SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/732

Karar No

2024/683

Karar Tarihi

17 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/732 - Karar No:2024/683

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/732

KARAR NO : 2024/683

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ : 04/06/2024

NUMARASI : 2024/388 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP

EDEN/ DAVACI :

VEKİLİ :

KARŞI TARAF/ DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 17/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında “Gotik Tipi Plastik Sera Kompleksinin İnşaatı” amacıyla sözleşme yapıldığını, davanın sözleşmenin geçersizliği nedeniyle borç ilişkisinden doğan kambiyo senetlerinin (çeklerin) bedelsiz kalması doğrultusunda menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğunu, taraflarca “... parsel” adresinde yer alan ve vekil edenin zilyetliğine ait taşınmaz için 50.400 m²’lik alana "Gotik Tip Sera Yapım İnşası"na ilişkin görüşmeler ve teklifler alındığını, 2022 yılında karşılıklı anlaşma ile sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalının, müvekkiline ait taşınmazın 50.400 m²’lik kısmına gotik tipi plastik sera kompleksi inşa ettiğini, bu proje çalışmasında bazı eksikler olsa da, sonradan bu eksikliklerin tamamlanacağının taahhüt edilmesi nedeniyle müvekkilinin sözleşme kapsamındaki tüm ödemelerini davalıya yaptığını, karşılıklı sözleşmeye ilişkin edimlerin yerine getirildiğini, aynı taşınmazın kalan 60.000 m²’lik kısmına da Gotik Tip Sera Projesi yapılması kararını alan müvekkilinin, söz konusu proje sebebiyle de davalı taraf ile yapılan görüşmeler sonucu sözlü olarak tarafların ikinci kısım olan 60.000 m²’lik kısma da Gotik Tip Sera Projesi yapılması konusunda anlaştığını ve 20.01.2023 tarihinde yapımına başlanıldığını ve 10.06.2023 tarihinde ise söz konusu projenin teslim edileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğini, ahde vefa ilişkisine güvenerek ödemelerin iş avans ödemesi altında davalının talebi üzerine gerçekleştirildiğini ancak davalının 60.000 m²'lik projenin ikinci kısmına Gotik Tip Sera Projesi'nin çok az bölümünde inşaata başlanıldığını, davalı tarafından 10/06/2023 tarihinde inşaatın tamamlanacağının taahhüt edildiğini ancak hava muhalefeti göz önüne alınarak teslim tarihinin sözlü anlaşma ile 01/10/2023 tarihine ertelendiğini, işveren müvekkilinin yükleniciye tüm sözleşme kapsamında şimdiye kadar 4.609.606,00 USD ödeme yaptığını ancak davalının arazinin kalan kısmı olan 60.000 m²’lik kısmına Gotik Tip Sera Projesi kapsamında yüklenilen taahhütlerini yerine getirmediğini, ikinci kısmın projesinin sunulmadığını, perde ve diğer malzemeler için müvekkili tarafından ödeme alındığını ancak daha sonra söz konusu perdenin ödemesinin davalı tarafından yapılmadığı üçüncü kişi olan perde satıcı firmanın müvekkiline ulaşması neticesinde tespit edildiğini ve sera tamamlanmadan projeye yönelik çalışmaların hiçbir haklı sebep olmaksızın davalı tarafından yarım bırakıldığını, bu durumun müvekkilini hem menfi hem de müspet birçok açıdan zarara soktuğunu, ayrıca davalının yapılan işin çok üstünde fazladan kazanç sağlamasına sebebiyet verdiğini, söz konusu işin eksikliğinin tespiti amacıyla Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/21 D.iş dosyası ile 26.04.2024 tarihinde keşif ile alınan raporda taahhüt edilen işin %58,32'sinin yapılmadığının ve bu hesaplamaya göre davalının yapılan işin üstünde vekil edenden ödeme aldığının anlaşıldığını, 29.04.2024 tarihinde müvekkilinin davalının mail adresine haklı sebeplerle tek taraflı olarak sözleşmenin derhal feshine ilişkin beyan ihtar edildiğini, 30.04.2024 tarihinde Ankara 30. Noterliği'nin 02836 yevmiye no'lu ihtarnamesinin de davalıya e-tebligat yolu ile gönderildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının ve temel borç ilişkisinin davalının kusuru ile sona ermesi sebebinden dolayı çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti neticesinde çeklerin geri alınması için işbu istirdat davasının açıldığını belirterek, dava konusu çeklerden dolayı davalı tarafında henüz takip yoluna başvurulmadığından, ... Bankası 0020543 numaralı 07.06.2024 tarihli 625.000,00 TL'lik, ... Bankası 0020547 numaralı 05.07.2024 tarihli 1.881.663,71 TL'lik, ... Bankası 0020546 numaralı 25.06.2024 tarihli 1.881.000,00 TL'lik ve ... Bankası 0020548 numaralı 30.06.2024 tarihli 1.408.394,02 TL'lik çeklerin banka tarafından bedelinin lehtara ödenmemesi ve çekin takibe konu edilmemesi amacıyla “Ödeme Yasağı” ile tedbir olarak sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesine, mahkeme kanaatinin ödeme yasağına yönelik ihtiyati tedbir kararı yönünde olması halinde kararın, başlatılacak icra takiplerinin önlenmesini ya da durdurulmasını ve bu kararın çeki sonradan iktisap edecek hamilleri de kapsamasına yönelik olmasını ve gerekli görülmesi halinde hakkaniyete uygun bir teminat için banka teminat mektubu çıkarılması için süre verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 04/06/2024 tarihli ara karar ile; davacının 60.000 m²'lik arazisi üzerinde Gotik Tipi Plastik Sera Projesi yapımı için davalı ile anlaşmaya varıldığı, davalı tarafından iş yarım bırakıldığından sözleşmenin feshedildiği ve davalıya verilen çeklerin bedelsiz kaldığı belirtilerek çeklerin takibe konu edilmemesi ve ödeme yasağı yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de, yanlar arasındaki sözlü anlaşmanın ne şekilde uygulandığı , tarafların bu anlaşmadan kaynaklanan hak ve borçlarının nelerden ibaret olduğu ve edimlerini ne ölçüde yerine getirdikleri ile dava konusu edilen çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı hususlarında taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirile yapılabileceğinden talep yargılamaya muhtaç bulunmakla, mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada yerine getirilmediği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; 2022 yılında ...Elektrik Üretim Tesisleri Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile 06/01/2022 tarihli 588 yevmiye sayılı daimi ve müstakil üst hakkı resmi senedi ile sahip olduğu üst hakkına dayanarak kira sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin ... parselde yer alan taşınmaz üzerinde seracılık faaliyetleri yürütülmesine ilişkin olup, müvekkilinin sözleşmeyi akdettikten hemen sonra artık zilyetliğine geçmiş olan taşınmaz üzerinde Gotik Tip Sera yapım inşasına ilişkin olarak davalı şirket ile görüşmeler yapıldığını, sonucunda taşınmazın 50.400 m²’lik kısmına davalı tarafından gotik tip sera inşaatına başlandığını ve sözleşme uyarınca tamamlandığını, taşınmazın ikinci kısmı olan 61.632 m²'lik kısım için de sonrasında anlaşma sağlandığını ve anlaşma bedelini eksiksiz olarak davalıya ödendiğini ancak davalının çeşitli bahaneler ile sera yapımını durdurduğunu, yalnızca işin %41,68’ini tamamladığını, defalarca iletişime geçilmeye çalışılsa da sonuçsuz kalındığını, davalıya verilen vade tarihi yaklaşan çekler nedeniyle davanın açılarak, borçlu olunmadığının tespiti ile çekleri istirdadının ve ihtiyati tedbir talep edildiğini, mahkemece tedbir talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak reddedildiğini, bilindiği üzere mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde mahkemece ihtiyati tedbir kararı verileceğinin yasal mevzuat ile düzenleme altına alındığını, yine tedbir talebinin kabulü için tam ispat değil yaklaşık ispatın sağlanmasının yeterli görüldüğünü, doktrinde ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında yaklaşık ispat kavramı ispat külfetini taşıyan tarafın iddiasını somut delillerle ortaya koyması neticesinde iddiasını büyük ölçüde ispatlamış olduğu olarak belirtildiğini, müvekkili açısından yaklaşık ispat şartının gerçekleşmiş olduğunu, mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesinin kabul edilemez olduğunu, buna göre söz konusu dosyada ihtiyati tedbirin yasal şartlarının oluştuğunu, arabuluculuk ikinci oturum tutanağından da açıkça görülebileceği üzere davalının, üzerine düşen edimi ifa etmemiş olduğunu ikrar ettiğini ancak buna gerekçe olarak ise iş akış şemasına uygun ödemelerin gerçekleştirilmediğinden bahsettiğini, müvekkilinin tüm sözleşme kapsamında şimdiye kadar 4.609.606,00 USD ödeme yaptığını, Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/21 D. iş sayılı dosyasına kazandırılan bilirkişi raporuyla ilgili iş için öngörülen sözleşme bedelinin 3.451.392,00 USD olup müvekkilinin bu bedelin bir hayli üstünde avans ödemesini davalıya yaptığını, davalının ikrar beyanında gerekçe göstermiş olduğu ödemelerin yapılmaması hususunun gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin davalıya yapılan ihtar ile bildirildiğini, yine Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/21 D. iş sayılı dosyasına kazandırılan bilirkişi raporuyla da ikinci kısım olan sera yapımının %58,32’lik kısmının eksik olduğunun açık olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı sebebi olup olmadığı hususunun yargılama sonucunda ortaya çıkacağını ancak bu süreçte davalı uhdesinde bulunan yüksek miktarlarda çeklerin vade süreleri geçecek ve müvekkili tarafından davalıya zaten yapılan fazla ödemenin de üzerinde ödeme yapılacağını, davalının sebepsiz zenginleşmesinin artacağını, yargılama sonucunda haklılıklarının ispat olunduğunda söz konusu çeklerin istirdadı için açılan davanın konusuz kalacağını ve bu kez davalıya karşı sebepsiz zenginleşme davası açılması gerekeceğini, müvekkili şirket yüzden fazla çalışana sahip olan, haklar konusunda yüksek duyarlılığa sahip kurucuları sayesinde şu aşamaya kadar ticari faaliyetlerini istikrarları olarak yürütmüş güvenilirliği yüksek bir ticari işletme olup, hak verileceği üzere bahsi geçen vekil eden şirket iddia edilen güvenilirliğe sahip olmasaydı davalı tarafın henüz tamamlamadığı iş için 4.609.606,00 USD gibi yüksek bir bedeli ödeyemeyeceğini, müvekkilinin davalının kusurlu davranışları neticesinde ciddi anlamda zarara uğradığını, çeklerin ödenmesi halinde daha da fazla zarara uğrayacaklarını, söz konusu zararın daha fazla artmaması amacıyla üst mahkeme ara kararını kaldırarak, bahsi geçen çeklere ilişkin “Ödeme Yasağı”na ilişkin kabul kararı verilmesini talep etmiştir.

Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İncelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında ve özellikle yargılama aşamasında toplanacak delillere göre her zaman talep edilip mahkemesince yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde değerlendirme yapılarak bu konuda bir karar verilebileceğinin tabii bulunmasına göre mevcut dosya içeriği itibariyle ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin mahkeme ara kararında isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

 1. İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 

3. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden/ davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinTespit,Sözleşmesinden(EserİstirdatkonusuMenfiankaraKaynaklanan)numarasıhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim