Ankara BAM 31. HD 2022/1114 E. 2024/215 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
bam
2022/1114
2024/215
22 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/1114 - Karar No:2024/215
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2022/1114
KARAR NO : 2024/215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2022
NUMARASI : 2021/239 E-2022/331 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde ihale ettiği Gölbaşı Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü Haymana, Bala, Şereflikoçhisar ve Evren işletme sorumlulukları görev sahası içerisinde yapılan içme suyu ve kanalizasyon hatlarının arıza, yenileme, yeni imalat, temizlik yapım işinin en uygun teklifi veren davacı yüklenicide kaldığını ve taraflar arasında 23/11/2018 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşmede işin teslim süresinin 730 takvim günü olarak kararlaştırıldığını, ihalesi alınan yapım işinin anahtar teslim iş olmayıp sözleşme anında keşif miktarlarını sağlayacak uygulama projesinin teslim edilmediğini, işin yer tesliminin 10/12/2018 tarihinde yapıldığını, onaylı iş programına göre günlük parasal imalatın 77.270,30 TL, aylık ortalama parasal imalat hızının 2.318.211,00 TL olduğunu, işin programa göre ifasının sağlanabilmesi için idare tarafından iş programındaki ödenek dilimlerine uygun tutarda yapım oluru verilmesinin önem arz ettiğini, bu yapılmadığı taktirde işin zamanında bitirilmesinin imkansız hal alacağını ve kamu zararının oluşmasının da söz konusu olduğunu, davalı tarafından sözleşmenin yürürlükte olduğu süre boyunca iş programına uygun imalatın yaptırılmadığını, yeterli iş verilmediğinden, iş programına uygun şekilde ilerleme kaydedilemediğini, davalı tarafından hakediş ödemelerinin zamanında yapılmadığını, pandemi nedeniyle tasfiye taleplerinin idare tarafından dikkate alınmadığını, davalının, davacı şirketin sair taleplerine kayıtsız kalması karşısında 16/03/2020, 24/03/2020 ve 14/04/2020 tarihli dilekçelerin davalı idareye verildiğini, davalı tarafından 14/04/2020 tarihli yazılarında taleplerinin ele alındığını ve bu yazının hem iş programının gerisinde kalındığını hem de salgın hastalığın sözleşme konusu işi nasıl etkilediğinin kabulü niteliğinde olduğunu, davacı tarafından 27/04/2020 tarihli dilekçe ile gerek Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, gerekse Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10. ve 23.maddelerine istinaden, sözleşmenin genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminatların iade edilmesi talebinde bulunulduğunu, davalı tarafça bu talebe cevap dahi verilmediğini, 28/05/2022 tarihli yazı ile tasfiye talebinin tekrarlandığını, 02/06/2020 tarihli davalı idare yazısında ihalenin yapımında salgın hastalık kaynaklı bir durum olmadığı, bu salgının mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, iş programının gerisinde kalınmasından sebeple böyle bir talepte bulunulduğunun yorumlanıp talebin reddedildiğini, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 10.maddesinin genel salgın hastalık halinin bir mücbir sebep olduğunu belirttiğini, 12/06/2020 tarihinde tekrar tasfiye talebinde bulunulduğunu, 06/10/2020 tarihinde, bazı personellerin korona virüse yakalanması sebepli bir kez daha tasfiye talep edildiğini, ancak tüm bu girişimlerle taleplerin davalı idare tarafından nazara alınmadığını, gelinen son noktada sözleşmenin salgın hastalık sebepli tasfiye edilmesine yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın görüşü alınmak üzere davalı idare tarafından yazı hazırlandığını, ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yaklaşık 20 gün sonra yazının iptal edildiğini, iptal gerekçesinin taraflarına bildirilmeyip sözleşmenin feshi cihetine gidildiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedilerek teminatın gelir kaydedildiğini belirterek sözleşmenin idare tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine, haksız feshe bağlı olarak, haksız olarak nakde çevrilen 3.400.000,00 TL teminatın 09/03/2021 nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu işin ifa yeri dikkate alındığında yetkili mahkemenin Ankara/Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, esasa ilişkin olarak da dava dilekçesindeki iddia ve taleplerin haklı ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı firmanın, muhtemelen yaşadığı maddi zorluklardan dolayı kurumlarından aldığı işi bırakmak için ısrarcı olduğunu, ilk önce bu işi başka bir firmaya devretmek için kurumlarına başvurduğunu, devir talebinin kabul edilmediğini, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve en sonunda işi durdurduğunu, kuruluşlarınca 26/10/2018 tarihinde ihalesi yapılarak 23/11/2018 tarihinde sözleşmesi imzalanan Gölbaşı Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü Haymana, Bala, Şereflikoçhisar ve Evren işletme sorumlulukları görev sahası içerisinde yapılan içme suyu ve kanalizasyon hatlarının arıza, yenileme, yeni imalat, temizlik yapım işi kapsamında yüklenici firma davacı ile kurumları arasında sözleşme gereğince taahhüdü altında yapması gereken işlerde gecikme olması, sözleşmeye uygun ifanın gerçekleşmediği hususu ve işin ifası için gerekli malzeme, personel, araç gereç ve ekipmanların bulundurulmadığı ve dolayısıyla işi durdurduğunun tespit tutanakları ile belirlendiğini, feshin 4735 sayılı yasa, sözleşmenin ilgili maddesi ve yapım işleri şartnamesinin 47. maddesine göre haklı olduğunu, davacının iş verilmediği iddialarının asılsız olduğunu, idarelerinin davacıya hakediş ödeme koşullarını gerçekleştirdiği anda ödemelerini zamanında yaptığını, hakedişlerin zamanında ödenmediği iddiasının asılsız olduğunu, davacının Covid-19 virüsünden kaynaklı hastalıktan dolayı yükümlülüklerini yerine getirmekte ve sözleşme gereği şantiyeyi açık tutmakta zorlandığını, gerekli olan personel ve araç ve gerecin hazır bulundurulmasının mali külfetini kaldırmakta zorlandığını ifade ederken iş programına uygun iş yapılmadığını da kabul eden müteaddit dilekçeler verdiğini, Covid-19 nedeniyle kısıtlamalarda sözleşme konusu iş kapsamındaki faaliyetlerin devamlı kısıtlama dışında bırakıldığını, bahis konusu hastalığın sözleşme konusu işin yapımında engel olmadığı gibi bu işin zamanında ve usulüne uygun yapılmasının kamu sağlığı açısından daha zorunlu hale geldiğini, bu nedenle sözleşme konusu iş ve benzeri yükümlülükleri yerine getirmekle yükümlü kişilerin hastalık dönemlerinde tüm kısıtlamalardan muaf tutulduğunu, davacı şirketin işi yapamayacak durumda olmasını gerektiren mücbir sebebin bulunmadığını, 4735 sayılı yasanın 17.maddesinde yüklenicinin ölümü halinde sözleşmenin feshedilmek suretiyle hesabın genel hükümlere göre tasfiyesi hususunun yüklenicinin gerçek kişi olması halinde uygulanabileceğini, davacının gerçek kişi olmadığını, feshin haklı olduğunu belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı tarafça şirketin kurucusu ve tek ortağı ...'nun ölümü üzerine tasfiye talebinde bulunulmasına karşın bu talebin dikkate alınmadığı belirtilmiş olup, davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve üyesinin ... olduğu, yetkililerin münferiden ... ve ... olduğu, davacı şirket yönetim kurulu başkanı ...'nun 19/12/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, 4735 sayılı Kamu İhaleleri Kanunun 17.maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede davacı tarafça şirket yönetim kurulu başkanının 19/12/2020 tarihinde ölümü üzerine 22/12/2020 tarihli yazı ile idareye başvurularak sözleşmenin tasfiye edilmesi talep edilmiş ise de, ...'nun davacı şirketin tek yetkilisi olmadığı gibi davacının şirket olup, şirket ortağının ölümü ile tüzel kişiliğin son bulmayacağı, şirket ortağının ölümünün tasfiye gerekçesi oluşturamayacağı,
Davacı tarafça davalıya 16/01/2020 tarihli yazı ile ülkenin genel ekonomik durumundan dolayı firmalarının uhdesinde bulunan diğer işlerindeki öngörülemeyen olumsuz durumların yol açtığı çıkmazın firma yöneticilerini yıprattığı, firmalarının dava konusu sözleşmeye ilişkin işle ilgilenemez hale düşeceği, sözleşmede yer alan süre zarfında tamamlanamayacağı, firmanın içerisinde bulunduğu zor şartlar gözetilerek taraflar arasında imzalanan 23/11/2018 tarihli sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Kanunun Sözleşmelerin devri başlıklı 16.maddesi kapsamında ... ... Ltd. Şti. ... ... Ltd. Şti. iş ortaklığına devrinin istenildiği, bu devrin davalı tarafça kabul edilmediği, süreç içerisinde taraflar arasında sözleşme kapsamında yazışmalar yapıldığı, genel salgın hastalık kapsamında mücbir sebep sayılarak sözleşmenin tasfiye edilerek kesin teminatların iadesinin istenildiği, covid-19 salgını mücbir sebep olarak değerlendirilebilecek ise de, covid-19 salgını sebepli gecikme iddiasının dosya kapsamı, yapılan işin içeriği de gözetildiğinde işin gecikme kabul etmeyen bir iş olup, zamanında yapılmasının kamu sağlığı açısından zorunlu hale geldiği, gecikmelerin 16/01/2020 tarihli yazı ve dosya kapsamı da gözetildiğinde covid-19 salgını sebepli olduğunun kanıtlanamadığı, süreç içerisinde yapılan işler kapsamında bir kısım ödemelerin olduğu, sonrasında işin devamı noktasında yüklenicinin iş sahasında ekip, ekipman ve personelinin bulundurulmadığının tutanaklarla belirlendiği, Kamu İhale Kanunun 20-a maddesi uyarınca süre verilerek ihtarnamenin çekildiği ancak devam işin yapılması noktasında personel bulundurulmadığı ve yapılmadığı, sözleşmenin Kamu İhale Kanunun 20.maddesi kapsamında feshinin dosya kapsamı itibariyle haksız olmadığı, bu durumda teminatın bu madde uyarınca gelir kaydedilmesinin yerinde olduğu, aksi hususun kanıtlanamadığı, davanın niteliği ve sözleşmenin haklı feshi sebepli davalı tarafça teminatın irat kaydına yönelik işbu davada davacının yapılan iş kapsamındaki bakiye imalat alacağının işbu davada değerlendirilemeyeceği, dava, sözleşmenin haklı olarak feshedilip feshedilmemesi noktasında olup bu durum hukuki nitelikte olmakla, bilirkişi heyeti raporundaki sözleşmenin feshinin haksızlığına ilişkin aksi yöndeki görüşe katılınmayarak açılan davanın reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı iş veren tarafından sözleşmenin yürürlükte olduğu süre boyunca iş programına uygun imalat yaptırılmadığını, bu nedenle; müvekkilince dava konusu sözleşmenin ifası sırasında iş programına uygun bir ilerleme sağlanamadığını, müvekkilinin bu hususu hem sözlü hem yazılı olarak davalıya bir çok kez belirttiğini, müvekkilinin sürekli olarak programın gerisinde bırakıldığını, davalının hak ediş ödemelerini zamanında yapmadığını, pandemi nedeniyle tasfiye taleplerinin davalı tarafından dikkate alınmadığını, yasal düzenlemelere ve hakkaniyete aykırı durum oluştuğunu, 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin gereğinin yapılmadığını, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10.maddesinde genel sağlık hastalık halinin mücbir sebep olarak düzenlendiğini, yüklenicinin ölümüne bağlı tasfiye talebinin davalı tarafından değerlendirilmediğini, 4735 sayılı Kanunun 17-a maddesinde yüklenicinin ölümü halinde sözleşmenin feshedilerek hesabının genel hükümlere göre tasfiye edileceğinin düzenlendiğini, 4734 sayılı Yasada yüklenici için gerçek veya tüzel kişi ayrımı yapılmadığını, buna göre; müvekkili şirketin tek hissedarının ölümü ile tasfiye işlemlerinin başlaması gerektiğini, davalının işin %80 seviyesinde olması halinde, kabulün yapılacağına dair sözünü yerine getirmediğini, şartname gereğince davalıya verilen 12 adet aracın dava konusu iş dışında kullanıldığını, sözleşmenin ifa stratejisinin mahkemece anlaşılmadığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin hükümde nazara alınmadığını, mahkeme kararının bilirkişi raporunu hangi hallerde hakimi bağlayacağı hususundaki Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğunu, hakkın özünü yok saydığını, müvekkilinin gecikmenin covid-19 salgınından kaynaklandığını ispat etme zorunluluğunun bulunmadığını, süre uzatımını müvekkilinden değil, davalıdan kaynaklandığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 22/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59