SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 31. HD 2024/330 E. 2024/461 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/330

Karar No

2024/461

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/330 Esas

KARAR NO : 2024/461

(Ön İnceleme aşamasında / Duruşmasız)

(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/02/2024

NUMARASI : 2024/67 Esas

DAVACILAR

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İnşaatçı İpoteğinin Tescili

TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 25/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024

Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan inşaatçı ipoteğinin tescili davasında mahkemece davacılar vekilinin ihtiyati tedbir yoluyla geçici tescile karar verilmesi talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf ön incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İSTEM;

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Kooperatifi’ne ait ... parselde bulunan ... villa inşaatı projesinin kaba ve ince işlerinin, elektrik tesisat işlerinin, mekanik işlerinin, hafriyat işlerinin, dış cephe PVC pencere ve kapı işlerinin yapımının taşeron olarak davacı şirkete yüklendiğini, .... firması arasında, 20.07.2015 tarihinde, ana yüklenici ... Yapı İnş. ile ... Koop. arasında düzenlenen Ankara 3. Noterliği’nin 23.09.2013 gün ve 14098 yevmiye nolu sözleşmesiyle ... Yapı tarafından yapımı üstlenilen ve onun tarafından da alt yükleniciliği olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne devredilen 43580 ada, 2 parsel bölgesindeki ... villa inşaatı projesinin kaba ve ince işlerinin, elektrik tesisat işlerinin, mekanik işlerinin, hafriyat işlerinin, dış cephe PVC pencere ve kapı işlerinin yapımı konusunda kesin sözleşme bedeli kesin hesap neticesinde belirlenmek üzere akaryakıt ve malzeme dahil olarak 32.000.000 TL + KDV bedelle sözleşme imzalandığını, yapılan hiçbir imalatın hakkedişe bağlanılamadığını, ... A,Ş, ile ... A.Ş. arasında 13.07.2016 tarihinde yapılan cari hesap mutabakatı ile ...’un ... A.Ş,’ye 9.711.540,47 TL borcu olduğunun karşılıklı olarak imza altına alındığını, söz konusu mutabakatta ...’ın, hem ... Yapı A.Ş.’ne hem de ... AŞ’ne ters finansman yoluyla borç vermeye başladığı günden itibaren ortalama 16.444.977,72 TL alacaklı olduğu konusunda mutabık kalındığını, borcun ödenmediğini belirterek öncelikle davacının hak kaybına uğramasının ve hak düşürücü sürenin geçmesinin engellenmesi amacıyla davalının maliki bulunduğu ... Parselde bulunan taşınmazlar üzerine, müvekkili lehine TMK Mad. 1011 ve TST Mad.58 gereğince geçici tescil şerhi konulmasını ve ... Parselde bulunan taşınmazlar üzerine Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2023/64617 Esas sayılı (Eski Ankara 2. İcra Müd. 2021/12441 E.), Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/64993 E. Sayılı ve Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/269300 E. Sayılı takip dosyalarındaki alacakları tutarında davacı müvekkilleri lehine kanuni ipotek tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT:

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin yüklenici ipoteğinin tescili isteğine ilişkin olup nisbi harçla görülmesi gereken davalardan olduğu nazara alınarak öncelikle eksik harcın davacı tarafa tamamlattırılması gerektiğini, esas yönünden ise, müvekkili kooperatif ile davacılar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkili kooperatif ile ... Ltd Şti arasında Ankara 6. Noterliğinde düzenlenen 21/02/2001 tarihli kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, inşaata başlanmaması sebebi ile müvekkili kooperatifin 17/06/2003 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini, sonrasında müvekkilinin ... İnş. İle 27/06/2003 tarihli kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, inşaatların bir kısım kabalarının bu şirket tarafından yapıldığını, bu şirketin 2006 yılından itibaren ekonomik sıkıntıya girdiğini, borç aldığı kişilere villa devirlerini yaptığını ve iş yapamaz duruma geldiği için müvekkili tarafından 07/05/2008 tarihli fesihname ile sözleşmesinin feshedildiğini, devamında ... Ltd. Şti ile müvekkili arasında 07/05/2008 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, bu şirketin de yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle sözleşmeyi devir etmek istediğini beyan ettiğini, 14/09/2013 tarihli olağanüstü genel kurul kararı sonrasında da ... İnşaat A.Ş. İle müvekkili arasında Ankara 3. Noterliğinde 23/09/2013 tarihli "Düzenleme Şeklinde Bağımsız Bölüm Karşılığı İnşaat Ve Gayrimenkul Satış Vaadi İle Devir Sözleşmesine Muvafakat Sözleşmesi" imzalandığını, bu sebeplerle müvekkili kooperatif ile yükleniciler arasında anahtar teslimli inşaat sözleşmesi yapıldığını, dolayısıyla müvekkili ve üyelerinin bilgisi ve rızası dışında yüklenicilerin alt yüklenicilerle olan ilişkilerinin müvekkilini bağlamayacağını ve davacılar ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkili ile yükleniciler arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında inşaatların tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini ve ferdileşme yoluna gidilerek üyelere bağımsız bölüm tapularının teslim edildiğini, müvekkili adına tapu kayıtlarında görünen 108 nolu bağımsız bölümün ise yüklenicinin hak edişi olarak kendisinin gösterdiği üçüncü kişiye devredildiğini ancak resmi sürecin henüz tamamlanmadığını, bu durumun kooperatif kayıtlarında da yer aldığını, davacıların, müvekkili kooperatif ile değil yüklenici ile sözleşme imzaladıklarını, bu sebeple sözleşmenin ancak taraflarını bağlayacağını, açıklanan nedenlerle gerek tapu kayıtlarının müvekkili kooperatif adına olmaması gerekse de sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini yine üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmelerini talep ettiklerini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini ve davanın dava dışı yüklenici ... Yapı A.Ş.'ye ihbar olunmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarihli 2024/67 Esas sayılı derdest ara kararında özetle; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; ... Parselde bulunan taşınmazların davacı kooperatif üzerine kayıtlı olmadığı ve tedbire ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, davacının tapuya geçici tescil şerhi konulması talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen 03/03/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı müvekkilleri lehine "Kanuni İpotek Tescili" istemine ilişkin olduğunu, taraflarınca, "müvekkili tarafından alt yüklenici sıfatıyla imalat yapılan davalı kooperatife ait ... parselde bulunan taşınmazlar üzerine icra takip dosyalarındaki alacakları tutarında müvekkili lehine kanuni ipotek tesciline karar verilmesinin" talep edildiğini,

Dava dilekçeleri ile birlikte müvekkilinin hak kaybına uğramasının ve hak düşürücü sürenin geçmesinin engellenmesi amacıyla davalının maliki bulunduğu ... parselde bulunan taşınmazlar üzerine, müvekkili lehine TMK mad. 1011 ve TST mad. 58 gereğince geçici tescil şerhi konulmasının talep edildiğini ve mahkemece de bu taleplerinin tapu kayıtları geldikten sonra değerlendirilmesine karar verildiğini, mahkemece tapuya müzekkere yazıldığını, Çankaya Tapu Müdürlüğü'nün 07.02.2024 tarihli müzekkere cevabıyla dava konusu yerlere ilişkin tapu kayıtlarının gönderildiğini, taraflarınca tapu kayıtları incelendiğinde kooperatifin sırf kanuni ipotek davasından kaçmak maksadıyla 29.01.2019 tarihinde ferdileşme yoluna giderek tapuları kooperatif üyelerine devrettiğini, bir kısım tapuları yükleniciye kat karşılığı temlik olarak verdiğinin ve bir kısmını ise sattığının anlaşıldığını, dava dilekçelerinde de belirttikleri üzere taraflarından işbu dava açılmadan önce aynı maksatla Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/247 E. Sayılı dosyasıyla Kanuni İpotek Tescili davası açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının kanuni ipotek hakkı tesisi için gereken şartlar oluşmadan açtığı davanın reddine dair karar verildiğini, karara karşı taraflarınca istinaf yolunda başvurulmuşsa da Ankara BAM 31. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2020 tarih ve 2020/211 E. – 2020/275 K. sayılı ilamıyla aynı gerekçeyle istinaf başvurularının reddedildiğini, buna karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2022 tarih ve 2021/2871 E. – 2022/1714 K. sayılı ilamıyla kararın onandığını, mahkemece de görüleceği üzere davalı tarafından müvekkillerinin alacağının olduğu bilinmesine rağmen kooperatif adına kayıtlı tüm taşınmazların ferdileşme, temlik yahut satış yoluyla devredildiğini ve müvekkilinin alacağının akim bırakıldığını, mahkemeye sundukları 12/02/2024 tarihli dilekçe ile taraflarından ihtiyati tedbir konulması talep edilen davaya konu bu taşınmazların ferdileştirme ve satış yoluyla üçüncü kişilere devredilmiş olması sebebi ile bu taşınmazlar üzerine geçici tescil şerhi, ihtiyati tedbir şerhi konulması ve tapu devrinin gerçekleştirildiği kişileri davaya dahil etmek üzere mahkemeden süre verilmesini talep edildiğini ancak mahkemece verilen 13/02/2024 tarihli ara karar ile taşınmazların, davalı kooperatif adına kayıtlı olmadığı ve tedbire ilişkin yasal koşulların oluşmadığı kabul edilerek talebin reddine karar verildiğini, oysa ki 108 nolu bağımsız bölümün halen davalı kooperatif adına kayıtlı olup bu taşınmaz üzerine geçici tescil şerhi konulmasına engel bir halin olmadığının açık olduğunu, bu sebeple bu bağımsız bölüm üzerine geçici tescil şerhinin ya da ihtiyati tedbir şerhi konulması gerektiğinin açık olduğunu, bu sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemenin 13/02/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, taraflarınca ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilen ... parselde bulunan taşınmazlar üzerine müvekkili lehine TMK'nın 1011. Maddesi uyarınca geçici tescil şerhi ve ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, en azından kooperatif adına kayıtlı olan ... parsel üzerindeki 108 nolu bağımsız taşınmaz üzerine geçici tescil şerhi ya da ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesine cevap dilekçesinde özetle; Dosyaya sundukları davaya cevap dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, mahkemenin, davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş olmasının da yerinde olduğunu aynı davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan önceki davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2018/829 Esas 2018/610 Karar sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 893/3 ve 895. Maddelerine dayanılarak açılmış yapı alacaklısı ipoteği (inşaatçı ipoteği) istemine ilişkin olup mahkemece davacı vekilinin geçici tescil şerhi konulması konusundaki ihtiyati tedbir talebinin yasal koşulların oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur.

Yüklenici ipoteği, tescile tâbi kanunî ipoteklerdendir (TMK.m.893/III). Yüklenici ipoteklerinin tescilinde tapu kütüğünün rehin haklarına ait düşünceler kısmında “inşaatçı ipoteği” olduğu belirtilir (TST m.37). Yüklenicinin kanunî ipotek hakları, eser sözleşmesine bağlı olarak çalışmayı veya malzeme vermeyi üstlendiği andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabilir. Tescilin de yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerekir (TMK. m. 895/I,II). Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup, üç ayın sonunda tescil isteme hakkı düşer. Ancak, tescilin yapılması için alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır (TMK.m.895/III).

İşe başlarken genellikle yüklenici alacağının miktarı kesin olarak belli olmaması ve taşınmaz mal sahibince de kabul edilmemesi durumunda Türk Medeni Kanunu'nun 1011. ve Tapu Sicili Tüzüğü'nün 58 ve 59. maddeleri hükümleri gereğince, inşaatçı ipoteğinin tescili ile ilgili geçici şerhin verilmesi istemi, mahkemeye yapılır. Mahkeme, tarafları dinleyerek veya dosya üzerinde inceleme yaparak şerhe konu hakkın varlığının kabul edilebileceği kanısına varırsa; şerh kararı verir ve kararda şerhin etki bakımından süresi ve içeriği belirlenir; gerektiğinde mahkemeye başvurulması için bir süre verilir.

Kesin tescil, terkin olunacak şerhin tarih ve yevmiye numarası ile yapılır (TST m. 58/II). Türk Medeni Kanunu'nun 1022. maddesi gereğince de, aynî haklar tapu sicil kütüğüne tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır. Bu yasal sebeplerle, geçici şerh, Türk Medeni Kanunu'nun 896 ve 897. maddelerine göre yüklenicinin, kanunî ipotekten yararlanma bakımından sıra almasını sağlar.

Yukarıda özetle açıklanan hukuksal düzenlemelere göre; yüklenici ipoteğinin geçici şerhi de, tescili de, yüklenici ve taşınmaz maliki arasında anlaşma olmadıkça dava yoluyla istenebilir. Taraflar, yüklenici alacağının miktarında ve gösterilebilecek teminatta anlaşamazlar ise, yüklenici ipoteğinin tescili davasının görülmesi ve verilecek kararın kesinleşmesi sürecinin uzaması ihtimâlini gözeterek geçici şerh davasını açabilirler ve bu davada geçici şerhe karar verilmesi sonucu yapılan geçici şerh, yukarıda açıklandığı üzere yüklenici ipoteğinin mahkemece ya da mal sahibince kabulü hallerinde geçici tescil tarihinden itibaren varlık kazanan ipoteğin kesin tescili, terkin olunacak geçici şerhin tarih ve yevmiye numarası ile yapılır ve sıra almasını sağlar. Geçici şerh davası, diğer koşullar bakımından yüklenici ipoteğinin tescili davası ile aynı koşulları taşımaktadır (15.H.D. 18.02.2008 T. ve 2006/6606 E., 2008/960 K. sayılı kararı).

İhtiyati tedbir ise, niteliğince bir dava olmayıp, geçici hukuki korumalardandır. İhtiyati tedbirin şartları, uygulanması ve tedbir kararına karşı kanun yolları, tedbirin değiştirilmesi ve kaldırılması, ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemler ve teminat bakımından, kanunî ipotek hakkının geçici şerhi davasından tamamen farklıdır. İhtiyati tedbir yoluyla geçici şerhe ya da tescile karar verilmesi durumunda, geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbir, davanın yerine ikâme edilmiş olur, oysa, mahkeme uyuşmazlığın esasını çözümler şekilde ihtiyati tedbir kararı veremez. Somut olayda ise; kanuni inşaatçı ipoteğinin tescili davası açılmış olup mahkemeden davacının hak kaybına uğramasının engellenmesi amacıyla geçici tescil şerhi konulması talep edilmiş veya bu konuda ihtiyati tedbire karar verilmesi talep edilmiş mahkemece, 13/02/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı kabul edilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup yukarıda açıklanan hukuksal nedenlerle, ihtiyati tedbir yoluyla inşaatçı ipoteğinin, tapu siciline geçici tesciline veya şerhine karar verilemeyeceğinden, aksi halde, ihtiyati tedbir yoluyla uyuşmazlığın esası çözümlenmiş olacağından mahkemenin ara kararında bu sebeplerle usul ve yasa hükümlerine aykırı bir durum görülmediğinden ve mahkemece yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğundan, davacı vekilinin bu ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarihli 2024/67 Esas sayılı derdest dosyasından vermiş olduğu davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırdığından başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındavacılarkesinistemTescilitalebinİnşaatçıkonusudosyahükümankaranumarasıyanıtİpoteğinin

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim