SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/735

Karar No

2024/657

Karar Tarihi

6 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/735 - Karar No:2024/657

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/735

KARAR NO : 2024/657

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/06/2024

NUMARASI : 2024/386 E

İHTİYATİ TEDBİR TALEP

DAVACI :

VEKİLİ :

KARŞI TARAF

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tespit ve Muarazanın Giderilmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 06/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine ihtiyati tedbir talepli olarak açılan tespit ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkin davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı süresi içerisinde ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 29/04/2021 tarihli sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini belirterek; feshin haklı olduğunun tespitini, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında davalı şirkete teslim edilen ve halihazırda davalı uhdesinde bulunan ...'a ait 20/04/2021 tarihli 0411MW003219 sayılı 117.000,00 USD bedelli kesin teminat mektubu, ...'a ait 03/05/2021 tarihli 0411MW003244 sayılı 201.500,00 USD bedelli avans teminat mektubu ve ...'a ait 03/05/2021 tarihli 0411MW003246 sayılı 95.000,00 USD bedelli avans teminat mektubu hakkında, ilgili mektupların paraya çevrilme riski kuvvetle muhtemel olduğundan ve bu yönde ciddi ve kuvvetli bir endişe bulunması sebebiyle, ileride telafisi imkansız zararların doğmaması bakımından ve müvekkilinin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunduğundan HMK 389 ve devam maddeleri uyarıca dava sonuçlanana kadar teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ilgili bankaya bildirilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; talebin sözleşme çerçevesinde verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkin olduğu, HMK'nın 389/1.maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/1. maddesine göre; ihtiyati tedbirin, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceği, davacı vekilince aynı nitelikte Mahkemenin 2024/48 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, 18/04/2024 tarihli karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği; somut olayda, davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, teminat mektuplarının dava konusu olmadığı, dava konusu olmayan teminat mektupları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle; HMK'nın 389. maddesindeki yasal şartların dosya kapsamı itibariyle gerçekleşmemesi nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; Mahkemece davanın tanziminden önce ihtiyati tedbir talep edilmesi üzerine "yargılama gerektiği"; yargılamada ise "teminat mektuplarının dava konusu olmadığı" gerekçesi ile ret kararı verilmesinin; teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin geçici olarak önlenmesi için ihtiyati tedbir kurumundan faydalanılmasını imkansız kıldığını, Mahkemenin her iki gerekçesinden çıkan sonuca göre ne olursa olsun ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olamayacağını, davanın, muarazanın giderilmesi talebiyle açılmış olup haliyle teminat mektupları üzerindeki muarazayı da kapsadığını, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden doğan alacağın yahut tazminat talebinin dava konusu edilmesi söz konusu olmadığında; mahkemeden mevcut muarazaların giderilmesi talep edildiğine göre açık bir muaraza teşkil eden teminat mektuplarının paraya çevrilmesi hususunun dava kapsamı dışında yorumlanmasının hatalı olduğunu, davacı müvekkili şirketin, taraflar arasındaki teminat mektuplarının nakde çevrilmesi konusundaki muarazanın giderilmesi adına yasal yola başvurduğunu, ancak ihtiyati tedbir talebi değerlendirilirken asıl davadaki talebin Mahkeme tarafından göz ardı edildiğini, yahut hatalı değerlendirildiğini, asıl dava ile gerçekleşecek olan hukuki korumanın geçici hukuki korumayla bağlantılı olduğunu, bu nedenle asıl dava konusu üzerinde hak sahibi olan tarafın, geçici hukuki korumanın bir türü olan tedbir talebinde de bulunabileceğini, teminat mektuplarının davalı tarafından nakde çevrilmesi ve irat kaydedilmesinin, taraflar arasındaki muarazanın sebeplerinden biri olup; davacı müvekkili şirketin ilgili teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin Mahkeme yoluyla geçici olarak önlenmesini talep etme hakkı olduğunu, mahkeme tarafından verilen kararda, geçici hukuki koruma talebinin, asıl dava konusu ile sıkı sıkıya olan ilişkisinin yanı sıra taraflar arasındaki güç dengesi de gözetilmeden değerlendirme yapıldığını, haliyle somut olay adaletinin sağlanamadığını, tedbir talebinin reddi ile davacı müvekkilinin maddi istikbalinin davalının inisiyatifine terk edildiğini, oysa davacı müvekkili şirketin ihtiyati tedbir kurumunun geçici hukuki korumasından faydalanma hakkının mevcut ve bu haktan faydalanmasının ise zaruri olduğunu, davacı müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğunun tespitinin, davalı tarafın teminat mektuplarını nakde çevirme ve irat kaydetme hakkı olup olmadığını da ortaya çıkaracağını; haliyle teminat mektupları üzerindeki uyuşmazlığı da gidereceğini, ancak yargılama neticesinde ortaya çıkacak tüm bu sonuçların, teminat mektupları hakkında tedbir kararı verilmesi halinde anlam ifade edeceğini, ihtiyati tedbir, geçici bir hukuki koruma sağladığından, tedbir talebinin kabulü ya da reddi için tam ispat aranmadığını, yaklaşık ispat ölçüsünün dikkate alındığını, somut olay açısından; teminat mektuplarının paraya çevrileceğinin ve irat kaydedileceğinin, davalı tarafın 14/03/2024 tarihli yazısında, açıkça beyan edildiğini, bu halde açık ve yakın bir riskin bulunduğunun da tartışmasız olduğunu, somut olaya bakıldığında; davacı müvekkili şirket tarafından davalı tarafa teslim edilmiş teminat mektuplarının bir kısmının avans teminat mektubu olduğunu; buna karşılık işe çoktan başlanmış ve üretimin tamamlanmış olduğunu; öyle ki sözleşme konusu ürünün tanıtımlarının dahi gerçekleştiğini ve davalı tarafça sergilendiğini; yine kesin teminat mektupları bakımından da davalı taraf yönünden herhangi bir zararın mevcut olmadığını; zira davalı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını; davacı müvekkili şirketin davalı tarafa, teminat mektuplarının paraya çevrilmesini gerektiren herhangi bir gerekçe vermediğini, davalı tarafın somut ve gerçekçi bir sebebinin bulunmadığını, yine, müvekkili şirket bakımından yaklaşık ispat koşulunun doğru şekilde uygulanmadığını, sunulan delillere rağmen talebin reddine karar verilerek, olası hak kayıplarının önünün açıldığını, teminat mektuplarının davalı tarafın uhdesinde bulunuyor olması nedeniyle davalının herhangi bir riskinden de bahsedilemeyeceğini, teminat mektuplarının döviz cinsinden düzenlenmiş olması karşısında; mektupları elinde bulunduranın, zaman bakımından enflasyona dayalı bir kaybı da söz konusu olmadığını, oysa teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde davacı müvekkili şirketin hem maddi hem de ticari itibar kaybının telafisi olmayacağının mevcut ekonomik şartlarda ortada olduğunu, tüm bunlara ek olarak; davalı tarafa teslim edilen teminat mektuplarından avans teminat mektuplarının hukuken ve sözleşmede gelinen aşama itibariyle niteliği gereği nakde çevrilerek irat kaydedilmesinin de mümkün olmadığını belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, davalı tarafça paraya çevrilmesi talebinde bulunulma riski kuvvetle muhtemel olduğundan ve bu yönde ciddi ve kuvvetli bir endişe bulunduğundan, ileride telafisi imkansız zararların doğmaması bakımından ve müvekkilinin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunduğundan, HMK 389 ve devam maddeleri uyarıca teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Dairemizce bir hüküm verilmemesi halinde hukuka ve ihtiyati tedbir kurumunun özüne uygun değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesini talep etmiştir.

Talep, taraflar arasında düzenlenmiş olan 29/04/2021 tarihli sözleşmenin davacı yüklenici tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ve muarazanın giderilmesi davasında kesin ve avans teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine dair verilen kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3. İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinveSözleşmesindenTespitMuarazanın(EserkonusuhükümankaraKaynaklanan)Giderilmesitalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim