Ankara BAM 31. HD 2023/831 E. 2024/417 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2023/831
2024/417
18 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-a-6 Maddesi Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2023/831
KARAR NO : 2024/417
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/01/2023
NUMARASI : 2016/932 Esas - 2023/21 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; müvekkili ile davalı yüklenici arasında imzalanan 11/07/2016 ve 12/07/2016 tarihli alt yüklenici sözleşmeleri kapsamında müvekkilinin ifasını üstlendiği dış cephe kaplama işlerini ifa ettiğini, işin tamamlanmasına rağmen davalı tarafından müvekkilinin iş bedeli alacağının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 4.190.413,50 TL'ye çıkararak, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davacı alt yüklenicinin sözleşmelere konu edimini ifa etmediğini, şantiyeyi terk ettiğini ve işçilik alacaklarını dahi ödemediğini, davacıya bu nedenle noter ihtarnamesi keşide ettikten sonra eksik ve ayıplı imalatların tamamlanmaması ve taahhüt konusu işlerin yerine getirilmemesi nedeni ile alt yüklenici sözleşmesini 22/09/2016 tarihinde feshettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "taraflar arasında davalının dava dışı iş sahibi ... ile imzaladığı eser sözleşmesine istinaden imzalanan alt yüklenici sözleşmelerinin mevcut olduğu, davacının dava konusu talebinin kendisine sözleşme konusu imalatları gerçekleştirmesine ve edimini ifa etmesine rağmen davalı yüklenici tarafından ödenmediğini ileri sürdüğü iş bedeli alacağının tahsiline yönelik olduğu, bu bağlamda davacının sözleşmelere konu edimini tam ve gereği gibi ifa ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlamakla yükümlü olduğu, dosyamıza sunulan ve dosya kapsamındaki verilere uygun ve dosyada mevcut bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkileri de giderici nitelikteki 3. Bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığında; her ne kadar davacı ve davalı tarafından dosyamıza davacının üstlendiği imalatların yapımına ve teslimine ait belge ve tutanaklar ibraz edilmemiş ise de; dava dışı ...’den iş sahibi idare olarak celp edilen hak ediş tutanakları ve alt yüklenici sözleşmesine konu cephe imalatlarına ait pursantaj yüzdelerine ait bilgi ve belgeler de dikkate alındığında; davacının sözleşme konusu edimini ifa ettiğinin kabulü gerektiği, bu çerçevede davacının dava konusu isteme dayanak 11/07/2016 ve 12/07/2016 tarihli alt yüklenici sözleşmeleri kapsamında dava dışı önceki alt yüklenici olan ... firması tarafından yapılan imalatların bedeli ile davacının davalıya düzenlediği 100.574,82-TL bedelli fatura bedeli mahsup edildikten sonra 3. Bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı olarak belirtilen ve denetime elverişli şekilde ortaya konulan hesaplama doğrultusunda davacının davalıdan bakiye 1.283.480,33-TL iş bedeli alacağının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Ne var ki; dosyamızda davalı tarafından süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’inin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda ise; davalı yüklenici tarafından sözleşmeye konu eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi için davacıya davalı tarafından Ankara 53.Noterliği’ne ait 23/09/2016 tarihli ve 027645-027646 yevmiye no’lu ihtarnamelerin keşide edildiği, ihtarnamelerde alt yüklenici sözleşmelerine konu işin sözleşmede öngörülen süresinde teslim edildiği belirtilerek davacının sorumluluğundaki eksik imalatların 10 günlük süre içerisinde tamamlanmasının ihtaren talep edildiği, yine davalı yüklenici tarafından davacıya keşide edilen Ankara 53.Noterliğine ait 06/10/2016 tarihli ve 29174 yevmiye sayılı ihtarnamede ise; dava konusu alt yüklenici sözleşmelerinin 22/09/2016 tarihinde (davalı tarafından) feshedildiği belirtilerek ihtarname konusu ve bedeli davalı yüklenici tarafından ödenerek satın alınan malzemelere at 7 adet faturanın bedelinin tahsiline yönelik olduğu, ancak ihtarnamelerin davacı tarafın adresinin kapalı olması sebebiyle kendisine tebliğ edilemediği, söz konusu adresin alt yüklenici sözleşmelerinde davacının bildirdiği adres olup davacının adres değişikliğine ilişkin olarak davacının davalıya bildirimde bulunduğuna yönelik olarak dosyamıza belge ve delilin sunulmadığı, 27/09/2016 tarihinde bila tebliğ iade edilen 1. İhtarnamede verilen söz konusu sürenin ardından 08/10/2016 tarihinde hüküm ifade edeceği saptanmıştır. Bilindiği üzere; Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında, eser sözleşmesinin feshi halinde 818 sayılı BK’nın 126/4 ve 6098 sayılı TBK 147/6.maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin feshin karşı tarafa bildirileceği tarihten itibaren başlayacağı, kısmi davanın sadece dava edilen bölüm yönünden zamanaşımını keseceği, saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden zamanaşımını kesici etkisi olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak yönünden 6098 sayılı TBK’nın 149.m. gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa; iş bedeli alacağın eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise; fesih iradesinin karşı tarafa ulaşması ile muaccel hale gelir. (Yargıtay 15.H.D. Başkanlığı’nın 2020//750E., 2020/2390K. ve 2020/11E., 2020/2552K. sayılı ilamları)
Bu bilgiler ve toplanan deliller ışığında; davacının ıslah dilekçesini sunduğu 12/12/2021 tarihi itibariyle dava konusu her iki alt yüklenici sözleşmesinin fesih tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu anlaşılmakla; ıslah talebine uğradığı sabit olan alacak miktarı yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, her ne kadar Mahkememizin tefhim edilen kısa kararında davanın ıslah talebi gözetilerek kabulüne karar verildiği sehven belirtilmiş ise de; ıslah talebine itibar edilmediği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 10.000,00 TL hakediş bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece zamanaşımına dair yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, Covıd 19 salgını nedeniyle dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin Cumhurbaşkanınca 6 ay süre ile durdurulduğunu, bu sebeple dava konusu olayda 13/03/2020 ve 15/06/2020 tarihleri arasında geçen 95 günlük sürenin hesaba katılmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi 08/10/2016 olarak kabul edilse dahi 5 yıllık zamanaşımı süresi durma süreleriyle birlikte ancak ve ancak 10/01/2022 tarihinde dolmuş olacağını, hal böyleyken kanuni düzenlemelerin dikkate alınmaksızın zamanaşımı süresinin dolmadığı halde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece sözleşmenin fesihedildiği tarihin hatalı olarak belirlendiğini, davalının kötüniyetli hareket ettiğini, davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği iddia edilen tarihlerde ve bu tarihlerden sonra müvekkil iş görme borcunu yerine getirmeye devam ettiğini, sözleşme konusu işi tamamladığı gibi davalının da müvekkilin ifasına herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın kabul ettiğini, bu hususun bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, yerel mahkemece yapılan keşifte işin tamamlanmış olduğunun tespit edildiğini, davalının işi başka bir şirkete tamamlatıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafın 02/06/2023 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesinin süresinde olmadığı, yine istinaf karar harcı ve başvuru harçlarının da yatırılmaması nedeniyle, davalının istinaf itirazları Dairemizce dikkate alınmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan ikmal sözleşmeleri ile davacı, davalının yüklenimindeki ... Üniversitesindeki ve ... ... işinin mekanik montaj ve dış cephe kaplama kısımlarının davacı tarafça yapılması karalaştırılmıştır. Davacı işi eksiksiz ve kusursuz bir şekilde tamamlamasına rağmen, davalının iş bedelinin bir kısmını ödemediğini iddia ederken davalı, davacının eksik ve kusurlu imalatlar yaptığını, çalıştırdığı işçilerin işçilik alacaklarını da ödemediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen 10.000,00 TL için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar)
1. TBK'nın 147/6 maddesine göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıcı da alacağın muaccel olduğu tarihtir. Eser sözleşmelerinde iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşması ile muaccel hale gelir. Mahkemece sözleşmenin davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine çekilen 23/09/2016 tarihli ihtarname ile tanınan 10 günlük süre sonunda 08/10 2016 tarihinde feshedildiği belirtilerek,12/12/2021 tarihli ıslah ile artırılan alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığı kabul edilmiştir. Davalının çektiği Ankara 53. Noterliği'nin 23/09/2016 tarihli ve 27645 yevmiye numaralı ihtarnamede işin 10 gün içinde teslim edilmesi gerektiği, bu süre içinde teslim edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği yazılıdır. Davalının çektiği Ankara 53. Noterliği'nin 06/10/ 2016 tarihli ve 29174 numaralı ihtarnamesinde ise sözleşmenin 22/09/2016 tarihinde feshedildiği yazılıdır. Söz konusu her iki ihtarnamenin de davacıya tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır. Sözleşmede belirtilen adrese yapılacak ihtarların geçerli kabul edileceği yönünde bir sözleşme hükmü de yoktur. Bu nedenle mahkemece sözleşmenin 08/10/2016 tarihinde feshedildiği gerekçesiyle, zamanaşımı süresinin belirtilen tarihte başladığı ve ıslah ile artırılan alacak kısmının zamanaşımına uğradığının kabul edilmesi hatalı olmuştur. Diğer yandan 7226 sayılı yasa ve 2480 Sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uyarınca COVID 19 salgın hastalığı sebebiyle 13/03/2020 . 16/06/2020 tarihleri arasındaki 95 günlük süre için zamanaşımı süresinin durduğu dikkate alındığında, mahkeme kabulüne göre dahi ıslah ile artırılan alacak kaleminin zamanaşımına uğramadığı anlaşılmaktadır.
2. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta olduğu gözetilerek ve de tarafların hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları ayrıntılı ve gerekçeli itirazlarda irdelettirilmek suretiyle bir ek rapor alınıp, hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/932 Esas, 2023/21 nolu kararının HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3. Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4. İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
-
Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,
-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41