Ankara BAM 31. HD 2024/314 E. 2024/376 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/314
2024/376
28 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/314 - Karar No:2024/376
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2024/314
KARAR NO : 2024/376
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2022
NUMARASI : 2021/573 E-2022/499 K
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Müvekkili ile davalının 08/05/2018 tarihinde imzaladığı sözleşme ile davalı tarafın, müvekkilinin işyerine kesimhane için gerekli olan makine ve ekipman imalatı ve montajı işini yapmak üzere anlaştıklarını, anlaşmayla birlikte müvekkilinin kendi adına olan 15/10/2018 keşide tarihli 0002930 seri nolu 250.000 TL bedelli çeki karşı tarafa işin başlangıcında iş karşılığı olarak verdiğini, davalının müvekkil firma ile yapılan anlaşmaya istinaden tek bir çivi bile çakmadan çeki kasıtlı olarak başka bir firmaya verdiğini, sorumluluklarını yerine getirmeden çeki kullandığını, çeki alan dava dışı firma olan ... Ltd.Şti.'nin çekle ilgili olarak ihtiyati haciz kararı alarak, Ankara Batı İcra Dairesi’nin 2018/42311 Esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu, davalı şirketçe, müvekkiline ait 500.000 TL bedelli, 20/11/2019 keşide tarihli ve 2931 seri nolu çekin ise Bursa 4.İcra Müdürlüğü’nün 2019/6130 Es. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, tek bir çivi çakmadan davacıya ait çeki kullanan davalıyla yapılan tüm yazışmalara ve görüşmelere rağmen bir sonuç alınamadığını, davalı firma tarafından müvekkili şirkete kesilen bir fatura olmamasının bu durumu ispatladığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kesilen bir fatura olsa dahi davalı, malı teslim ettiğini ispatla mükellef olduğunu belirterek, Ankara Batı İcra Dairesi’nde ve Bursa 4. İcra Müdürlüğünde takibe konu çeklerden dolayı müvekkilimizin borcunun bulunmadığının tespitine ve davalının alacağın %40’ı oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Müvekkilin TTSG'ne bildirdiği adresin "..." olduğunu, dosyanın Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun 26/03/2014 tarih ve 141 Karar Numaralı kararına göre yetkili mahkeme olan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davacı tarafın icra takibi başladığı süreç içerisinde herhangi bir şekilde dava açmadığını, taşınmazlar üzerinde satış işlemi başlatıldıktan sonra menfi tespit davası ile icra takibindeki olası tahsilatın önlenmesi amacıyla iş bu davayı açtığını, dava konusu çeklerle, sözleşme arasındaki bağlantı olmadığını, sözleşme kapsamında verildiğini davacının yazılı delille ispatı gerektiğini belirterek, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, haksız davanın reddini, davacı borçlu şirketin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava; Bedelsiz kalan çekten dolayı menfi tespit davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında avans olarak verilen çeklerin, sözleşme konusu işin yapılmaması sebebi ile bedelsiz kaldığı iddiasıyla çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise, çeklerin sözleşme kapsamında verilmediği savunması ile davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında, dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verilip verilmediği, bedelsiz kalıp kalmadığı konusunda ihtilaf bulunmaktadır.
Davalı her ne kadar Mahkememizin yetkisiz olduğunu belirtmiş ise de, davacı taraf sözleşmeye dayalı olarak davayı açtığından, sözleşmenin (8.5.) maddesindeki yetki düzenlemesine göre, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiğinden, Mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf, dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiğini iddia etmişse de, sözleşmenin ödeme bölümünde bahsi geçen çekler arasında dava konusu çeklerin yer almadığı, davacı tarafın, dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiğini ve takibe konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığını yazılı ve kesin delillerle ispat edemediği kanaatine varılarak, davanın reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinde bilirkişi raporundan hiç bahsedilmediği, rapordaki hususların değerlendirilmediğini, yazılı delil başlangıcı sunulduğu halde; ispat yükümlülüğünün yer değiştirmesi hususunun incelenmediğini, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğunu ve davalının sözleşmeyi inkar etmediğini, çeklerin ticari defterleri işlenmiş olup, taraflar arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davalının çekleri başka bir nedenden dolayı aldığını ispat edemediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01