Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2024/731
2024/682
17 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/731 - Karar No:2024/682
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/731
KARAR NO : 2024/682
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 15/05/2024
NUMARASI : 2023/173 Esas
İHTİYATİ HACİZ TALEP
EDEN/ DAVACI :
VEKİLLERİ :
KARŞI TARAF/ DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı arasında 45.000 şişe/ saat pet şişe dolumu için anlaşma yapıldığını, sözleşmenin 8.maddesi gereği satım bedeli olan 7.005.870,00 TL'nin %40'ına isabet eden 2.842.348,00 TL'nin sözleşme imzalanmasıyla, %40'ına isabet eden 2.842.348,00 TL'nin makinelerin test edilerek sevke hazır hale getirilmesinde, %10'e isabet eden 700.587,00 TL'nin Ankara tesliminde montaj bitiminde, %10'a isabet eden 700.587,00 TL'nin makinelerin devreye alınmasında ve kesin kabulde ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının davalıya yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen 5.750.000,00 TL ödeme yaptığını, malların teslim edilmediğini, bu nedenle Ankara 16. Noterliği'nin 16/10/2017 tarih ve 17666 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20480 sayılı dosyasında ilamsız takip yapıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğunu, ... Su Arıtma fabrikası kurulması içeriğinde olduğunu, davacının öncelikle ilgili yeri temin edip zemin hazırlaması gerektiğini, bunlar olmadan proje kapsamındaki malların, tek başına tesliminin bir işe yarayamayacağını, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, su fabrikası donanımının nerede, ne zaman kurulacağını bildirmediğini ve yer göstermediğini, davalının sözleşme konusu malları gümrüğe kadar getirdiğini ancak yer bildirilmemesi sebebiyle ... Gümrüğü antreposunda bekletildiğini savunarak, haksız davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 15/10/2020 tarih ve 2017/935 Esas- 2020/543 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 10/02/2023 tarih ve 2023/14 Esas- 2023/189 Karar sayılı kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemesine gönderilen dosya mahkemenin 2023/173 Esasına kaydedilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili 13/05/2024 tarihli dilekçesi ile; mahkemenin 15/10/2020 tarihli gerekçeli kararı ile müvekkili şirketinin başlattığı icra takibindeki itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrasında da müvekkilinin alacağının değişmeyeceğinin açık olduğunu, dosyada aldırılan bilirkişi raporunda da müvekkilinin alacağının 6.760.299,97 TL olarak hesaplandığını ve işleyecek faizlerin de hesaplandığında, müvekkilinin alacağının 15.291.722,60 TL olduğunu ancak yargılama devam ederken davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2017/20275 sayılı icra dosyası ile bir başka ticari ilişkiye dayalı olarak takibe geçildiğini, itirazın iptali davası neticesinde takibin kesinleştiğini ve alacağının 7.202.565,16 TL olduğunu, anılan icra dosyasındaki davalı alacağının, işbu dosyada müvekkilinin alacağının yarısını bile karşılamayacağını, müvekkili şirketin Anonim Şirket olarak görünse dahi Ankara Büyük Şehir Belediyesi tarafından işletilen KİT olduğunu, davalının müvekkili şirketten olan alacağını aldıktan sonra şirketi pasif hale getirerek şirket varlıklarını kaçıracağı duyumunun alındığını ileri sürerek, 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre alacakları olan 5.633.583,31 TL asıl alacak, takip tarihine kadar işlemiş faizi ve 1.126.716,66 TL icra inkar tazminatı ile diğer icra dosyası fer'ileri olarak 1.239.700,03 TL olmak üzere toplam 8.000.000,00 TL miktarında öncelikle teminatsız, gerek duyulması halinde teminatlı olarak borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 15/05/2024 tarihli ara karar ile; dava dosyasında, davacının iddialarına karşılık davalının da karşı iddia ile takas ve mahsup talebinde bulunduğu, yapılan yargılama neticesinde davacı lehine hüküm verildiği ancak kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesi'nce anılan kararın kaldırılarak, davalın itiraz ve talepleri yönünden delillerinin toplanması ve neticesine göre karar verilmesi için davalı yararına kararın kaldırılarak gönderildiği, davalının delilerinin incelenmesi aşamasında olunduğu ve bu aşamada davacının alacağın varlığı ve miktarı ile muacelliyeti hususundaki yaklaşık ispat koşulunun gerçeklemediği, alacağın varlığı ve miktarının yargılama gerektirdiği, alacağın rehinle temin edilip edilmediği vede borçlunun hileli hareketler içine girip girmediği hususunda da delil sunulmadığı, ihtiyati haciz talep şartları oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme dosyasında verilen 15/10/2020 tarihli gerekçeli karar ve ilgili dosya üzerinden yapılan 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında müvekkilinin işbu yargılama sonucu olan alacağının rehin ile temin edilmediğinin, alacağının bir para alacağı olduğunun, davaya konu alacağının vadesinin gelmiş bir alacak olduğunun, alacağın ödenmeme riskine ilişkin almış olduğu duyumların ispat sağlamaya ve yeterli kanaat oluşturmaya uygun olduğunun anlaşılacağını, ayrıca davalı tarafından, ticaret mahkemesine sunulan ihtiyati haciz itiraz dilekçesindeki tapu sureti incelendiğinde, tapudaki yerleşim yerinin başka bir şirket tarafından kullanıldığının gözüktüğünü, bu durum göz önüne alındığında borçlunun sırf malvarlığını yüksek miktarlı göstermek amacı ile hareket ettiğinin anlaşılacağını, aynı zamanda borçlu üzerine kayıtlı başka bir gayrimenkul veya araç da bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin mahkeme ilamında hak etmesi muhtemel hak ve alacaklarını alamama riskinin ortaya çıktığını, müvekkili şirketin alacağı dosyaya sunulan 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda 5.609.608,31 TL ve 1.126.716,66 TL olmak üzere toplamda 6.760.299,97 TL olarak hesaplanmış olup, bu alacağın 23/11/2015 günlü sözleşme kapsamında ortaya çıktığını, itiraz tarihinden bugüne değin işleyecek reeskont avans faizinin bu sayıya dahil olmadığını, dahil edildiğinde icra dosyasının diğer ferilerinin de toplamı ile birlikte müvekkili şirketin alacağının 15.291.722,60 TL olmakla, müvekkilinin hak ve alacaklarının davalı tarafça da kabul edilerek, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20480 sayılı icra dosyasına davalıca yapılan itirazda, kendi alacakları olan ''Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2017/20275 sayılı dosyası'' ile mahsup talebinde bulunduğunu, bunun da davalının borcunu ikrar ettiği anlamına geldiğini, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ''yaklaşık ispat'' koşulunun gerçekleşmediği yönündeki tespitinin yerinde olmadığını, yaklaşık ispat koşulunda iddia edilen olayın doğru olma ihtimalinin, doğru olmama ihtimaline göre daha ağır bastığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, istinaf incelemesi neticesinde mahkemece verilen ilk kararın ''yemin'' delili ve ''davalı tarafından yapıldığı iddia edilen masraflar'' noktasında kaldırılmasına ilişkin verilen kararın her ne kadar esası ilgilendiriyor olsa da, müvekkili şirketin alacağının değişmeyeceğinin de açık olduğunu belirterek, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, 5.633.583,31 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz olan 1.126.716,66 TL icra inkar tazminatı ve diğer icra dosyası fer'ileri olarak 1.239.700,03 TL olmak üzere toplam 8.000.000,00 TL miktarında öncelikle teminatsız, mahkemece gerek duyulması halinde teminatlı olarak borçlunun menkul gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine duruşma yapılmaksızın ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz talep eden/ davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32