SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 31. HD 2022/1044 E. 2024/154 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1044

Karar No

2024/154

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2022/1044 - Karar No:2024/154

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)

ESAS NO : 2022/1044

KARAR NO : 2024/154

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/06/2022

NUMARASI : 2021/600 E-2022/416 K

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 07/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/02/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2014/8598 E. Sayılı dosyasıyla 29.04.2014 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu takibe karşı itirazlarını içeren 07.05.2014 tarihli dilekçe ile takibin durduğunu, bunun üzerine davalı şirket tarafından itirazın iptali davası açıldığını, açılan dava sonucunda Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/451 Esas, 2018/128 Karar sayılı kararıyla itirazın iptaline karar verildiğini, bu karar üzerine müvekkili, borçlu olmadığı halde 24.04.2018 tarihinde davalı tarafa 45.370,26 TL ödeme yaptığını, 26.06.2018'de yapmış oldukları istinaf başvurusu sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi 2018/1569 Esas, 2019/1313 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama yapılması için Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi yeniden yargılama sonucunda istinafın kararına uymuş ve yapılan icra takibinin haksızlığına hükmetmiş ve icranın iadesine karar verildiğini, davalı taraf, yeniden istinafa başvurmuş ancak istinaf talepleri Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 2021/241 E. 2021/824 K. Sayılı ve 01.07.2021 tarihli kararıyla esastan reddine kesin olmak üzere karar verildiğini, bu kararın da taraflara tebliği üzerine karar kesinleştiğini, 05.08.2021 tarihinde davalıca, borçlunun zarar verici davranışını sanki hiç yapılmamış bir hale getirmeyi, hiç yapılmamış olsaydı alacaklının içinde bulunacağı durumun tazminatla sağlanması amacıyla oluşturulmuş bir kurum olduğunu, somut olayda, müvekkiline haksız bir takip yapılmış, uzun süren itiraz ve itirazın iptali davası sürecinde müvekkili şirket parayı karşı tarafa ödemiş, davanın sonuçlanması ile de geri aldığını, karar kesinleşene kadar ise aradan üç yıldan daha uzun bir zaman geçtiğini, her ne kadar icra takibi sonucunda ödenen paranın iadesi yapılmış olsa da, bu durum müvekkilinin uğradığı zararın tamamını karşılamadığını, zira müvekkili, yatırmış olduğu 45.370,26 TL'den yaklaşık üç yıl süreyle mahrum kaldığını, bu süreçte ticari kredi kullanmak durumunda kaldığını, davalı taraf, ortada borca konu bir işlem ve dolayısıyla borç olmadığı halde icra takibi başlatarak müvekkili şirketin üç yıl boyunca parayı kullanamamasına yol açtığını, yani müvekkili, karşı tarafın haksız icra takibi neticesinde önceden olduğu durumdan çok daha farklı bir duruma geldiğini, davalı aleyhine açtıkları tazminat davalarının kabulü ile icra tehdidi altında ödenmiş ve mahkeme kararı ile iade edilmiş olan 45.370,26 TL'nin, ödeme tarihi ile iade tarihi arasında toplam 1199 gün boyunca kullanılamamasından doğan zararın fazlasına ilişkin hakları saklı tutulması kaydıyla şimdilik 20.000 TL'nin müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirkete sunulan mal ve hizmetlere karşılık ödeme yapılmaması üzerine Ankara 25. İcra Md.lüğünün 2014/8598 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takibe itiraz edilmesi üzerine açılan davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/451 E. Sayılı dosyasında itirazın iptaline karar verildiğini, davacı, ''icranın geri bırakılması'' (tehir-i icra) talep etmeksizin ve dosyaya teminat mektubu sunulmaksızın istinaf kanun yoluna başvurmuş ve dosya borcunu ödediğini, Bölge Adliye Mahkemesi'nce, taraflar arasındaki ilişkinin ispat edilemediği ancak yemin deliline dayanıldığından teklif edilip edilmeyeceği sorularak sonuca göre bir karar verilmesi için karar kaldırılarak dosya yerel mahkemeye gönderildiğini, yeniden görülen davada davacı kendisine mal/hizmet teslim edilmediğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmadığında dair yemin ettiğini, bu nedenle dava reddedildiğini, davanın reddedilmesi üzerine Ankara 25. İcra Md.lüğünün 2014/8598 E. sayılı dosyasından İİK'nun 40. Maddesi uyarınca icranın iadesini içeren muhtıra davalıya tebliğ edilmeden önce davacının ödediği tutar iade edildiğini, davacı, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmadığına dair yemin ettiğine göre taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan bir borç ilişkisi olduğunu, Menfi zarar, sözleşmenin kurulamamasından veya geçersiz olmasından doğan zarar olduğunu, bir başka deyişle, sözleşmenin kurulduğuna veya geçerli olarak kurulmuş bulunduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan bir zarar söz konusu olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde geçen olumsuz zarar da söz konusu olamayacağını, çünkü olumsuz zararın gündeme gelebilmesi için taraflar arasında sözleşme ilişkisinin mevcut olması gerektiğini, açıklanan nedenle davacı taraflar arasında sözleşme olmadığına dair yemin ettiğine göre mevcut olmayan sözleşme nedeniyle olumsuz zarar olduğunun ileri sürülmesi de mümkün olmadığını, paranın ödenmesi anında ortada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilmiş ve icrası için kesinleşmesinin gerekmediğini, davacının da icranın iadesini talep etmediği bir mahkeme kararı mevcut olduğunu, mahkeme kararının varlığı haksız fiil açısından hukuka aykırılık unsurunu, sebepsiz zenginleşme açısından ise haklı bir sebebe dayanmama unsurunu ortadan kaldırdığını, ayrıca davalıya icra müdürlüğünce muhtıra gönderilmeden ödeme de yapıldığından ve davalıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, "...Davacı Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dosyada itirazın iptaline karar verildiğini, ilam gereği davalı tarafa 24/04/2018 tarihinde 45.370,26 TL ödeme yaptığını, kararın istinaf edilmesi üzerine kaldırma kararı verildiğini, yeniden yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiğini, ve kararın kesinleştiğini, karar kesinleştikten sonra 05/08/2021 tarihinde ödenen bedelin iade edildiğini, müvekkilinin ödeme tarihinden iade tarihine kadar paradan mahrum kaldığını, ticari kredi kullanmak zorunda kaldığını, parayı kullanamamasından kaynaklı zararın tazminin talep etmektedir.

İİK 40/2 maddesi gereğince bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulup da aleyhinde icra yapılmış kimsenin hiç borcu olmadığı veya o kadar borcu olmadığı kesinleşen hükümle sabit olursa, ayrıca bir karara gerek olmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade edilir.

İcranın iadesi yolu ile iade borçlusundan geri alınıp alacaklıya verilecek miktar , iade alacaklısının icra dairesine, icra dairesininde iade borçlusuna ödemiş olduğu paradır. Bunun dışında paranın kullanılmamasından kaynaklanan gelir kaybı ise ancak iade borçlusunun bu durumu kesin olarak öğrenmesinden itibaren başlar. Mahkeme ilamına dayanılarak kusursuz olarak elde edilen paranın haksız bir edinim veya kullanıma dayanmadığı, bu nedenle iade borçlusunun karar kesinleşmeden gelir kaybından sorumlu tutulmaması gerekmediği yönünde yargıtay kararları mevcuttur. ( Yargıtay 23 Hukuk 2015/6432 2017/2358) . Dosya kapsamında icra müdürlüğü tarafından iade borçlusuna paranın iadesi hususunda herhangi bir muhtara çıkartılmadan davalı tarafından paranın iade edildiği anlaşıldığından haksız davanın reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, ortada borca konu bir işlem olmadığı halde; icra takibi başlatarak müvekkilinin 3 yıl boyunca parayı kullanamamasına neden olduğunu, müvekkilinin takip neticesinde önceden olduğu durumdan çok daha farklı bir duruma geldiğini, mahkemenin muhtıra çıkarılmamasına ilişkin gerekçesinin ancak paranın faizi için gündeme getirilebileceğini, eldeki davada paranın faizini talep etmediklerini, oluşan zararın tazminini talep ettiklerini, davalının en başından beri haksız olarak başlattıkları bir takip söz konusu olduğunu, bu nedenle davalının kusurlu olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE:

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Yargıtay 15 HD 2007/7797 esas 2008/505 karar, 11 HD 2014/5937 esas ve 9340 karar, 4 HD 2016/3049 esas 2018/97 karar vb. ilamlarında da açıklanan şartların eldeki dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

    1. Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.

    2. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  2. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinSözleşmesinden(EserTazminatkonusugerekçeankaraKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim