SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 31. HD 2023/992 E. 2024/531 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/992

Karar No

2024/531

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/992 - 2024/531

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)

(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2023/992

KARAR NO : 2024/531

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/07/2023

NUMARASI : 2018/518 Esas - 2023/456 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak

KARAR TARİHİ : 16/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA :

Davacı vekili; müvekkilinin, iş sahibi TCDD'nin olduğu "Ankara-Sivas demiryolu projesi Yerköy- Yozgat-Sivas arası alt yapı ikmal inşaatı (kesim II)" işinin -332+300- 363+527 km arasındaki hafriyat ve nakliye işlerinin yapımı için ilk olarak 15/12/2014 tarihinde davalı firmanın alt taşeronu olan ... İnşaat A.Ş ile taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, daha sonra davalı şirket tarafından alt taşeron ... İnşaat A.Ş.'nin sözleşmesinin sonlandırıldığı ve 10/01/2017 tarihinde müvekkili ile söz konusu yerin hafriyat ve nakliye işinin yapımı konusunda davalı ile sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmeler gereği toplam 19 hakediş yapıldığını, tüm yazılı ve sözlü taleplere rağmen hala kesin hakediş yapılmadığını ve alacağın ödenmediğini, Bursa 10. Noter aracılığı ile 07/06/2018 tarih ve 22960 yevmiye nolu ihtarname ile kesin hakediş yapılarak kalan bedelin ödenmesinin talep edildiğini, Ankara 56. Noterliği aracılığı ile 9012 yevmiye numaralı 20.06.2018 tarihli ihtarname ile davalı şirketin , müvekkil şirketin işi yarım bıraktığı ve kalan işlerin davalı firma tarafından tamamlandığından bahisle kendilerinin alacaklı olduklarını ifade ettiklerini, ancak müvekkilinin tüm işi eksiksiz ve tam yerine getirdiğini, bu duruma ilişkin davalı şirket proje müdürü ... tarafından müvekkili şirketin sözleşme ile belirlenen yerde tüm işleri eksizsiz yaptığına ve tamamladığına ilişkin evrak verdiğini, söz konusu yerde tüm ölçümlerin davalı şirket yetkilileri tarafından yapıldığını ve yapılan toplam hakediş miktarını davalı şirketin bildiğini, asıl işverenden sözleşme ile belirlenen yerde yapılan toplam hafriyat miktarının istenerek, ödenmeyen kesin hakediş bedelinin mahkeme aracılığı ile tespit edilmesi gerektiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000TL'nin, 25/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de 1.747.560,73 TL'nin davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili; müvekkili şirket ile, davacı firma arasında yapılan sözleşmenin yarma kazılarının yapılması, şev yüzeylerinin proje ve şartnamelere göre eğimlendirilerek kesilmesi, ihtiyaç fazlası ya da dolguya uygun olmayan kazı malzemesinin yüklenici tarafından gösterilen depo sahasına taşınması, depolama sahasındaki malzemelerin figüre edilmesi, dolguya uygun olan malzemenin dolgu sahasına taşınması, serilmesi, sunulması ve sıkıştırılması işlemlerini kapsadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 16.08.2018 tarihli yazı içeriği ile sadece yarma kazlarının yapıldığının onaylandığını, sözleşme gereği yapılması gereken şev yüzeylerinin proje ve şartnamelere göre eğimlendirilerek kesilmesi, ihtiyaç fazlası yada dolguya uygun olmayan kazı malzemesinin, yüklenici tarafından gösterilen depo sahasına taşınması, depolama sahasında malzemenin figüre edilmesi, dolguya uygun olan malzemenin dolgu sahasına taşınması, serilmesi, sulanması sıkıştırılması işlemlerinin yapıldığına ilişkin herhangi bir ibare taşımadığı, davacı tarafın işbu sözleşmeye aykırı davranarak sözleşme kapsamında olan yarma şevlerini kesmediğini , depolama sahalarını düzenlemediğini , terasman koduna kadar kazıyı tamamlamadığını ve Temmuz 2017 ayı içerisinde işi yarım bırakıldığını, taraflar arasında yapılan karşılıklı görüşmelere ve sözleşmelere istinaden davacı tarafından eksik kalan işlerin müvekkil şirket tarafından tamamlanmasına ve çıkacak maliyetin davacı firma hakedişlerinden gerektiğinde teminatlardan kesilmesine karar verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinde belirtilmiş olan işi tarifine uygun olarak ifa etmediğini, 7. maddeye uygun olarak geçici kabul şartlarına uygun teslim etmediğini, 9. maddede belirtilen gecikme cezası hallerine düştüğünü, davacı tarafın personel bulundurma, malzeme makine ve ekipman bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle müvekkil fırma tarafından davacı firmaya iş makinesi, araç ve ekipman desteği sağlandığını ve doğacak kira bedellerinin davacı tarafın alacağından mahsup etmeyi amaçladığını, ancak davacı şirketin alacağı işbu kira bedellerini karşılamaya yeterli olmadığını, bununla birlikte sözlemenin 21. maddesi gereği işin ve işyerinin sigortalanması davacı tarafça yapılması gerekirken davacı taraf bu maddeye de aykırı davranarak işi sigortalatmadığını ve söz konusu işin sigortasının müvekkili firma tarafından all risk sigortasına dahil edildiğini, davacı firmanın müvekkili firmaya iş oranında all risk sigorta poliçesi prim borçlarının da bulunduğu, bu bağlamda müvekkili firmanın davacı firmaya karşı herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine alacaklı durumda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Davalı şirket ile TCDD arasında "Ankara Sivas demiryolu projesi Yerköy - Yozgat Sivas arası alt yapı ikmal inşaatı (kesim II) işi" yapılan 08.08.2014 tarihli sözleşmeyle ihale edilmiştir. Davacı, söz konusu işte ilk olarak davalının alt yüklenecisi ... firması ile 01.06.2015 tarihinde alt taşeron sözleşmesi imzalamış ve işin yapımına bu tarihte başlamıştır. ilk hakediş ödemesini 01.06.2015-30.06.2015 tarih aralığındaki

iş karşılığında yapılmış , alt yüklenici ile davacı taşeronun 01.06.2015 tarihli sözleşme ile 31.12.2015 işbitim

tarihli ve 31.09.2016 iş bitim tarihli olmak üzere iki adet sözleşme yapılmış ve bu kapsamda 01.06.2015- 31.12.2016 tarihleri aralığında yapmış olduğu iş karşılığında toplam 19 adet hakediş

ödemesi almıştır. Bu hak edişlere göre toplam 1.238.036m3 lük toprak kazısı işi yapılmış , alt yüklenici firmanın işi bırakması nedeniyle davalı yüklenici ile davacı taşeron arasında

31.01.2017 tarihinde, 31.12.2017 bitiş tarihli sözleşme yapılmış ve 31.01.2017 ile 30.06.2017 tarihleri aralığında yapılmış iş karşılığında da toplam 5 adet hakediş ödemesi almıştır. Bu hak edişlere göre toplam 183.305,55m3 lük daha toprak kazısı işi yapılmış , son hak ediş ödemesini 30.06.2017 tarihinde almış ve buna göre taşeron toplam 1.421.346,6m3 lük toprak kazısı yapmış ve karşılığında

toplam 24 adet hakediş yapılmış ve bedeli ödenmiştir. Ancak davalı yüklenici Proje Müdürü ... ın verdiği ve davalının kabulünde olan ve kendisini bağlayan 16.08.2017 tarihli belge içeriği ile TCDD den celp edilen enkesitlerde gösterilen siyah kot ile kırmızı kot arasındaki davacının yaptığı

kazı işlerinin tamamının son bilirkişi heyetinin yaptığı inceleme ve hesaplamaya göre 1.935.330,00 m3 olduğu ancak davalı tarafından kabul edilip hak edişe bağlanarak ödenen miktarın 1.421.341,6 m3 olduğu ve bu nedenle davacıya hak edişe bağlanarak ödenmeye kazı miktarının 513.988,4 m3 olduğu , sözleşme eki birim fiyat listesine göre tespit edilen 3.40 TL/M3 göre ödenmeyen kazı bedelinin 1.747.560,73 TL olduğu

anlaşılmıştır.

Ayrıca Yapım İşleri Genel Şartnamesinin, “Kesin Hakediş Raporu ve Hesap Kesilmesi”

başlıklı 40 ncı maddesine göre , Yüklenicinin kesin hakediş raporunun düzenlenmesinde sadece kesin metraj ve hesaplar

sonucunda bulunan miktarlar esas alınacak ve bunlarla geçici hakediş raporlarındaki

rakamlar arasında bulunabilecek farklara bakılmayacağı belirtildiğinden ara hak edişlerdeki metrajların miktar

bakımından geçici nitelikte olduğu ve bu metrajlara itiraz edilmemesinin karşı taraf yönünde kazanılmış hak olmadığı , ihtirazı kayıt ileri sürmesinin gerekmediği anlaşılmakla

, gerçek miktarın kesin hak edişte tespi edileceğinden ara hak edişlere itiraz olmasa dahi bağlayıcı olmadığı , kesin hak edişte, ara hak edişlerde eksik tesip edilen miktarın daha sonra nazara alabilineceği anlaşılmakla , 14.10.2022 tarihli rapordaki taraflar arasında düzenlenen hak edişlere davacı tarafından miktar itibariyle ihtirazı kayıt konulmadan hak edişlerdeki yapılan iş miktarının kesinleştiği yönündeki görüşlerine itibar edilmemiştir.

Davalı vekilinin, 16.08.2018 tarıhli yazı içeriği ile sadece yarma kazlarının yapıldığının onaylandığı,ancak sözleşme gereği yapılması gereken" şev yüzeylerinin proje ve şartnamelere göre eğimlendirilerek kesilmesi, ihtiyaç fazlası yada dolguya uygun olmayan kazı malzemesinin, yüklenici tarafından gösterilen depo sahasına taşınması, depolama sahasında malzemenin figüre edilmesi, dolguya uygun olan malzemenin dolgu sahasına taşınması, serilmesi, sulanması sıkıştırılması" işlemlerinin yapıldığına ilişkin herhangi bir ibare taşımadığı belirtilerek işin tam yapılmadığı iddia edilerek davaya vede raporlara itiraz edilmiş ise de ; işin yapılıp asıl işverene teslim edildiği, kesin kabulün yapıldığı , davalının, davacıya nama ifa için her hangi bir ihbarı bulunmadığı gibi üçüncü kişiye yaptırıldığı yönünde de bilgi ve belge sunmadığından bu itiraz kabul edilmemiş ve raporda tespit edilen tüm işin davacı tarafından yapıldığı kabul edilmiştir. Yine davalı tarafından taraflar arasında yapılan karşılıklı görüşmelere istinaden eksik kalan işlerin müvekkil şirket tarafından tamamlanmasına ve maliyetin taşeron hakedişlerinden ve gerektiğinde teminatlardan kesilmesine karar verildiği iddia edilmiş ise de iddiayı kanıtlar delil sunamadığı gibi ayrıca davacının borcunu ifada geciktiği, dava konusu işin üçüncü bir kişiye tamamlattırıldığı, davacının verilen talimatlara uymadığı, cezai şart ödemesi gerektiğini belirtmiş ise de, dosya kapsamında davalının, davacıya işin yapılması aksi halde nama ifaya ilişkin verdiği ihtara , yine uyuşmazlık konusu işin üçüncü kişiye devrine ilişkin ve davalının cezai şarta yönelik iddiasına ilişkin olarak belge ve bilgi sunmadığında söz konusu itirazları da kabul görmemiş ve kesin hesapta dikkate alınmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenler ile SGK'dan celp edilen belgeye göre de davacının sözkonusu işten dolayı borcu olmadığı ve işin asıl işverene teslim edilip kesin kabulü yapılmakla davacının yaptığı ve ödenmeyen tüm iş bedelini talep edebileceği anlaşılmakla, davacının davasının ıslah edilen miktar üzerinde vede dava öncesinde davalıyı temerrüte düşürecek nitelikte ihtarı bulunmadığından dava ve ıslah tarihlerinde itibaren tarafların tacir olduğu da nazara alınarak avans faizi uygulanarak tahsiline karar vermek gerektiği" gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın açıldığı tarihte alacak bedelinin tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davasında alacağın tamamının dava tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece davayı kısmi bir dava gibi değerlendirerek müddeabihin artırılması taleplerini ıslah olarak gibi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan tüm alacak miktarının dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının dava dilekçesi ile ticari faiz istemiş olmasına rağmen, mahkemece, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taleple bağlılık ilkesine de aykırı olduğunu, yerel mahkemece yargılama giderlerinin de hatalı hesaplandığını, müvekkili tarafından yatırılan ve kullanılan gider avanslarının mahkemece dikkate alınmayarak, tüm masrafların davacı tarafça yapılmış gibi hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, davacının söz konusu envanter, malzeme ve işçi sayısı ile dava konusu edilen eksik işin tamamını yapmış olmasının imkansız olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında farklı m³ ve farklı bedeller hesaplandığını, bazı bilirkişi raporlarında müvekkilinin alacaklı olduğun kanaatine varıldığını, mahkemece davacının alacaklı çıktığı bir raporun hükme esas alınmasının bir gerekçesinin bulunmadığını, hazırlanan birbiri ile çelişir nitelikteki bilirkişi raporlarının arasındaki çelişkilerin giderlemesi amacıyla denetime elverişli birleştirici bir rapor alınması taleplerinin de reddedilmesinin doğru olmadığını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının kendisinin yaptığı yargılama giderleri ile ilgili istinaf itirazı bakımından da davanın kabul edilmesine göre, hukuken davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde kalacağının tabii olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı taraftan gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

3. Davalı taraftan gereken 119.375,87 TL istinaf karar harcından peşin alınan 29.845,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 89.530,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,

5. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

6. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

E-imzalıdır

Üye

E-imzalıdır

Üye

E-imzalıdır

Katip

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizdairesibölgeDayalıAlacakadliyeSözleşmesinekonusuankaranumarasımahkemesiEserhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim