Ankara BAM 31. HD 2024/318 E. 2024/477 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/318
2024/477
30 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/318 - 2024/477
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2024/318 Esas
KARAR NO : 2024/477
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/11/2023
NUMARASI : 2021/317 Esas-2023/771 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "oto korkuluk işleri" konulu taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince 19.004 metre oto korkuluğu ve montaj işi yapılarak davalı firmaya teslim edildiğini, ancak davalının hakediş raporlarını düzenlemediğini ve tahsilat yapılmasını engellediğini, davalının ödememe gerekçesini belirtmediğini ve ifadan kaçındığını, halen 789.527,88 TL tutarında alacağı bulunduğunu, işin bitirilmesine rağmen hakediş raporu düzenlenmeyerek tahsilat yapılmasını engelleyen davalıya 26/11/2013 tarihinde sözleşmenin feshini içerir ihtarname gönderildiğini, davalının ise cevab-i ihtarnamesinde, Karayolları Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğünün 24/12/2013 tarihli yazısından bahsederek hakedişin ödenmeyeceğini belirtiğini, söz konusu yazıda oto korkuluklarının zemine çakılması esnasında bazı burkulma ve bükülmelerin varlığının neden olarak gösterildiğini, bu nedenle müvekkilince, Gerze Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/14 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ve alınan tespit raporuyla müvekkilinin yaptığı işin eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıldığının belirlendiğini, oto korkuluklarında meydana gelen burkulmaların tamamen zemin kaynaklı olduğunu, zemini teslim edenin davalı firma ve ihaleyi yapan idare olduğunu, müvekkilinin zemini kontrol yükümlülüğünün bulunmadığını, nitekim başkaca firma tarafından yapılan işlerde de aynı problemlerin bulunduğunu ve zemindeki uygunsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ayıptan müvekkilinin sorumlu olamayacağını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 200.000,00 TL tutarındaki teminat çekinin iade edilmesini, ilk hakedişten kesilen 23.721,57 TL tutarındaki teminat kesintisi ile ödenmeyen 789.527,88 TL iş bedelinin KDV'siyle birlikte ticari avans faizi uygulanmak suretiyle ödenmesini, sözleşmenin feshine haksız yere neden olunmasından dolayı şimdilik 10.000,00 TL müspet/menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 13/07/2018 tarihli dilekçesi ile menfi ve müspet zarar taleplerinden feragat etmiş ve aynı tarihli ıslah dilekçesi ile teminat iadesi kesintisi talebini 34.820,23 TL artırarak 58.541,80 TL ye çıkarmıştır.
Davalı vekili savunmasında özetle; 22/05/2013 tarihli taşeron sözleşmesi gereği belirtilen kesimde oto korkuluk işlerinin davacı taşeron tarafından yapılacağını, 23/05/2013 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, iş sahibi Karayolları Genel Müdürlüğü adına işin kontrolünü yapan ... A.Ş. tarafından düzenlenen tespit raporunda, montajı biten oto korkuluklarının düzgün, sürekli ve kırıksız görüntüde olması gerekirken bu görüntünün sağlanamadığı, yatay ve düşey sapmaların olduğu, gergi kuşaklarının gerilmediği, hendek betonuna çakılan dikmelerde burkulma sonucu deformasyonların oluştuğu ve bu hususların oluşmaması için dikkatli çalışılması ve deforme olmuş çelik malzemelerin değiştirilerek düzeltilmesi gerektiğinin tespit edildiğini ve sözleşmenin 14. maddesine göre hakedişlerin, ödemelerinin, yapılan işlerin idarenin uygunluğuna bağlı olduğu düzenlemesi gereğince ödeme yapılmadığını, oto korkuluk imalatlarının hatalı olup olmadığının imalatın gerçekleşmesinden 28 gün sonra belirlenebildiğini, hakediş ödemesinin bu süre geçmeden yapıldığını, ödeme sonrası kontrol raporunun müvekkiline ulaştığını, neticede yapılan imalatların uygunluğunun teknik olarak ispatlanamadığını ve davacının yaptığı hatalı imalatların da dava dışı firmaya yaptırıldığını , davacının bedelini talep ettiği imalatların idare tarafından kabul edilmediğini, halen kesin kabulün yapılmadığını, bu nedenle sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen teminat iade şartlarının oluşmadığını, davacı tarafın yaptığı imalatların İdarenin Kontrolörü ... A.Ş. tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle hakediş ödemelerinin muaccel olmadığını, menfi ve müspet zararın istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; Davalı ile dava dışı idare arasında düzenlenen 46-Ek 2 nolu hakedişin incelenmesi sonucunda; Hakedişin düzenlenme tarihinin 31/12/2014 olduğu, iş bitim tarihinin 28/05/2009 olduğu, verilen süre uzatımları ile iş bitim tarihinin 24/12/2014 olarak güncellendiği, iş bitim tarihi ve hakediş numarası dikkate alındığında söz konusu hakedişin son hakediş olarak düzenlendiği, hakedişten herhangi bir kesinti yapılmadığı ve iş bünyesinde toplam 47.996 metre korkuluk yapıldığı ve bedelinin ödendiği, her şeyden önce davacının yaptığı kısmi imalatta kusurlu iş bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği,
Gerze Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/14 değişik sayılı dosyasında yapılan tespit, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünün yol-yapım başmühendisliğine yazdığı 24/12/2013 tarihli yazı içeri ve mahkemece atanan bilirkişilerin yerinde inceleme yapmak suretiyle oluşturdukları ek rapordaki tespitler bir arada değerlendirildiğinde dikmelerdeki burkulmaların;
-Dikmelerin tamamında burkulma olmaması, bir kısmının burkulması nedeniyle kullanılan malzemede herhangi bir ayıp olmadığı, çakma işlemi ve çakılan zeminden kaynaklı burkulmanın oluştuğu,
-Davacı taşeronun işi bırakması sonucunda dava dışı firma tarafından yapılan korkuluk imalatlarındaki dikmelerde de az da olsa burkulmaların varlığının tespitinin de burkulmaların yol dolgusu kaynaklı olduğu kanaatini güçlendirdiği,
-Dosyaya kazandırılan geçici kabul tutanaklarında oto korkulukları ile ilgili kusurların yer almaması, geçici kabul tutanağı ve eklerinde "Geçici kabul eksik ve kusurlar listesi" 6. maddede eksik oto korkuluklarının bulunduğu, 11. maddede proje genelinde yaya korkuluklarının tamamlanması ve paslanmış yaya korkuluğu imalatlarının bulunduğu belirtilmiş, davacının üstlendiği iş içinde yaya korkuluğu bulunmadığından bu işteki ayıbın davacıya ait olamayacağı mahkememizce değerlendirilmiş, yine hakedişlerde ölçümü yapılan iş miktarına göre toplam iş bedelinin tespit edilmesi, yapılmış bulunan işlerde de eksik görülmemesi bir arada değerlendirildiğinde davacı taşeronun sözleşmenin feshinden önce yaptığı kısmi imalatta eksik ve ayıplı iş olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının yapmış olduğu imalatlarda bir kısım onarımların dava dışı 3. firmalara yaptırıldığı yönündeki iddiaların ise davalı tarafça ispatlanamadığı bu iddiaları ispatlar delillerin ihale dosyasında da yer almadığı,
Davacının yapmış olduğu kısmi imalatta davalının iddia ettiği gibi eksik ve kusurlu iş olmadığı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu kapsamında yukarıda yapılan tespitler neticesinde mahkememizce kabul edildiğinden ve sözleşmenin ödemelere ilişkin 14. maddesinde taşeronun müracaatı üzerine her ayın sonu itibariyle hakediş hazırlanacağı, hakedişe uygun kesilecek fatura tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde 90 gün vadeli çekle ödeme yapılacağı hükmüne davalı tarafın aykırı hareket ettiği ve bu durumda davacının TBK nun 125. maddesi kapsamında sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinin de mahkemece kabul edildiği,
Davacının yaptığı kısmi imalatta eksik ve ayıplı iş olmadığı ve davalının sözleşmeye uygun bedel ödemesini gerçekleştirmemesi nedeniyle feshin haklı olduğunun kabulünden sonra yapılan işin ödenmeyen bedelinin tespiti ve davacının davalı uhdesinde bulunan teminatlarının miktarının ne olduğu ve iadesinin gerekip gerekmediğinin ayrıca belirlenmesi gerektiği,
Davacı uhdesinde bulunduğu belirlenen 200.000,00 TL tutarlı teminat çeklerinin kesin teminat olarak alınmış olması, sözleşmenin 10. maddesinde kesin teminatın, kesin hesap ve kesin hakedişin tasdikinden ve kesin kabul yapıldıktan sonra iade edileceği düzenlendiğinden ve henüz kesin kabul yapılmadığından, kesin teminatın iadesi koşullarının oluşmadığının değerlendirildiği ve bu yöndeki davacı talebinin reddedildiği,
Kök raporda belirlenen belge eksikliği giderilip bilirkişi heyetine verilen yetki çerçevesinde yerinde yapılan inceleme ve ihale dosyası, geçici hakediş tutanakları incelenerek düzenlenen birinci ek raporda davacının toplam 19.076 metre korkuluk imalatı yaptığı belirlenmiş olup esasen taraflar arasında bu konuda uyuşmazlıkta bulunmadığı,
Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi ekinde sunduğu icmal detayındaki miktar ile davacı vekilinin sunduğu taslak taşeron hakedişindeki miktarların örtüşmediği, yapılan iş bu şekilde belirlendikten sonra sözleşmedeki kararlaştırılan bedele göre yapılan iş tutarının karşılığının 1.374.555,05 TL olarak bilirkişilerce hesap edildiği, davalının yapmış olduğu toplam 518.921,56 TL ödeme, 58.541,80 TL nakdi teminat kesintisi, 41.935,58 TL KDV tefkifatı mahsup edildiğinde, denetime elverişli ve mahkemece de kabul edilen hesaba göre davacının 755.156,11 TL bakiye iş bedeli alacağı olduğu, nakdi teminat kesintisinin ise 58.541,80 TL olduğu, sözleşmenin 10. Maddesine göre imalat ve sigorta kesintisinin geçici kabulün yapılması sonrası serbest bırakılması gerekeceği ve bu kapsamda nakdi teminatında iadesinin gerektiği yapılan yargılama sonucu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun dava tarihinden 2 yıl sonra idare tarafından yapılan geçici kabule göre yapıldığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, dava tarihinde göre değerlendirme yapılması gerektiğini, ...'nin 12/09/2013 tarihli yazısında ayıpların gösterildiğini, kendileri tarafından getirilen ekiple ayıpların düzeltildiğini, davacı tarafından yapılan imalatın idare tarafından kabul edilmediğini, BAM kararında da ayıbın davacı tarafından giderilmediğinin tespit edildiğini, alınan raporun BAM kaldırma kararına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından karot aldırılmadan sonuca gidildiğini, başka taşeronunun imalatı ile davacı imalatı arasında fark bulunduğunu, davanın açılmasında müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, taşeron sözleşmenin 14/3 maddesinde belirtilen şartları sağlamadığını, bu nedenle hakediş talep edemeyeceğini, dava tarihine nakdi teminat iadesi koşulu oluşmadığından vekalet ücretinde dikkate alınmasının da hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece Mahkemesinin 2014/358 Esas-2018/594 Karar sayılı kararının Dairemizin 20/04/2021 tarih, 2020/377 Esas, 2021/386 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden alınması gereken 55.590,54 TL harçtan peşin alınan 13.898,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 41.692,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41