Ankara BAM 31. HD 2024/326 E. 2024/503 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/326
2024/503
7 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/326 - 2024/503
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2024/326 Esas
KARAR NO : 2024/503
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2024
NUMARASI : 2023/787 Esas-2024/149 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; taraflar arasında davacının yüklenici, davalının iş veren olduğu Küçük Sanat Yapıları Yapım İşleri Sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, hakediş raporlarına uygun şekilde faturaları düzenlediğini, 25/12/2020 tarihinde geçici kabul tutanağının ve 19/03/2021 tarihinde ise kesin hesap raporunun düzenlendiğini, davalı tarafından sözleşme kapsamında ödemeler yapıldığını, ödemelerin kayıtlara işlendiğini, bakiye 297.614,30 TL alacağın kaldığını, sözleşmenin 10.2 maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde nakdi teminatın iadesinin gerektiğini, sözleşme konusu işe ilişkin geçici kabul tutanağı verildikten ve kesin hakediş davalı tarafından onaylandıktan sonra 29/03/2021, 08/04/2021, 13/04/2021 ve 10/05/2021 tarihlerinde e-mail yolu ile davalı şirketten alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, nakdi teminat kesintisi miktarının 120.739,11 TL olduğunu, bakiye alacak miktarı olan 297.614,24 TL ile iadesi gereken nakdi teminat kesintisi miktarı olan 120.739,11 TL'nin ödenmesi için icra takibi başlattıklarını, takip tarihinden sonra davalı tarafından bakiye iş bedeli olan 297.614,24 TL'nin haricen davacı şirkete ödendiğini, ödenen kısma yönelik icra harç ve giderleri ile icra vekalet ücretinin de icra dosyasına ödendiğini, bakiye miktar olan 120.739,11 TL'lik kısma ise itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde borçlu olduğunu kabul etmeyen davalının itiraz etmiş olduğu 120.739,11 TL'lik kısmı da 05/07/2021 tarihinde ödediğini, ancak bu kısım yönünden icra harç ve giderleri ile vekalet ücretinin ise ödenmediğini belirterek Ankara 19. İcra Dairesinin 2021/6712 esas sayılı dosyasında ödenmeyen kısım yönünden itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının henüz vadesi gelmemiş ve muaccel olmamış bir alacak hakkında yapılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, icra takibinde itiraz edilmeyen kısım yönünden asıl alacak ve ferilerinin ödendiğini, davalının kısmi itirazında haklı olduğunu, takibe konu edilen nakit teminat kesintilerinin iadesinin taraflar arasında imzalanan sözleşmede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mümkün olduğunu, takip tarihi itibari ile nakit teminat kesintilerinin iadesinin şartlarının oluşmadığını, takibe itiraz edilmesinden sonra muaccel hale gelmesi üzerine ise haricen alacaklıya ödendiğini, dava tarihi itibari ile ödenmemiş asıl alacak kalmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.2 maddesinde nakdi teminat kesintilerinin iadesi şartlarının düzenlendiğini, sözleşmede yer alan yazılı başvuru şartının takip öncesinde yerine getirilmediğini, davacının nakdi teminatın iadesi yönünde takip öncesinde yazılı başvurusunun bulunmadığını, tacir olan tarafların sözleşme hükümlerine riayet etmesinin gerektiğini, e-posta yazışmalarının yazılı bildirim şartını yerine getirmesinin mümkün olmadığını, e-posta yazışmalarında davacının fatura bedellerini istediğini, nakdi teminat kesintisinin iadesine yönelik bir açıklamanın ve talebinin bulunmadığını, icra takibinin davalı tarafından yazılı bildirim olarak kabul edilmek suretiyle nakdi teminat kesintilerinin iade edildiğini, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının alacağını ispat edemediğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, arabuluculuk görüşmesine yönelik vekalet ücreti isteminin yerinde olmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını belirterek davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; taraflar arasında imzalanan Küçük Sanat Yapıları Yapım İşleri Sözleşmesi kapsamında yüklenici olan davacının edimlerini yerine getirdiği ve iş bedelinin ödendiği (bir kısmının takip sonrasında) hususunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, sözleşme konusu işe ilişkin olarak 25/12/2020 tarihinde geçici kabul tutanağının ve işveren davalı tarafından 19/03/2021 tarihinde kesin hakediş raporunun düzenlendiği, yüklenici davacının sözleşme konusu işe ilişkin olarak işverene, çalışanlarına, SGK'ya, vergi dairesine ve diğer kurumlara borcunun bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge veya bilginin dosya kapsamına sunulmadığı gibi bu yönde de herhangi bir iddianın olmadığı, davacı tarafından 08/03/2021, 08/04/2021 ve 10/05/2021 tarihlerinde davalıya gönderilen e-posta yazışmaları ile sözleşme kapsamındaki bakiye ödemelerinin yapılmasının talep edildiği, e-mail yazışmalarının davalı tarafından inkar edilmediği, tarafların tacir oldukları, tacir olmanın gerekleri arasında sözleşmeye uygun davranma ve borçlarını zamanında ödeme yükümlülüklerinin de bulunduğu, sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar yada iş bedelleri yönünden ödeme talebinde bulunulmasının gerekmediği, işveren davalının ise tacir olmanın yükümlülükleri arasında yer alan ödemelerini zamanında yapma yükümlülüğü kapsamında gerekli incelemeleri yapmak suretiyle bakiye borçlarını ödemesinin gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca e-mail yazışmalarının delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu, davalı tarafından e-mail yazışmalarının ve içeriklerinin inkar edilmemesi nedeniyle de davacı tarafından e-mail yolu ile yapılan başvuruların sözleşmenin 10.2 maddesi kapsamında yazılı başvuru olduğu, nakdi teminat kesintilerinin iadesine ilişkin sözleşmenin 10.2 maddesinde yer alan şartların tamamının takip öncesinde gerçekleştiği ve takip tarihi itibari ile nakdi teminat kesintilerinin iadesi yönünden alacağın istenilebilir - muaccel olduğu, bu hali ile de icra takibinin nakdi teminat kesintisinin iadesine yönelik miktar için ferileri yönünden davacının takibe devam etmekte ve itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, talep ve itiraz edilen alacağın takip tarihi itibari ile muaccel olduğu ve davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından takibin itiraz edilen kısmın ferileri yönünden devam etmesi kaydı ile itirazın iptaline, icra takibinin ferilerinin dosyanın infaz edilmesi aşamasında yapılacak kapak hesabında belirlenebilir hale geleceğinden takibin takipte talep edilebilecek feriler yönünden devamına, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kaldırma kararı uyarınca mahkememizce yukarıda yapılan hesaplama ile belirlenen miktar üzerinden haksız itiraz edilmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın mahiyeti itibari ile tespit davası niteliğine dönüşme nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 1988/10067 Esas, 1989/2386 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, asıl alacağa bağlı genel takip giderlerinin de ödendiğini, ödeme emrine yapılan itirazların takip tarihi itibari ile dikkate alınması gerektiğini, kısmi itirazın haklı olduğunu, takip tarihi itibariyle alacağın muaccel olmadığını, davanın kötüniyetli olduğunu, nakdi teminat iadesi için yüklenicinin yazılı talepte bulunması gerektiğini, bu şartın yerine getirilmediğini, bu durumun TMK madde 2'ye aykırı olduğunu, elektronik posta yazışmasının yeterli olmadığını, sözleşmedeki teminatın iadesi şartlarının tartışılmadığını, kabul ettikleri alacak miktarı üzerinden tüm takip giderlerinin yatırıldığını, müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece Mahkemesinin 2021/768 Esas-2022/360 Karar sayılı kararının Dairemizin 21/11/2023 tarih, 2022/718 Esas, 2023/1216 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19