Muammer; GÖZÜTOK Zeki: Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, 2019, s. 569)

Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir (TBK m. 97).

Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunun yukarıdaki esaslar dikkate alınarak hazırlanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bilirkişi heyetinden götürü bedelli eser sözleşmelerinde alacak hesaplanması ile ilgili bahsedilen hususların gözetildiği bir ek rapor da alınarak sonuca gidilmelidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 	

2. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/36 Esas, 2024/267 nolu kararının HMK'nın 353/1. a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3. Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,

  1. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

  2. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  3. Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,

  4. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesingözütokdavacıDayalıAlacakkonusuankaranumarasıSözleşmesineEserhükümöztürk€+kdv

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim