Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2022/1281
2024/637
2 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi
HMK 353/1-a-6)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/06/2022
NUMARASI :...
BİRLEŞEN DAVANIN
KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine asıl ve birleşen davada açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen kararlara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili mimar ... ile davalı ortaklık arasında 16.000 m2'lik hastane projesinin çizimi konusunda 2015 yılı Ekim ayında anlaşma sağladığını ve taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğunu, tarafların edimleri belirlenirken gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin mail yazışmaları dava dilekçelerinin ekinde sunulduğunu, konusunda uzman bir mimar olan müvekkilinin o dönem piyasa değerinin oldukça altında bir teklifte bulunduğunu, 60.000 TL'nin ödenmesi karşılığı ilgili hastane projesini hazırlamayı kabul ettiğini, müvekkili tarafından kendisinden beklenen süre içerisinde projenin tamamlandığını ve davalıya iletildiğini, davalı tarafından da eserin kabul edildiğini, müvekkilince hazırlanan projenin onay alınmak üzere Ankara .... Başkanlığına sunulmuş olup ilgili kurumlarda müvekkili tarafından hazırlanan ve imza edilen projenin kayıtları mevcut olduğunu, mahkemece Ankara İl ... Müdürlüğü ve ... Bakanlığı Proje Daire Başkanlığına müzekkere yazılarak ilgili işlem dosyasının istenilmesi halinde iddialarının ispata kavuşacağını, yine ilgili projenin aslı dava dosyasına fiziki olarak bilahare sunulacağını, müvekkili tarafından kendisine düşen edimin yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı ortaklık tarafından kendi üzerine düşen para verme borcunun yerine getirilmediğini, müvekkili tarafından alacağına kavuşmak maksadıyla davalıyla kurulmak istenilen temasların, davalı yanın ödeme yapmayı sürekli ertelemesi dolayısıyla sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, konuyla ilgili olarak arabuluculuğa başvurulduysa da arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamamış olup e-imzalı ilk oturum ve son oturum tutanaklarının dilekçe ekinde sunulduğunu beyanla, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla proje bedelinin şimdilik 60.000 TL'lik kısmının 14/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından eldeki dosya ile birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/648 Esas sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili mimar ... ile davalı ortaklık arasında hastane projesinin çizimi konusunda 2017 yılı Mayıs ayında anlaşma sağlandığını ve taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğunu, müvekkilinin o dönem piyasa değerinin oldukça altında bir teklifte bulunduğunu, 50.000.00 TL'nin ödenmesi karşılığı ilgili hastane projesini hazırlamayı kabul ettiğini, mail yazışmalarına göre 10/05/2017 günü davalının işlettiği hastanede müdür konumunda çalışan, idari kararlar vermeye yetkili olan ve davalı adına hareket eden ... "...@... mail adresinden müvekkiline ekinde tıp merkezlerinin inşasıyla ilgili mevzuatı barındıran "... ben tıp merkezleriyle ilgili mevzuatı özet olarak gönderdim size ön bilgi amaçlı bugün belediyeye gideceğim arsanın imar durumunu gösteren belgeyi de alınca göndercem size saygılar." şeklindeki beyanları içeren maili gönderdiğini, bu yazışmanın taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğunun bizatihi kanıtı olduğunu, bu yazışmaların ardından 12/05/2017 tarihinde müvekkilinin........ yapmış olduğu kadastro sorgusu sonucunu, plan notlarını ve imar dumurunu gösteren ekleri içeren maili davalının resmi mail adesi olan "..." adresine gönderdiğini, müvekkili tarafından kendisinden beklenen süre içerisinde projenin tamamlandığını ve davalıya iletildiğini, davalı tarafından da eserin kabul edildiğini, müvekkilince hazırlanan projenin onay alınmak üzere Ankara İl ... Müdürlüğü ve ... Bakanlığı Proje Daire Başkanlığı'na sunulduğunu, ilgili kurumlarda müvekkili tarafından hazırlanan ve imza edilen projenin kayıtlarının mevcut olduğunu, müvekkilinin kendisine düşen edimi yerine getirmiş olmasına rağmen davalı ortaklık tarafından kendi üzerine düşen para verme borcunun yerine getirilmediğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalı ile aralarında kurulan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının şimdilik 50.000,00-TL'lik kısmının 10/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak tarafına verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın faaliyetini sürdürdüğü binanın müvekkili tarafından yaptırılan bir bina olmayıp .... Belediyesine ait bir bina olduğunu, ... Belediyesine müzekkere yazılarak bu durumun açıkça anlaşılacağını, davacının mail görüşmelerinden bahsettiğini ancak söz konusu mail görüşmelerine ilişkin kayıtların taraflarına tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen belgelere ilişkin beyanda bulunmalarının mümkün olmadığını, tebliğ edildiğinde ayrıntılı beyanda bulunulacağını, ayrıca maillerin aidiyeti bulunarak ismi geçen kişi ya da kişilerin de SGK dökümlerinin istenilmesi sonucunda da bahsi geçen maillerin müvekkille bağlantısı olmadığının açıkça görüleceğini, bir projenin yapıldığı ve bedelinin alınamadığı iddiası ile dava açıldığını, ancak dosyada taraflarına tebliğ edilmiş dava konusunu oluşturan söz konusu projenin olmadığını, bu durumun dahi davacının kötüniyetini gösterdiğini, verilmeyen bir hizmete rağmen müvekkilinin davalı konumuna getirildiğini, müvekkilinin mimari hizmetlerini hiç bir zaman davacıdan almadığını beyanla yargılama esnasında açıkça görülecek nedenlerden dolayı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 1. ATM'nin 2021/648 esas sayılı dosyasından verilen cevap dilekçesinde özetle, Davalı vekilinin istinaf kaldırma kararı sonrası sunmuş olduğu 16/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/465 Esas sayılı dosyasında mahkememiz dosyası ile aynı olan davacı tarafından kurulduğu iddia edilen eser sözleşmesine dayandığını, bu nedenle derdestlik iddiasında bulunduklarını, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını ve reddinin gerektiğini, müvekkili firmanın faaliyetini sürdürdüğü binanın müvekkili tarafından yaptırılan bir bina olmadığını, ... Belediyesi'ne ait olduğunu, müvekkilinin mimari hizmetlerinin karşılığını hiçbir şekilde almadığı iddiasıyla açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarihli 2020/465 Esas 2022/411 Karar sayılı kararında özetle; Dava, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Madde 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükümlerini haizdir.
Davacı tarafından hazırlandığı ve Ankara İl ... Müdürlüğü ve ... Belediyesi İmar İşlerine verildiği iddia edilen projeler hakkında ilgili kurumlara mahkememiz vasıtasıyla müzekkere yazılmıştır.
Ankara İl ... Müdürlüğü ve ... Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü'nden alınan cevabi yazılarda, davacının iddia ettiği ... Hastanesi mimari projelerinin davacı tarafından hazırlanmadığı, Adnan Köprülü tarafından hazırlandığı, davacıya ait herhangi bir imzanın, parafın bulunmadığı bilgisi verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu "İspat yükü
Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükümlerini haizdir.
Bu haliyle davacı davasını iddia ettiği delillerle ispatlayamamıştır. Asıl ve birleşen davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 07/07/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının mimar olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında hastane projesi çizimleri için anlaşma sağlandığını ve aralarında iki ayrı tarihte eser sözleşmesi kurulduğunu, ilk derece mahkemesince hiçbir araştırma yapılmadan, dosyadaki tanıkları dinlenmeden, taraflarınca sunulan ilgili projeler incelenmeden, dosyayı alanında uzman bilirkişiye göndermeden, müvekkili ile davalı arasındaki mail yazışmalarını dikkate almadan asıl davanın reddine ve birleşen Ankara 1. ATM'nin 2021/648 esas sayılı dosyasının yönünden de davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu davanın reddi kararlarına dayanak olarak gösterdiği, Ankara İl ... Müdürlüğü ve ... Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü'nden alınan cevabi yazılarda, davacının iddia ettiği ... Hastanasi mimari projelerinin davacı tarafından hazırlanmadığının, Adnan Köprülü tarafından hazırlandığının, davacıya ait herhangi bir imzanın, parafın bulunmadığının hususunun olduğunu, davalı şirketin iki ayrı tarihte müvekkilinden hastane projeleri çizmesini talep ettiğini, müvekkili tarafından çizilen projelerin uygulamaya geçmesinin gereği bulunmadığını, projelerin hayata geçmesi hususunun davalı şirketin takdirinde olduğunu, müvekkilinin, eser sözleşmelerinden dolayı üzerine doğan edimi layıkıyla yerine getirdiğini ve projeleri çizdiğini, taraflar arasında hastane projesi çizimleri için anlaşma sağlandığını ve aralarında iki ayrı tarihte eser sözleşmesi kurulduğunu, müvekkili tarafından çizilen projelerin tamamının yerel mahkemelere dava dilekçesi ile birlikte sunulmuş olduğunu, yani projelerin dosyada mevcut olduğunu, eser sözleşmesi için belli bir şekil şartının öngörülmediğini, bu sözleşmenin sözlü yapılabileceği gibi yazılı yapılmasının da mümkün olduğunu ve her türlü yasal delil ile sözleşme ilişkisinin ispatının mümkün olduğunu, somut olayda da müvekkili ile davalı şirket arasında farklı tarihlerde yapılmış olan birden fazla mail yazışmaları bulunduğunu, mahkemece dikkate alınmayan bu mail yazışmalarının müvekkili ile davalı arasında sözleşmenin kurulduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, nitekim bu konudaki Yargıtay içtihatlarına dilekçelerinde yer verdiklerini, bu içtihatlarda belirtilen hususlar dikkate alınmadan ve delilleri değerlendirilmeden mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, mimari proje hazırlanmasını sipariş veren bir işverenin, mimar tarafından hazırlanan her türlü projenin masraf ve bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, davalı tarafın, sözleşmeden kaynaklanan ve müvekkili tarafından harcanan emek ve mesaisinin karşılığını vermesi gerektiğini, aksi takdirde hakkaniyetsiz bir durum oluşacağını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava ve birleşen dava, davalının yüklenicisi olduğu Hastane inşaatının projesi yapımını konu alan 2015 ve 2017 yıllarında ayrı ayrı kurulduğu iddia edilen eser sözleşmeleri kapsamında ödenmeyen iş bedeli alacaklarının davalıdan tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek asıl davada 60.000,00 TL birleşen davada ise şimdilik 50.000,00 TL alacağın 14/10/2015 ile 10/05/2017 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili asıl ve birleşen dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davalarda taraflar arasında hastane binasının projesinin çizimi konusunda eser sözleşmesi kurulmadığını, davaya dayanak olarak gösterilen e mail yazışmaları ile dosyaya sunulduğu söylenen projelerin kendilerine tebliğ edilmediğini, davacı tarafından kendilerine verilen bir hizmetin bulunmadığını, söz konusu binanın müvekkili tarafından yaptırılan bir bina olmayıp ... Belediyesine ait bir bina olduğunu, mail yazışmalarını yaptığı söylenen kişilerin SGK dökümlerinin istenmesi halinde bu maillerin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığının açıkça görüleceğini belirterek asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü ile Ankara İl ... Müdürlüğüne yazılan yazışmalar sonucunda davacının iddia ettiği ... Hastanesi mimari projelerinin davacı tarafından hazırlanmadığı, Adnan Köprülü tarafından hazırlandığı, bu projelerde davacıya ait herhangi bir imzanın ve parafın bulunmadığı, bu hali ile davacının davasını yasal delillerle ispatlayamadığı kabul edilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TBK'nın 470. maddesi uyarınca taraflar arasındaki hastane inşaatının projesinin yapım işi bir eser sözleşmesidir. 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemelerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2.500,00 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle 2.500,00 TL'den aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Yazılı delille ispatı gereken bu hususların diğer kesin delillerle de ispat edilmesi mümkündür. Yazılı veya diğer kesin delillerle akdi ilişkinin varlığı ispatlanmış değil ise HMK'nın 200. Maddesindeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvaffakatı halinde tanık dinlenebilir. Açık muvaffakat olmazsa tanıkla akdi ilişki ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK'nın 202. maddesine göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2016/3238 Esas 2017/2562 Karar sayılı ilamı)
Davacı taraf, taraflar arasında hastane projesinin yapımı ile ilgili olarak sözleşme ilişkisi kurulduğuna dair e mail yazışmaları bulunduğunu belirterek bu yazışma örneklerini dosyaya sunmuştur. Elektronik posta iletişiminin işleyişinde taraflar arasında doğrudan doğruya bir iletişim bulunmadığından elektronik posta ile yapılan irade beyanı hazır olmayanlar arasında yapılmış bir irade beyanıdır. Elektronik posta vasıtasıyla iletişimde yazılı metnin muhatabın elektronik posta adresine gönderilip muhatabın elektronik posta kutusuna kaydedilmekle öneri (irade beyanı) muhatabın hakimiyet alanına girmiş sayılır. Öneriyi kabul beyanı elektronik posta veya onun hızına eş değer bir iletişim yolu ile telefon, faks veya teleks yolu ile de yapılabilir. Öte yandan bu iletişim yolları ile kurulan sözleşmede kabul ve sözleşmenin kurulduğu anın kullanılan iletişim yollarının özelliğine göre Borçlar Kanun'unun konuyu düzenleyen ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu bağlamda davacı ile davalı şirketin e-posta adresleri, faks numaraları ve bu yerlere gönderilen postalar ve diğer yazışmalar üzerinde inceleme yapılarak ve e mail yazışmalarını davalı adına yaptığı söylenen kimselerin SGK dökümleri istenerek bu kişilerin davalı ile bağlantıları olup olmadığı davalı şirketin sigortalı çalışanı olup olmadıkları ve bu kimseler tarafından yapılan yazışmaların davalı şirketi bağlayıp bağlamayacağı da araştırılıp tespit edilerek ve tartışılarak asıl ve birleşen davada davacı iddialarının araştırılması, bu yazışmaların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu kabul edilerek davacı tarafından gösterilen tanıkların dinlenmesi, yine davacı tarafından dosyaya sunulduğu söylenen projeler üzerinden uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kurulu marifeti ile inceleme yaptırılarak söz konusu hastane projesinin Ankara İl ... Müdürlüğü ile ... Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğünden gönderilen proje ile aynı proje olup olmadığının bilirkişilere tespit ettirilmesi, aynı proje olmadığının tespiti halinde yine aynı bilirkişilere bu projelerden davalının faydalanmasının mümkün olup olmayacağı, bu projelerin davalının yüklenicisi olduğu hastane inşaatında kullanılmış olmasa bile davalı şirketin bu projeleri başka işlerinde kullanmasının mümkün olup olmayacağı hususları da değerlendirilerek buna göre söz konusu proje çizimleri sebebi ile davacının sözleşme tarihlerine ve işin teslim tarihine göre hak edebileceği iş bedeli alacağının taraflar arasında işin bedeli konusunda da anlaşma sağlanamadığından yapıldığı tarihteki rayiç fiyatlar ile tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, asıl ve birleşen davaların yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde asıl ve birleşen davada sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,
2. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarihli ve 2020/465 Esas 2022/411 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1. a. 6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından asıl ve birleşen dosya yatırılan (80,70+80,70) toplam 161,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça asıl ve birleşen dava yönünden yatırılan (220,70+220,70) toplam 441,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09