SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1071

Karar No

2024/626

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)

(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2023/1071

KARAR NO : 2024/626

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/04/2023

NUMARASI : 2020/520 Esas - 2023/244 Karar

DAVACI :

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak

KARAR TARİHİ : 27/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA :

Davacı vekili; müvekkili ile, davalı ... arasında 10/12/2015 tarihli eser sözleşmesi aktedildiğini, sözleşme uyarınca "..." adresinde bulunan taşınmazın tadilat, yenileme ve tamirat işlerinin sözleşmede belirtilen şartlar çerçevesinde yapılacağının hükme bağlandığını, müvekkilinin sözleşme ile yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini ancak, davalının iş karşılığı olan bedeli eksik ödediğini, eser sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, taşınmazın tadilat, yenileme ve tamirat işleri olan eser sözleşmesi ile kararlaştırılan ücret ve edimlerin davalı tarafından süresinde ifa edilmediğini, işbu sözleşmenin konusunun davalıya ait olan ve aynı zamanda yetkilisi olduğu ... Ticaret Limited Şirketinin tadilat ve tamirat işlerine ilişkin olması dolayısıyla TTK'nun 3/1. maddesi davalının ticari işletmesini ilgilendirmesi ve ticari iş sayılması nedeniyle taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak davalı ile anlaşma sağlanamadığını, sözleşmede belirtilen işlerin tamamlanma süresinin 90 iş günü olarak belirlendiğini, bu işlerin karşılığında davalı tarafından toplam değerleri 40.000,00 TL olan 2003 model, ... ... marka araç ve 2005 model, ... ... marka araç, 30.000,00 TL değerindeki 2011 model ... marka araç, 30.000,00 TL değerindeki 2007 model, ... marka araç, ... bulunan dükkanın 100.000,00 TL değerindeki yarım hissesi, 50.000,00 TL nakit ve yapılacak ilave işlerin olması durumunda 12.000,00 TL+ KDV toplam 262.000,00 + KDV=309.190,00 TL müvekkile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından 30.000,00-TL değerindeki 2007 model ... tipi aracın 21.12.2015 tarihinde, sözleşme gereği toplam değerleri 40.000,00-TL olarak kabul edilen, 2003 model ... marka ... tipi ve 2005 model ... marka ... tipi aracın 14.12.2015 tarihinde müvekkiline devredildiğini, 30.000,00 TL değerindeki 2011 ... marka aracın taraflarına teslim ve devredilmediğini, davalı tarafından Ankara 28. Noterliğinden keşide edilen 19.02.2016 keşide tarihli ve 1849 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin ifa edilmesini, sözleşmeye aykırı olan ayıp ve eksikliklerin giderilmesini talep ettiğini, ihtarnameye cevaben, sözleşme gereği ilave olarak yapılan işler ve maliyetlerinin 66.590,00 TL olduğunu, 100.000,00 TL değerindeki dükkana ait hissenin devri veya bedelinin ödenmesi, ... marka aracın gizli ayıplı olması nedeniyle 7.000,00 TL ayıp bedeli ödenmesi, ilave olarak yapılmış iş bedeli 66.590,00 TL+KDV'nin taraflarına ödenmesi hususlarının ihtaren bildirildiğini, sözleşmenin ifa yerinde hizmet veren dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin eser sözleşmesinin tarafı olmamasına rağmen ihtaren taraflarına sözleşmeye aykırı olarak ifa söz konusu olduğunu, müvekkilinin iş yerini terk ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan işlerin süresi içinde tamamlanamayacağını belirterek sözleşmeyi feshettiğini, dava dışı şirketin sözleşmeye taraf olmamasına karşın eser sözleşmesini haksız olarak sona erdirdiğini ve müvekkilinin sözleşmeyi gereği gibi ifa etmesini engellediğini, müvekkili çalışanlarının iş yerine hiçbir şekilde alınmadığını, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2016/50 D.İş dosyasıyla delil tespiti yapıldığını, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde sözleşmeye konusu edimlerin ifa edilen kısmının parasal değerinin 251.746,00 TL olduğunu, sözleşmede "bu işin toplam süresi 90 İŞ GÜNÜDÜR" olarak tespit edildiğini, sözleşme gereği davacının edimlerinin tamamını ifa etmesi halinde hak kazanacağı ücret KDV dahil olarak 309.160,00-TL iken taraflarına 162.800,00-TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından eser sözleşmesinde yer almayan ancak ilave olarak birtakım işler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; sözleşmenin müvekkili tarafından kısmen ifa edilen edimlerin karşılığı olan ve davalı tarafından ödenmeyen alacak olan 121.627,20-TL'nin davalının temerrüt tarihi 01.03.2016'den itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, sözleşme kapsamında kararlaştırılmayan, daha sonra davalının talebi üzerine yapılan ilave işlere ilişkin 78.576,20-TL alacağın davalının temerrüt tarihi 01.03.2016'dan itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, davalı tarafından eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ile haksız fesih nedeni ile müvekkilinin mahrum kaldığı kazancı olan 24.732,80-TL'nin eser sözleşmesinin feshedildiği 01.03.2016'dan itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, davalı tarafından devri taahhüt edilen dükkan niteliğindeki 100.000,00-TL değerindeki taşınmazın devredilmemesinden doğan zararı (kâr mahrumiyeti ve gelir yoksunluğu) için 1.000,00 TL'nin eser sözleşmesinin haksız feshedildiği 01.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, davalı tarafından sözleşme edimi olarak müvekkiline devredilen ... plakalı 2003 model ... tipi ... markalı aracın ağır hasar kaydı bulunması ve bunun gizli ayıp olması sebebiyle aracın değer kaybı olarak 7.000,00-TL'nin ... plakalı aracın gizli ayıplı olduğunun ihtar edildiği 01.03.2016'dan itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili; davaya konu sözleşmenin akdedildiği tarihin 10.12.2015 tarihi olup zamanaşımı yönünden davaya itiraz ettiklerini, davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, yapılan anlaşma gereği davacı firmanın gerekli tadilatları yapmaya başladığını, ancak yapıldığı iddia olunan bir kısım işlerin sözleşmede belirtilen nitelikte olmadığını, davacı firmanın tadilata konu taşınmazı terk ettiği, herhangi bir çalışma yapmadığının müvekkilce tespit edildiğini, bu duruma dikkat çekerek davacı firmaya 19.02.2016 tarihinde ihtarname çekildiğini, ihtarnamede açıkça bir kısım işlerin yerine getirilmediğini, yerine getirildiği iddia olunan işlerin ise yetersiz kalitede ve özensiz icra edildiğinin ilgili firmaya bildirildiğini, ek olarak da çalışmanın durdurularak terk edilen sözleşme konusu taşınmaza dönülerek sözleşmenin ifa edilmesinin ihtar edildiğini, müvekkilinin haklı ve yerinde ihtarına rağmen ilgili taşınmazda çalışmalara başlanmadığı gibi eksik olan işlerin yerine getirilmediğini ve özensiz yapılan işlerin ise düzeltilmediğini, müvekkilin ihtarı üzerine tanzim olunan 26.02.2016 tarihli ihtara cevap dilekçesinde, sözleşme gereği halen sürelerinin bulunduğunu, ancak buna rağmen sözleşmede belirtilen maddi taleplerin kendilerine ödenmesi gerektiğinden bahsedildiğini, ayrıca sözleşme dışında birçok iş yapıldığı iddia olunarak yine ek ödeme talep edildiğini, ihtara cevap içeriğinden de net olarak anlaşılacağı üzere davacı firmanın sözleşmede yer alan işleri özenli olarak yerine getirmediği ve tamamlamadığı gibi ısrarla sözleşmede yer alan tüm maddi karşılığın taraflarına ödenmesini beklediğini, müvekkilinin aradan geçen sürede taşınmazda herhangi bir çalışma yapılmadığını görmesi ve halen eksik işlerin tamamlanması yönünde bir irade ortaya koyulmaması üzerine 01.03.2016 tarihli ihtarname ile 10.12.2015 tarihli sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, müvekkilin feshinin haklı olduğunu, ayrıca davacı tarafın kalan sürede tüm işleri tamamlayabileceği iddiasının feshin haklı olduğu gerçeğini de değiştirmeyeceğini, şöyle ki; tamamlandığı iddia olunan birtakım işlerin ayıplı yapıldığı yahut sözleşmeye uygun olarak yapılmadığının sabit olduğunu, sözleşme dışında yapıldığı iddia olunan hiçbir iş kalemini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sözleşmede işin tamamlanması karşılığında vaat edilen 100.000,00 TL değerli dükkanın yarım hissesinin devredilmemesi nedeniyle ortaya çıkan zarar olarak 1.000,00 TL talep olunduğunu, ancak davacı tarafın sözleşmeyi gereği gibi ifa etmediğini, hal böyle olunca davacı taraf söz konusu hisseyi hak etmediği için herhangi bir zarar doğmasının mümkün olmadığını, sözleşme gereğince verilen ... plakalı 2003 model ... ... marka aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle 7.000,00 TL talep edilmiş ise de davacının bu yöndeki talebinin hukuken kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi ... arasında akdedilen 10.12.2015 tarihli eser sözleşmesi kapsamında yüklenici olan davacının edimlerini ifa etmesine karşılık ücretinin eksik ödendiği, sözleşme dışı davalının talebi üzerine yapılan ilave işlere ilişkin alacaklarının bulunduğu, eser sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddialarına dayalı olarak ileri sürülen ve kalem kalem gösterilen alacak taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkin olarak yapılan yargılamada, bilirkişilerce sunulan 22.04.2021 tarihli kök raporda özetle; Tarafların ticari kayıt ve defterlerine göre alacak- borç kaydının yer almadığı, eksik işlerin toplam tutarının 42.298,83TL olduğu, ayıplı işlerin toplam tutarının 1.145,84TL olduğu, buna göre tüm işin %83,19125 oranında tamamlandığı, davacı şirketin sözleşme bedeli üzerinden tamamladığı işlerin toplam tutarının 217.961,08TL+KDV olarak hesaplandığı, sözleşmede işin süresinin 90 iş günü olarak kararlaştırıldığı, işin yaklaşık olarak %83,19125'inin tamamlandığı nazara alındığında, sözleşmeye göre bu orandaki işin yapımı için gerekli olan ortalama süre; 90 iş günü x %83,19125 = 75 iş günü olup, kalan işler için 15 iş günü sürenin yeterli olacağı, sözleşme tarihi itibariyle sürenin başladığının kabulü halinde işin bitmesi gereken tarihin 10.12.2015 + 90 iş günü=25.03.2016 tarihi olarak hesaplandığı, ancak davalı işverenin sözleşmeyi 01.03.2016 tarihinde feshetmiş olup, fesih tarihi itibariyle hala 18 iş günü sürenin bulunduğu, kalan iş için ortalama 15 iş günü süreye ihtiyaç olduğu dikkate alındığında, kalan sürenin, eksik işlerin tamamlanabilmesi için yeterli bir süre olduğu, yeterli süre mevcut iken yapılan feshin haksız olduğu hususunda hukuki takdirin sayın mahkemeye ait olacağı, eksik işlerin tutarının 44.039,00 TL olarak hesaplanmakla, sözleşmenin haksız feshedildiği kabulü halinde, davacının işi tamamlamaması sebebiyle elde edemediği karın yaklaşık olarak 4.404,00 TL olarak hesap ve takdir edildiği, işin süresinin kısalığı nazara alındığında, davacının anılan sürede yeniden bir iş yapmasının olanaklı olmadığı değerlendirilerek, kar hesabından herhangi bir indirime gerek olmadığı, davalının sözleşme gereği devrettiği ... plakalı 2003 model ... tipi ... markalı araçta ağır hasar kaydı bulunmadığı, davalı tarafça sözleşme ile hasarsız araç satım taahhüdünde bulunulmadığı gibi davacının aracın devrinden 3 ay geçtikten sonra araçta hasar kaydı bulunduğunu ileri sürmesinin gizli ayıp teşkil etmediği hususlarının bildirildiği, tarafların itirazı üzerine alınan 04.11.2021 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda özetle; Kök rapor sonrası dosyaya kazandırılan tespit raporu dikkate alındığında tespit ve değerlendirmelerinde aşağıda belirtilen hususlarda önceki görüş ve kanaatlerinde değişikliğe gidilmekle; davacı şirketin sözleşme bedeli üzerinden tamamladığı işlerin toplam tutarının 219.720,66 TL+ KDV olarak hesaplandığı, ayıplı iş bedelinin 1.145,84 TL olarak belirlendiği, bu itibarla bu tutardan ayıplı iş bedelinin tenzili ile sözleşme. kapsamında yapılan işler karşılığı ödemesi gereken tutarın 218.574,82 TL olarak hesaplandığı, tarafların ticari kayıtlarında alacak borç ilişkisine rastlanılmamakla davacının talebinin 121.627,20 TL olduğu, sözleşme dışı yapılan imalat bedelinin 9.390,00 TL + KDV olarak belirlendiği, bu durumda sözleşme kapsamında yapılamayan işlerin tutarı 42.279,33 TL olarak hesaplanmakla, sözleşmenin haksız feshedildiğinin kabulü halinde, davacının işi tamamlamaması sebebiyle elde edemediği karın yaklaşık olarak 4.279,33 TL olarak hesap ve takdir edildiği, işin süresinin kısalığı nazara alındığında, davacının anılan sürede yeniden bir iş yapmasının olanaklı olmadığı değerlendirilerek, kar hesabından herhangi bir indirime gerek olmadığı, devredilmeyen taşınmazın 50 hissesi karşılığı 1.000,00 TL zararın oluştuğunu gösterir bir kayda dosya kapsamında rastlanılmadığı, davalının sözleşme gereği devrettiği ... plakalı 2003 model ... tipi ... markalı araçta ağır hasar kaydı bulunmadığı, bu itibarla değer kaybı bulunmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olacağının bildirildiği, bu ek rapora karşı da tarafların itirazları üzerine alınan 25.04.2022 tarihli ikinci ek bilirkişi kurulu raporunda özetle; Ek raporlarında detayları belirtilen 7 kalem işe ilişkin vekaletsiz iş görme kapsamında yapılan değerlendirmelerini değiştirecek bir hususa rastlanmamış ise de konunun nihai takdiri Mahkemeye ait olup, mahkemece aksi kanaate varılması halinde sözleşme dışı yapılan imalatların müteahhit karlı tutarının KDV ile birlikte 12.188,00 TL olarak hesaplandığı, imalatların niteliği ve bedeli hususunda tespit raporuna itibar etmek dışında bir seçeneğin bulunmadığı, davacı tarafından ilave işlere ilişkin yapılan harcamalara ait fatura, sevk irsaliyesi ve ödeme belgelerini sunması halinde değerlendirme yapılmasının mümkün olabileceği, kalan işe göre kar mahrumiyeti tutarının ise hatalı hesaplandığı doğrusunun 4.227,93 TL olacağının bildirildiği, taraf vekillerinin 2. Ek rapora karşı da itirazda bulunmaları üzerine alınan 21.11.2022 tarihli üçüncü ek bilirkişi raporunda özetle; Tarafların 25.04.2022 tarihli bilirkişi ikinci ek raporuna itirazlarının, önceki dilekçelerinin tekrarı mahiyetinde olduğu tespit edilmekle, tüm itirazların gerek önceki raporda ve gerekse işbu üçüncü ek raporda da detaylıca irdelenmesi neticesinde önceki görüş ve kanaatlerini aynen korumakla, hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olacağını belirttiklerinin görüldüğü, 4 kişilik bilirkişi kurulu tarafından dosya kapsamındaki tüm deliller ile tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak tüm hususların incelenerek değerlendirildiği, sunulan kök rapor ile itirazlar üzerine alınan ek raporların, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığı ve davacının alacak taleplerini delillere ve maddi olgulara dayalı olarak belirlediği, buna göre eser sözleşmesinin tarafı olan davalının yetkisi ve bilgisi kapsamında yapılan davaya konu sözleşmenin feshine ilişkin işlemin, davalının tamamladığı iş miktarı ve sözleşme ile kendisine tanınan süre nazara alındığında haksız bir işlem niteliğinde olduğu, sözleşmenin feshedildiği tarih olan 01.03.2016 tarihi itibariyle sözleşmenin feshini gerektirir ağır bir ihlal veya sözleşmeye aykırılık durumunun mevcut olmadığı, kalan sözleşme süresi içinde eksik işleri bitirmesi, ayıplı imalatları düzeltmesi mümkün olan davacıya sözleşme ile tanınan süre bitmeden davalının sözleşmeyi feshettirmesinin yerinde olmadığı, bu nedenle feshin haksız olduğu, davacı şirketin sözleşme bedeli üzerinden tamamladığı işlerin toplam tutarının 219.720,66 TL+ KDV olarak hesaplandığı, ayıplı iş bedelinin 1.145,84 TL olarak belirlendiği, buna göre bu tutardan ayıplı iş bedelinin tenzili ile sözleşme. kapsamında yapılan işler karşılığı davacıya ödenmesi gereken tutarın 218.574,82 TL olarak hesaplandığı, tarafların ticari kayıtlarında alacak borç ilişkisine rastlanılmamakla beraber davacının talebinin 121.627,20 TL olduğu dikkate alınarak, davacı şirketin sözleşme kapsamında yaptığı işler karşılığı olarak belirlenen tutardan talebi ile bağlı kalınarak 121.627,20 TL'nin davalıdan tahsiline, davacının sözleşme kapsamında kararlaştırılmayıp daha sonra davalının talebi üzerine yapılan ilave işlere ilişkin (Sözleşme Dışı İmalat Bedeli) olarak davacının hak ettiği tutarın 12.188,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshi nedeniyle davacının uğradığı kâr kaybı karşılığı olarak ise 4.227,93 TL hesaplanmakla, davacının davalıdan söz konusu alacak kalemleri karşılığı toplam 138.043,13 TL'yi davalıdan talep hakkının bulunduğu, davacının davalı tarafından devri taahhüt edilen dükkan niteliğindeki 100.000,00-TL değerindeki taşınmazın devredilmemesinden doğan zararı (kâr mahrumiyeti ve gelir yoksunluğu) için talep ettiği 1.000,00 TL ile davacıya devredilen ... plakalı 2003 model ... tipi ... markalı aracın ağır hasar kaydı bulunması ve bunun gizli ayıp olması sebebiyle aracın değer kaybı olarak 7.000,00-TL'nin tahsiline ilişkin taleplerinin ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, davacının davaya konu talepleri ile ilgili olarak davalıya gönderdiği Ankara 16. Noterliğinin 26 Şubat 2016 tarihli ihtarnamesinin davalı ...'a 01.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname içeriğinde davalıya söz konusu talepleri yerine getirmek üzere 5 iş günü süre tanındığı görülmekle, tebliğ tarihi olan 01.03.2016 tarihine ihtarnamede tanınan 5 iş günü eklendiğinde, davalının 09/03/2016 tarihinde temerrüde düştüğü belirlenmekle, davacının hüküm altına alınan alacaklarının belirlenen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dosyaya getirtilen tespit dosyalarından Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/50 Değişik İş sayılı dosyasında talepte bulunan tarafın davacı şirket olduğu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/77 Değişik İş sayılı tespit dosyasında ise tespit isteyenin ... Ticaret Ltd.Şti. Olup, anılan şirketin işbu davada taraf sıfatının bulunmadığı, bu nedenle davacının tarafı olduğu Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında yapılan masrafların işbu davadaki haklılık oranına göre davalı tarafa yüklenmesine, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin delil tespit dosyasında yapılan masrafların ise bu davada taraf olmayan dava dışı şirket tarafından yapılmış olması nedeniyle söz konusu tespit dosyasındaki masraflar konusunda bir karar verilmesine yer olmadığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara 8. ATM'nin 2016/77 D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte müvekkilinin hazır bulunmadığını, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/50 D. İş sayılı dosyası ile sözleşmede belirtilen ve ilave yapılan işler için delil tespiti yapıldığını, dolayısıyla bilirkişi heyetince Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/50 D. İş sayılı dosyasında bulunan tespitlerin eksik inceleme sonucunda değerlendirilmediğini, taraflar arasında aktedilen 10/12/2015 tarihli sözleşmede 2007 model ... ... marka ve 2005 model ... ... marka iki aracın toplam bedelinin 40.000,00 TL bedel ile devredileceğinin kararlaştırıldığını, bilirkişi heyetince; değerinden fazla hasar kaydı bulunan araç için tüm kayıtlar incelense dahi hasar boyutuna ulaşılamayacağı yönündeki değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını, yine davalı tarafın sözleşmede belirtilen "Balgat Cevizlidere yarım hisse dükkan 100.000,00 TL" değerindeki taşınmazı devretmediğini, dükkanın bulunduğu semtte günümüzdeki emlak fiyatları karşılaştırıldığında sözleşme tarihi itibari ile, fiyat farkının oluşacağını, müvekkilinin bu yönden de zarara uğradığının açık olduğunu, müvekkilince yapılan tüm işlerin davalının talebi ve talimatı üzerine yapıldığını, toplam 7 kalem işin sözleşme dışı iş olarak yapıldığı, imalatlarının bedelinin 9.390,00 TL + KDV olduğu ve vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirilerek, bedeline yüklenici karı ilave edilmemesi gerektiği yönündeki kanaatin de kabul edilemez olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafça yapılan işlerin bir kısımının sözleşmeye uygun olmadığının görülmesi üzerine 19/02/2016 tarihinde bir ihtarname ile bu durumun bildirildiğini, müvekkilinin ihtarına rağmen, ilgili taşınmazda çalışmalara başlanmadığı gibi eksik olan işlerin de yerine getirilmediğini ve özensiz yapılan işlerin düzeltilmediğini, aradan geçen sürede taşınmazda davacı tarafça bir çalışma yapılmaması, eksik işlerin tamamlanmaması üzerine, müvekkilince 01/03/2016 tarihli ihtarname ile 10/12/2015 tarihli sözleşmenin feshedildiğini, bilirkişilerce ve kararda fesih tarihi itibari ile, sözleşmesel sürenin bitmesine 18 iş günü olduğu, eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması için ise 15 iş gününün yeterli olacağı, dolayısıyla fesih tarihi itibariyle davacının gecikmesinden söz edilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından haklı gerekçe ile feshedilmediği yönündeki görüşün kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin ihtarına rağmen, söz konusu taşınmazda herhangi bir işlem ve çalışma yapılmaması üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, yine yerel mahkeme kararında davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin karşılığı olarak, 121.627,20 TL'nin müvekkilinden alınarak, davacıya verilmesine karar verildiğini ancak, ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda böyle bir borcun varlığına ilişkin hiçbir kaydın bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu işin yapılan kısmına ilişkin ödemeleri yaptığını, yerel mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sözleşmede yer almayan bir kısım işlerden bahisle müvekkilinden sözleşmede yer alan rakamdan ayrıca ücret talep ettiğini, yerel mahkemenin de bu talebe kısmen de olsa cevap verdiğini, ancak ilave iş olarak belirtilen bir kısım iş kalemlerinin zaten sözleşmede yer alan işler olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme dayanak teşkil etmeyeceğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Taraf vekillerinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı tarafça peşin yatırılan 2.358,00 TL istinaf karar harcından, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile, 1.930,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine, 

3. Davalı taraftan alınması gereken 9.429,72 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.358,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.071,72 TL harcın davalıdan tahsili ile, hazine'ye irat kaydına,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,

5. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

6. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinvekiliDayalıAlacakkonusuankaranumarasıSözleşmesineEsergünüdür"hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim