Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2024/794
2024/686
17 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/794 - Karar No:2024/686
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/794
KARAR NO : 2024/686
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 24/07/2024
NUMARASI : 2024/839 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP
EDEN/ DAVACI :
VEKİLİ : Av. ...- E-TEBLİGAT
KARŞI TARAF/ DAVALI
DAVANIN KONUSU : Alacak (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili kooperatif yönetim kurulu tarafından 10/06/2017 tarihli genel kuruldan alınan yetkiye istinaden davalı yüklenici şirket yetkilisi ... ile Ankara 50. Noterliği'nin 14/11/2017 tarih ve 21253 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde bedel ve taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, daha sonra 09/04/2019 tarihli ek sözleşme akdedildiğini, Kooperatif işlerinin ilerlememesi, paydaşlara yönelik yapılan haksız işlemler ve kooperatif eski yönetim kurulu tarafından bilgi verilmemesi, yönetim kurulunun haksız kazanç elde ettiği, kooperatifin zarara uğratıldığını, kooperatifin fazladan ödemeler yaptığı ve kooperatifin borcu olmadığı halde yüklenici firma ... Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve yetkilisi ... ile muvazaalı borç ilişkisine girildiğine dair şüpheler nedeniyle kooperatifin 09.04.2022 tarihli genel kurulunda kooperatif yönetim ve denetim kurulu değişikliğine gidildiğini, 02.07.2022 tarihli olağanüstü genel kurulda davalı kooperatif eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine, davalılar hakkında dava açılmasına ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğini, kooperatif eski yönetim kurulu ile davalı şirket ve şirket yetkilisi ... arasında muvazaalı işlemler gerçekleştiği tespiti yapıldığını, davalı şirket yetkilisi ...'ın şahsına muvazaalı olarak borçlanılarak senet düzenlenip verildiğini, kooperatifin 09.04.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden hazırlanan Hesap Tetkik Komisyonu raporunun 77. ve 78. sayfasında Kooperatifin ... Bankasında bulunan hesap hareketleri incelenerek, kooperatif ile davalı şirket ve yetkilisi ... arasındaki para transferlerinin incelenmesi sonucu muvazalı işlemler yapıldığının saptandığını, müvekkilinin davalı yükleniciye ödemeleri zamanında ve eksiksiz yaptığını, kooperatif yönetim kurulunun karar defteri incelendiğinde, kooperatifi borçlandırıcı kararların sonradan alındığının saptandığını, kooperatifin herhangi bir borcu olmadığı halde, yüklenici şirket yetkilisi ...'ın şahsına senetler düzenleyerek verildiğini ve Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7590 sayılı icra dosyasıyla yapılan takip sonucu müvekkili kooperatifin borcu ödemek zorunda kaldığını, kooperatif işlerinde harcanması ya da kooperatife iadesi gereken KDV iadelerinin, davalının uhdesinde kalması nedeniyle kooperatiften haksız kazanç elde edildiğini, Hesap Tetkik Komisyonu Raporu ile davalı şirkete fazladan ve haksız ödeme yapıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin davalı şirketten alacağının olduğunun, banka kayıtları, faturalar ve hesap tetkik komisyonu raporu ile sabit olup, davalı şirket yetkilisi ... ile kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri arasındaki muvazaalı ilişkilerin davalı şirketin mal kaçırma kastı ile hareket edebileceğini ortaya koyduğunu, davalının mal kaçırmasını ve müvekkilinin alacağını temin etmek adına davalının banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir konulmasını, gerekli araştırmalar yapılarak, davacı kooperatifi zarara uğratan davalı ... Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkili kooperatife karşı muvazaalı işlemleri, haksız eylemleri, sözleşmeye aykırılık, sebepsiz zenginleşmeden doğan ve fazladan yapılan ödemeler nedeniyle 6100 sayılı HMK' nun 107/2.maddesi gereğince arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL alacağın zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 24/07/2024 tarihi ara karar ile; ihtiyati haciz talebi şartlarının İİK 257. maddesinde düzenlendiği ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK 389.maddesine göre, bir para alacağının teminat altına alınması amacı ile uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği ve İİK 257. maddesi koşullarının oluşmadığı, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz niteliğindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin belgelere dayanan alacağını teminen ve mal kaçırmayı önlemek amacıyla davalı adına kayıtlı banka hesabı, taşınır ve taşınmaz mallar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini ancak dosya içerisinde mevcut belgeler incelendiğinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğunun görüleceğini, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceğini, davalı şirket ve yetkilisi tarafından muvazaalı eylemlerde bulunulduğunun dosya içerisinde sunulu belgelerle sabit olduğunu, kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri tarafından davalı şirket ve şirket yetkilisi ... arasında muvazaalı işlemler gerçekleştirildiğini, müvekkili kooperatifin zarara uğratıldığını, dosyada mevcut hesap tetkik komisyonu raporunun 82. sayfasında "Yüklenici firmaya banka kanalıyla ödenen tutarlar incelendiğinde, Yönetim Kurulunca, 2021 yılında 3.150.000,00 TL, 2022 yılında ise 1.200.000,00 TL tutarında yüklenici firma yetkilisi ...’dan alınan ve aynı gün 1-2 saat içerisinde yüklenici firmaya gönderilen ve sonrasında yine ...’a 18.03.2022 tarihinde 1.200.000,00 TL olarak tekraren geri gönderilen muvazaalı olduğu anlaşılan işlemler olduğu, bu işlemlerin muvazaalı olmasında en büyük nedenin, öncelikle Yönetim Kurulunun şahıslardan borç alma gibi bir yetkisinin olmaması, diğer bir önemli gerekçe ise şahıslardan alınan borçlar için senet düzenleme yetkisinin bulunmaması durumudur." şeklinde müvekkili kooperatifin banka hesap hareketleri ve defterleri incelenmek suretiyle tespitte bulunulduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan "mevcut durumda değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin imkansız" olacağı şartının dosyada bulunduğunu, müvekkilinin alacağının ve uğradığı zararların belgelere dayandığını, HMK'nun 390/3. maddesinde "(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünün bulunduğunu, dosyaya sunulu hesap tetkik komisyonu raporunda da davalı şirketin kooperatife düzenlendiği ve kooperatif yasal defterinde kayıtlı faturalar ve kooperatife ait banka hesap hareketlerinin dökümünün yapılarak raporun 47. sayfasında "Yine, yukarıdaki tablodan hareketle, her ne kadar yüklenici firma yetkilisi kestiği faturalara konu hakkediş raporlarını ve alt yüklenici firma faturalarını ibraz etmemiş ise de, KDV Hariç fatura bedelinin 91.386.138,61 TL olduğu, bu tutardaki alımın yüklenici firma ile Kooperatif arasında imzalanan sözleşme gereği Kooperatif adına yüklenici firma tarafından yapılan alım tutarı olarak kabul edilmesi gerektiği düşünüldüğünde, %18’lik KDV dahil (Bu oran yüklenici firmanın alt faturalarını ibraz etmesi halinde yeniden değerlemeye alınabilecek ve içerisinden KDV’ye tabi olmayan alım olması halinde düşülmesi gerekecektir.) tutar olarak dikkate alındığında, yüklenici firmanın Kooperatif adına yaklaşık 13.940.258,43 TL tutarında KDV ödemesi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Ancak, yüklenici firmanın imzalanan sözleşme gereğince alacağı daire ve dükkanlar dışında personel giderleri ve sabit giderlerini Kooperatife yükleyebileceği, bunun dışında alımlara yönelik ödediği bedellerin KDV’sini alma hakkının olmadığı, yine bu KDV iadesini almama yönünde irade koymasının da iyi niyetli bir hareket içermediği, KDV iadesini almasının Kooperatife karşı olan yükümlülükleri arasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, Kooperatif için çalıştırdığı personeller için ödenen tutarlar ve Kooperatife ayrıca %1 oranında KDV’yi ödettiği esas alındığında, Kooperatif adına en az 13.000.000,00 TL civarında bir KDV iadesi alması ve Kooperatif harcamalarında kullanılmasını sağlaması gerektiği anlaşılmaktadır.", raporun değerlendirme kısmının yer aldığı 80., 81. ve 82. sayfalarında "IV-3-c) Kooperatifin 18.03.2022 Tarihi İtibariyle Yüklenici Firmaya Olan Borcuna ve/veya Alacağına Yönelik Değerlendirme; Bu ihtarnameye karşı yüklenici firmaca çekilen Ankara 62. Noterliğinin 30.03.2022 tarih ve 15018 yevmiye numaralı ihtarnamesinde özetle; kabul edilmeyen 2 adet faturanın muhteviyatı malzemelerin Kooperatife kullanıldığı, çok kısa süre içerisinde de ödemelerinin olduğunu beyan ettiği, ihtarnamenin ekinde bir kısım belgeler ibraz edilmiş ise de, bu çeklerin karşılığı olan malzemelerin Kooperatife yönelik mal ve hizmet alımlarına ilişkin olduğuna ve Kooperatife teslim edildiğine dair herhangi bir teslim ve tesellüm belgesi, taşıma ve sevk irsaliyesinin ihtarnamede ekinde bulunmadığı görülmüş olup, yüklenici firma ile yapılan sözleşmenin bu yönlerden herhangi bir kontrol mekanizması öngörmemiş olması durumunun da bahsekonu sürecin sağlıklı işletilmemiş olduğunun göstergesi niteliğindedir. Yukarıdaki bilgiler ışığında, yüklenici firma tarafından kesilen ve Kooperatif yasal defterlerine kayıtlı 15 adet fatura olduğu tespit edilmiş olup, bu faturaların detaylarından 15 adet hakkediş düzenlendiği, Kooperatif tarafından yüklenici firma adına %3 oranında stopaj kesintileri yapılarak ödemelerinin gerçekleştirildiği, kesintisi yapılan stopaj tutarının toplam 2.741.584,16 TL olduğu, stopaj tutarı düşülmesi sonrasında yüklenici firmanın yukarıdaki faturalarından dolayı alacaklı olduğu tutar 89.558.415,84 TL olarak hesaplanmıştır. Her ne kadar yüklenici firma yetkilisi kestiği faturalara konu hakkediş raporlarını ve alt yüklenici firma faturalarını ibraz etmemiş ise de, KDV Hariç fatura bedelinin 91.386.138,61 TL olduğu, bu tutardaki alımın yüklenici firma ile Kooperatif arasında imzalanan sözleşme gereği Kooperatif adına yüklenici firma tarafından yapılan alım tutarı olarak kabul edilmesi gerektiği düşünüldüğünde, %18’lik KDV dahil (Bu oran yüklenici firmanın alt faturalarını ibraz etmesi halinde yeniden değerlemeye alınabilecek ve içerisinden KDV’ye tabi olmayan alım olması halinde düşülmesi gerekecektir.) tutar olarak dikkate alındığında, yüklenici firmanın Kooperatif adına yaklaşık 13.940.258,43 TL tutarında KDV ödemesi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Ancak, yüklenici firmanın imzalanan sözleşme gereğince alacağı daire ve dükkanlar dışında personel giderleri ve sabit giderlerini Kooperatife yükleyebileceği, bunun dışında alımlara yönelik ödediği bedellerin KDV’sini alma hakkının olmadığı, yine bu KDV iadesini almama yönünde irade koymasının da iyi niyetli bir hareket içermediği, KDV iadesini almasının Kooperatife karşı olan yükümlülükleri arasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, Kooperatif için çalıştırdığı personeller için ödenen tutarlar ve Kooperatife ayrıca %1 oranında KDV’yi ödettiği esas alındığında, Kooperatif adına en az 13.000.000,00 TL civarında bir KDV iadesi alması ve Kooperatif harcamalarında kullanılmasını sağlaması gerektiği anlaşılmaktadır. Aksi yönde bir düşüncenin yüklenici ile Kooperatif arasında imzalanan sözleşmede yer alan 21 daire ve 1 dükkan şeklinde gerçekleştirilen anlaşmaya aykırılık teşkil edecek olduğu, KDV iadesinin Kooperatife yönelik harcamalarda kullanılmasının veya tahsil edilerek Kooperatife devredilmesinin sözleşme gereği olduğu, bu yükümlülüklerine uymaması halinde yüklenici firmanın sözleşmeye aykırı hareketten dolayı doğrudan sorumlu olacağı açıktır. Bunun yanı sıra, yüklenicinin Kooperatif adına alımları yaptığı dikkate alındığında, herhangi bir sebeple KDV iade taleplerinin Maliye Bakanlığı tarafından reddedilmesine sebebiyet verecek eylemlerde bulunduğunun belirlenmesi halinde (örneğin, sahte belge kullanmasından dolayı KDV iade taleplerinin reddedilmiş olması vb.) bu durumdan sözleşmeye uygun hareketle, basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğü uhdesinde bulunan yüklenici firmanın doğrudan sorumlu tutulması gerektiği izahtan varestedir." şeklinde davalı şirketin kooperatif adına KDV iadesi alması ve bu iadeyi kooperatif işlerinde harcaması gerektiği tespitinin yapıldığını, müvekkilinin yalnızca bu alacak kalemi bakımından dahi davalı şirketten 13.000.000,00 TL civarında alacağının bulunduğunu, dava dilekçesi ve ekinde yer alan belgeler incelendiğinde müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunun belgelerle, kanun ve içtihatlar tarafından aranan yaklaşık ispat kuralının ötesinde tam olarak ispat edildiğini, hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilen davalı şirketin dava dilekçesinde yer alan muvazaalı işlemleri göz önünde bulundurulduğunda, mal kaçırmasının muhtemel olduğu, müvekkili kooperatifin hak ve alacağı temininin mümkün olamayacağını belirterek, mahkeme ara kararının kaldırılarak, müvekkilinin alacağını teminen davalı adına kayıtlı banka hesabı, taşınır ve taşınmaz mallar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Talep, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece davanın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle talebin HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir olduğu ve ihtiyati tedbirin ancak dava konusu şey hakkında uygulanabileceği anlaşılmakla, verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan, ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden/ davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32