Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2023/1296
2024/620
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2023
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.07.2024
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli asıl ve birleşen davada mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... ...AŞ. vekili ile asıl davada davalılar .....A.Ş ve ......A.Ş - birleşen davada davacı ......AŞ. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı ... ...AŞ. vekili özetle; davalılardan ... ... ...AŞ. ile ... ...... A.Ş. nin ...' den aldıkları lisans sözleşmesi uyarınca diğer davalı yüklenici ......A.Ş.'den anahtar teslim yapım işlerini, iş sahibi ... ... Üretim A.Ş. olan ... HES Projesi işini 28.000.000 Euro, davalı iş sahibi ... ... Üretim San. ve Tic. A.Ş. den ... I, II, 4-2,4-3,5 baraj imalat işlerini 25.240.233,18 Euro bedelle anahtar teslim üstlendiğini, ihale ve sözleşme ekleri ile birlikte kesin projenin 507 pafta halinde alındığını, işyeri teslim tutanağının ... için 24.04.2008, ... HES işleri için 04.01.2008 tarihinde düzenlendiğini, kamulaştırmanın henüz tamamlanmadığını, imalat süresince kamulaştırma işlemlerinin devam etmesi nedeni ile işe başlama ve yapım süresinin uzadığını, davalı uhdesindeki iş ve şantiye sahalarının kendileri tarafından satın alınmak ya da kiralanmak sureti temin edildiğini, kısmi yer tesliminden sonra kati projelerin hatalı olduğunun uygulama safhasında anlaşıldığını, ihbar mükellefiyeti uyarınca davalıların uyarıldığını, davalıların proje müellifi şirketlerin projelerinin hatalı olduğunu kabul ettiklerini, projelerin yeniden yapıldığını 507 pafta olan ihale projesinin değiştirilerek 3.700 pafta halinde 4 yıllık süreçte teslim edildiğini, mahal listelerinin 2009- 2010 yıllarında verildiğini, elektromekanik ekipmanın davacıların tercihleri sebebi ile değiştirilmesinin projelerin tamamının değişmesine yol açtığını, işin akdedilen anahtar teslim sözleşmesi dışına çıktığını, tüm iletim kanalı kazı kesitlerinin, güzergâhlarının ve kanal tiplerinin, tüm yapıların boyutlarının yeni projeler ile değiştiğini, anahtar teslim sözleşmesi kapsamındaki iş programları, iş yeri teslim tarihleri, ödeme planı ve iş gücü çalışmalarının, makine, teçhizatın uygulama dışı kaldığını, işveren onayına sunulan iş programının iki defa revize edildiğini, tüm HES projelerinin süre uzatımına rağmen dilekçesindeki hesaplamalar gibi süresinden önce bitirildiğini, kati avans ve nakdi teminatın iadesi için verilen teminat mektubu tutarının toplam 14.000.000 Euro olduğunu, nakit teminatın geçici kabul tutanağı ile teslim edilmesi sebebi ile davalıların geçici kabulden kaçındıklarını, tesislerin işletmeye alındığını, 2008-2009 yıllarında davalıların hakediş ödemesini sözleşmede kararlaştırılanın aksine vadeli senetle yaptıklarını, müvekkilinin işi sanat ve fen kaidelerine uygun olarak ve süresinden önce tamamlayıp teslim ettiğini, tesislerin üretime geçtiğini, DSİ tarafından yapılan geçici kabule ve müvekkilinin talebine rağmen davalıların geçici kabulden kaçındıklarını, işin tamamlanmasına rağmen cezai şart kesintisi yapıldığını, götürü bedel koşulları dışına çıkılan yeni projeler ile toprak işlerinin %132, betonarme işlerinin %47, hidromekanik ekipmanın %235, tesisat işlerinin %88, mekanik aksamın %410 seviyesinde arttığını, ... HES'lerin uluslararası piyasada çok yüksek bir bedelle satıldığını, kalan tüm eksikliklerin dahi müvekkili tarafından tamamlandığını, gerçekleşen iş artışı nedeniyle ödeme yapılmasının talep edildiğini, davalıların işlerin tamamlanmasına rağmen ellerindeki teminat mektuplarını sözleşmeye aykırı şekilde iade etmemekte direnerek müvekkilinin yasal yollara başvurmasını engellediklerini, ibraname alınmadan hiçbir ödeme yapılmadığını, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi riski altında olduklarından davalılara ibranameler verildiğini, fazla imalat bedelleri talep edilmiş ise de, başka nam altında kısmen ödeme yapıldığını, teminat mektuplarını kurtarmak ve bir kısım alacağı tahsil etmek zorunluluğu ve şirketin devamlılığı için kaçınılmaz olduğundan muhataplar ..., ... ve ...'nın dayatmaları yüzünden muhatapların istediği gibi mutabakat yapmanın zorunlu hale geldiğini, şirket temsilcisi tarafından 16.07.2012 tarih 64, 65 nolu ve 17.07.2012 tarih 68, 69 nolu yazıların imzalandığını, bu belgelerin imzalanmasından sonra davalıların kestikleri gecikme cezalarını iade ettiklerini, gecikme ceza kesintilerinin iade edilmesinin teslimde gecikmeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığını gösterdiğini, TBK madde 21 de düzenlenen gabinin şahsa bağlı sübjektif ve ivazlara bağlı objektif şartlarının gerçekleştiğini, düzenlenen 64, 65 ve 68, 69 nolu yazılar ile fazla imalat bedelinin ... için 5.040.000 Euro +KDV ve ... için 1.444.000 Euro +KDV olarak belirlendiğini, belirtilen belgelerden sonra kesin hakedişlerin buna göre düzenlendiğini, imalat miktarı, imalat niteliği ve imalat süresinin yanlar arasında nizalı olmadığını, müvekkil şirketin müzayaka altında verdiği ve gabin nedeni ile bağlı olmadığı belge ve ibranamelerin geçerli olmadığını ve yapılan imalat bedelinin tespiti gerektiğini, Saraç Bendi için davalı ... ve ... ... şirketlerinden 7.757.068 Euro imalat bedeli talep edildiğini, davalı tarafın baskısı ile 16.07.2012 tarih ve 64 sayılı yazı ile 1.444.000 Euro bedelin kabul edildiğini, akabinde 23 nolu hakedişin düzenlendiğini, ancak kısmen ödendiğini, bu iş için şimdilik 1.000.000 Euro talep edildiğini, ... HES'lerdeki imalatın 45.839.834.39 Euro'ya ulaştığını, davalıların iş artışını 5.040.000 Euro olarak kabul ettiklerini, ödemelerin tenzilinden sonra 17.000.000 Euro'dan fazla alacak bulunduğunu, bakiye alacak miktarının tespiti ile bu HES'ler için şimdilik 4.000.000 Euro talep ettiklerini öne sürerek gabin ve ikrah nedeniyle 16-17 Temmuz 2012 tarihli belge ve taahhütlerin hukuken geçersiz ve müvekkilini bağlayıcı olmadığının ve müvekkilinin davalılar nezdindeki alacağının Euro olarak tespitiyle; 1.000.000 Euro'nun ... ..Şirketi ile ... ...Şirketinden ve 4.000.000 Euronun ... ...Şirketi ile ... ...Şirketinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere KDV'si ve faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı ......AŞ. vekili özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacının dayandığı sözleşmelerin tarafı olmadığını, davacının müvekkili şirkete kati teminat mektubu vermediğini, müvekkilinin proje değişikliği talep etmediğini, müvekkilinin geçici kabul tutanağı yapmaktan kaçındığına yönelik iddianın asılsız olduğunu, davacının gabin iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmede yüklenicinin genel yükümlülükleri, bedel, öngörülmeyen güçlükler, projeler ve tamamlanma süresinin uzatılması konusunda açık düzenlemeler yapıldığını, davacının iş artışı nedeniyle ek ödeme talep etmesinin imzalamış olduğu sözleşmenin ilgili maddelerine (m. 4.1, 4.10, 4.11, 5.1) aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ...Şti ile ... ...Şti vekili özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her iki sözleşmenin davacı ile müvekkillerinden ......Şirketi arasında kurulduğunu, diğer müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kısmi dava açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, gabin iddiası nedeni ile açılan davanın hak düşürücü süre geçirilerek açıldığını, her iki sözleşmenin birim fiyata dayalı olmayıp anahtar teslimi götürü bedel esasına göre kurulduğunu, ihaleden önce gerekli plan, proje, kısmi değişiklikler ve diğer belgelerin davacı yükleniciye verildiğini, talebi gereğince davacıya süre uzatımlarının verildiğini, kesin teminat mektuplarının iade edildiğini, nakit teminat kesintilerinin kısmen eksik ve kusurlu işlemlerin karşılığı olarak tutulduğunu, davacı yüklenicinin yapılan her iki sözleşme konusu işle ilgili müvekkili ......Şirketine farklı tarihlerde ibranameler düzenleyip teslim ettiğini, ibranameler ile davacının alacağının kalmadığını kabul ettiğini, tarafların ibranamedeki şartlar dışında başka bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, ibranameden önceki olaylar dayanak gösterilerek herhangi bir şeyin talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ibranamelerin anlam ve sonuçlarını bilebilecek durumda olduğunu, gabin iddiasına yönelik yasal şartların gerçekleşmediğini, müzayaka iddiasının da gerçekçi olmadığını, müvekkilinin iddia olunan davacının müzayaka halinden yararlanmadığını, davacının serbest iradesi ile sözleşmeyi imzaladığını, somut olayda korkutmanın şartlarının da gerçekleşmediğini, davacının eksik ve hatalı imalatlardan sorumlu olduğunu, 17.04.2008 tarihinde 28 milyon avro bedel ile davacı ile sözleşme imzalandığını, davacı tarafın iş sahalarında gerekli incelemeleri yaptığını, sözleşme konusu işlerin yapılacağı yerlerin birbirinden uzak olduğuna ilişkin iddiasının dinlenebilir nitelikte olmadığını, davacı tarafın ihaleye basiretli bir tacir gibi teklif verdiğini, davacının işinin ehli bir tacir olarak teklif vermesi, sözleşmenin imzalanması aşamasında elindeki tüm verileri görmesi, tetkik etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ihalesini yapmış olduğu diğer on dört adet hidroelektrik santral ihalesinin de aynı dokümanlarla yapıldığını, bir sorun yaşanmadığını, davacının beş HES şantiyesinin başında yetersiz bir proje müdürü ile tecrübesiz bir inşaat mühendisiyle işe başladığını, şantiye mobilizasyonunun sözleşmenin imzalanmasından üç ay sonra başlatıldığını, kazı ve beton işlerinin hep gecikmeli yapıldığını, tüm uyarılara rağmen gecikmeli ve kalitesiz imalatların devam ettiğini, sahada yeterli teknik eleman ve mühendis bulundurulmadığını, denetim ve organizasyon sıkıntısı yaşandığını, geç kalan işlerle ilgili önlem alması gerektiğinin davacıya bildirildiği, ... 4.2 ve 4.3 işlerinde kamulaştırması yapılan arazinin büyük bir kısmında zilyetlik hükümlerinin cari olduğunu, yani taşınmazların Devlet'e ait olduğunu, kamulaştırmaların işe başlanmasını engellemediğini, projede yapılan elzem değişikliklerin ... HES ve ... HES projelerinin su yüklerini, gücünü kısaca karakteristik özelliklerini değiştirmediğini, davacıyla imzalanan sözleşmelerin 5. maddesinde “İşveren işlerle ilgili proje vb. teknik belgelerde gerekli göreceği her türlü değişikliği yapmaya yetkilidir. Yüklenici işlerin devamı sırasında gerekli görülecek bu değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorundadır.” düzenlemesinin bulunduğunu, ayrıca yüklenici proje uygulaması sırasında kendisine yapılmış olan tebligatın sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu düşünüyorsa 14 gün içerisinde itiraz etme hakkına da sahip olduğunu, aksi takdirde tebligat konusuyla ilgili itiraz hakkı kalmayacağını, davacı tarafın organizasyonsuzluğundan kaynaklanan maliyet artışını müvekkilinden çıkartmaya çalıştığını, kurulmuş olan beton santralleri kış şartlarına uygun olmadığından kış mevsiminde çoğu günler beton dökümü yapmadığını, çalışan taşeronların boş kaldıkları günlerin paralarını davacıdan aldığını, böylece işin maliyetinin arttığını, davacının sahada çalıştırdığı taşeronların sürekli değiştiğini, işe başladığı taşeron ile işin tamamlandığı bir şantiyesinin dahi bulunmadığını, taşeronlarının işinin ehli olmadığını, bu nedenle ciddi sıkıntılara neden olduklarını, santral binalarının tamamında içeri su sızma sorunu yaşandığını, bu sorunun giderilmesi için ciddi tamiratlar ve kimyasal su kesicilerin kullanıldığını, davacının sahadaki yetersiz denetimi sebebiyle çalışan taşeronların betonların yüzeyindeki çiroz demirlerini dahi kesmediklerini, bu ve benzeri işlerin davacının nam ve hesabına yaptırıldığını, sahada yapılan tüm çalışmalar günü kurtarmak için plansız programsız bir şekilde yapıldığından bozularak tekrar yapıldığını, ... 5 HES'de de tamamlanmayan pek çok eksiklik görüldüğünü, ... HES projeleri için 3.311.000 Euro, ... HES projesi için 616.000 Euro tutarında eksik ve kusurlu iş bulunduğunu, davacıdan ... 1 HES için 31.265,08 Euro, ... 2 HES için 9.934,18 Euro, ... 4.2 HES için 307.669,61 Euro, ... 4.3 HES için 64.095,84 Euro, ... 5 HES 17.262,89 Euro, ... HES için 182.930,27 Euro süre uzatım cezaları kesildiğini, ancak daha sonra davacının işi sonlandırabilmesi ve tesislerin ... üretimine başlayabilmesi için bu süre uzatım cezalarının, cezaların affı anlamına gelmemek üzere işin tamamlanması amacıyla avans olarak davacıya ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı ... ...Şirketi vekili özetle; müvekkili ile davalı arasında 04.01.2008 tarihinde ... 1, ... 2, ... 4.2, ... 4.3, ... 5 HES projelerine ve 17.04.2008 tarihinde ... projesine ilişkin sözleşmelerin imzalandığını, davalı tarafın iş programına uymadığını, talebi gereğince davalıya süre uzatımları verildiğini, verilen sürelerin kesin olduğunu, süre uzatımlarına rağmen davalının kusurundan kaynaklı olarak ... HES'de 218 gün, ... HES'lerde sırasıyla 262, 277, 420, 340 ve 338 gün gecikme yaşandığını, gecikme nedeniyle kar mahrumiyeti ile zarar ve ziyana neden olduğunu, davalının eksiklikler, iş programının gerisinde kalınması, yetersiz ve tecrübesiz personel çalıştırılması gibi nedenlerle her bir iş için ayrı ayrı birden çok kez ikaz edildiğini, davalının basiretli bir tacir gibi çalışmadığını, gerekli özeni göstermediğini, organizasyonu sağlamayamadığını, ... HES'ler arasında 90 km mesafe bulunduğunu, işin devam ve kalitesini sağlayacak organizasyonun gerçekleştirilemediğini, imalatların eksik ve kusurlu yapıldığını, 17-19.8.2011 tarihlerinde sahada yapılan incelemede ... HES'ler de eksik ve kusurlu işlerin 3.319.000 Euro olarak belirlendiğini, toplam iş bedelinin %10.96' sına denk geldiğini, eksikliklerin davalı tarafından kısım kısım yapıldığını, toplam 2.051.660 Euro'nun serbest bırakıldığını, müvekkili tarafından davalının eksik ve kusurlu olarak bıraktığı işler için KDV dahil 4.248.381,10 Euro harcama yaptığını ve halen 1.178.747 Euro eksik imalat bulunduğunu, yine ... HES'te 14-15.06.2011 tarihlerinde mahallinde yapılan incelemede eksik işlerin belirlendiğini, geçici kabul tutanağında eksik ve kusurlu işlerin 916.000 Euro olarak tespit edildiğini, müvekkili tarafından ... HES için KDV dahil 4.168.873,23 TL imalat yapıldığını ve halen 468.000 Euro eksik iş bulunduğunu, sözleşmelerde HES'lerin bitirilmesi gereken tarihlerin belirlendiğini, süre uzatımlarının verildiğini, sözleşmelerin 8.6. maddesi gereğince gecikilen her gün için binde bir oranında gecikme cezası ödenmesi gerektiğini, dilekçede her bir HES için gecikilen süre ve ceza hesaplanmak suretiyle 6 proje için toplam gecikme cezasının 16.582.726,58 Euro olduğunu öne sürerek, davalının neden olduğu kar kaybı ile zarar ve ziyana ilişkin talepleri ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000.000 Euro'nun faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili özetle; taraflar arasındaki 04.01.2008 tarihinde imzalanan ... 1, ... 2, ... 42, ... 4.3, ... 5 ve 17.04.2008 tarihinde imzalanan .. bendi HES sözleşmelerinin birbirlerinden ayrı bağımsız sözleşmeler olduğunu, davalar arasında bu sebeple irtibat bulunmadığı gibi birden fazla sözleşme ile ilgili ihtilafın aynı davada görülmesinin işin uzamasına neden olacağını, davaların tefrik edilerek ayrı ayrı görülmesi gerektiğini, davacıdan projeler ile topoğrafik yer teslimi ve kamulaştırma haritalarının teslimi istenmiş ise de, davacı tarafından bunların 2009 yılından başlayarak teslim edildiğini, davacı tarafından projelerin tesliminin 2011 yılına kadar devam ettiğini, ... VE ... 19.06.2009 tarihli gezi raporunda da belirtildiği üzere işin kati projelerinin yetersiz afaki jeolojik parametler ile hazırlandığı belirlenerek, işin devamı sırasında gözlemlenen jeolojik verilere göre kati projelerin ve uygulama projelerinin değiştirilmesi gerektiğinin rapor edildiğini, ... VE ... 11.09.2009 tarihli iş sahiplerinden ...... Şirketi'ne hidromekanik projelerin hazırlanması için ... Mühendislik firması ile anlaştıklarını ancak, geçmiş dönemli alacaklarının bulunması sebebi ile proje teslimatlarında yaşanabilecek gecikmelerden tarafların sorumlu olmayacaklarını bildirdiğini, davacı tarafın proje müellifine borcunu ödemediği için alacak tahsil edilene kadar projelerin teslim edilmediğini bu tarih itibariyle bildirmiş olmasının müvekkili tarafından uygulanacak proje bulunmadığını gösterdiğini, işin anahtar teslimi götürü bedelli olduğunu, müvekkili şirketin davacının neden olduğu gecikmeyi kısaltmak için her türlü imkanını seferber ettiğini ve proje sürelerini dahi kullanma gereği duymadan işin teslimini gerçekleştirdiğini ve üretimin başlamasını sağladığını, işin geçikmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin eksik bıraktığı hiçbir iş kalmadığını, müvekkili tarafından projelerin tamamlanarak süresinden önce işleri teslim edildiğini ve HES'lerin üretime geçtiğini, geçici kabul ve üretim tarihleri gözetildiğinde davacı tarafça cezai şart için açıkça ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin teslim alınmış olması nedeniyle cezai şartın düştüğünü, müvekkili şirket sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince, kati teminat mektuplarını davacı tarafa teslim ettiğini, davacı ve iş sahibi şirketlerin ... ve DSİ ile geçici kabul tutanaklarını yaptıkları, tesisler işletmeye alındığı halde ve talep edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin geçici kabulünü yapmaktan kaçındıklarını, müvekkilinin tüm proje değişiklikleri, mertaj artışları, işyeri ve işsahalarındaki geçikmeler, kamulaştırmanın henüz tamamlanmamış olması ve ödeme problemlerine rağmen projeleri teslim etiğini, davacının haksız ve dayanaksız olarak 613.157,87 Euro ceza kesintisi yaptığını, iş sahipleri ve davacının vaatlerine rağmen iş bedellerini müvekkiline ödemediklerini, müvekkilinin ......Şirketi nezdinde yaklaşık 14.000.000 Euro tutarlı teminat mektuplarının bulunduğunu, teminat mektuplarının nakde çevrilme tehdit ve baskısı altında müvekkilinin eksik işler yanında sözleşme dışı bir takım başka işlerde tamamlamak zorunda kaldığını, davacı tarafın müvekkil şirketi batıracak olan teminat mektupları ile tehdidi yüzünden 10.07.2012 tarihinde aldığı 14 sayılı ikrar metni ile müvekkili şirket temsilcisi tarafından 16.07.2012 tarihli 64 ve 65 numaralı, 17.07.2012 tarihli 68 ve 69 numaralı yazılar imzalandıktan sonra ......Şirketi'nin tehdit amaçlı kestiği geçikme cezalarını iade ettiğini, davacının bu şekilde temin ettiği ibranameler ile müvekkili şirketin fazladan yapılan imalatlar sebebi ile hak aramasını engellediğini, müvekkilinin bir kısım alacağını tahsil etmesi ve teminat mektuplarının süresinin sona ermesi, sürelerinin uzatılmaması üzerine teminat mektupları bakımında riskin de ortadan kalmasından sonra müvekkilinin açtığı tazminat davası ile alacağının tespitini ve şimdilik 5.000.000 Euro'nun tahsilini talep ettiğini savunarak zamanaşımı nedeniyle ve esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "...33. Eldeki somut uyuşmazlıkta yukarıda (m. 17, 18) da belirtildiği üzere iş sahipleri ... ve ... iken, yüklenici ve alt yüklenici ... ve ... olup sözleşmenin de davalı ... ve davacı ... arasında imzalandığı anlaşılmaktadır. 34. Bu durumda davanın sözleşmenin akitleri olan ... ve ... arasında görülmesi gerekmekte olduğundan husumetin davacı tarafından ...'e yöneltilmesi gerekli ve yeterli iken iş sahipleri olan ... ve ...'ya da yöneltilmesi nedeni ile bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Y15HD., 31.10.2019 tarih, 2019/378 Esas, 2019/4219 Karar). 35. Asıl davada davacının varlığını iddia ettiği alacaklarına yönelik olarak davalı ...'i ibra etmiş olduğu ancak bu ibranın aşırı yararlanma hukuki nedenine bağlı olarak iptalini talep etmiş olması bakımından da davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. 36. Davacının aşırı yararlanma hukuki nedenine dayalı olarak iptali gerektiğini iddia ettiği ibranamelerin tarihinin 17.07.2012 olduğu taraflar arasında ihtilaflı değildir. Bu anlamda sözkonusu belge tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. 37. Aşırı yararlanma TBK m. 28 hükmünde düzenlenmiş olup maddenin ikinci fıkrası "Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir" şeklindedir. Görüldüğü üzere aşırı yararlanma hukuki nedenine dayalı olarak sözleşmenin iptali 1 ve 5 yıllık hak düşürücü sürelere tabi kılınmıştır. 38. İptali talep edilen ibranamelerin tarihleri 17.07.2012 olup dava tarihi ise 30.12.2013 olduğu dikkate alındığında davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmektedir. 39. Bir yıllık hak düşürücü süre bakımından davacı şirket, iptalini ileri sürdüğü ibranamenin "düşüncesizlik" nedeni ile değil "zorda kalma" nedeninden kaynaklı olarak düzenlendiğini iddia etmiş olmasına göre hak düşürücü sürenin başlangıcını da bu hale göre belirlemek gerekmektedir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya vermiş olduğu teminat mektuplarının nakde çevrilme tehlikesine karşılık iptalini talep ettiği ibranameleri düzenledikleri ve teminat mektuplarının riskinin ise süre uzatımlarının davalının muvafakati ile yapılmaması ile 02.01.2013 tarihinde ortadan kalktığını ileri sürmüş olup bu anlamda zorda kalma durumunun ortadan kalktığı tarihin 02.01.2013 olduğunu iddia etmektedir. 40. Davalı ... vekili de sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından verilen teminat mektuplarının davacıya 20.02.2013 tarihinde iade edildiğini 21.02.2014 tarihli cevap dilekçesi içeriğinde beyan etmiş olup yine dosya kapsamına yer alan teminat mektubuna ilişkin belgelerden bu durumun tarafların beyan ettikleri gibi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket ekonomik olarak zor durumda kaldığı dönemde teminat mektuplarının nakde çevrilme riski bulunduğu ve bu zorda kalma nedeni ile iptalini talep etmiş olduğu ibranameleri düzenlediğini iddia ettiğine göre artık teminat mektuplarının iadesi ile zorda kalmanın ortadan kalktığının kabulü gerekeceğinden eldeki davanın da 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerektiği mahkeme heyetimizce değerlendirilmiştir... 51. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, davacı yan 16.07.2012 ve 17.07.2012 tarihli "ibraname" niteliğindeki belge ve taahhütlerin "aşırı yararlanma" nedenine dayalı olarak iptali gerektiğini iddia etmiş olup objektif unsurun öncelikle değerlendirilmesinde, hükme esas alınan 01.11.2021 tarihli kök ve 3 ek bilirkişi raporlarında, bilirkişi heyetince davacı ... ile ... arasındaki iş artışına yönelik yapılan yazışma neticesinde gerçekleşen revizenin ...'in yönetim kurulunca 10.07.2012 tarihinde alınan karar nazara alınarak zorda kalması nedeni ile yapıldığı ve bu nedenle dikkate alınamayacağı değerlendirmesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 52. Ancak dosya kapsamındaki 16.07.2012 tarih ve Ö/64 sayı ile 16.07.2012 tarih ve Ö/65 sayılı ...'in ...'e yazmış olduğu yazılarda proje değişiklikleri nedeni ile iş artışı yaşandığı ve bu nedenle ... HES projesi için 1.444.000,00.-Euro, ... (I, II, 4-2, 4-3, 5) HES projeleri için 5.040.000,00.-Euro arttırılması gerektiği bildirilmiş, davalı ... tarafından ise sözkonusu iş artış tutarları kabul edilmiştir. Sözkonusu tutarlarda iş artış bedellerinin kabul edildiği hususu ...'in de kabulünde olup bu husus ihtilaflı değildir. 53. Her ne kadar davacı yanın 16.07.2012 tarihli Ö/64 ve Ö/65 sayılı yazılarında davalı ... tarafından kendilerinin zor durumda olması nedeni ile düzenletildiğini iddia etmiş ise de, bu belgelerin ibraname niteliğinde olmadığı gibi belge içeriğinde talep edilen iş artış tutarları neticede ... tarafından kabul edilmiştir. Bu anlamda objektif unsur olan "açık oransızlık" ölçütünün belirlenmesinde iş artış bedellerinin de hesaba dahil edilmesi gerektiği şüphesizdir. Bu durumu davacı ...'in yönetim kurulunca alınmış olan 10.07.2012 tarihli kararı da değiştirmeyecektir. Zira yönetim kurulunun tek yanlı almış olduğu bir kararın bağlayıcılığı 3. Kişileri bağlayıcılığı bulunmadığı gibi davalı ...'in kabulünde olan iş artış oranı hesaba dahil edilmemesi gibi bir sonuç ortaya çıkaracaktır. 54. Açıklanan bu nedenle "açık oransızlık" bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından mahkememizce bilirkişi heyetinden 3. Ek rapor düzenlenmesi istenilmiş ve iş artış bedelinin hesaba dahil edilmesi halinde uygulama projeleri kesin hesabına göre iş artış oranının belirlenmesi istenilmesi üzerine, 25.04.2023 tarihli 3. Ek rapor düzenmiş olup sözkonusu rapor içeriğinde ... (I, II, 4-2, 4-3, 5) HES projeleri için iş artış oranı % 21, ... HES projesi için ise % 28,71 olarak belirlenmiştir. 55. Bu halde ise yukarıda TBK m. 28 hükmüne ilişkin yapılan bütün açıklamalar nazara alınarak ve özellikle TTK m. 18/2 hükmü ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde ... (I, II, 4-2, 4-3, 5) HES projeleri için % 21, ... HES projesi için ise % 28,71 belirlenen iş artış oranlarının objektif unsur olan "açık oransızlık" ölçütünde kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. 56. Yine subjektif unsur yönünden mahkememizce 23.02.2023 tarihli celsede, davacı şirketin ibraname dönemini kapsayan ekonomik durumunun belirlenmesi bakımından bilanço, defter ve diğer kayıtların bir bütün olarak genel değerlendirmesi ile ekonomik durumu ile ödemeler dengesinde her hangi bir problem yaşayıp yaşamadığının (zor durumda kalması) belirlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince 25.04.2023 tarihli 3. Ek Rapor düzenmiştir. Her ne kadar bilirkişi heyetince davacı ...'in mali kayıtları incelenmesi neticesinde ödemeler dengesinde problem yaşanacağı yönünde kanaat bildirmiş ise de, özellikle iptali istenilen ibraname tarihinde davacı şirketin mali durumuna ilişkin olarak kısa vadeli borçlar ve kısa vadeli alacakları değerlendirildiğinde yalnızca 6.282.745,14.-TL kadar bir açık bulunduğu bilirkişi heyetince yapılan tablodan görüldüğü, buna karşın davacı şirketin aktifinde yer alması gereken davalı şirketten olan alacağının (alacak tutarına ilişkin davalı ...'in kabulü bulunmamakta) tahsil edilememesi halinde kısa vadeli borçlara ilave edilmesinin doğru olmayacağı, bu son hale göre davacı ...'in subjektif unsur olan "zorda kalma" halinde olduğunun kabul edilemeyeceğinden mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılmıştır. 57. Öte yandan diğer bir subjektif unsur olan "zarar verme kastı" yönünden ise bu hususta davacı yanca somut bir delil ortaya konulmadığı gibi özellikle dosya kapsamında yer alan ve davacı ... tarafından davalı ...'e iptali talep edilen ibranamelere kadar sözleşme tarihinden sonra tüm hakedişler karşılığı ibraname verilmiş olduğu da nazara alındığında zarar verme kastından da sözedilemeyeceği değerlendirilmiştir. 58. Davacı yan dava dilekçesinde ve yargılama boyunca esasen hukuki neden olarak "aşarı yararlanma" hukuki nedenine dayalı olarak talep sonucunda belirtiği ibranamelerin iptalini talep ettiği anlaşılmakla birlikte yine dava dilekçesi içeriğinde korkutma hukuki nedenine de değindiği anlaşılmaktadır... 61. Yukarıda aşırı yararlanmaya (gabin) ilişkin ortaya konulan gerekçelerden de anlaşılacağı üzere korkutmanın koşullarının düzenlenmiş olduğu TBK'nın 38. maddesinin birinci (1) ve ikinci (2) fıkrasında yer verilen koşulların gerçekleştiği söylenemeyecektir. Zira yine yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, edimler arasında aşırı oransızlık bulunması ve zarar verme kastı ile zorda kalma hallerinin bulunmaması nazara alındığında korkutmanın koşulları olan kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir tehlikenin varlığı ispatlanamadığı gibi davacının zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlanmış olduğu da ispatlanmış değildir. 62. Açıklanan bu nedenle korkutma hukuki nedenine dayalı olarak da iptali talep edilen ibranamelerin iptali yönündeki istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 63. Birleşen davanın değerlendirilmesinde; 64. Birleşen davada davacı ... işlerin süresinde bitirilmemesi nedeni ile sözleşme hükmüne dayalı olarak cezai şart olarak gecikme cezası alacağı talep etmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8.6 maddesi "işveren tarafından verilen süre uzatımı hariç, iş programında belirtilen işler zamanında tamamlanamadığı takdirde, geçen her gün için yüklenicinin hakedişinden iş bu sözleşme bedelinin % 0,01 (binde bir) oranında gecikme cezası kesilir..." hükmünü içermektedir. ...70. Birleşen dava yönünden yapılan açıklamalar neticesinde somut olay ele alındığında, her ne kadar birleşen davada davacı ... ifaya ekli cezai şart niteliğinde gecikme cezası talebinde bulunmakta ise de, dosya kapsamında alınan 2 kök ve ek raporlarda bilirkişi heyetlerince gecikmeden davalı ...'in kusurunun bulunmadığı yönde değerlendirme yapıldığı ve talebinin yerinde olmadığı yönünde değerlendirme yapılmıştır. 71. Dosya kapsamında yer alan belgelerden ve tarafların beyanlarında da anlaşılacağı üzere, taraflar arasında akdedilen sözleşmede kararlaştırılan projenin uygulama sırasında değişime uğradığı ve bu nedenle taraflarca ek sürelerin kararlaştırıldığı sabittir. Esasen davacı ...'in iş artışı yönünden kabulünün bulunduğu yukarıda yapılan açıklamalarda da değinilmiştir. 72. Bu duruma göre alınan bilirkişi raporlarında işin uzamasında davalı ...'in kusurunun bulunmadığının değerlendirilmiş olması, projelerde yapılan değişiklikler ve işin ifası neticesinde davacı ... tarafından ifanın çekincesiz olarak kabul edilmiş olduğunun dosya kapsamında yer alan ibra belgelerinden ve teslim belgelerinden de anlaşılması nazara alındığında birleşen davada davacı ...'in gecikme cezası talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir. 73. Yapılan tüm açıklamalar çerçevesinde asıl ve birleşen davada davacıların davalarının reddi yönünde değerlendirme yapılmış..." gerekçesiyle "... ... yönünden davanın REDDİNE, B-Davalılar ... ..... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, II-BİRLEŞEN DAVA Davanın REDDİNE, " karar vermiştir.
Asıl davada davacı- birleşen davada davalı ......şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla, teslimde gecikmenin davalılardan kaynaklandığı, ihale dokümanı ekindeki kati projelerin 507 paftadan ibaretken hatalı olmaları sebebiyle yeniden düzenlendikleri 3700 paftaya ulaştığı, paftaların zaman içerisinde teslim edilebildiği, proje değişiklikleri sonucu iş artışı ile imalatın akdedilen sözleşmelerdeki anahtar teslim taahhüdün dışına çıktığı, farklılaştığı, bazı imalat kalemlerindeki artışın %100'den fazla olduğu, iş programının proje değişiklikleri sebebiyle iki kez revize edildiği, davalıların onayına sunulduğu, davalılar ile proje müellifleri arasında belirtilen proje hataları sebebiyle uyuşmazlık çıktığı, davalar açıldığı, sözleşmelerle taahhüt edilen işlerin bütünüyle değişmesi ve işin artmasına rağmen müvekkilinin imalatları verilen süre uzatımlarından önce tamamladığı, teminat mektuplarının yanı sıra hakedişlerden %5 oranında teminat kesintisi yapıldığı, teminat kesintilerinin 25.03.2011 tarihinde 2.558.652,51 Euro tutarlı teminat mektubu karşılığında kısmen ödendiği, teminat kesintisi 942.652,51 Euro'nun halen ödenmediği, geçici kabul tutanağı ile teslim edilmesi gerektiği, 2011 yılı içerisinde belirttiği tarihlerde HES'lerin işletmeye alındığı, ... ve DSİ'nin geçici kabulleri yaptığı, davalıların teslim aldıkları ve işletmeye açılan projelerle ilgili olarak müvekkilinin geçici kabulünü yapmaktan kaçındıkları, müvekkili tarafından 25.240.233,13 Euro anahtar teslim üstlenilen ... HES projelerindeki imalatların iş artışlarıyla 46.000.000 Euro'ya ulaştığı, müvekkiline anahtar teslim bedeli üzerinden dahi alacağının ödenmediği, davalılar nezdindeki 14.000.000 Euro tutarlı teminat mektupları ve bu mektupların paraya çevrilme tehdit ve riski nedeniyle müvekkilinin davalıların taleplerini yerine getirmek zorunda kaldığı, ibranamelerin davalı ......Şirketi'nin şantaj ve tehdidi ile verildiği, ara hakediş ödemelerinin avans mahiyetinde olduğu, ancak davalıların baskısı ile her ödeme karşılığında ibraname alındığı, müvekkilinin 10.07.2012/14 sayılı kararla bu durumu belirterek davalıların dayatmaları nedeniyle şirketin varlığını sürdürebilmesi için davalı tarafın istediği şekilde mutabakat yapılması, bu tarihten sonra yapılacak mutabakat, ibra vs.lerin müvekkilini bağlamayacağı belirtilerek yönetim kurulu başkanına yetki verildiği, belgenin ikrah zaptı niteliğinde olduğu, 64, 65, 68 ve 69 numaralı yazıların bu suretle düzenlendiği, belirtildiği şekilde iş artışı sonucu meydana gelen fazla imalatın bedelinin davalı tarafın kabul ettiği miktarda belirlendiği, fazla imalat bedellerinin ... HES'ler için 5.040.000 Euro + KDV, ... için 1.444.000 Euro+ KDV olarak kesin hakedişlere girdiği, belirtilen yazılarda bu bedellerin anahtar teslim götürü bedel içerisinde olduğu, yasal yollara müracaatta gayri kabili rücu olarak feragat edildiği, yasal yola müracaat edilmesi halinde bedelin yıllık %50 faizle davalılara iade edileceği hususunda taahhütte bulunmak zorunda kalındığı, belirtilen belgelerin düzenlenmesini takiben baskı ve tehdit amaçlı kesilen gecikme cezalarının müvekkiline iade edildiği, somut olayda gabinin objektif ve subjektif şartlarının gerçekleştiği, proje hatasından kaynaklı olarak ve heyelan nedeniyle imalatların yıkıldığı, müvekkiline tekrar yaptırıldığı, davalı ... tarafından sigorta bedelinin tahsil edildiği, ancak müvekkiline ödenmediği, sigorta ödemesinin davalı tarafta kaldığı, davalıların belirtilen tüm belgeleri ve ibranameleri müvekkilinden aldıktan sonra teminat mektuplarının süresinin uzatılmasını talep etmedikleri, teminat riskinin böylece müvekkili bakımından 02.01.2013 tarihinde sona erdiği, davalı tarafın ... HES'ler için 25.ve ... için 23.kesin hakedişle belirlenen alacakları da tam olarak ödemedikleri, davalı tarafın kabul etmiş olduğu hesaplama kapsamında müvekkili şirketin alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği halde mahkemece bu hususa dahi dikkat edilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin fahiş bir hata olduğu, diğer bir deyimle müvekkilinin davalıların hesabına göre yani anahtar teslim fiyat itibariyle dahi alacaklı olduğu, BAM tarafından gabin ve ikra nedenine dayalı alacak dışında ödenmeyen hakediş alacağının da talep edildiği belirtilerek bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle kaldırma kararı verildiği, mahkemece bu hususun yine gözetilmediği, vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince fazla yapılan imalatın bedelinin yapıldığı yıl mahalli rayiciyle tespiti gerektiği, dilekçesinde açıkladığı iş artış oranları, iş artışı sonucu yapılan fazla imalatların bedelleri itibariyle edimler arasında açık oransızlık oluştuğunun belirli olduğu, gabin için aranan objektif unsurun gerçekleştiği, yine müvekkilinin belirlenen finansal durumu ile davalı tarafa verdiği teminat mektupları, teminat kesintileri itibariyle subjektif unsurun da gerçekleştiği, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda gabinin unsurlarının gerçekleştiğine dair tespite mahkemece itibar edilmediği, uzmanlık alanı olmadığı halde mahkemenin finansal değerlendirmeler yaptığı, mahkemenin tacirin faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket edilmesi gerektiğine dair gerekçesinin objektif unsurun değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağı, tacir olmanın subjektif unsur bakımından değer taşıdığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili ile ... arasındaki iş artışına ilişkin yazışma neticesinde gerçekleşen revizenin müvekkili yönetim kurulunca 10.07.2012 tarihinde alınan karar dikkate alındığında müvekkilinin zorda kaldığının tespit edilmesine rağmen mahkemece göz ardı edildiği, mahkemenin açık oransızlık unsurunun belirlenmesinde iş artış bedellerinin de hesaba dahil edilmesi gerektiğini belirtmekle bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmeleri dikkate almadığı, yine mahkemenin 16.07.2012 ve 17.07.2012 tarihli belgelerin ibraname niteliğinde olmadığını değerlendirerek belgelerin ibraname olduğuna dair iddiayı reddettiği, bilirkişi raporunda ise belgelerin, daha önce müvekkili yönetim kurulu tarafından alınan karar gereğince davalıların dayatmaları sonucunda müvekkili şirketin devamlılığı için kaçınılmaz olduğundan düzenlendiğinin belirtildiği, 16.07.2012 ve 17.07.2012 tarihli mutabakat metinlerinin ibraname niteliğinde olduğu, bilirkişi raporlarında iş artış oranının ... HES'ler için %46.66088 ve ... için %30,942726 olarak belirlendiği, buna göre imalat tutarlarının sırasıyla 37.017.548,08 Euro ve 36.663.962,33 Euro olduğu, ... tarafından onaylanan iş artışı nedeniyle fazla imalat için belirlenen bedellerin çok düşük kaldığı, mahkemenin hatalı kararındaki hesaplama kabul edilse dahi müvekkilinin yaptığı toplam imalatların kesin hakediş tutarlarına nazaran sırasıyla 6.357.593,97 Euro ve 8.596.905,12 Euro fazla olduğu, edimler arasında açık oransızlık bulunmadığına ilişkin mahkeme gerekçesinin anlaşılamadığı, ...'in dayatma ile çok daha düşük bir iş artışını kabul ettirmeye çalıştığı, Yargıtay'ın bir çok kararında ibraname olarak nitelendirdiği mutabakatnamelerin mahkemece ibraname olarak kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, gerekçeli kararda subjektif unsurun gerçekleşmediği belirtilmiş ise de, bilirkişi incelemesinde müvekkilinin kısa vadeli borçlarının alacaklarına nazaran 273.932.701,56 TL fazla olduğunun belirlendiği, mahkemenin uzmanlık alanı olmayan bir konuda değerlendirme yaptığı, müvekkilinin zorda kalmasından istifade edilerek, davalı tarafın üstün ekonomik konumu kullanılarak ibranameler imzalatılmak suretiyle menfaat temin edildiği, bilirkişi raporlarıyla belirli finansal durumu itibariyle müvekkilinin davalı tarafla anlaşmaması halinde ticari yaşamını sürdüremeyeceğinin açık olduğunun tespit edildiği, gerekçeli kararda sigorta bedeli 274.263,98 Euro bedel kesintisinin yerinde olmadığı belirtilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin de kararın çelişkili olduğunu gösterdiği, iş sahibi davalılar yönünden verilen husumet yokluğu nedeniyle ret kararlarının da hatalı olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalılar ... ve ......Şirketleri - birleşen davada davacı ......şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada dava değerinin 5.000.000 Euro olarak gösterildiği, müvekkili ... yönünden davanın esastan reddine karar verildiği, yabancı para alacağına ilişkin davada avukatlık ücretinin karar tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası karşılığı esas alınarak hesaplanması ve müvekkili lehine 1.700.805 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken eksik hesaplandığı, yine ret nedenleri farklı olduğu için asıl davada müvekkilleri lehine ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken maktu tek bir avukatlık ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu, karar gerekçesindeki müvekkilinin davacı .......Şirketi'ne fatura ettiği 274.263,98 Euro kesintinin yerinde olmadığına dair tespitin hatalı olduğu, ibranameler 17.07.2012 tarihli olmakla30.12.2013 tarihinde açılan davanın 1 yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek açıldığı, mahkemenin davanın hakdüşürücü süre içinde açıldığına dair gerekçesinin hatalı olduğu, 16 ve 17 Temmuz 2012 tarihinde ......Şirketi'nin iş artışlarına karşılık gelecek şekilde ödenen 6.484.000,01 Euro'nun müvekkili .......Şirketinde kalan teminat mektupları 5.529.850 Euro'dan daha fazla olduğu, davacının müzayaka altında kaldığı kabul edilse dahi 4.727.000 Euro tutarlı müvekkili nezdinde kalan teminat mektupları yönünden 31.12.2012 tarihine kadar beklendiğinin düşünülmesinin inandırıcı olmadığı, kaldı ki mahkemenin ilk kararında ibraname metninden her iki sözleşmeyle ilgili olarak sözleşme kapsamı ve kapsam dışı tüm imalatlar yönünden müvekkilinin ibra edildiğinin tespiti ile ibranamelerin geçerli, gabin ve ikrah iddialarının geçerli olmadığına karar verildiği, müvekkilinin teminat mektuplarını paraya çevireceğine ilişkin beyan ve hareketinin bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, yine tacir olan .......Şirketi'nin sözleşme gereğince verdiği teminat mektuplarının nakde çevrilebileceğini, icra takiplerine maruz kalabileceğini öngörmesi gerektiğini, kaldı ki teminat mektuplarının nakde çevrilmesi tehdidi olarak belirtilen durumun korkutma ve gabin sebebi sayılamayacağı, tek çarenin ibraname imzalamak olmadığı, bilirkişi mütalaasında davanın 30.12.2013 tarihinde 1 yıllık hakdüşürücü sürenin dolmasına 2 gün sonra açılması, teminat mektuplarının süresinin 02.01.2013 tarihinden sonraya uzatılmamış olması dikkate alındığında zor durumda kalmanın somut olayda gerçekleşmediğinin belirtildiği, davanın süresinde açıldığına dair mahkeme gerekçesine katılmadıkları, mahkeme gerekçesinde ... HES'ler için iş artışının %21, ... için %28,71 olarak belirlendiği ve gabinin objektif unsurunun gerçekleşmediğinin tespit edildiği, ... projelerinin birbirinden bağımsız olması nedeniyle değerlendirme yapıldığında iş artışı oranının daha düşük çıkacağı, birleşen dava yönünden ise sözleşmelerin 8.6 maddelerinde gecikilen her gün için binde bir oranında gecikme cezası öngörüldüğü, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, mahkeme ifanın çekincesiz olarak kabul edilmiş olması ile gecikmenin davalı ......Şirketi'nin kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verdiği, oysa sözleşmenin 8.6 madde hükmü gözetildiğinde mahkemenin gecikme cezasının saklı tutulduğunun özel olarak bildirilmesi gerektiğini, aksi halde gecikme cezası talebinin düşeceğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğu, sözleşmede sürelerin belirlendiği, talebi üzerine .......Şirketinin süre uzatımları verildiği, süre uzatımlarına rağmen her bir projede tabloda listelendiği üzere 218 ila 420 gün gecikme yaşandığı, bilirkişilerin gecikilen süreleri hesaplayarak buna göre gecikme cezalarını tespit etmeleri ve hükmedilip hükmedilmeyeceği hususunda takdiri mahkemeye bırakmaları gerekirken hukuki değerlendirme yaptıkları, HES projlerinde çoğu kez kati projenin mevcut haliyle tamamlanamayacağı, saha koşulları görüldükçe zamanla uygulama projelerine dönüşmelerinin işin akışı gereği olduğu, kaldı ki sözleşmenin 5.1 maddesinde iş verenin proje ve belgelerde gerekli gördüğü değişiklikleri yapmaya yetkili olduğu ile yüklenicinin bu değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorunda olduğunun kararlaştırıldığı, davalının değişiklikler ve projelerin geç iletilmesi hususlarında müvekkiline yazılı veya sözlü hiçbir itiraz ve talebinin bulunmadığı, ayrıca davalının son süre uzatımı talebini yaptığı tarih itibariyle işin tüm şartlarını biliyor ve iş şartlarını öngörebiliyor olduğunun kabulü gerektiğini, ... HES projelerinde şantiyeler arasındaki mesafenin yaklaşık 90 km olduğu, davalının gerekli organizasyonu kuramadığı, yeterli sayıda ve nitelikte eleman bulundurmadığı, şantiye mobilizasyonunu dahi 3 ay sonra başlattığı, müvekkili tarafından uyarıldığı, dilekçesinde özetlediği üzere davalının sözleşmeye aykırı imalatlar, iş programının gerisinde kalınması, yeterli teknik eleman bulundurulmaması nedeniyle bir çok kez uyarıldığı, ancak sonuç alınamadığı, ... üretim tarihinden sonra da eksik işler tespit edildiği, müvekkili tarafından davalı nam ve hesabına yaptırıldığı, santrallerin devreye alınmasından sonra paylaşılan projeler ile ilave imalatların müvekkilinin projeleri geç başlamasından dolayı işin geciktiğine değil davalının iş programının gerisinde kaldığını gösterdiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... ...AŞ. vekili ile asıl davada davalılar .....A.Ş ve ......A.Ş - birleşen davada davacı ......AŞ. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda yüklenici ......AŞ. ile taşeron ......AŞ. arasında ... (I, II, 4-2, 4-3, 5) Hidroelektrik Santrallerinin İnşasına ilişkin 26.12.2007 tarihli ve ... Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali İnşasına ilişkin 17.04.2008 tarihli sırasıyla 25.240.233,18 Euro +KDV ve 28.000.000 Euro+ KDV götürü bedelli eser sözleşmelerinin akdedildiği çekişmesizdir.
Asıl davada davacı taşeron vekili; sözleşme eki kesin projelerin 507 pafta olarak teslim edildiği halde kısmi yer tesliminden sonra kesin projelerin hatalı olduğunun tespiti üzerine projelerin değiştirildiğini, 3700 paftaya çıktığını, işin anahtar teslim sözleşme kapsamından çıkarak iş artışı sonucu yeni bir projeye dönüştüğünü, sözleşmede kararlaştırılandan daha fazla iş yapıldığını, ancak sözleşmenin ifası ve ödemeler aşamasında gabin ve tehdit nedeniyle iş artışı sonucu fazla imalata ilişkin olarak davalı tarafa ... HES'e ilişkin iş artışı nedeniyle iş bedelinin 1.444.000 Euro arttırılması talepli 16.07.2012 tarihli 64 sayılı ve ... HES'lere ilişkin iş artışı nedeniyle iş bedelinin 5.040.000 Euro arttırılması talepli 16.07.2012 tarihli 65 sayılı, artışın sadece bu belgelerde sınırlı olarak belirtilen iş kalemleri ile değil işin bütünü ile ilgili bağlı olduğu, sözleşmenin anahtar teslimi ve götürü bedel niteliğini değiştirmediği, işveren olarak bedel artışına muvafakat verilmesi durumunda, bu muvafakatin sözleşmeden doğan haklarından herhangi bir şekilde kısmen veya tamamen feragat ettikleri anlamını taşımayacağı, bedel artışına neden olan durumlar sebebiyle sözleşmeyle kararlaştırılan iş tamamlanma tarihinde herhangi bir değişiklik talebinde bulunmayacakları ve belirttikleri sebeplerle bir başka hak talebinde bulunmayacakları içerikli belgeleri düzenlemek zorunda kaldıkları, her iki sözleşme kapsamında 64 ve 65 sayılı belgelerde yazılı miktarlardan daha fazla hakediş alacaklarının bulunduğu, bu belgelerde yazılı hakediş alacaklarının dahi ödenmediği iddiası ile alacak talep ettiği; birleşen davada ise yüklenici ......A.Ş vekilinin işin süresinde bitirilmemiş olması nedeniyle eksik bırakılan işlerin tamamlanması için daha fazla bedel ödendiği, halen eksik iş bulunduğu iddiası ile gecikme cezası talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller kapsamında, ......Şirketi ile ......Şirketi arasında düzenlenen hakedişlerin incelenmesinde, ... işine ilişkin götürü bedelin 29.444.000 Euro ve ... HES'lere ilişkin götürü bedelin 30.280.179,20 Euro olduğu, asıl davada davacı .......AŞ'nin bu bedellerin kararlaştırılmasında gabin iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmış olup, davacının yine kesin hakedişlerde ve davacı tarafça gönderilen 18.07.2012 tarihli ihtarda geçici kabul eksiklikleri için davacının hakediş alacağından ... HES için 916.000 Euro, ... HES'ler için toplam 3.319.000 Euro nakdi teminat kesildiği anlaşılmakla, mahkemece asıl davada yukarıda belirtilen her iki sözleşmedeki götürü bedel kapsamında geçici kabulde belirtilen eksikliklerin giderilip giderilmediği ile giderim bedeli incelenip değerlendirilmek ve davalı- birleşen davada davacı .......A.Ş tarafından kesilen gecikme cezalarının kesin hakedişlerde iade edilmiş olduğu da gözetilerek bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından asıl davada davacı- birleşen davada davalı ......AŞ. vekili ile asıl davada davalılar .....A.Ş ve ......A.Ş - birleşen davada davacı ......AŞ. vekilinin istinaf başvurularının, kaldırma nedenlerine göre sair istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre inceleme yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. ) Asıl davada davacı. birleşen davada davalı ... ...AŞ. vekili ile asıl davada davalılar .....A.Ş ve ......A.Ş . birleşen davada davacı ......AŞ. vekilinin istinaf başvurularının kabulüne,
2. ) Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.07.2023 tarih ve 2019/75 E. 2023/584 K
sayılı kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına,
3. ) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4. ) Asıl davada davacı. birleşen davada davalı ......AŞ tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5. ) Davalı ......AŞ tarafından yatırılan 269,85 TL ve 269,85 TL olmak üzere toplam 539,70 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
6. ) Davalı ......AŞ tarafından yatırılan 269,85 TL ve 269,85 TL olmak üzere toplam 539,70 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
7. ) Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 10.07.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09