SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 31. HD 2023/1303 E. 2024/118 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1303

Karar No

2024/118

Karar Tarihi

6 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1303 - 2024/118

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31.HUKUK DAİRESİ

(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)

DOSYA NO : 2023/1303 Esas

KARAR NO : 2024/118

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/07/2023

NUMARASI : 2022/94 Esas-2023/500 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 06/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 22/02/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili;Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2012-94022 kayıt numaralı ihale kapsamında 15/11/2012 tarihli 650 adet elektronik sıra çağrı sistemi mal alımına ait sözleşme düzenlenmiş olup, sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından, davalı tarafından verilecek liste doğrultusunda, tüm Türkiye genelinde toplam 650 adet (50 adedi yedek olmak üzere) ... şubesine, sözleşmenin 10.3.1 maddesinde düzenlendiği şekilde ... tarafından elektronik sıra çağrı sistemine ilişkin numune kabulü yapılmasından itibaren başlamak üzere 16 ay içerisinde elektronik sıra çağrı sistemi kurulması hususunda anlaşma yapıldığını, sözleşme ve ekleri olan idari teknik şartname, aynı zamanda sözleşmenin 9.maddesi gereği sözleşme süresinin 1755 takvim günü, yaklaşık 4 yıl 9 ay olduğunu, sözleşmenin davalı idare tarafından 23/09/2014 tarihli yazı ile sözleşmenin 16.1 maddesindeki yüklenicinin yükümlülüklerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilememesinden bahisle, sözleşmenin 35.1 maddesi hükümlerine göre feshedildiğini, fesih sonrasında müvekkili şirket tarafından verilen 83.784,18 USD tutarlı teminat mektubunun irat kaydedildiğini ve ihale yasaklısı olduğunun bildirildiğini, fesih sonrasında 05/11/2014 tarihli demontaj kararını göndererek firmalarınca kurulumu yapılarak sözleşmenin feshi nedeniyle kullanılamayan sıra çağrı sistemlerinden, öncelikle kritik dönemde yoğun işlem hacmine sahip ekte yer alan iş yerlerindeki donanımlar için 1 ay, diğer iş yerleri için 3 ay süre verilerek firmanın hazırlayacağı demontaj takviminin gönderilmesinin istenildiğini, müvekkili şirket tarafından Üsküdar 7. Noterliğinden 10/12/2014 tarihli ihtarname keşide edilerek hukuka aykırı ve kamu yararı içermeyen demontaj kararının iptalinin istenildiğini, davalının demontaj kararını iptal etmediğini ve 29/12/2014 tarihli ihtarname göndererek, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ihtarname ekinde listelenilen 34 şubenin demontajının yapılması, 09/02/2015 tarihine kadar ise 643 şubeden geri kalanlardan demontaj işlemlerinin yapılması, aksi taktirde demontaj işlemlerinin davalı idare tarafından yapılacağı hususunun ihtar edildiğini, 23/09/2014 tarihli fesih bildiriminin sözleşme süresi sona ermeden yapıldığı için, davalı idare tarafından yapılan tek taraflı fesih işleminin geçerli olmadığını, demontaj kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının montaj işlemleri, yazılım yüklemeleri vb. tali yükümlülüklerin tamamlanmasına izin vermeden 15/12/2012 tarihli sözleşmeyi haksız ve sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı feshettiğini ve müvekkili şirketin hakediş bedelini ödemediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tarafından gönderilen 23/09/2014 tarihli fesih yazısında tamamlandığı iddia edilen işlerin bedelinin toplamının dahi, sözleşme bedelinin %94,88'ine denk geldiğini, hal böyle iken davalının 05/11/2014 tarihli demontaj kararının uygulanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kamu yararı da sağlamadığını, sözleşmenin 6.maddesinde sözleşme bedelinin birim fiyat olarak KDV hariç toplam tutarının 1.396.403,00 USD olarak belirlendiğini, davalı idare tarafından verilen listeler doğrultusunda fesih yazısında da belirtildiği üzere, müvekkili şirket tarafından toplam 643 adet şubeye listede belirtilen ürünlerin tamamının sevk edildiğini, geri kalan 7 şubeye ait ürünlerin ise şirketin depolarında saklanmaya devam edildiğini, toplam sözleşme bedeli 1.396.403,00 USD, toplam montaj bedeli 178.750,00 USD olup, sözleşme kapsamındaki toplam mal bedelinin 1.217.653,00 USD olduğunu, 390 adet şube montajı 107.250,00 USD olup toplam hakedişin 1.324.903,00 USD olduğunu, davalı idarenin kamu ihale sözleşmesinden doğan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirketi şube mevcut olmayan adreslere yönlendirdiğini, hatta birçok şubeye gidildiğinde şubenin kapalı olduğunun tespit edildiğini, davalı idarenin kabul ve muayene işlemlerini yapmış olmasına karşın müvekkili şirkete kabul tutanaklarını teslim etmediğini ve hakedişinin bu suretle ödenmesini engellediğini belirterek davanın kabulü ile, davalı idare tarafından yapılmış olan 23/09/2014 tarihli yazı ile gerçekleştirilen fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile bilirkişi marifeti ile hesaplanacak olan toplam sözleşme bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin her bir hakediş tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ve KDV'si ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasının 1/B, 2/1 ve 76.maddeleri kapsamında dava konusu ihtilafın yazılım ve donanım olmasından dolayı görevli mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğundan görev itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak mahiyetinde açılmış olması ve hatta kısmi dava şartlarının da oluşmamasından dolayı hukuki yarar yokluğuna ilişkin ilk itirazların kabulü ile davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da, taraflar arasında 15/11/2012 tarihinde imzalanan sözleşmenin feshedildiğini, bu hususun yükleniciye 23/09/2014 tarihli yazı ile bildirildiğini, ayrıca teminatın gelir kaydedilmesi için muhasebe ve finansman daire başkanlığına 01/10/2014 tarihli yazı yazıldığını, davacının dilekçesindeki iddiasının aksine tek taraflı ve rızası ile verdiği 08/08/2014 tarihli taahhütname ile idarenin tüm talep ve itirazlarını bila kabili rücu kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve ekleri hükümlerinde yer alan ifa ve teslim sürelerini değiştirme mahiyetinde olan davacı yüklenicinin 08/08/2014 tarihli yazısında 45 günlük ek süre verilmesinin kabul edilmesi halinde her geçen gün sözleşme bedelinin binde 2'si oranında gecikme cezası uygulanmak suretiyle işi verilen süre sonunda tamamlayacakları, bu süre sonunda sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmemiş olması halinde sözleşmenin feshi ile birlikte 4734 ve 4735 sayılı kanun ve söz konusu sözleşmeden kaynaklı tüm yaptırımların uygulanması, yaptırımların uygulanmasından dolayı herhangi bir hak, tazminat vs. talebinde bulunmayacaklarının gayrı kabili rücu olarak kabul ve taahhüt edildiğini, kabul ve taahhütlerden sonra sözleşmenin teslim ve tesellüm programını farklı yorumlama yolu ile giderek itiraz etmesinin her şeyden önce basiretli bir tacirden beklenen bir davranış olmadığını, firmanın süreçlerle ilgili yeterince bilgilendirildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında sadece ürün teslimatının talep edilmemekte olup, tüm cihazların ... A.Ş. sistemleri ile entegre ve sağlıklı bir şekilde çalıştırılması ve 2 yıllık garanti süresi içerisinde bakım ve onarımını da kapsadığını, sözleşme salt ürün teslimatı şeklinde bir sözleşme olmadığından yüklenicinin işi sözleşmeye uygun olarak anahtar teslim etmediğini, yapılan fesih işleminin haklı ve sözleşmeye uygun olduğunu, 08/08/2014 tarihli taahhütname ile kabul ve taahhüt ettiği 45 günlük süre içerisinde edimlerini anahtar teslimi ve çalışır vaziyette teslim etmemesi nedeniyle kısmen teslim edilen yazılım ve donanım ürünlerinin davacı nam ve hesabına yeniden yapılacak ihaleden sonra işi üstlenecek yeni firma tarafından sıfırdan üretilecek yeni lisanslı bir yazılım prototip ürünler, kioks turnike ve diğer donanımların bütünleşik olarak çalışmak zorunda olacağından dolayı idarece kullanılması ve bununla entegre olarak kullanılmasının fiilen ve hukuken imkansız olmasından dolayı demontaj edilmesi gerektiğinden davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece; davacının sözleşme uyarınca davalıya kullanılabilir şekilde teslim etmesi gereken 650 adet çağrı sisteminin tümünü temin ederek iş sahibine teslim etmediği, ancak davalıya ait 100 iş yerinde çağrı sisteminin kurularak davalı iş sahibinin bundan fayda sağladığı, 100 adet çağrı sistem bedelinin 214.831,00 USD olduğu, sözleşmenin konusu da nazara alındığında merkezi yazılım olmamasının mevcut bedele etkisinin belirlendiği, 650 iş yeri için toplam 975,00 USD olduğu, ek raporla bedellerin fesih tarihindeki rayiçlere göre belirlendiği, USD olarak belirlenen bedelin yine rayiç bedel olarak belirlendiği, 214.831,00 USD'den 975,00 USD'nin düşümü ile talep edilebilecek bedelin 213.856,00 USD olduğu, ancak dava açılırken başlangıçta şimdilik kaydıyla 10.000,00 TL talep edilmiş olup, 10.000,00 TL kısım yönünden dava tarihindeki USD kuru üzerinden karşılığı 10.000 / 2,2966 = 4.354,26 USD olup, USD olarak talep edilebilecek 213.856,00 USD'den bu miktarın düşümü ile 209.501,74 USD ve dava dilekçesindeki talep de gözetilerek 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname bulunmadığından ve davanın niteliği gereği sözleşme değeri üzerinden 13/01/2015 tarihli tensip tutanağı kapsamında harç 14/01/2015 tarihinde tamamlanmakla TL alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi, USD alacağa dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış birer yıl vadeli döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek oranında faiz işletilmesine, bu şekliyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin süresi dolmadan haksız olarak feshedildiğini, sözleşme süresinin 9.maddede 1755 takvim günü olarak belirlendiğini, ...'nin sözleşme gereği kabul komisyonu kurmadığını ve uygunsuzluğa ilişkin bir tutanak tutmadığını, davalının keyfi olarak sözleşmeyi feshettiğini, şube kurulum sayılarının tespitinde delil tespiti raporları ve davalı ...'nin yazılı belgeleri değerlendirmediğini, işin %94,88'lik kısmının tamamlandığının ilk bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, hükme esas alınan raporda hesabın hatalı olduğunu, kabaca bir hesap yapıldığını, ilk heyet raporunda yazılımın çalıştığının sabit olduğunu, 643 şubeye malzemelerin sevk edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;f eshin haklı olduğunun tespit edildiğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında da benzer bir rapor düzenlendiğini, kısmi teslimatı kabul etmediklerini, davacının edimini ifa etmediğini, edimin bütün olduğunu, sistemin bütünüyle Uyap'a entegre edilmesi gerektiğini, merkezi yazılımın sistemin ana unsuru olduğunu, sistemin bir bütün halinde çalışır olarak teslim edilmesi gerektiğini, 100 adet çağrı sisteminden faydalanmalarının mümkün olmadığını, toplam 650 adet sistem bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE :

Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece Mahkemesinin 2015/36 Esas - 2021/228 Karar sayılı kararının Dairemizin 20/01/2022 tarih, 2022/16 Esas, 2022/15 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilerek ve işin esasına girilerek yeniden karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK' nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK' nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, denetime elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.

HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.

Somut olayda iki bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmediği gibi kısmi ifadan davalının faydalanıp faydalanamayacağı tereddütsüz bir şekilde tespit edilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

O halde Mahkemece yapılacak işlem; HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre, 1 yazılım mühendisi, 1 makine mühendisi, 1 elektrik/elektronik mühendisi bilirkişi ile 1 uzman bir hesap bilirkişisi seçilerek yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması; taraflarca bildirilen delil tespiti dosyalarının ilgili Mahkemelerden celp edilmesi; aynı sözleşmeye ilişkin aynı taraflar arasında görülen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/819 Esas - 2022/316 Karar sayılı dosyasındaki kayıt kabul davasında verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin denetiminden geçmesi ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'da olması da nazara alınarak söz konusu dosyadaki bilirkişi raporlarının ve kesinleşme bilgisinin de Mahkemesinden celp edilmesi ile bu belgeler ile dosya kapsamındaki rapor ve belgeler, sözleşme ve ekleri birlikte değerlendirilerek raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınması; 100 adet kioska ilişkin kısmi ifadan davalının faydalanıp faydalanamayacağının; diğer şubelere alınacak farklı kiosk ve/veya yazılımla uyumlu olup olmayacağının tartışılması; davalı tarafın Uyap'a entegrasyonla ve diğer şubelerle entegrasyonla ilgili ve benzer teknik itirazlarının karşılanması; bu şekilde ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır.

Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/07/2023 tarih ve 2022/94 Esas. 2023/500 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1. a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,

4. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

5. Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

6. Taraflarca  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

7. İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

✍e-imzalıdır

Üye

✍e-imzalıdır

Üye

✍e-imzalıdır

Katip

✍e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesindairesiSözleşmesinden(EserbölgeAlacakadliyekonusudosyaankaravekillerinumarasımahkemesiKaynaklanan)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim