SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/998

Karar No

2024/689

Karar Tarihi

17 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2022/998 - Karar No:2024/689

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/998

KARAR NO : 2024/689

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/05/2022

NUMARASI : 2019/331 E-2022/318 K

TEMLİK ALAN/ DAVACI

VEKİLİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 17/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı temlik alan/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; davacı ... İnş. Dek. Taah. Ltd. Şti ile dava dışı ... (... Holding) ile,...'ın müteahhitliğini üstlendiği "Ankara Kale Yerleşkesi Kompakt İmalat ve Montaj İşi" konulu 27.12.2017 tarihli taşeronluk sözleşesinin imzalandığını, bu kapsamda davacı ile davalı ... arasında 03.01.2018 tarihinde alt yüklenici sözleşmesinin imzaladığını, sözleşmenin “İşin Bedeli” başlıklı 3. maddesine göre iş bedelinin 1.204.745,86 TL, işin teslimi başlıklı maddesine göre işin başlangıcının 02.01.2018, montaj başlangıcının 01.02.2018 ve işin tesliminin 31.03.2018 olduğunu, davacının yapılan iş için davalıya 225.000,00 TL bedelli 4 adet toplamda 900.000,00 TL bedelli çek keşide ederek teslim ettiğini, davalı şirketin sözleşme uyarınca montaja 01.02.2018 tarihinde başlanacak olması ve 31.03.2018 tarihinde işini bitirmek durumunda olmasına rağmen ekte sundukları e-posta yazışmalarından da anlaşılacağı üzere 30.04.2018 tarihinde bile işine başlamadığını, davalı firmanın sahaya getirdiği malzemeleri düzensiz bıraktığı için malzemelerini bile bulamadığını, birçok imalatını hatalı gerçekleştirdiğini, yaşanan bu aksaklıklar ve işin gecikmesi nedeniyle ... Holdingin davacı ... ile anlaşmasını fesh ettiğini, fesih tarihi itibariyle davalı firmanın yapmış olduğu iş bedellerinin taraflarca hesaplandığını ve bu miktar kadar davalı firmanın fatura kestiğini, davalının almış olduğu 900.000,00 TL bedelli çeke karşılık yapmış olduğu iş ve kestiği fatura bedelinin 157.542,96 TL olduğunu, davalıdan fazla verilen çeklerin iadesinin istendiğini, davalının çekleri kendi borçları için 3. firmalara ciro edildiğinden iade edemeyeceğini bildirdiğini ancak zaman içinde 225.000 TL tutarındaki 1 adet çeki iade edebildiğini, böylece davacının yapmış olduğu 675.000,00 TL tutarındaki ödemeye karşılık davalının 157.542,96 TL tutarındaki faturayı düzenlediğini, ... ile davacı firmanın aralarındaki sözleşmenin sona erdirilmesinden sonra, ...' ın aynı işi 3. bir müteahhide yaptırdığını, bu 3. kişi müteahhidin ise yine davalı şirketi alt taşeron olarak kullanarak işi bitirdiğini, böylece davalı şirketin aynı iş için iki kere tahsilat yaptığını, davacının bütün iyi niyeti ile yaptığı fazla ödemelerin kendisine iade edilmesi için yaptığı girişimlerden sonuç alınamaması üzerine Ankara 30. Noterliği'nin 17.09.2018 tarih ve 10006 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ana müteahhit ile aralarındaki işin feshedildiğini, bu nedenle 517.457,04 TL borçlarının ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının ise sözleşme konusu işin yapıldığı ve herhangi bir borçlarının kalmadığı şeklinde cevap verdiklerini, davacının konkordato başvurusunda bulunmak zorunda kaldığını, bu amaçla Bağımsız Denetçi “den makul güvence raporu alınabilmesi için alacak borç mutabakatlarının yapıldığını, davalı firma mali müşaviri ... tarafından teyit edilerek TTK uyarınca onaylanarak gönderildiğini, yapılan tüm bu girişimlerden sonra davalının kötü niyetli biçimde borcunu inkar etmesi üzerine Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4817 sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4817 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, taraflar arasında düzenlenen cari hesap mutabakatına rağmen davalının kötü niyetli olarak takibin uzamasına sebebiyet vermesi nedeniyle likit olan alacak için %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili; davacı yanın iddia ettiği gibi işin süresini belirleyen 03.01 2018 tarihli bir sözleşmenin akdedilmediğini, davacı şirketin konkordato talebinde bulunduğunu, verilen ara karar gereği davacı şirkete konkordato komiseri atandığını ve yapacağı iş ve işlemler için bu komiserin onayı şartı getirildiğini, davacının dava dilekçesinde kendisine konkordato komiseri atandığından hiç bahsetmediğini, dava ve icra takibi için konkordato komiserinden onay alındığına dair de bir belgeyi sunmadığını, taraflar arasındaki tek sözleşmenin 27.12.2017 tarihli sözleşme olduğunu, sözleşmede işin süresinin belirlenmediğini, yer teslimi yapılmadığını, davacının bila tarihli dilekçesinde kendisi ile dava dışı ana sözleşmede taraf olan ... Holding arasındaki sözleşmenin işin gecikmesi nedeniyle feshedildiğini iddia ettiğini, öncelikle davacı ile dava dışı ... Holding arasında Mit Kale yerleşkesinin başka işleri için de davalı müvekkili şirket yetkililerinin bildiği kadarıyla başkaca işler için de sözleşme ya da sözleşmeler olduğunu, davacının müvekkili şirketin yaptığı işin gecikmesi nedeniyle dava dışı ... Holding ile olan sözleşmesinin feshedildiğini iddia ettiğini ancak dava dilekçesinde buna dair bir ispata yarar belgeden bahsetmediği gibi fesih tarihini dahi açıkça yazmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulmayan, taraflarına tebliğ edilmeyen ana sözleşmenin bu 27.12.2017 tarihli sözleşmenin esaslı unsuru olduğuna dair bir ibarenin olmadığını, sözleşmede davacı yanın varlığını iddia ettiği ... Holding ile yaptığı sözleşmeye bir atfın da olmadığını, dolayısıyla her ne sebeple olursa olsun davacı yan ile dava dışı ... Holding arasındaki sözleşmenin feshinin davalı müvekkili şirketi bağlamayacağını, davacı yan böyle bir sözleşmenin varlığından, işin süresinden, ... Holding ile arasındaki sözleşmenin feshedildiğinden 17.09.2018 tarihli ihtarnamesine kadar hiçbahsetmediğini, bu ihtarnamede davacının ... ile arasındaki sözleşmenin değil ... firması ile arasındaki sözleşmenin anlaşarak feshedildiğini bildirdiğini, dava dilekçesinde kabul edildiği üzere davacı yan tarafından davalı müvekkili şirkete 27.12.2017 tarihli sözleşmeye göre toplam 900.000,00 TL'lik çek verdiğini, davacı yanca bu sözleşmeye istinaden 03.07.2018 tarihli keşide edilen fatura ile 157.542.96 TL'lik kısmının teslim edildiğinin kabul edildiğini, ( 900.000,00 TL - 157.542,96 TL) 742.457,04 TL, bu miktardan da yine 22.000,00 TL'lik bir adet çekin iade edildiğinin dava dilekçesi ile davacı yanın kabulünde olduğunu, (742.457,04 TL - 225.000,00 TL) 517.457,04 TL, müvekkili şirketin davacının kabul ettiği 03.07.2018 tarihli faturanın haricinde de sözleşmeye göre işler yaptığını ve bu işleri sözleşme konusu Mit Kale yerleşkesine teslim ettiğini, yaptığı sözleşmeye konu bu işler için davacı yana fatura kesmek istediğinde davacı yanca hep engellendiğini, nihayetinde görüşmelerinin sonuç vermeyeceğini anlayınca davalının 21.06.2019 tarihli 009290 numaralı 526.821,81TL tutarında faturayı keserek davacı şirkete gönderdiğini, bu durumda davalı müvekkili şirketin borçlu değil 9.374,77 TL alacaklı olduğunu, bu durumun ... Holding, ... Firmasına yazılacak bir müzekkereye verilecek cevap ve tanık beyanları ile ispat olunacağını, Sözleşmede işin yapılacağı malzeme özel olarak ... marka özel yapım tespit edildiğini, müvekkilinin ... ile peşin fiyatına çek olarak anlaştığını, davacı yanın davaya konu çekleri süresinde ödemeyince ...'ın peşin fiyattan bu malzemeleri kabul etmediğini, davalı müvekkili şirketin yıllardır ... firması ile çalıştığından ve piyasada haklı bir şöhreti olduğundan mecburen bu yeni fiyatı kabul etmek durumunda kaldığını, aldığı malzemelerin elinde kaldığını, başkaca bir yere kullanamadığını, bu yönden zarara uğradığını, müvekkili şirketin ticaret sicilde temsil ve ilzama yetkili tek yetkilisinin ... olduğunu, davacı şirket tarafından da bu durumun bilindiğini, davacı şirketin ısrarla yapılan işlere kesilmek istenen faturayı engellediği için ve taraflar arasında görüşmeler devam ettiğinden davalı müvekkili şirketin davacı şirkete yapılan işlere ilişkin faturayı kesmediğini, işte tam bu sırada davacı şirketin konkordato başvurusu için mutabakat metnini mali müşavir ...'dan istediğini, ...'nın da sözleşmeyi yapılan işleri ve alacak durumunu bilmediğinden salt muhasebe kayıtlarına bakmak suretiyle bu mutabakat metnini verdiğini, davalı müvekkili şirketi ... temsil ve ilzama yetkili olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; yargılama sırasında davacı iş sahibi tarafından alacağın temlik alan ...'ye temlik edildiği, sunulan temlik sözleşmesi (m.8.1,21) ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki konkordato davasında atanan komiserler kurulunun kararından anlaşılmakla, davalı vekilinin alacağın temlikine ilişkin itirazın reddine ve temlik alanın davacı olarak kabulüne, davacı taraf sözleşme gereğince işin davalı yüklenici tarafından tamamlanmadığı, ana yüklenici tarafından sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle avans çeklerinden bakiye kalan kısmın iadesinin talep edildiği, iş sahibinin avans olarak verdiği bedellerin iadesini talep edebilmesi için iade şartlarının gerçekleştiğinin ispat edilmesi gerektiği, ... İnşaat... A.Ş vekili tarafından verilen 21/12/2021 tarihli cevapta müvekkili şirket ile ... arasında 02.01.2018 tarihli, SZ-KLE2-2255-00 numaralı Islak Hacim Muhtelif İnce İş İmalatları Sözleşmesi akdedilmiş olup, anılan sözleşmenin 17.05.2018 tarihinde müvekkili şirket ile ... arasında imzalanan Fesih ve İbra Protokolü'ne istinaden feshedildiğini, sözleşmenin feshedildiği 17.05.2018 tarihi itibariyle müvekkili şirketin davalı ...'a ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir bedelin bulunmadığını, sözleşme kapsamında ...'a 602.84 metrekare kompakt laminat bölme duvarlara ilişkin işler için toplam 150.717,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, ... tarafından sözleşme kapsamında yapılmış işlerin geri kalanının ... şirketiyle bir ilgisi bulunmamakta olduğunu bildirdiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshedilmediği, davacı tarafça dava dilekçesinde ... ile davacı firmanın aralarındaki sözleşmenin sona erdirilmesinden sonra Rönesansın aynı işi üçüncü bir yükleniciye yaptırdığını, bu 3. yüklenicinin ise yine davalı ... Laminantı alt taşeron olarak kullanarak işi bitirdiğini, böylece davalı şirketin aynı iş için iki kere tahsilat yaptığını beyan ettiği, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin feshedilmemiş olması sebebiyle tamamlanan işin sözleşme kapsamında yapıldığına ilişkin karine bulunduğu, karinenin aksinin, yani yüklenici tarafından tamamlanan işin sözleşme kapsamında yapılmadığının davacı iş sahibi tarafından ispat edilmesi gerektiği, dosyada toplanan delillerden yüklenici tarafından yapılan işin sözleşme kapsamında yapılmadığının ve taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmemiş olması nedeniyle sözleşme kapsamında verilen avans çeklerin/ bedellerinin iade koşullarının oluştuğunun da davacı iş sahibi tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Temlik alan/ davacı vekili istinaf başvurusunda; temlik eden davacı ......Ltd.Şti, dava dışı ... (... Holding) ile ...'ın müteahhitliğini üstlendiği "Ankara Kale Yerleşkesi Kompakt İmalat ve Montaj İşi" için 27.12.2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin bir bölümünü oluşturan laminant yapım işleri için de ......Ltd.Şti ile davalı ... Laminant... Ltd. Şti. arasında 03.01.2018 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, temlik eden davacının yapılan iş için davalıya 225.000,00 TL bedelli 4 adet, toplamda 900.000,00 TL bedelli çek keşide ederek teslim ettiğini, yaşanan bazı aksaklıklar ve işin gecikmesi nedeniyle ... Holding, davacı ......Ltd.Şti. ile olan sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, ... ile ......Ltd.Şti. arasında imzalanan fesih sözleşmesi uyarınca yapılan tüm işlerin, bu arada da o tarihe kadar davalının ifa etmiş olduğu laminant işlerinin de son hakediş ve tasfiye hesabına sokulduğunu ve ......Ltd.Şti. ile ... Holding arasındaki ilişkinin sona erdiğini, ... Holding ile ......Ltd.Şti. arasında imzalanan 10.05.2018 tarihli fesih hakedişine davalı ... Laminant'ın alt taşeron olarak ifa ettiği işin, kompact laminant ara bölme duvar yapılması işi olarak girildiğini, yapılan işin fesih hakedişine göre 602,84 m² olup, davalı ... Laminant.. Ltd.Şti.'nin de ifa etmiş olduğu 602,84 m² iş için, ......Ltd.Şti. ile yaptığı sözleşmedeki bedel üzerinden, toplam 157.542,90 TL tutarında fatura kesildiğini, ... Laminant...Ltd.Şti.'nin kestiği 03.07.2018 tarihli faturada yapılan işin açıkça 602.84 m² olarak belirtildiğini, davacı temlik edenin ... Holding ile sözleşmesinin karşılıklı feshedilmesi üzerine davacının davalıya vermiş olduğu çeklerini geri istediğini, açıkta bulunan bir adet çekin iade edildiğini fakat 225.000,00 TL bedelli iki adet çekin davalı tarafından tahsil edildiğini, böylece toplamda davalının yapmış olduğu 157.542,90 TL tutarındaki işe karşılık 3 adet 225.000,00 TL çek tahsil edildiğini ve davalının 517.457,04 TL fazla para tahsil ettiğini, yapılan fazla tahsilatın iade edilmemesi nedeniyle davacı temlik edenin davalıya 17.09.2018 tarihinde gönderdiği ihtarname ile 517.457,04 TL tutarındaki cari hesap borcunun ödenmesini talep ettiğini, davalının ise 26.09.2018 tarihli cevabi ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedilmediğinin, halen yürürlükte olan sözleşme konusu iş için herhangi bir borçlarının bulunmadığının, dolayısıyla halen yürürlükte olan ve taraflarınca akdedilmiş olan sözleşme konu işin yapıldığının belirtilerek, fazla tahsil edilen miktarın ödenmekten imtina edildiğini, akabinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, icra takibinden 2 ay, ihtarname keşide edilmesinden 9 ay sonra işbu davanın açılış tarihinden sonra fazla tahsil edilen miktar kadar fatura düzenlendiğini, davalının düzenlediği faturanın bu yönde bir hizmet verilmemesi nedeniyle süresinde iade edildiğini, dava konusu işin, tüm dilekçelerinde ifa ettiğini iddia eden davalı tarafın, işi yapıp teslim ettiğini ispat etmesi gerekirken, davalının işi yapmadığını ispat etmesi gerektiğini belirten ve ispat yükünü ters çeviren mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, ispat yükünün işi yaptığını iddia eden davalı üzerinde olduğunu, 26/09/2018 tarihli ihtarname ile işin yapıldığının, 25.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde ise "Davalı müvekkil şirket, davacının kabul ettiği 03.07.2018 tarihli faturanın haricinde de sözleşmeye göre işleri yapmış ve bu işleri sözleşme konusu mit kale yerleşkesine teslim etmiştir. Yaptığı sözleşmeye konu bu işler için davacı yana fatura kesmek istediğinde davacı yanca hep engellenmiştir. Ve nihayetinde iyi niyetli görüşmelerinin sonuç vermeyeceğini anlayınca davalı müvekkil şirket 21.06.2019 tarihli 009290 numaralı 526.821,81 TL tutarındaki faturayı keserek davacı şirkete göndermiştir.", yine davalının 02.10.2019 tarihli cevaba cevaba cevap dilekçesinde "...Bu durumda davalı müvekkil şirket borçlu değil alacaklıdır. Şöyle ki: 517.457,04-526.821,81-9,364,77 TL. Nitekim bu durum ... Holding, ... Firmasına yazılacak bir müzekkereye verilecek cevap ve tanık beyanları ile ispat olunacaktır" denildiğini, davalının 04/11/2020 tarihli dilekçesinde de tanıklarının davacı yana keşide edilen 21/06/2019 tarih ve 009290 no'lu fatura içeriğinde yapılan işlerin Mit Kale Yerleşkesi'ne teslim edildiğine dair tanıklık yapacağını beyan ettiğini, yine 23.04.2021 tarihli beyan dilekçesinde sözleşmenin ayakta olduğundan ve işi tamamladığından müvekkilinin 21/06/2019 tarihli faturayı kestiğini belirttiğini ancak Mit Kale Yerleşkesi diye bir tüzel kişilik bulunmadığını, dosyada davalının yapıp teslim ettiği işle ilgili hiçbir delil bulunmadığını ve davalının işi yapmadığının da ispat edildiğini, mahkemece yazılan müzekkereye Mit Kale Yerleşkesi'nin ana müteahhidi ... A.Ş.'nin 09.01.2020 tarihli cevabında imalatların, miktarının ve imazların hangi sözleşme kapsamıda yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeye ulaşılamadığının bildirildiğini, yine icra takibi ve dava tarihi itibariyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiğini, işbu davadan önce taraflar arasında alacak- borç mutabakatı bulunduğunu, davalının mali müşaviri tarafından imzalanan cari hesap borç mutabakatına göre davalının icra takibi ve dava tarihi itibariyle davacı ......Ltd.Şti.'ye 517.457,04 TL borcu bulunduğunu, aslında taraflar arasında bir alacak- borç mutabatanının bulunması zorunluluğunun da bulunmadığını, zira alınan bilirkişi raporu ile de bu borcun tespit edildiğini ve icra takibi ve dava tarihi itibariyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiğini, ......Ltd.Şti.'nin şantiyeden elini çektiğini belirtip, ödediği parayı geri istemesinin açık bir fesih iradesi olduğunu (TBK 19.maddesi), bu yönde ihtarname gönderen bir şirketin sözleşmeyi feshetmediğinin iddia edilemeyeceğini, ihtarnamede çok açık fesih iradesi bulunduğunu ve sadece "sözleşmeyi feshediyorum" cümlesinin yer almadığını, davacı ......Ltd.Şti.'nin sözleşme ile artık bağlı olmadığını ortaya koyduğunu, mahkemenin ihtarname uyarınca sözleşmenin feshedilmediği

yönündeki kararının da TBK 19.maddesine ve TMK 2.maddesine açıkça aykırı olduğunu, tüm bunlara ek olarak sözleşmenin feshedilmediğinin, işi hala yapacağını düşünen davalının iş için aldığı çeki iade etmesinin de işin bittiğinin açık göstergesi olduğunu, dava konusu 2 adet çekin iade edilmemesinin nedeninin çeki cirolamasının olduğunu, cirolamadığı tek çeki iade ettiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı temlik alan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Temlik eden ile davalı arasında "Ankara Kale Yerleşkesi Kompakt İmalat ve Montaj İşi"ni konu alan 1.204.745,86 TL bedelli sözleşme imzalandığı, bu kapsamda davalıya 4 adet toplam 900.000,00 TL bedelli çekler verildiği ve bu çeklerden 225.00,00 TL bedelli çekin davacıya (temlik eden) iade edildiği ve davalıya sözleşme kapsamında yapılan iş nedeniyle toplam 157.542,95 TL bedelli 03/07/2018 tarihli fatura bedelinin ödendiği, tarafların kabulünde olduğu üzere ihtilafsızdır.

Uyuşmazlık, davalı tarafça sözleşme kapsamında ne kadar iş yapıldığı , bakiye alacağın olup olmadığı noktasındadır. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği üzere, taraflar arasında sözleşme ilişkisi varsa aslolan sözleşme kapsamındaki işin yüklenici tarafından yapıldığının kabulü yönündedir.

Bu kapsamda dosyanın değerlendirilmesinde; davadışı yüklenici ... ile temlik eden ......Ltd.Şti arasında 02/01/2018 tarihli SZ-KLE2-2255-00 numaralı Islak Hacim Muhtelif İnce İş İmalatları'nı konu alan sözleşme imzalandığı, ......Ltd.Şti tarafından 27/12/2017 tarihli sözleşme ile "Ankara kale Yerleşkesi Kompakt İmalat ve Montaj İşi"nin davalıya taşere edildiği, dava dışı yüklenici ile temlik eden arasındaki sözleşmenin 17/05/2018 tarihinde feshedildiği, davacı tarafından da davalıya gönderilen 17/09/2018 tarihli ihtarda sözleşme gereği verilen çeklerin iadesi talep edilmiş olmakla, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında kabul edildiği üzere ödenen iş bedelinin iadesinin istenmesi sözleşmeden dönme niteliğinde olduğundan (Yargıtay 15. HD'nin 01/12/2012 tarih ve 2011/3162 Esas-2012/436 Karar ) taraflar arasındaki sözelşmenin fesih iradesinin davalıya bildirildiği, başka bir anlatımla taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin kabulü gerekir. Davalı taraf 26 /09/2018 tarihli cevabı ihtarında ise , sözleşmenin feshinin kendilerine bildirilmediğini ve sözleşme konusu işin yapıldığını bildirmiştir. Her ne kadar dava dışı ... ile temlik eden arasındaki sözleşme 17/05/2018 tarihinde feshedilmiş ise de, davalıya fesih bildirimi 17/09/2018 tarihli ihtarla yapılmış olmakla, bu tarihe kadar kural olarak davacının yapılan imalatlar nedeniyle davalıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Ancak davacı tarafça 17/05/2018 tarihinde fesihten sonra davadışı ... ile yine dava dışı 3.bir kişi ile sözleşme imzalandığı ve bu 3.kişinin de davalı ile alt taşeron sözleşmesi imzalayarak işin tamamlandığı iddia edilmiş olmakla, mahkemesince 17/05/2018 tarihinden sonra dava dışı ... ile dava dışı 3.bir kişi/ şirket arasında sözleşme imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmış ise sözleşmenin kapsamı, tarihi, miktarı (davacı ile davalı arasındaki sözleşme konusunu içerip içermediği ve metrajı) ve yine dava dışı yeni yüklenici ile davalı arasında taşeronluk sözleşmesi bulunup bulunmadığı yönünden gerekli bilgi ve belgelerin temini ile dosyaya sunulan mutabakat metni de incelenip değerlendirilerek oluşacak sonuca göre davacının davalı tarafça sözleşme kapasmında yapılan imalat ve ödemeler dikkate alınarak fazla ödeme iddiasını yasal delillerle ispat edip etmediği gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

			1. Davacı temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,



			2. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2022 tarih ve 2019/331 Esas.  2022/318 K

arar sayılı kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,

			3. Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,



			4. Davacı temlik alan tarafından yatırılan  80,70 TL istinaf karar harcının  talep halinde kendisine iadesine, 

			5. İstinaf talep eden davacı temlik alan tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinSözleşmesinden(EserİptalivekilikonususzkleankaraKaynaklanan)İtirazınhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim