Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2022/921
2024/706
10 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/921 - 2024/706
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
DOSYA NO : 2022/921 Esas
KARAR NO : 2024/706
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2020
NUMARASI : 2017/146 Esas- 2020/903 Karar
ASIL DOSYADA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ : 10/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2024
Taraflar arasında asıl ve birleşen davada görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne dair dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin oluşturduğu ... - ... İş Ortaklığı tarafından üstlenilen 5 farklı konumda yer alan hububat depoları yapım işinin iş artışları ile birlikte toplam 39.221.158 TL (KDV hariç) bedel ile tamamlanıp kullanıma alındığını, yüklenicinin iş bitim tarihinde verdiği dilekçeleri doğrultusunda 5 işyerinde geçici kabul işlemlerinin başlatıldığını, kabul tutanaklarında belirtilen eksikliklerin yüklenici firma tarafından giderilmemesi üzerine kurum tarafından yüklenici namına yaptırıldığını ve 14.09.2015 tarih ve 251799 sayılı makam oluru ile geçici kabul tutanaklarının onaylandığını, yüklenici namı hesabına yapılan ödemelerin tahsili için 12.10.2015 tarih ve E.67841 sayılı yazı ile tebligat yapıldığını, yüklenicinin 25.10.2015 tarihine kadar namı hesabına yapılan işler karşılığı 5.293.434,28 TL+faizi kurum hesabına yatırmaması üzerine 11.11.2015 tarih ve E.309794 sayılı yazıya istinaden iş ortaklığı adına düzenlenen 18 adet teminat mektubunun 13.11.2015 tarihinde toplam 3.512.341,45 TL olarak nakde çevrildiğini ve diğer taraftan emanette bekletilen 400.000,00 TL hakediş alacağının ilavesi ile mahsuba konu toplam tutarın 3.912.341,45 TL olduğunu, bu tutardan ayrıntıları 02.12.2015 tarih ve E.331748 sayılı yazıda belirtildiği üzere; nam ve hesaba yaptırılan All Risk sigorta primi harcamalarına ilişkin 01.12.2015 tarihli ve C725533 nolu aktarma faturası ile 8.350,22 TL ana para aynı tarihli A096374 nolu vezne makbuzu ile 1.334,82 TL faiz olmak üzere toplam 9.685,04 TL,... Müdürlüğü tarafından firma nam ve hesabına yapılan harcamalara ilişkin 01.12.2015 tarih ve C725535 nolu aktarma faturası ile 1.564.635,21 TL ana para, aynı tarih ve A096376 vezne makbuzu ile 180.720,16 TL faiz olmak üzere toplam 1.745.355,37 TL, ... Müdürlüğü tarafından firma nam ve hesabına yapılan harcamalara ilişkin 01.12.2015 tarih ve C725534 nolu aktarma faturası ile 3.728.800,10 TL'den 1.767.775,73 TL ana para aynı tarih ve A096375 vezne makbuzu ile 389.525,31 TL faiz olmak üzere toplam 2.157.301,04 TL tutarlarındaki alacakların mahsup edildiğini, mahsuplaşmadan sonra ... Müdürlüğü tarafından yapılan harcamalara ilişkin 1.961.024,37 TL ana para ile 13.11.2015 tarihinden 01.12.2015 tarihine kadar hesaplanan 18.370,99 TL faiz tutarı olmak üzere toplam 1.979.395,35 TL firma borcunun kaldığını, kalan bu borcun 23.12.2015 tarihli ve E.84869 sayılı yazı ile firmaya bildirildiğini, firmanın 28.12.2015 tarihli yazısında belirtilen gerekçelerle borca itiraz edildiğini, yüklenici firmanın kesin hesabında oluşan 309.795,78 TL alacağın (KDV hariç) kurum alacağından mahsup edilerek, toplam 1.358.340,52 TL (02.09.2016 tarihi itibariyle) nihai borcun bulunduğunu, bu hususun 15.12.2016/E.355199 sayılı ve 29.12.2016/E.368804 sayılı yazılar ile Teknik İşler Dairesi başkanlığına bildirildiğini, firmanın 28.12.2015, 06.01.2016, 16.02.2016, 22.08.2016 tarihli yazılarındaki itirazların uygun bulunmadığına dair yazıların 26.12.2016 ve 11.01.2017 tarihli yazılarda yükleniciye tebliğ edildiğini, ayrıca Yunak, Karapınar, Çumra ve Sarıkaya iş yerlerine ait kesin kabul eksiklikleri nedeniyle ortaya çıkan 195.081,28 TL’lik kurum alacağının 25.01.2017 tarih ve E.27867 sayılı makam oluru ile yüklenici borçlarına ilave edilmesinin uygun bulunduğunu, yüklenicinin bu bedeli de ödemediğini, sonuç olarak tahsil edilemeyen; 1.979.395,35 TL'nin 13.11.2015 tarihinden,1.358.340,52 TL'nin 02.09.2016 tarihinden, 195.081,28 TL'nin 25.01.2017 tarihinden itibaren sözleşmede yer alan %17,75 faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 06.03.2012 tarihli sözleşme kapsamında yapılan işlerde Çumra ve Karapınar işyerlerindeki vasıta basküllerinin düzgün çalışmaması sebebi ile inceleme yapıldığı, inceleme sonucu alınan raporda loadcell altı betonların deforme olması sebebiyle loadcell taban doğrultularında eksen kayması olduğu, eksen kayması sonucu kantarların kalibre edilemediği, doğru tartım yapılamadığı, bu hususun gizli kusur olarak değerlendirildiği, gizli kusurların giderilmesi ve basküllerin çalışır hale gelmesinin, aksi takdirde namı hesaba yaptırılacağının yüklenici firmaya 28.02.2017 tarihli yazı ile bildirildiğini, ancak yüklenicinin adresinde bulunamadığını, kantarın kullanılması ihtiyacı olduğundan yüklenici nam ve hesabına yaptırıldığını, bu kapsamda düzenlenen 2 adet gider aktarım faturalarının yükleniciye gönderildiğini, ancak 24.11.2017 tarihli yazı ile faturaların iade edildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin yüklenicinin bakım ve düzeltme sorumluluklarına ilişkin 26. Maddesine göre fatura bedellerinden davalı yüklenici ortaklığın sorumlu olduğunu belirterek 31.860,00 TL'nin 03.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek %17,75 oranında sözleşme faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT:
Davalılar vekili tarafından verilen asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; Asıl davada; ... - ... İş Ortaklığı tarafından üstlenilen hububat depoları yapım işinin geçici kabullerinin yapıldığını, işin yapımı sırasında teknik olarak ortaya çıkan zorunluluklar nedeni ile idarenin oluru ile ilave işler de yapıldığını, 12.09.2014 tarihinde Yunak işyeri, 10.09.2014 tarihinde Şereflikoçhisar işyeri,15.08.2014 tarihinde Çumra ve Karapınar iş yerleri,14.11.2014 tarihinde Sarı Kaya iş yerlerinin geçici kabullerinin yapıldığını, nam ve hesaba yaptırılan eksik işler nedeni ile %10 oranında fatura çıktığını, geçici kabulde eksik işlerin %5'i geçmediğinin imza altına alınmış ve kabul görmüş iken müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan bu işlerin daha yüksek fiyatlara ihale edildiğini, kabul esnasında eksik işlerin günün şartlarına ve ileride yapılmak veya kesilmek üzere fiyatlandırıldığını ve bu tutarın %5'in üzerinde olması durumunda kabul yapılmayacağını, hal böyle iken sonradan bu tutarların arttırılarak ihale edilmiş olması ve müvekkiline dahi hiçbir aşamada bilgi verilmemiş olmasının, işlemin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu gösterdiğini, idarenin şirketin nam ve hesabına eksik işlere müvekkilinin taahhüdü altında olmayan işlerin de dahil edilerek ayrıca fahiş fiyatlarla ihalenin gerçekleştirildiğini, toplam sözleşme bedeline göre 39.221.158 TL x 0,05 = 1.961.057,09 TL'yi geçmemesi gerektiği halde 3.332.376,38 TL tutarında fahiş bir harcamayı müvekkiline mal etmenin bir dayanağı olmadığını, davacının kesin hesapta ortaya çıkan 1.358.340,52 TL tutarında belirlediği gecikme cezaları ile diğer nefaset bedellerine itiraz ettiklerini, kalan iş miktarının %5'i geçmemesine rağmen gecikme cezasının en fazla %5'lik kısmının cezası olarak %0,03 kesilmesi gerekirken bir kısım işlerde %25 oranında işin geçici kabul sonrası kalmış gibi bir uygulama içine girilerek bu cezaların kesilmiş olmasının kabulünün mümkün olmadığını, Birleşen davada; davacı yanın geçici kabul tutanağının imzalanmasından sonra doğan bakım, arıza ve onarım gideri talep ettiğini, sözleşme hükümlerinde işin tesliminden sonra/geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra ortaya çıkmış "bakım, onarım ve arıza" dan müvekkilinin sorumlu tutulacağına dair her hangi bir hükmün bulunmadığını, sözü edilen arızaların kullanımdan kaynaklandığını, kusursuz teslim edilen kantar arızasının müvekkiline atfedilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının nakde çevirdiği teminat mektupları ile alacağını fazlasıyla karşıladığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarihli 2017/146 Esas 2020/903 Karar sayılı kararında özetle; Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve nama yaptırılan işlerin bedelinin tahsili, kesin hakediş bakiye alacağının ve kesin kabul eksiklerinden kaynaklanan alacakların tahsili, birleşen dava, vasıta basküllerinin arıza ve onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraf vekilleri delillerini bildirmiş, sözleşme, sözleşmenin eki niteliğindeki idari ve teknik şartnameler, geçici kabul tutanakları sunulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan 28/06/2012 tarihli 300.000 Ton Kapasiteli Hububat Depoları 1.Kısım Yapım İşine Ait Sözleşme ile Sarıkaya, Karapınar, Çumra, Yunak, Şereflikoçhisar hububat depolarının inşaat, teknik şartnamede ve projelerde belirtilen elektromekanik ve elektrik işleri yapımı işini davalıların üstlendiği, sözleşmede davacı kurum işveren, davalı şirketlerin oluşturduğu oluşturduğu ... - ... İş Ortaklığı ise yüklenicidir.
Bilirkişi kurulundan alınan raporda özetle; asıl davada; YİGŞ madde 41/4’ e göre geçici kabulün yapılabilmesi için yapılan işin kusurlu ve eksik kısımlarının bedelleri toplamının işin sözleşme bedelinin % 5' inden fazla olmaması gerektiği, bu bağlamda işin kabulü yapıldığına göre işin %95 oranında bittiğinin görüldüğü, sözleşme bedelleri ile hesaplanan %5 oranı karşılığı ortaya çıkan parasal tutarın, geçici kabul eksikliklerinin sözleşme imza tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra idare tarafından nam ve hesaba yaptırılması durumunda enflasyon, parça ve yarım iş olması, koşulların değişmiş olması gibi faktörlere bağlı olarak daha fazla bir bedel üzerinden yaptırılmasının piyasa şartlarına uygun olduğu, idarenin geçici kabul eksikliklerini yüklenici nam ve hesabına 4734 sayılı Kanunda gösterilen usullerden biri ile yaptırabileceği, Yapım İşleri Genel Şartnamesinde sözleşme bedelinin % 5 oranı karşılığını geçemeyeceği şeklinde bir sınırlama bulunmadığı, yüklenicinin geçici kabul eksikliklerini tamamlamayarak idareyi zaman ve maliyet açısından zarara uğrattığı, ortaya çıkan yüksek maliyete de bu durumda katlanmak durumunda olduğu, yüklenicinin kusurundan kaynaklanan ortaya çıkan zararı idarenin üstlenmesinin düşünülemeyeceği, yüklenici nam ve hesabına yaptırılan imalatların yüklenici davalıların iddialarına göre proje ve şartnameler haricinde imalatlar olduğu hususunun dosya kapsamından tespit edilemediği, davaya konu imalatlarda uzman bilirkişiler marifetiyle yerinde yapılacak incelemelerde işe ilişkin proje, şartname ve belgeler doğrultusunda nam ve hesaba yaptırılan işlerin sözleşme kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, bu tespite göre nihai alacak durumunun değerlendirilebileceği, dosya kapsamında davacının taleplerinde yer verdiği tutarlara ilişkin kesin hesap, kesin hakkediş raporu ve ekleri, diğer tüm ilgili belgelere yer verilmediği, talep edilen tutarların neye dayanarak hesap edildiğinin açık olarak belgelere dayalı olarak ispatlanması gerektiği, birleşen dava yönünden uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit yapılması gerektiği bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetine makine mühendisi bilirkişi eklenmek suretiyle alınan ek raporda özetle; dosya kapsamında bulunan ve yeni kazandırılan belgelerin incelenmesi sonucunda asıl davada; geçici kabul eksiklikleri için davalı yüklenici nam ve hesabına yaptırılan imalatlardan kaynaklanan bedelden, davalı yüklenicinin geçmiş hak ediş alacakları ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sonucu elde edilen tutarların toplamının mahsubu sonucunda, davacı idarenin davalı taraftan 1.222.149,38 TL talep edebileceği, davacı idare tarafından düzenlenen kesin hak ediş sonucunda davacı idarenin davalı taraftan talep edebileceği bakiye alacak tutarının 1.262.956,86 TL olarak hesap edildiği, kesin kabul eksiklikleri nedeniyle davacı idarenin davalı taraftan alacağının 195.081,28 TL olarak tespit edildiği, geçici kabul eksikliklerinin ve yüklenici nam ve hesabına yaptırılan imalatların bir kısmının yüklenici davalıların itirazlarına göre proje ve şartnameler haricinde imalatlar olduğu hususunun dosya kapsamından tespit edilemediği, birleşen davada; vasıta basküllerinde meydana gelen kullanımı engelleyen kusurların, tekniğe uygun olmayan imalattan kaynaklandığı ve bir bakışta tespit edilemeyecek nitelikte gizli ayıp niteliğinde olduğunun değerlendirildiği, bu husustan davalı yüklenici iş ortaklığını oluşturan şirketlerin sorumlu olduğu, kök raporda yer verildiği üzere Yapım İşleri Genel Şartnamesi 25/4 maddesine göre ayıbın giderilmesinin yüklenici davalıların sorumluluğunda olduğu, davacı tarafın, davalı iş ortaklığı adına düzenlediği vasıta basküllerinin onarımlarına ilişkin 20.11.2017 ve 21.11.2017 tarihli yansıtma faturalarında belirtilen ayrı ayrı KDV dahil 15.930 TL olmak üzere toplam 31.860 TL tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamına uygun olan bilirkişi ek raporu mahkememizce kabul edilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamına, sunulan delillere, iddia, savunma, bilirkişi rapor ve ek raporuna göre; davalı şirketlerin oluşturduğu ... - ... İş Ortaklığı tarafından üstlenilen 5 farklı konumda yer alan hububat depoları yapım işinin geçici kabul tutanaklarında belirtilen eksikliklerin yüklenici firma tarafından giderilmemesi üzerine davacı kurum tarafından yüklenici namına yaptırıldığı,
Asıl davada; geçici kabul eksikliklerinin ve yüklenici nam ve hesabına yaptırılan imalatların bir kısmının yüklenici proje ve şartnameler haricinde imalatlar olduğu hususundaki davalı tarafın savunmasının kanıtlanmadığı, geçici kabul eksiklikleri için davalı yüklenici nam ve hesabına yaptırılan imalatlardan kaynaklanan bedelden, davalı yüklenicinin geçmiş hakediş alacakları ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sonucu elde edilen tutarların toplamının mahsubu sonucunda, davacı idarenin davalı taraftan 1.222.149,38 TL talep edebileceği, davacı idare tarafından düzenlenen kesin hak ediş sonucunda davacı idarenin davalı taraftan 1.262.956,86 TL bakiye alacak talep edebileceği, kesin kabul eksiklikleri nedeniyle davacı idarenin davalı taraftan 195.081,28 TL alacak talep edebileceği
Birleşen davada; vasıta basküllerinde meydana gelen kullanımı engelleyen kusurların, tekniğe uygun olmayan imalattan kaynaklandığı ve bir bakışta tespit edilemeyecek nitelikte gizli ayıp niteliğinde olduğundan davalı yüklenici iş ortaklığınının Yapım İşleri Genel Şartnamesi 25/4 maddesine göre ayıbın giderilmesinden sorumlu olduğu, davacı tarafın, davalıların oluşturduğu iş ortaklığı adına düzenlediği vasıta basküllerinin onarımlarına ilişkin 20.11.2017 ve 21.11.2017 tarihli yansıtma faturalarında belirtilen toplam 31.860 TL tutarını talep etmekte haklı olduğu,
İdari şartnamenin 46.2 maddesi ile; idarenin yükleniciden herhangi bir nedenle alacaklı duruma geçmesi halinde uygulanacak faiz oranının %17,75 olarak kararlaştırıldığı anlaşıldığından davacı tarafın asıl ve birleşen davalarda alacak tutarlarına daha önceden davalı tarafın temerrüte düşürülmüş olduğuna ilişkin yeterli belge sunulmadığından dava tarihlerinden itibaren %17,75 oranında akdi faiz isteyebileceği kanaatine varıldığından asıl davada davanın kısmen kabulüne ve 2.680.187,52 TL'nin dava tarihi olan 24/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %17,75 oranında sözleşme faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada davanın kabulü ile 31.860,00 TL'nin dava tarihi olan 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %17,75 oranında sözleşme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 23/08/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Asıl davada; davanın kısmen kabulüne karar verilerek kesin kabul eksikleri için talepleri doğrultusunda 195.081,28 TL üzerinden hüküm kurulduğunu, faiz başlangıç tarihinin 24.02.2017 olarak belirlendiğini, dilekçeleri ekinde yer alan fatura ve ihtar yazışmalarından anlaşılacağı üzere faiz başlangıç tarihinin talepleri doğrultusunda 25.01.2017 olması gerektiğini, geçici kabul eksiklikleri bakımından taleplerinin 1.979.395,55 TL olmasına karşılık mahkemece alacaklarının 1.222.149,38 TL olarak belirlenmesi ve faiz başlangıç tarihinin 01.12.2015 olması gerekirken 24.02.2017 olarak belirlenmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kesin hakediş sonucunda oluşan bakiye alacaklar yönünden taleplerinin 1.358.340,52 TL olmasına karşılık mahkemece 1.262.956,86 TL alacak olarak belirlenmesi ve yine faiz başlangıç tarihinin 02.09.2016 olması gerekirken 24.02.2017 olarak belirlenmesinin dilekçeleri ekinde yer alan ve dava dosyasında mübrez belgeler dikkate alındığında hukuka aykırılık teşkil ettiğini, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/855 E. sayılı dosyasında; davanın kabulüne karar verilmekle birlikte faiz başlangıç tarihinin 27.12.2017 olarak belirlendiğini, mevcut dosya kapsamından görüleceği üzere birleşen davada da faiz başlangıç tarihinin 03/05/2017 tarihi olması gerekirken eksik inceleme ve yanlış tespitlere dayalı olarak hüküm kurulduğundan, istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Asıl ve birleşen dava; taraflar arasında düzenlenen ve konusu "300.000 ton kapasiteli hububat depoları 1. Kısım yapım işine ait sözleşme" ile Sarıkaya, Karapınar, Çumra, Yunak ve Şereflikoçhisar Hububat Depolarının inşaat, teknik şartname ve projelerde belirtilen elektromekanik ve elektrik işlerinin yapımını konu alan 28/06/2012 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı iş sahibi idare, davalı ortaklık ise yüklenici konumundadır.
Davacı iş sahibi idare, asıl davada, davalı yüklenici ortaklık adına eksik ve nama yaptırılan işlerin bedelinin tahsili ile kesin hak ediş bakiye alacağının kesin kabul eksikliklerinden kaynaklanan alacaklarının, davalı yüklenici ortaklığın idareleri nezdindeki kesin teminat mektubu bedellerinden ve hak ediş alacaklarından mahsubu sonucunda kalan kısmının davalı yüklenici ortaklıktan tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise; gizli ayıplı imalat kapsamında olduğu anlaşılan vasıta basküllerinin arıza ve onarım bedellerinin davalı yüklenici ortaklıktan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ortaklık vekili tarafından asıl ve birleşen davaya karşı verilen cevap dilekçelerinde özetle; sözleşme kapsamında gerçekleştirilen işlerin geçici kabul eksikliklerinin idarenin tespit ettiği kadar olmadığını ve olan işlerin de idare tarafından fahiş fiyatlarla kendilerinin bilgisi olmadan giderildiğini, idare nezdindeki teminat mektubu bedellerinin ve hak ediş alacaklarının mahsubu sonucunda davacı idarenin herhangi bir alacağının kalmadığını, birleşen davada da ayıplı imalatlarının bulunmadığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve uzman bilirkişi kurulundan alınana kök ve ek raporlar sonrasında asıl davada davalı yüklenici tarafından giderilmesi gerekirken giderilmeyen geçici kabul eksiklikleri ve ayıplarının davacı idare tarafından giderildiği, bu hususun sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olduğu ve bu tutarlardan davalı ortaklığın sorumlu olduğu, bu bedellerden yüklenici ortaklığın idare nezdinde kalan hak ediş alacakları ile yine yüklenici ortaklığın idareye sunduğu teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sonucu elde edilen tutarların mahsubu sonucunda davacı idarenin asıl davada, geçici ve kesin kabul eksiklikleri nedeniyle davalı yüklenici ortaklıktan talep edebileceği toplam tutarın 2.680.187,52 TL olduğu, birleşen davada, sözleşme kapsamında imal edilen vasıta basküllerinde meydana gelen kullanımı engelleyen durumların, tekniğe uygun olmayan imalattan kaynaklandığı ve ilk bakışta tespit edilemeyen gizli ayıplı imalat niteliğinde olduğundan bu ayıplı imalatların ortaya çıkması üzerine davalı ortaklık tarafından giderilmediği ve idare tarafından yüklenici nam ve hesabına giderilmek zorunda kalındığı, yine şartname ve sözleşme hükümlerine göre bu bedelden de davalı ortaklığın sorumlu olduğu, giderim bedellerinin asıl ve birleşen davada piyasa rayiçlerine uygun olduğu, birleşen davada talep edilebilecek tutarın 31.860,00 TL olduğu, davacı idarenin dava tarihinden önce davalı ortaklığı usulüne uygun ihtarla temerrüde düşürmediği anlaşıldığından bu alacaklara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği ve uygulanması gereken faizin de sözleşme eki olan idari şartname uyarınca %17,75 oranında olması gerektiğinden buna göre asıl davanın kısmen kabulüne, 2.680.187,52 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %17,75 oranında sözleşme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile 31.860,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %17,75 oranında sözleşme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili asıl ve birleşen davada yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek asıl ve birleşen davada yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin asıl ve birleşen dava yönünden vermiş olduğu 17/12/2020 tarihli 2017/146 Esas 2020/903 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1). b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan asıl dava yönünden alınması gerekli 427,60 TL istinaf maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80.70 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 346,90 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Birleşen dava yönünden davacıdan alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf başvuru tarihi itibari ile alınması gerekli 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından asıl ve birleşen dosyada yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32