Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2024/432
2024/590
3 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/03/2024
NUMARASI : ......
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; işveren ... ..... arasında imza altına alınan sözleşme kapsamında; asansörlerin imalat ve montajını üstlenen ... ... firması ile asansörlerin periyodik bakımını üstelenen ... ... firmalarının sözleşmeden doğan edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, bu hususta davalı ... ... ...... Noterliği'nin 10.01.2022 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi, davalı ... ..... Bakırköy 40. Noterliği'nin 28.03.2022 tarih ve ..... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile bilirkişi raporu tebliğ edilerek müvekkilinin zararı talep edilse de, olumlu bir dönüş alınamadığını, müvekkili şirket tarafından karşı taraf hakkında, sözleşmeden doğan ... inşa ve periyodik bakım yükümlülüklerinin gereği gibi ifa edilmemesi sebebi ile Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/68 D.İş dosyası ile tespit istenilmesi üzerine alınan 23.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun iddialarının ispatı niteliğinde olduğunu, davalılar aleyhine yapılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın itirazın iptali davası olup, 01/01/2019 tarihinde sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkemeye sunulmadığı, mahkemece 16/02/2024 tarihinde düzenlenen tensip tutanağının 2 no'lu ara kararı gereği 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince, dava açılmadan evvel arabuluculuğa müracaat edilerek, anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemeye sunulması için davacı vekiline bir haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin kesin sürede arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretini sunmadığı gerekçesiyle, davanın TTK'nun 5/A ve hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf başvurusunda; mahkemece 01.03.2024 tarihli kararı ile davanın usulden reddine isabetli bir şekilde karar verildiğini ancak dosya kapsamında dava dilekçesinin müvekkili şirketlere tebliğ edilmeden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6100 Sayılı Yasa'nın 'Dava Dilekçesinin Tebliği' başlıklı 122/1 maddesi "Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir." hükmünü içermekte olup, aynı şekilde Yasa'nın 137/1 maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacak işlemlerin hüküm altına alındığını, 137/1 maddesinde "Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.", 138. maddesinde ise öncelikle dava şartlarının ve ilk itirazların değerlendirilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, mahkemece dava şartı yokluğu yönünden davanın usulden reddine karar verebilmesi için davanın davalılara tebliğinin şart olup, bu zorunluluğu ortadan kaldıracak herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığını, yasanın 137.maddesi de dikkate alınarak dilekçeler aşamasının tamamlanmasının zorunlu olduğunun açıkça anlaşıldığını, aksi yönde tesis edilecek kararın hukuki dinlenilme hakkı ile birlikte savunma hakkının ve en nihayetinde adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geleceğini, emsal nitelikteki Yargıtay kararlarında da dava dilekçesinin tebliğ edilmeden davanın usulden reddine karar verilemeyeceğinin hüküm altına alındığını (Yargıtay 3.HD'nin 2021/238 E- 2021/2584 K, Yargıtay 13.HD'nin 2016/8252 E- 2016/19625 K), mahkemece dava dilekçesi müvekkili şirketlere tebliğ edilmemişse de, bu husus ile ilgili savunma hakkının ile delil bildirme hakkının, zamanaşımı itirazı gibi usule ilişkin itirazlarının da saklı kalmak kaydıyla mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği 28/05/2014 tarihinden sonra 14/02/2024 tarihinde açılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmış; 3/l maddesinde “Eser sözleşmesinden kaynaklanan tüketici işlemleri” bu kanun kapsamında sayılmış; 73/1 maddesinde de “ Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu” düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK’nın 1. Maddesi gereğince de göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzeninden olup, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemelerce de re'sen dikkate alınmak zorundadır.
Bu açıklamalar kapsamında istinafa konu dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesinde; işveren ......arasında imza altına alınan sözleşme kapsamında; asansörlerin imalat ve montajını üstlenen ... ... firması ile asansörlerin periyodik bakımını üstelenen ... ... firmasının sözleşmeden doğan edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, bu kapsamda Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/68 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda hizmetin ayıplı olarak ifa edildiğinin tespit edildiğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali isteminde bulunmuş olmakla, davacı site yönetimi tüketici konumunda olup, sözleşmeye konu iş tüketici işlemi niteliğinde olup, tüketici mahkemesi görevli olduğundan, mahkemesince görev hususu değerlendirilerek buna uygun karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, görev hususu değerlendirilmek üzere davalılar vekilinin istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2024 tarih ve 2024/105 Esas. 2024/182 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1. a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3. Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4. Davalılar tarafından yatırılan 427,60 TL + 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,
5. İstinaf talep eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KESİN olarak 03/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09