Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2023/1083
2024/632
27 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1083 - 2024/632
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2023/1083
KARAR NO : 2024/632
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/03/2023
NUMARASI : 2020/415 Esas - 2023/222 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; müvekkili ile karşı taraf ...-... İnşaat İş Ortaklığı arasında aktedilen 02/01/2017 tarihli, T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi, İstanbul Seyrantepe 600 Yataklı Hastane İnşaatı İle Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İkmal İşi projesi kapsamında, asansör imalat ve montajı konulu sözleşmeye istinaden müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/76 D.iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporundan görüleceği üzere işin %97'sinin bittiğinin tespit edildiğini, kalan %3'lük kısmının bitirilememesinin nedeninin; davalılara ait eksik ve kusurlu imalatlar nedeniyle yeşil etiket alınamaması, yapıya kalıcı enerji getirilememesi ve bu nedenlerle asansör ve yürüyen merdivenlerin devreye alınamamasından kaynaklanlandığını, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, asansör mahalleri, kuyuları ile yürüyen merdiven imalatının yapılacağı yerlerdeki inşai, elektrik, imalat eksiklikleri tamamlanarak, sözleşmeye uygun olarak düzenlenen tutanakla müvekkili şirkete teslim edilmediğini, sözleşme kapsamında yapılacak olan 16-17 nolu 2 adet asansörün yerinin işveren/müteahhit şirket tarafından yapılarak müvekkili şirkete teslim edilmediğini; işverenin sorumluluğundaki eksikliklerin müvekkili şirket tarafından 31.10.2018 tarihinde tespit edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini ileri sürerek, 22/08/2019 tarih ve 194150 numaralı faturaya konu 885.592,40 TL alacağın, temerrüt tarihi olan 27/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılarca haksız ve sözleşmeye aykırı bir şekilde nakde çevrilen ...'a ait vadesi 30.09.2019'a uzatılan 03.01.2017 tarih ve 01030-GT-000000013712 referans nolu 500.000,00- TL bedelli ve vadesi 30.09.2019'a uzatılan 03.01.2017 tarih ve 01030-6T-000000013713 referans nolu 500.000,00-TL bedelli iki adet teminat mektubu bedelinin mektupların nakde çevrildiği 06/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vadesi 28/08/2019'a kadar uzatılmış olan ...'a ait, 29/12/2016 tarih 00864-GT- 000000128415 referans numaralı 1.000.000,00 TL'lik teminat mektubunun geçersizliğinin tespiti ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davacının sözleşme ile yüklendiği işlerini eksik, kusurlu ve geç ifa ettiğini aynı zamanda imalatların sözleşme, proje, detay ve şartnamelere aykırı olduğunu, muhatabı oldukları teminat mektubunun tazminini haksızca engellendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre işin bitirilme tarihi olarak 30.08.2017 tarihi kararlaştırılmış olmasına rağmen, davacı tarafın süreye uymadığını davalı tarafa defalarca ihtarname çekilerek uyarılmış olunmasına rağmen işin tamamlanamadığını ve İhale makamı idare tarafından sözleşmenin 25.10.2019 tarihinde fesih edildiğini, firmalarının çok ağır yaptırımlara maruz bırakıldığını; asansör makine daireleri ve kuyulardaki tüm inşaat ve elektrik imalatlarının tamamlandığını, tüm asansör kat panoları, demir kapıları ve menfezlerinin takıldığını, sözleşme gereği taşeron firmanın taahhüdünü yerine getirmemesi sebebi ile taşeron firmanın mektubunun irad kaydedilmesinin hasıl olduğunu, davacının taahhüt ettiği işi bugüne kadar tamamlamaması sebebi ile denetim firmasının konu ile ilgili tutanağının da iletilerek tazmini istenen söz konusu mektup bedelinin ... tarafından ödenmemesi sonucunda davacı firmanın taraflarını kandırmış olduğunu, aynı zaman da mağduriyet yaratarak müvekkili şirketlerin ekonomik mahvına sebebiyet verdiğini savunarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "12. Dava, asansör imalat ve montajı işini konu alan eser sözleşmesine dayalı alacak ve menfi tespit istemine ilişkindir. Davanın tarafları arasında 07.11.2017 tarihli "Taşeron Sözleşmesi" başlıklı bir akit yapılmış olup, bu sözleşmenin konusu, sözleşme eki olan EK-2 "İşin Kapsamı" başlıklı maddesinde "T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi İstanbul Seyrantepe 600 Yataklı Hastane İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşi" kapsamında "Asansör ve Yürüyen Merdiven İmalatları" olduğu ve alt yüklenici olarak davacı yanca ifa edilmesi hususunda olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin taraflarının davalı yüklenici ile davacı alt yüklenici olduğu da ihtilafsızdır. Sözleşmeye göre işe başlama tarihi 02.01.2017, işin bitim tarihi ise 30.08.2017 olarak kararlaştırılmıştır. Bu anlamda davanın yanları arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin "eser sözleşmesi" olduğu değerlendirilmiştir. Yine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin EK-2 "İşin Kapsamı, Tutarı ve Ödemeler" başlıklı ekinde işin bedeli hususunda sözleşmenin "İşin Bedeli" başlıklı 2. maddesinde ise "anahtar teslim" götürü olarak kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Davacı yanın, davalı ile akdetmiş olduğu sözleşme kapsamında üzerine düşen edimi ifa ettiğini, yaptığı işlerin bedelini talep ettiği, ayrıca haksız olarak paraya çevrilen teminat mektupları bedellerinin tahsili ile teminat olarak verilen mektuplardan ötürü borçlu olmadığının tespiti ve iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Öncelikle davacı yanca eldeki davada alacağına yönelik ileri sürdüğü sözleşme kapsamında ifa ettiği işlerden ötürü alacağının var olup olmadığı ile sözleşme gereğince verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca haklı olup olmadığı, yine teminat olarak verilen teminat mektuplarının iade edilmesi koşullarının bulunup bulunmadığının ispatı gerekmektedir. Bu kapsamda eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. Öncelikle eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. (TBK m. 470).
Somut olayda davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işin bedeline yönelik talebine ilişkin olarak yapılan incelemede, davacı alt yüklenici tarafından davalı iş ortaklığına bakiye iş bedeli için düzenlediği fatura, davalı iş ortaklığınca itiraz edilerek davacıya iade edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yine davalı iş ortaklığının yüklenici olarak iş sahibi idareden almış olduğu dava konusu işi de kapsayan 16.05.2016 tarihli "İstanbul/Seyrantepe 600 Yataklı Hastane İnşaatı ile Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İkmal İşi" konulu eser sözleşmesini 21.06.2019 tarihli stratejik planlama kararı ile feshetmiş olduğu TOKİ'den celp edilen belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkememizce delil olarak toplanan 18.05.2021 tarihli bilirkişi incelemesinde de belirtildiği üzere davacının üstlenmiş olduğu edimin hangi oranda yerine getirdiğinin belirlenmesi yolunun, TOKİ'nin davalı iş ortaklığı ile olan sözleşmeyi feshi üzerine genel hükümlere göre yapılan işin tasfiyesine yönelik düzenlenen onaylı hesap kesme (fesih) hak edişinde belirtilen imalat yüzdelerinin belirlenmesidir. Bilirkişi incelemesinde idare ile davalı iş ortaklığındaki fesih hakedişi ve ekindeki belgeler nazara alındığında davacının dava konusu edilen işi % 94,44 oranında ifa etmiş olduğu, bu orana göre davacı alt yüklenicinin yasal sözleşme kesintisi uygulandıktan sonra 5.064.875,35.-TL toplam iş tutarı hesaplanmıştır (20.12.2022 tarihli EK rapor). Yine davalı iş ortaklığı ve davacı kayıtlarından davalı iş ortaklığı tarafından yapılan ve çekişmeli olmayan ödemeler tutarı 4.624.081,58.-TL olup davacı yanın hesaplanan iş tutarı alacağından mahsup edildiğinde davacının 440.793,77.-TL alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Öte yandan davacının taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalıya verilen teminat mektuplarına yönelik talepleri değerlendirilmesi için sözleşme hükümlerinin ele alınması gerekmektedir. Sözleşmenin "Teminatlar ve İadesi" başlıklı 16. maddesi "Teminatlar, Taşeronun sözleşmeden ve yasal mevzuattan kaynaklanan taahhüt ve sorumluluklarını kısmen veya tamamen yerine getirmemesi, kusurlu yerine getirmesi, işverene borçlu olması, gecikme cezası karşılığı olarak ve/veya işçilerin ve diğer şahıs ve kuruluşların Taşerondan kaynaklanan sebeplerle işverene dava açması, husumet yöneltmesi halinde işverenin uğrayacağı zarar, ziyan ve ödemek zorunda kalacağı ceza ve tazminatlar ile mahrum kalacağı kar ve idarenin yapacağı kesin hesap sonucunda iş ile ilgili bölümden dolayı işverenden talepte bulunmasına karşılık olarak tutulmaktadır. Bu nedenle, sözkonusu şartların mevcut olması halinde teminatlar işveren tarafından kısmen veya tamamen iade edilmeyerek irat kaydedilebilecektir. İdarenin kesin hesabı onaylamasından sonra teminatların kısmen veya tamamen irat kaydedilmesine dair şartların gerçekleşmemesi halinde taşeronun SGK ve vergi dairesine borcu olmadığına dair temiz kağıdını ibraz etmesi ve tüm işçilerine yasal haklarını ödediğini ve ibraname aldığını isbat etmesinden sonra, işverenin onayı üzerine teminatlar iade edilir. Ancak işin özelliği sebebiyle, idarenin kesin hesap onayının beklenmesi imkanının olmadığı durumlarda, işverenin, taşerona ait kesin hesabı yapmasından sonra, yukarıda belirtilen şartlar geçerli olmak üzere teminatlar iade edilebilir. İş yerinde bir iş kazası olmuşsa, teminatlar, açılacak davalar karşılığı tutulur ve taşerona hiçbir şekilde iade edilmez, nakit teminatlar işverenin kararı ile teminatı alınmak kaydıyla serbest bırakılabilir. Teminatların işverenin zararını karşılamaması halinde işverenin taşerondan ek talepte bulunma ve dava açma hakkı saklıdır. Teminatların taşerona iade edilmiş ve idare tarafından kesin kabulün yapılmış olması taşeronun kusurlu malzeme ve işçilikten gizli ayıplardan, iş kazalarından ve verdiği zarar ziyandan dolayı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." hükmünü içermektedir. Yine sözleşmenin "Kesin Hesap Raporu ve Tasfiye Hesabı" başlıklı 13. maddesinin teminatla ilgili fıkraları "İşveren, taşeronun teklif konusu iş nedeniyle sosyal sigorta ve buna benzer kanuni mükellefiyetlerden doğmuş bir borcu olup olmadığını tahkik edecek ve duruma göre, kesin hakedişin tamamı veya bir kısmını böylesi bir borcu olmadığını tevsikine kadar ödemeyecektir. Taşeron kesin hesaba kadar yapılan ödemelerin kesin hesap tutarından fazla olduğunun tespiti halinde fazla ödenen bedeli kesin hesap onayından itibaren 10 gün içinde iade edeceğini, aksi takdirde bu bedelin teminatından kesilmesine muvafakat ettiğini, teminatın yeterli olmaması ve bu bedelin taşeron tarafından iade olunmaması halinde işverenin yasal yoldan avans işlemlerinde uygulanan yıllık faiz oranının iki katı olarak tahsil hakkının saklı olduğunu kabul ve taahhüt eder." Şeklindedir. Taraflar arasında çekişmeli olmayan vakıalardan biri de davacı alt yüklenici tarafından davalı iş ortaklığına verilen teminat mektuplarından 1.000,000.-TL tutarındaki teminat mektuplarının nakde çevrildiği ve yine 1.000.000,00.-TL tutarlı teminat mektubunun davalı iş ortaklığında bulunduğu hususu olup davacı yan nakde çevrilen sözkonusu teminat mektubu bedelinin de davalı iş ortaklığından tahsilini talep etmektedir. Davacının talep sonuçları olan 1.000.000,00.-TL tutarlı nakde dönüştürülen teminat mektuplarının davalı iş ortaklığından tahsili ve yine 1.000.000,00.-TL tutarlı teminat mektubundan ötürü borçlu olmadıklarının tespiti taleplerinin haklı olup olmadığı sözleşmenin yukarıda yer verilen teminat mektuplarına ilişkin hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde belirlenmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere sözleşmenin 13. maddesi hükmünde yer verilen tasfiye hakedişi hesabı neticesinde davacı şirkete fazla bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca sözleşmenin 13 ve 16. maddeleri uyarınca teminat mektuplarının iadesi koşulları bakımından davacı şirketin yapılan işe ilişkin olarak SGK'na her hangi bir borcunun bulunmadığı ilgili kurum cevapları ile belgelenmiş olduğu, bunun dışında dava konusu edilen teminat mektuplarının sözleşme hükümleri gereğince nakde çevrilmesinin haklı olduğu ya da iadesi istenilen teminat mektuplarının iade edilmeme nedenlerinin varlığı davalı iş ortaklığınca ispat edilememiştir. Bu bakımdan davacının nakde dönüştürülen teminat mektubu bedellerinin tahsili ve davalı iş ortaklığında bulunan teminat mektubunun iadesi koşullarının somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. Diğer bir husus ise her ne kadar iadesi talep edilen teminat mektubunun süresi esasen yargılama sırasında dolmuş ve süresi uzatılmamış ise de, dosya kapsamında yer alan belgelerden de anlaşılacağı üzere davalı iş ortaklığınca dava konusu edilen teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi için ilgili bankaya başvuru yapıldığı ancak nakde dönüştürülmediği nazara alındığında bu durumda yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca süreli teminat mektubunda teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin vade içinde gerçekleşmek kaydı ile bankanın sorumluluğunun 10 yıl süre ile devam edeceğinden sözüedilen talep yönünden davanın konusu kalmadığı yönünde değerlendirme yapılmamış, talep gibi davanın kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, hükme esas alınan ve yukarıda yer verilen bilirkişi raporu, toplanan deliller, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler nazara alınarak yapılan değerlendirmelerde, davacının sözleşme kapsamında yapılan işten ötürü bakiye 451.502,60.-TL alacaklı olduğu, yine taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca teminat mektubu bedelinin tahsili ve iadesi talepleri yönünden ise mahkememizce SGK ve Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının herhangi bir borcunun bulunmadığının bildirildiği, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ya da iade edilmemesine ilişkin sözleşme hükümleri uyarınca haklı nedenlerin davalı iş ortaklığınca ispat edilemediği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, işin tamamlanamamasının davalıların kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin sözleşme bedelinin tamamına hak kazandığını, dava konusu işin % 97 oranında tamamlandığını, işin tamamlanan kısmı yönünden davalı şirketlere fatura kesildiğini, yerel mahkemenin işin % 94,44 oranında tamamlandığını kabul etmesinin hatalı olduğunu, bu hususun İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/76 D. İş sayılı dosyası üzerinden aldırılan tespit raporu ile de sabit olduğunu, eksik kalan işlerin davalı iş ortaklığının yükümlülüğünde bulunan işler olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin yaptığı işler bedelinin 2 adet asansör bedeli hariç 3.942.012,00 TL olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; asansör imalat bedelinin mükerrer şekilde iş bedelinden düşülmesinin hatalı olduğunu, 3.942.012,00 TL'lik bedel içinde imalatı yapılamayan 2 adet asansör bedelinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron davalılar yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 27/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25