SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 31. HD 2022/572 E. 2023/401 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/572

Karar No

2023/401

Karar Tarihi

23 Mart 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/572 - 2023/401

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)

(HMK. 353/1-a-6 Maddesi Uyarınca Kararın

Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2022/572

KARAR NO : 2023/401

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/03/2022

NUMARASI : 2018/903 Esas - 2022/182 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

VEKİLLERİ :

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVALARIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 23/03/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2023

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen davalar eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davalıları vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA :

Davacı vekili; müvekkilinin davalıların oluşturduğu iş ortaklığının üstlendiği ... ve HES inşaatı kapsamında kırmataş üretim işinin taşeronu olduğunu, önce 17.02.2017 tarihli bir sözleşme yapıldığını, sonra da 29.06.2018 tarihinde yapılan bir zeyilname ile üretim yapılacak malzemenin niteliğinde değişiklik yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında iş sahibi ... A.Ş. tarafından müvekkiline 01.03.2017 tarihinde yer teslimi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeye göre düzenli üretim yapmasına rağmen, Temmuz 2018 ayından itibaren davalıların ödeme yapmadığını, bunun üzerine Ankara 47. noterliğinden 17.10.2018 tarihli ihtarname göndererek Temmuz ve Ağustos ayı hakedişleri faturalarının ödenmesini talep ettiklerini, faturalara süresinde itiraz edilmediğini, ancak bedellerinin de ödenmediğini, bunun üzerine Ankara 28. İcra Müdürlüğünde 2018/12441 e sayılı dosya ile 360.573,96 TL ödenmesi için icra takibi başlattıklarını, bu takibe itiraz edildiğini, 10.04.2017 tarihinde tarafların nisan ayı hakedişi ile birlikte geriye dönük işin tamamı için kesin hesap yaptıklarını, sonrasında temmuz ayına kadar tüm hakediş bedelleri nisan ayında mutabık kalınan 85.000,00 TL nakit teminat iadesi dışında düzenli olarak ödendiğini, davalıların nisan kesin hesabında üretimin şartnameye aykırı olduğuna dair bir itirazı olmadığı gibi sonrasında da böyle bir bildirimde bulunmadığını, davalının 18.10.2018 tarihinde verdiği cevabi ihtarında temmuz hakedişine ya da hatalı olduğuna dair bir itirazda bulunmadığını, davalıların bu ihtarda davacıya ağustos ve eylül hakedişlerini göndermiş ve ayrıca aynı ihtar ile malzemenin şartnameye uygun üretilmediği iddiası ile sözleşmeyi feshettiğini ihbar ettiğini, bu ihbarın haksız olduğunu, davalıların kendi onayladığı hakediş bedelini ödemediğini, icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, borçlunun itirazın iptaline, inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili; müvekkili şirketlerin kurduğu adi ortaklık ile davacı arasında 2017 Şubat ayında kırma taş üretim işleri sözleşmesi aktedildiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sözleşmeyi malzeme niteliğinin yer aldığı kısımları eksik sunduğunu, kendilerinin sözleşmenin tamamını sunduklarını, sözleşme konusu işin 850.000 ton kırma taşı üretimi olduğunu, sözleşmenin 2. maddesinde üretilecek malzemenin ebatlarının tanımlandığını, sözleşmenin eki birim fiyat tariflerinde de üretilecek malzemenin özelliklerinin açıkça belirlendiğini, taraflar arasında imzalanan 29.06.2018 tarihli zeyilname de ise sözleşmenin konusu olan taşların niteliğinde ve ölçülerinde bir takım değişiklikler yapıldığını, buna göre 200.000 ton %60 0-5, %40 5-25, 50.000 ton asfalt beton imalatında kullanılacak ilave 0-4, 4-12, 12-18 ve 18-22 boyutlarında kırma taş olarak kararlaştırıldığını, ayrıca kirlilik (metilen mavisi) 0 - <3,5 olarak değiştirildiğini, sözleşme ekinde yer alan tariflere göre üretilecek malzemelerin vasıflarının kesin biçimde belirlendiğini, davacı yüklenicinin asıl ve birleşen dava konuları olan Temmuz 2018 ve Ağustos 2018 aylarına ilişkin hakedişlerin onaylandığı ve faturalarına itiraz edilmediği bu sebeple tutarların ödenmesi gerektiği beyanının doğru olmadığını, aralarındaki sözleşmenin 19. maddesinin son paragrafında “bedeli ödenmiş olan herhangi bir imalatın sözleşme hükümlerine uymadığı işveren tarafından daha sonra saptanırsa ödenmiş bulunan bu bedel takip eden ilk hakedişten kesilir” denildiğini, davacı üretimlerin sözleşmeye aykırı olduğunun Genç Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2018/17 sayılı D. İş dosyası saptandığını, DSİ laboratuvarında analizi yapılan numunelerin malzemenin hem limit-yoğunluk değerlerini sağlamadığı hem de sözleşmede olması gereken değer aralığı belirtilen özelliklere haiz olmadığının tespit edildiğini, Genç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/17 D. iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda stok sahasında sözleşmeye aykırı 64.441,80 ton malzeme olduğunu, bu malzemelerin piyasa değerinin 902.185,20 TL olduğunun tespit edildiğini, sözleşmeye göre bu bedeli davacının hakedişlerinden kesmeleri gerektiğini, davacıya noterden gönderdikleri 18.10.2018 tarihli ihtarnamede sehven Ağustos 2018 ayına ilişkin imzalanmamış taslak hakediş raporu konulduğunu, davacının bununla davanın kabulünü talep ettiğini, 25.12.2018 tarihli ihtarnamede daha önceki ihtarname ekinde gönderilen hakedişin yanlışlıkla gönderdiğini açıkça belirtildiğini, maddi hataya dayanan bu durumun taraflar arasında borç-alacak ilişkisi yaratmaması gerektiğini, davacının sözleşme içinde ürettiği malzeme dolayısıyla 31.12.2018 tarih ve ... numaralı 856.840,70 TL tutarlı iade faturası kestiklerini, 19.11.2018 tarihli noter ihtarnamesi ekinde tebliğ ettiklerini, davacının bu faturaya itiraz etmediğini, aralarındaki sözleşmenin 19. maddesinde işverenin teslim etmesi gereken belgelerin yazıldığını, davacının bu maddede yazılı belgeleri kendilerine vermesi gerektiğini, davacının asıl ve birleşen dava konusu icra takipleri dışında müvekkiline karşı Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nde 2018/14700 sayılı dosyasında 937.111,52 TTtalepli, yine Ankara 28. İcra Müdürlüğü 2018/14698 saylı dosyasında 87.225,14 TL talepli icra takibi daha başlattığını, bu takiplerle ilgili ticari davalarda arabuluculuk ön şartı geldiğinden davacının talebi doğrultusunda dosyaların arabulucu aşamasında olduğunu, borç-alacak ilişkisinin faturalara göre değil kesin hesap sonucuna göre tasfiye edilmesi gerektiğini, aralarındaki sözleşmenin 8. maddesinde işin süresinin 18 ay olduğunu, Şubat 2017 ayında başlayan işin Temmuz 2018 ayında tamamlanması gerektiğini, ancak davacının işi süresinde tamamlamadığını, bu sebeple aralarındaki sözleşmenin 44. maddesinde kesin teminatı irat kaydedileceğinin düzenlendiğini, aralarındaki sözleşmenin 19. maddesinde belirtilen belgelerin kendilerine verilmediğinden muaccel hale gelmiş bir alacak bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

BİRLEŞEN ANK. 10. ATM. 2018/904 ESAS SAYILI DOSYASINDA;

İDDİA :

Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan oluşan iş ortaklığının üstlendiği ... ve HES inşaatı kapsamında kırmataş üretim işini önce 17.02.2017 tarihli sözleşme ile dava dışı ...A.Ş.’ne verdiğini, 01.03.2017 tarihli sözleşme ile müvekkiline devredildiğini ve aynı tarihte yer teslimi yapıldığını, müvekkilinin düzenli üretim yapmasına ve Temmuz, Ağustos 2018 hakedişleri davalılarca onaylanmış olmasına karşın ödenmediğini, bu yüzden Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nde 2018/12441 ve 2018/12442 Es sayılı dosyalarla icra takibi yaptıklarını, davalıların takibe itiraz ettiğini, iş bittiği halde kesin hakediş yapılmadığını, davalılara 17.10.2018 tarih ve 28172 nolu ihtar göndererek 7 gün içinde hakediş düzenlenmesini talep ettiklerini, yapılmayınca kendilerinin hakedişi düzenleyerek kesintilerden sonra 930.647,98 TL’lik hakediş faturasını düzenlediklerini, düzenledikleri hakediş ve fatura ödenmeyince Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nde 2018/14700 Es. Sayılı dosyada icra takibi başlattıklarını, bu takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, icra takibine itirazın kaldırılmasını, takibin devamına ve davalıların %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili; davacının Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davada doğan alacağa ilişkin talepleri olduğunu, bu dava ile konusunun farklı olduğunu iddia ettiğini, oysa iki davanın konusunun da 17.02.2018 tarihli sözleşme ve 29.06.2018 tarihli zeyilname olduğunu, kendilerinin teslim edilen imalatların sözleşmeye aykırı olduğunu, usul ekonomisi bakımından iki davanın birleştirilmesini talep ettiklerini, Yargıtay’ın da bu konuda kararları bulunduğunu, davacının talep ettiği alacaklara konu imalat ve malzemelerin sözleşmeye aykırı olduğunu, bu durumu ihtarname ile tebliğ ettiklerini savunarak, davanın reddine, açılan davaların birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN ANK. 3. ATM'NİN 2019/61 ESAS SAYILI DOSYASINDA;

İDDİA :

Davacı vekili, müvekkil şirketin, davalılardan oluşan iş ortaklığının üstlendiği ... ve HES İnşaatı Projesi kapsamında, ... Üretim İşininin 17.02.2017 tarihli sözleşme ile ... ... A.Ş.'ne verildiği bu şirketi ile 01.03.2017 tarihinde yapılan sözleşmeyle bu işin müvekkili ... İnşaata devredildiği, 01.03.2017 tarihinde yer teslimi yapıldığı, Müvekkil şirketin düzenli üretim yaparak taraflar arasında mutabakat olmasına karşın Temmuz 2018 tarihinden itibaren müvekkile hakediş bedellerinin ödenmediği, Temmuz ve Ağustos 2018 hak edişleri davalılarca onaylanmış olmasına rağmen ödenmediği, bunun için Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2018/12441 ve 2018/12442 sayılı dosyalarda icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettikleri, iş bitirildiği halde kesin hak ediş düzenlemedikleri, müvekkile göndermedikleri, davalı tarafa 17.10.2018 tarihli 28172 yevmiyeli ihtarname gönderirlerek 7 gün içinde Hak ediş düzenlenerek gönderimesi istendiği, ancak gönderilmediği bunun üzerine hak edişin müvekkil tarafından düzenlendiği kesintilerden sonra kalan 930.647,98 TL için karşı tarafa hak ediş faturası düzenlendiği, ödeme yapılmaması üzerine Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2018/14700 sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalıların bu takibe de itiraz ettikleri, arabulucuya başurdukları, anlaşamama son arabuluculuk tutanağını düzenledikleri, davalı tarfın borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili; müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davacı şirket arasında 2017 yılının şubat ayında kırma taş üretim işi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile kırma taş üretim işinin sözleşme ve eklerinde açıkalndığı şekilde, davacı tarafından yapılmasının üstlenildiği, davacı yüklenicinin talep ettiği bedele hak kazanması için sözleşmede belirtelen nitekleri tabi üretim yapma zorunda olduğunu, davacının yaptığı üretimin sözleşmeye aykırı olduğunun anlaşılması üzerine, Genç Asliye Hukuk mahekmesinin 2018/17 d.iş sayılı dosyada delil tespiti yaptırıldığını, stok sahasında sözleşmeye aykırı malzeme olduğunu, bunun bedelininde 902.185,20 TL olduğunu, sözleşmeye aykırı üretim olması nedeniyle yapılan ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, bakiye alacağın ödenebilmesi için ayrıca kendisine yada taşeronlarına ait personel ücreti, tazminat piyasaya vs. Borç veya SGK borcu bulunmadığına dair, yazıların müvekkillerine teslim edilmesi gerektiğini, işin ayrıca süresinde bitirilmediğini, davacı iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine, davacının kötü niyette olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini gerektiğini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "asıl Dava (10 Ticaret Mahkemesinin 2018-903 sayılı dosyası bakımından; Bu davaya konu Ankara 28. İcra Müdürlüğü 2018/12442 E sayılı dosyasında; icra takip tarihi (30.10.2018) itibarı ile davacının davalıdan alacağının 1.367.230,39 TL olduğu tespit edilmiş olup, icra takip tarihinde talep edilen tutarının 496.266,74 TL olduğu, bu bedel bakımından davacının alacağının mevcut olduğu,

Birleşen 10 Ticaret Mahkemesinin 2018/904 sayılı dosyası bakımından; bu davaya konu Ankara 28. İcra Müdürlüğü 2018/12441 E sayılı dosya bakımından; icra takip tarihi (30.10.2018) itibarı ile davacının davalıdan alacağının 1.367.230,39 TL olduğu, talep edilen asıl alacak tutarının 360.573,96 TL olduğu, ve bu bedel bakımından davacının alacağının mevcut olduğu,

Birleşen Ankara 3 Ticaret Mahkemesinin 2019/61 sayılı dosyasında; takip tarihi 13.12.2018 tarihi olup, defter incelemesinde 31.10.2018 tarihi itibariyle davacı alacağı olarak tespit edilen 1.367.230,39 TL dan yukarıdaki iki icra dosyasına konu hakkediş alacağı toplamı düşülmek suretiyle (1.367.230,39- (496.266,74+360.573,96= 856.840,70 TL)=) 510.389,69 kalmaktadır ki 05.11.2018 tarihinde davacıya ödenen 512.122,00 TL ile mahsubu yapıldığında davacının bu dosya bakımından alacağı kalmamış aksine 1732,31 TL borçlu olacağı ancak 13 nolu kesin hakkediş tutarı davacının KDV dahil alacağı 899.493,41 TL olarak hesaplanmış olup, (899.493,41 Tl- 1.732,31 Tl=) 897.761,10 TL davacının bu hakediş bakımından alacaklı olacağı,

Hakedişlerin ödenmesi için taraflar arasındaki sözleşmenin 19. Maddesi gereğince davacı yanca verilmesi gereken aylık sigorta hizmet belgesi sureti, SGK tahakkuk fişleri, aylık prim ödeme makbuz suretleri, imzalı-tasdikli ücret bordroları davalıya teslim edilmediğinden alacağın muaccel hale gelmediği, ancak bu belgeler olmadığı halde daha önceki hakkedişlerin ödendiği tespit edilmekle bu hususun Sayın mahkemenin takdirine sunulduğu ...." belirtilmiştir.

İş bu rapora karşı da tarafların beyan ve itirazları alındıktan sonra, alınan rapor ve ek raporlar mahkememizce yeterli görülmekle, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiştir.

Davacı şirket ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında davalıların üstlendiği,... Barajı HES inşaat kapsamında ... üretim işi davacı tarafından 17/02/2017 tarihli sözleşme ile üstlenilmiş, taraflar arasında yapılan, 29/06/2018 tarihli zeyilname ile üretim yapılacak malzemeler niteliğinde değişiklik yapılmış, bu sözleşmeler kapsamında yer teslimi yapılıp, söz konusu iş davacı tarafından yapılmıştır.

Taraf vekillerinin talebi üzerine taşların bulunduğu inşaat sahası ile taşların çıkarıldığı maden ocağında keşif ve bilirkişi ve ayrıca da üretilen taşlarla ilgili laboratuar incelemesi de yaptırılmıştır, laboratuar tarafından boyutlarının büyük olması nedeniyle inceleme yapılmayan taşlar, mahkememize gönderilmiş se de, bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlar yeterli görüldüğünden bu taşlarla ilgili yeniden inceleme yaptırılmamıştır.

Bilirkişiden alınan raporlar, laboratuar raporları ve dosya sunulan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde stok sahasında bulunan malzemelerin göstertilen taş ocağından alındığı ve sözleşmeye uygun olduğu anlaşıldığından davacı aslı ve birleşen davalarla ilgili olarak ürettiği taş bedelini davalılardan talep edebilir, en son alınan ikinci ek raporda, davacının talep edebileceği asıl alacak miktarı belirlenmiş, davalı her ne kadar sözleşmenin 19.maddesindeki şartların davacı yanca verilmesi gereken aylık sigorta hizmet belgesi sureti, SGK taahkuk fişleri, aylık prim ödeme makbuz suretleri, ücret bordroları teslim edilmediğinden davacının hakedişlerinin ödenmesinin istemeyeceği yönünde savunma yapmışsa da sözleşmenin ilgili maddesi ve daha önceki yapılan ödemeler göz önünde bulundurulduğunda bakiye alacak davacı tarafından talep edilebilir.

Taraflar arasında ... üretim işinin davacı tarafından üstelenildiği, üretilen malzemenin gösterilen taş ocağından çıkartılıp, üretildiği, sözleşmeye uygun olduğu, davacının 20/01/2021 tarihli ek raporda belirtilen asıl alacağa, her dosya bakımından talep edeceği, davacı her ne kadar her icra dosyasından işlemiş faiz talep etmişse de, davalıların takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının ancak takip tarihinden itibaren faiz isteyebileceği alacağın likit olmaması nedeniyle, davacının inkar tazminatı istemeyeceği" gerekçesi ile, asıl ve birleşen Ank. 10. ATM. 2018/904 esas sayılı dosyasında davanın kabulüne, birleşen Ankara 3. ATM'nin 2019/61 esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Asıl ve birleşen davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davaların zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece sundukları delillerin değerlendirilmediğini, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmasına rağmen, birleştirici rapor alınmadığını, bilirkişi raporlarının eksik hatalı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkeme arşivinde bulunan numuneler üzerinde DSİ Ankara Merkez laboratuvarlarında yeniden test yapılmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının fatura kesmiş olması alacağının olduğu anlamına gelmediğini, faturalara ilişkin anlaşmazlık bulunduğunun açık olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşme hükümlerinin dikkate alınmadığını, davacı yüklenicinin sözleşmeye aykırı imalat yaptığını, hakedişlerin ödenmesi için belirtilen yükümlülükleri de yerine getirmediğini, sözleşme şartlarına göre dava konusu hakedişlerin ödenmesini talep etme hakkının doğmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Asıl ve birleşen davalar, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen dosya davacısı taşeron, davalıları ise yüklenicidir. Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş olup, hüküm asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

1. Adil yargılanma hakkı Anayasa'mızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre  bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK 297. maddeye göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.  HMK'nın 298/2. maddesinde ise gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı hükmü mevcuttur. 

Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde, gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası ve kısa karar arasında çelişki yaratılması; yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece kısa kararda asıl davanın kabulüne, 496.266,74 TL asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptaline karar verildiğinin belirtildiği, gerekçeli kararda ise, takip öncesi faiz talep edilemeyeceğinin ifade edildiği, takip çıkış miktarının 499.448,29 TL olduğu, mahkeme kararının kısmen kabul mahiyetinde olduğu ancak, davanın tam kabulüne yönelik hüküm kurulduğu; yine birleştirilen 2018/904 Esas sayılı dosya yönünden de kısa karar da davanın kabulüne, 360.553,96 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verildiği, gerekçeli kararda takip öncesi faiz talep edilemeyeceğinin belirtildiği, takip çıkış miktarının 362.885,58 TL olduğu, mahkeme kararının kısmen kabul mahiyetinde bulunduğu ancak, davanın tam kabulüne yönelik hüküm kurulduğu dolayısıyla gerekçe ve kısa karar arasında çelişki oluşmakla, mahkemece verilen karar bu nedenle usul ve yasaya aykırıdır.

2. Dosya içeriğine göre Genç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/17 D. İş Sayılı dosyasının davaya esas tespit dosyası olduğu ancak, dosyanın tüm belgelerini içerir bir suretinin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Genç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/17 D. İş sayılı dosyasının tamamının bir suretinin dosya içerisine alınması gereklidir. 

3. Genç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/17 D. İş sayılı dosyası üzerinden alınan deney raporunda; sahadan alınan 7 adet numunenin DSİ 9. Bölge Müdürlüğü Laboratuvarında analiz edildiği, analiz raporunda; numunelerde metilen değerinin sözleşmede belirtilen üst limit değerden fazla olduğunun ifade edildiği, mahkemece 18/09/2019 tarihli ara karar üzerine yazılan talimat yolu ile alınan deney raporunda ise, numunelerin metilen mavisi değerlerinin öngörülen değerin altında olduğu, inşaat sahasından alınan numunelerin de, sözleşmede öngörülen değerleri sağladığı belirtilmiştir. Tespit dosyası üzerinden alınan deney raporu ile, mahkemece esas dava dosyası üzerinden alınan deney raporları çelişkilidir. Davalılar vekili de mahkeme arşivinde şahit numuneler olduğunu, bu numuneler üzerinde yeni bir analiz yaptırılarak, deney raporu alınmasını istemiştir. Mahkemece yeni bir laboratuvar incelemesi yaptırılıp, çelişkiyi giderir yeni bir deney raporu alınmadan, esas dosyası üzerinden alınan deney raporuna itibar edilerek, sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gerekin iş; şahit numuneler üzerinde yeni bir laboratuvar incelemesi yaptırılıp, deney raporları arasındaki çelişkiyi gidermek ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir hüküm kurmak olmalıdır. 

Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, asıl ve birleşen dosya davalılarının istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Asıl ve birleştirilen dosyalar davalıları vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 	

2. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/903 Esas, 2022/182 nolu kararının HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3. Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4. Davalı tarafın yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

  1. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

  2. Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgilisine iadesine

  3. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından asıl ve birleşen dosya davalıları yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  4. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

E-imzalıdır

Üye

E-imzalıdır

Üye

E-imzalıdır

Katip

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesindairesidavalarınbölgeadliyekonusuankaranumarasımahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:11:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim