Ankara BAM 31. HD 2024/425 E. 2024/582 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/425
2024/582
30 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/425 - Karar No:2024/582
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO : 2024/425
KARAR NO : 2024/582
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2023
NUMARASI : 2014/1421 E-2023/752 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Eski kooperatif başkanı ...'in 17.10.2009 tarihinde ölümü üzerine yapılan incelemede genel kurul hazirun listesinde bulunmayan birçok kişinin kooperatif ortağı olduğunu iddia ettiğini, bir çok ortağın aidatlarını ödediklerini ellerinde makbuzları olan üyelerden alınan paraların kooperatif kasasına alınmadığından borçlu göründüğü, ...'in ölümünden önce bir kısım evrakları götürmüş olduğundan dolayı bazı defter ve evrakların eksik olduğunu, kooperatife mal ve hizmet sunmamış birçok kişinin, kooperatif tüzel kişiliği adına düzenlenen sözleşme ve bonolarla alacak talebinde bulunduğunu, hesap tetkik komisyonunun hazırladığı 06/02/2011 tarihli raporda davalıya 277.500,00 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı, buna karşılık 111.956,50 TL tutarında hak ediş raporu düzenlendiği bakiye 165.543,50 TL'nin iadesi gereken haksız ödeme olduğunu tespit ettiğini, davalı ...'nin 20/04/2002 tarihinde kooperatife ortak olarak kaydı yapıldığı, 25/09/2009 tarihinde de istifa ile çıkışının yapıldığı, kayıtlara aidatların kendisine iade edildiği, davalının 2005-2009 yılları arasında davacı kooperatifin denetçiliğini yaptığı, denetim kuruluna 07.02.2010 tarihli genel kurulda verilen görev çerçevesinde kooperatif hesaplarının incelenmesi ile 06.02.2011 tarihinde hazırladıkları raporda davalının 20.04.2002 tarihinde kooperatife üye olup 25.09.2009 tarihinde üyelikten ayrıldığıni, arsa sahiplerinin tamamı ile 15.11.2006 tarihinde inşaat sözleşmesi imzalanmasına ve yapı ruhsatının 31.01.2007 tarihinde alınmasına rağmen 2002 yılında davalı ile anahtar teslimi inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede inşaat süresi 24 ay olup, davalıya 150.000,00TL nakit, 10 daire, 150.000,00TL tutarında inşaat malzemesi, 370.000,00TL lik gayrimenkul verilmesinin kararlaştırıldığını, davalının inşaat işini yapmadığını, her bir işi farklı taşeronların yaptığını, davalının vergi mükellefi olmadığını, SSK işyeri açılışı yapmadığını, işçi bildiriminde bulunmadığını, 111.956,50TL lik hakedişine karşılık 277.500,00TL avans ödemesi yapıldığını, ödemelerin kooperatif kayıtlarında görülmesine rağmen bunlara ilişkin banka havalesi, makbuz gibi belge bulunmadığını, 2005-2009 yıllarında kooperatif deneticilik görevini üstlenen davalının genel kurullara, muhasebe kayıtlarının usulüne göre tutulduğunu rapor ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, kooperatif kayıtlarında görülen 165.543,50TL avansın reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Davanın süresinde açılmadığını, 2002 yılında varılan anlaşmaya göre Yenimahalle ilçesi 43185 ada 3 sayılı parselde projesine uygun hafriyat, yolların yapılması, şantiye binasını kurulması, temel grobetonları, bodrum kat, zemin kat ve 1. kat beton imalatı, duvar imalatı, elektrik tabliye borusu, kanalizasyon ve su bağlantıları, saha tanzimi işlerini yaptığını, kooperatif yönetiminin hazırladığı hakediş tutarının 488.000,00 TL+KDV olduğunu, ancak yönetimin bu hakedişi kayıtlarına işlemediğini, kooperatifin vergi ödememek için ne kendisinden ne de diğer taşeronlardan fatura almadığını, avans ile çalıştığını, dolayısıyla bu hususların bilanço ve mizanlarda görülmediğini, çalışan taşeronların alacaklarının bir kısmının doğrudan kooperatif tarafından ödendiğini, 277.500,00TL ödemenin dışında kalan ödemeleri ise kendi olanakları ile gerçekleştirdiğini, kooperatifin bunlar için daire verilmesi vaadini yerine getirmediğini, denetim kurulu görevi sırasında kooperatifle iş anlaşmasının bulunmadığını, sözleşmedeki ve ödeme makbuzlarındaki kooperatif üyeliğinden istifa dilekçesi ve ibranamedeki imzaların kendisine ait olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Somut olayda dava konusu kooperatif inşaatına 2002 yılında başlandığına dair teşvik edici belgelerin olduğu, Kooperatif Yönetim Kurulunun 20.03.2002 tarih 9 sayılı kararı ile inşaat işlerinin taşeron ...'ye yaptırılmasına karar verildiği, hakedişlerde imalatların cinsleri, miktarları ve birim fiyatları belirtilerek hakediş tutarının hesaplandığı, Sözleşmeye göre ...'ye 150.000-TL. nin hakedişe bağlı ödeneceği, 10 adet daire verileceği, 150.000-TL. tutarında inşaat malzemesi ve 370.000-TL. Gayrimenkul verileceğinin belirtildiği, ancak düzenlenen 2 adet hakedişin sözleşmenin 7. maddesine aykırı olarak 150.000- TL. nin üzerine düzenlendiği, anılan sözleşmenin 4. maddesinde inşaatın tamamı çevre düzeni hariç olarak işin fiyatının belirlendiği, ana yapı inşaatı dışındaki alt yapı ve çevre düzenlemesi imalatlarının da sözleşmenin 4. maddesindeki işin fiyatı ve tanımına ilişkin açıklama kapsamı dışında olduğu, 1 Nolu hakedişte kazı kesin hesabı yapıldığı, 10.10.2006 tarihli hakedişte de ayrıca kazı imalatlarının yer aldığı, sözleşmenin 4. maddesinde ise bedel karşılığında bir bloka ait işlerini ve yaklaşık 8000 m2 olan inşaatın) tamamı ve çevre düzenlemesi hariç..." şeklinde yapım işi tanımlandığından 111.956,50-1TL' lik hakedişin arazinin tesviyesi ve ulaşım yolları için 10.10.2006 tarihli hakedişin de blok inşaatı ile ilgili olabileceği, ayrıca hakedişlerin birini fiyat esasına göre düzenlenmiş olması nedeniyle de 111.956,50-TL tutarlı ilk hakediş ile KDV hariç 488.105,16-1L tutarlı 10.10.2006 tarihli hakedişin 20.03.2002 tarih ve 9 sayılı yönetim kurulu kararına istinaden yapılmış olabileceği, 2005 yılı yevmiye defteri açılış kaydına istinaden avansın daha önceki yılda veya yıllarda ödenmeye başladığının anlaşıldığı, 20.03.2002 tarih ve 9 sayılı yönetim kurulu kararı ile davalının kooperatifin taşeronu olarak belirlendiği, davacının ikrarı olduğu üzerer davacı kooperatif başkanının 2009 tarihinde vefat ettiği, davalının ise 2005 ila 2009 yıllarında davacı kooperatifte denetçi olduğu, 2011 yılında istifa ile kooperatif aidatlarını davalıya iade edildiği, 2002 yılı Eylül ayındaki beton dökümlerine ilişkin olarak da sevk irsaliyelerinin dava dosyası ekleri içerisinde yer aldığı, yapılan işler karşılığı avans ödemesi yapılmasının da söz konusu olduğu, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/101 E. Sayılı dosyasında davacı kooperatifin defter ve belgelerinden 2005-2006-2007 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmesinde 01.01.2005 tarihinde 157.000,00TL 31.07.2005 tarihinde 45.000,00TL, 31.12.2005 tarihinde 34.000,00TL, 10.05.2006 tarihinde 8.000,00TL, 20.05.2006 tarihinde 7.000,00TL, 10.06.2006 tarihinde 16.500,00TL, 30.06.2006 tarihinde 10.000,00TL olmak üzere toplam 277.500,00TL olduğu, bilirkişi kurulu tarafından ilgili avans ödeme tablosunun tekrar çıkarıldığı, buna göre davalı ...'ye verilen 01.01.2005-31.12.2007 tarihleri arasında avans miktarları iddia olunduğu şekilde 277.500,00.-TL olduğu, Yenimahalle Belediyesinin tespit tutanağı ve sunulu proje çerçevesinde, sözleşmenin götür bedel teklif olarak düzenlendiği, davalının sözleşmeye göre hakkediş bedelinin KDV dahil 259.837,70.-TL olarak belirlendiği, bu durumda kooperatif tarafından verilen 277.500,00.-TL nin bu bedelde minhası sonucu davalı borcunun 17.662,30 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının 17.662,30 TL alacağının dava tarihi olan 06/04/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2002-2003 yıllarında inşaat işlerini kendisinin yürüttüğünü savunmuş olup, ağır ceza mahkemesinde ise avans ödemelerini kendisinin değil, kendisi adına çalıştırdığı taşeronlara ödediğini belirttiğini, dosyadaki delillerin ifadeleri doğrulamadığını, 2002-2003 yıllarında alınan demir, beton vs.gibi bir çok malzemenin bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu tarihlerdeki hak ediş tutarı 111.956,50 TL olduğu halde; davalıya yapılan avans ödemesinin 277.500,00 TL olduğunu, imalatların davalı tarafından yapıldığının kanıtlanamadığını, davalının aynı zamanda kooperatifin denetçiliğini de yaptığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ağır ceza mahkemesinde, davacının alacaklı olmadığına dair beyanının dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin yaptığı işler toplamının 488.105,00 TL olduğunu, bu hususun ceza mahkemesi yargılama sürecinde kabul edilmiş olmasına, dosya getirilip mahkemece ve bilirkişilerce incelenmiş olmasına rağmen dikkate alınmadan müvekkilinin borçlu çıkarılmasının mümkün olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi hükmünce hakim kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretine haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi verilen beraat kararı ile de bağlı değilse de, maddi vakıaların varlığı ve subutuna ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayıcıdır. Aynı hüküm 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde dili sadeleştirilmek suretiyle tekrar edilmiştir (Yargıtay 15 HD. 2016/873 E 2016/3166 K, 23 HD. 2016/7514 E 2019/4997 K.)
Somut olayda; davalı ... hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/266 esas ve 2019/463 sayılı kararında; zimmet suçundan davalı hakkında verilen beraat kararının gerekçesinde; '' Zimmet ve diğer Suçlardan yargılanan ... Kooperatifin belirli bir düzeye kadar yapımını üstlenen ancak bunu kayıtlara dökemeyen ve kooperatife parasını ve emeğini veren kişi konumundadır.Yasal olarak Belediyeden ruhsat alınmadan kaçak vaziyette arsa sahibi , Sanık ... ve kooperatifin anlaşması üzerine diğer şantiyelerde beton kum ve demir getirererek inşaatin belirli bir düzeye kendi parasını harcayarak sağladığı anlaşılmaktadır. Zira o dönemde Kooperatifin üye sayısına bakıldığında kooperatifin inşaatı bu seviyeye kadar getirmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.O tarihte taraflar arasında ...nin inşati yapacağı hususunda sözleşme dahi yapılmıştır.Buda dosyada vardır.Ancak bu sözleşmenin varlığı özel hukuk alanında hüküm ifade ederken Sanığın kooperatiften aldığı paraları kayıtsız bırakmaktadır.Her ne kadar Borçlar ve Ticaret Hukukumuzda Sanık ...'nin basiretli bir işadamı gibi haraket etme yükümlülüğü ve Sözleşme ile bağlılık ilkesi varsa da bu tamamen Özel hukuk ilkeleri içinde halledilmesi gereken bir konudur.Ceza Hukuku maddi hakikati arayan hukuk alanındadır.Her şeyin her şeye delil olabileceği bir alanda inşaatın kaba kısmını bitiren ve parasını harcayan birisine sırf özel hukuk kurallarına uymadığı için ceza vermek mümkün değildir.O nedenle ... hakkında kooperatif denetim yükümlülüğünü ihlal dışında tüm suçlardan beraat kararı vermek gerekmiştir.Sanık ... aynı zamanda Kooperatif denetim kurulu üyesi olduğundan denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği gerek bilirkişi raporu ve gerekse tanık anlatımlarıyla sabit olduğundan cezalandırma cihetine gidilmiş ve kabülü tahtında HAGB hükmü verilmiştir.'' denilmiştir.
Davalı hakkında verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 2022/872 esas ve 714 sayılı kararı ile; davalı "... ...'nin kooperatiften, yüklenici müteahhit sıfatıyla temin ettiği tüm menfaatlerin belirlenerek, olay yerinde keşif yapılması, o dönemki inşaata ilişkin bilgi sahibi olan kişilerin ayrıntılı beyanlarının alınması, sanık tarafından yapılan inşai faaliyetin nelerden ibaret olduğunun ve yapıldığı dönem itibariyle maliyetinin belirlenerek sanığa fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemelerin orantılı olup olmadığı hususu belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin sözü edilen bozma ilamı incelendiğinde; somut olayda; maddi vakıaların varlığı ve subutuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; ceza mahkemesinden verilecek mahkumiyet ya da maddi vakıanın subutuna ilişkin kararın mahkemeyi bağlayacağı ve ceza davası derdest olduğundan, mahkemece ceza davası sonucu beklenip, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince bağlayıcı olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, ceza davasının sonucunda verilen kararın kesinleşmesi beklenmeksizin eldeki davanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının diğer nedenler incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
-
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 gün ve 2014/1421 Esas 2023/752 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1. a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
-
-
Davalı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
-
Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 30/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45