Ankara BAM 31. HD 2024/215 E. 2024/280 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2024/215
2024/280
7 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/215 - Karar No:2024/280
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO : 2024/215
KARAR NO : 2024/280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2022
NUMARASI : 2019/97 E-2022/636 K
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...-E TEBLİGAT
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Taraflar arasında Adalet Bakanlığı Sakarya ili Ferizli ilçesinde yapılan Sakarya Ceza İnfaz Kurumu yapım işinin mekanik işlerinin, müvekkili tarafından yapılması konusunda 12.09.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, 1. hakedişten itibaren hiçbir şekilde düzenli ödeme yapılmadığını, hak edişlerin 2-3 ay gecikmeli ödenmesinin müvekkilini sıkıntıya soktuğu ve bu şikayetin iletilmesi üzerine şirket yetkilisi ... tarafından 24.09.2018 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, Ağustos-Eylül 2018 aylarına ait imalat işlerinin hakediş raporlarının düzenlenmesine rağmen müvekkili şirketin fatura bedellerinin ödenmediğini, ayrıca fiyat farkı faturası ile hak edişlerden kesilen %5 teminat kesintilerinin de ödenmediğini, davalının alacağa konu işi ve hakedişleri Adalet Bakanlığına yaptığını ve kurumdan alacağını aldığı halde alt taşeron müvekkiline alacağını ödemediğini, asıl işverenle yapılan Ağustos- Eylül 2018 ayları hak edişlerinin istenilmesi halinde müvekkilinin işi yapıp teslim ettiğinin tespit edileceğini, müvekkilinin Ağustos-Eylül 2018 aylarına ilişkin 6. ve 7. hak edişleri yaptığını gösteren bir delilin de 22 işçisinin bu dönemlerde davalı inşaatında çalıştığını gösteren Sakarya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü kayıtları olduğunu, bu alacaklarının davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen ödenmediğini , tahsili amacıyla aleyhinde Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1928 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini , borçlunun haksız itirazı üzerin takibin durduğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000-TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhinde alacağın %20 sin den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/10/2019 tarihli dilekçesiyle , kısmi olarak açtığı davasını ıslah ederek, dava değerini 565.487,92 TL ye yükseltmiş ve bu miktarın temerrüt tarihi 26.12.2018 den itibaren avans faiziyle birlikte tahsili ile asıl alacağının %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 12.09.2017 tarihli sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından Adalet Bakanlığından ihaleli ve süreli olarak alınan iş ile ilgili davacı ile taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, davacının sözleşmenin başından beri işleri yavaşlatarak ve hatta durdurarak müvekkil şirketin sözleşmeyi tek taraflı feshetmesine zorladığını, davacının 29.11.2018 tarihinde mesnetten uzak ve keyfi hesaplama ile düzenlenmiş fiyat farkı ile iki adet fatura gönderdiğini, alacağı olmadığı için iade edildiğini, sözleşme eki olan keşif özeti, pursantaj ve fiyata dahil olan hususlar başlıklı Ek-2 de yer aldığı üzere " ödemeler, idarenin verdiği pursantajlara göre ara hak edişler ve kesin hesap düzenlenerek yapılmasına" dair madde gereğince müvekkil şirketin yaptığı kesin hesabı davacının kabul etmediği için ödeme yapılmamakta haklı olunduğunu, taraflar arası imzalanan sözleşmenin " Anahtar Teslimi Götürü Bedel Sözleşmesi" olduğunu ve davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının icra takibine konu ettiği bedele ait imalatın yapıp yapmadığının tespiti gerektiğini, müvekkilince düzenlenen hakedişteki pursantaj oranları yaklaşık imalata göre düzenlendiğinden bu oranların baz alınarak davacı tarafından talep edilmesinin içtihat ve hukuka aykırı olduğunu, eksik ve ayıplı imalatlardan dolayı davacıya borçları olmadığını, müvekkilince düzenlenen kesin hesabın davacı tarafından imzasında imtina edilmesi nedeniyle sözleşmenin ödeme maddesinin ihlal edildiğini , imzalanmayan kesin hesap nedeniyle borç olmadığını, sözleşmenin 6098 sayılı Borçlar Kanunu' nun 480. maddesindeki götürü bedel esasına dayalı sözleşme olduğu ve fesih halinde hesaplama yüklenicinin işin bütüne oranla ne kadarlık kısmını tamamladığının bulunması gerektiği ve buna işin fiziki gerçekleşme oranı denildiği, bununla hak edilen bedelin ortaya çıkacağını, bu hesaplamada kusurun önemli olmadığını, taşeronun fesih tarihine kadar yaptığı işin bedelini alması gerektiği, ara hakedişlerin kesin ödeme niteliğinde olmadığı, davacının yaptığı gibi sadece fatura göndererek hiçbir belge olmadan işveren onayı olmadan bedel istenmesinin, sözleşme şartları, borçlar kanunu, teamüllere aykırı olduğu, işin götürü bedelini kesinleştiren iş listesinin yer aldığı, iş nihayetin de davacıya ödenecek miktarın 18.500.000-TL olarak kesinleştirildiği, davacının yapmış olduğu imalatların kuruşlandırıldığını, davacının aldığı rakamın 1.147.848,77-TL olduğunu alması gerekenin ise 385.366,36-TL olduğunu, müvekkiline 890.102,38-TL borçlu olduğunu, bu rakama işi yavaşlatma, taahhüdün zamanında yetişmemesi, boşta kalma maliyetlerinin yansıtılmadığını da belirterek , davanın reddine ve davacının %20 den tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve cevap etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, sözleşme, hak edişler , asıl işveren idare ile davalı arasında yapılan hak edişler, ödemeler, bilirkişi heyetinden alınan kök ve 1. ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; davalının yükleniciliğinin üstlendiği, Sakarya ili Ferizli ilçesinde yapılacak olan Sakarya Ceza İnfaz Kurumu Yapım İşi İnşaatının, Mekanik Tesisat işlerinin yapılması hususunda, davacı taşeron ile 15.03. 2018 tarihli ve 18.500.000 TL + KDV anahtar teslimi götürü bedelli sözleşme imzalandığı, işe başlandığı ve taraflar arasında 5 adet hak edişin yapıldığı, daha sonra işin yavaş ilerlediği gerekçesiyle davalının sözleşmeyi 24.09.2018 tarihinde fesih ettiği, davacının Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin yaptığı imalatlar için 6 ve 7 nolu hakkediş düzenlediği, karşı tarafın bunlara itirazı olduğu , bu hak edişlere ilişkin çekişme bulunduğu, fesih aşamasında davacının yaptığı işlerin ne kadar olduğu hususunda taraflarca kabul edilen bir tespit tutanağı yada mahkemece yaptırılmış bir tespit raporunun bulunmadığı , ancak asıl iş veren ile davalı arasında imzalanan ağustos ve eylül dönemini kapsayan 11. Ve12 numaralı hak edişlerde mekanik tesisat işine ilişkin artışların bulunduğu ve davalının bu dönemde yapılan işlerin üçüncü bir kişi tarafından yapıldığı iddia ve ispat edilmediğinden , bu iş miktarının da davacı tarafından yapıldığı kabul edilerek , bilirkişi heyetince, sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler ile Yargıtay içtihatları nazara alınarak yaptığı hesaplama neticesinde; davacının, sözleşmenin feshinden önce yaptığı ancak hak edişe bağlanmayan, davalı ile asıl işveren arasında yapılan 11 ve 12.hak edişler kapsamına giren yaptığı iş bedelinin 226.791,50 TL , yine davacının fiyat farkı ve %5 nakdi kesinti isteminin taraflar arasında çekişme konusu yapılmayan 5 adet hak edişe ilişkin olduğu dikkate alınarak ( 06/12/2021 tarihli 1. ek raporda yaptığı hesaplamaya göre ) 157.371.54 TL fiyat farkı ve 50.970,27 TL %5 nakdi teminat kesiti alacağı olmak üzere toplam 435.133,31- TL alacağı olduğu anlaşılmakla , davacının bu kalem alacakların tahsili amacıyla başlatığı takibe davalının yaptığı itirazın bu miktar asıl alacak ve ( bu asıl alacak kalemine davalın temerrüte düştüğü 03.01.2019 tarihinden 07.02.2019 takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin (435.133.31x35x19.50 /36500=) ) 8.142,01-TL TL işlemiş faizin yönelik olarak iptaline karar vermek gerekmiş , aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Yine takip konusu alacak miktarı yargılama ile belirlendiği likit olmadığından taraflar yönünden icra tazminatına hükmedilmemesine.." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 06/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda eksik tespitlerde bulunulduğunu, bu eksikliklerin giderildiği son bilirkişi raporunun neden hükme esas alınmadığının açıklanmadığını, kararda belirtilen tutarların hatalı olduğunu, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, dosyaya sunulan uzman mütaalasının bilirkişi raporuyla çelişmesi nedeniyle tekrar rapor alındığını ancak, bu rapor ile düzeltilen hesaplamalara neden itibar edilmediğinin belirtilmediğini, mahkemece kabul edilen miktara KDV'nin dahil olmadığını, dava konusu hak edişlerin toplamının 255.367,23 TL olduğunu, fiyat farkına ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, fiyat farkının 5 adet değil 7 adet hak edişe ilişkin olduğunu, son raporda bu eksikliğin giderilerek fiyat farkının 278.225,46 TL olarak hesaplandığı halde, eksik miktarda hüküm kurulduğunu, alacağın likit olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
-
Dosya kapsamına göre; davalı vekilinin mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, ancak başvuru için gerekli istinaf harçlarını yatırmadığından, Dairemizce dosyanın 11/01/2024 tarihli karar ile mahkemesine geri çevrildiği, davalı vekiline istinaf harçlarını yatırması için usulüne uygun olarak 27/01/2024 tarihinde tebliğ edilen muhtıraya rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde yatırmamış olduğu, buna göre istinaf başvuru şartlarını yerine getirmediği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 344/1. maddesi uyarınca davalı vekilinin mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
-
Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde;
Taraflar arasındaki 12/09/2017 tarihli eser sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda; sözleşmenin tasfiye kesin hesabının yine sözleşme maddeleri dikkate alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Mahkemece, 14/06/2021 tarihli bilirkişi raporundan sonra; 06/12/2021 tarihli birinci ek rapor ve 10/06/2022 tarihli ikinci ek rapor alınmış, 14/06/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının alacağı 226.791,50 TL olarak hesaplanmış, dosya kapsamında hak ediş raporları ve ekli belgeleri bulunmaması nedeniyle fiyat farkının hesaplanamadığı belirtilmiş, birinci ek raporda 226.791,50 TL alacak, 5 ayrı hak edişten kaynaklı teminat kesintisi 50.970,27 TL ve fiyat farkı 157.371,54 TL olarak hesaplanmış, son olarak alınan ikinci ek raporda ise; fiyat farkı, KDV ve teminat kesintisi dahil toplam davacı alacağının 591.748,92 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamında bulunun bu bilirkişi raporlarından 06/12/2021 tarihli birinci ek raporun esas alınarak hüküm kurulduğu, ikinci ek raporun hangi gerekçeyle dikkate alınmadığının açıklanmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin fesih nedeniyle tasfiye kesin hesabının mahkemece yapılması zorunlu olduğundan, gerekirse yeni bilirkişi heyetinden veya mevcut bilirkişi heyetinden tekrar ek rapor alınmak suretiyle veya dosyada mevcut ikinci ek rapor ve sözleşmenin ilgili maddeleri de dikkate alınmak suretiyle, davacının davalıdan tahsil edemediği asıl alacağı ile fiyat farkı alacağının belirlenerek bu miktara KDV ve teminat kesintisi bedelleri de eklendikten sonra, sonucuna uygun bir hüküm kurulması gereklidir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 344/1 maddesi gereğince YAPILMAMIŞ SAYILMASINA
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
-
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2022 gün ve 2019/97 Esas 2022/636 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1. a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
-
-
Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39