SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/475

Karar No

2024/587

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/09/2023

NUMARASI :...

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın zamanaşımını nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalılar arasında 10.02.2017 tarihli "... Şartname Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkili şirket ile davalılar arasında 22.02.2017 tarihli zeyilname ile sözleşme hükümlerinin bir kısmında değişikler yapıldığını, işbu sözleşme ve ek zeyilname gereği davacı müvekkilinin, ... mevkiinde bulunan ... Enerjisinin (...) tesis edilerek, 1x1000 kWp kurulu gücündeki 31,5 gerilim seviyesi üzerinden sisteme bağlanacak fotovoltaik enerji santralinin teknik özelliklerini, satın alma tedarik şartlarını, kurulum ve montaj gereksinimlerini, şebeke ile bağlantılı esaslarını, devreye alma, kurulu sonrası işletme, garanti ve bakim hizmetleri ile ek donanım ve teçhizatı işlerini yüklenmiş olup, anlaşma gereğini eksiksiz, tam ve süresinde yerine getirdiğini, dava konusu sözleşmelerde yüklenici müvekkilinin ana borcu eseri meydana getirme iken iş sahiplerinin ana borcunun yapılan esere karşılık bedel ödemek olduğunu, müvekkili şirketin davalılar ile akdettikleri sözleşmelere istinaden süresi içerisinde ve sözleşme ile kararlaştırılan standartlarda dava konusu santrali inşa ederek, kullanıma hazır hale getirdiğini, bunun da sözleşme konusu mevkiide davalılara ait her bir parselde ... A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ve ... Genel Müdürlüğünce onaylanan 14.09.2017 "Geçici Kabul Tutanakları" ile de sabit olduğunu, geçici kabul tutanaklarının her birinde müvekkili firmanın inşa ettiği tesise enerji verildiğinin, herhangi bir aksaklıkla karşılaşılmadığının, ... şebeke ile paralele girdiğinin, geçici kabul öncesi ilan edilmek suretiyle ile geçici kabul sonucu geçici işletme durumu için tesise 13.09.2017 tarihinde işletme geriliminin tatbik edildiğinin ve herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşılmadığının, dizi akımları ve gerilimlerinin kontrol edildiğinin, topraklama ölçümlerinin yaptırıldığının, esas vaziyet planı elektrik paftasında kontrol edildiğinin beyan edilmiş olup, ... Valiliği'ne tesisin işletmeye açılmasında teknik bir sakınca olmadığının bildirildiğini, sözleşmelerin 24.maddesiyle sabit taraflar arasında akdedilen her bir sözleşmenin bedelinin 180.805,00 Euro ve ek zeyinamelerin 4.maddesiyle sabit ödeme planı %50'si sözleşmenin imzalanmasına müteakip 3 gün içinde, bakiye %50'sinin ise geçici kabulün hemen ardından en geç 3 iş günü içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin, sözleşmeler ve ek zeyilnameleri gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, geçici kabul tutanağının da varlığına karşın her bir davalının 17.634,16 Euro olmak üzere toplam 105.805 Euro bakiye bedelin ödemesinin yapılmadığını, müvekkilinin Gaziosmanpaşa 9. Noterliği'nin 29.09.2017 tarih ve .... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile bakiye alacağı hususunda ihtarda bulunduğunu, sonrasında bakiye bedelin tahsili amacıyla davalılar aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20111, 2017/20112, 2017/20113, 2017/20114, 2017/20115, 2017/20116 sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, icra takiperinin haksız itiraz nedeniyle durdurulduğunu, arabulucuk görüşmelerinin yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereği davalıların üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getiren müvekkili şirkete dava konusu bakiye bedeli ödememesinin açıkça kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu (Yargıtay 6. HD'nin 2022/418 E- 2023/191 K) belirterek, davanın kabulüne, her bir davalı yönünden ayrı ayrı bakiye 17.634,16 Euro (toplam 105.805 Euro) bedelin (dava tarihi kur üzerinden toplam 2.901.000,00 TL her bir davalı için 483.500,00 TL) muacceliyet kesbettiği ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; vekilliğini üstlendiği her bir müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmakta olup, müvekkillerinin bahse konu iddialar nedeniyle zorunlu/ ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığını, zira söz konusu proje bazında davacı ile müvekkili şirketlerin gerek sözleşme gerekse de geçici kabul işlemleri olsun birbirinden ayrı olacak şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacının işbu davayı icra takiplerinde yaptığı gibi her bir müvekkili özelinde ayrı ayrı olacak şekilde ikame etmesi gerekirken tek dava ile birbirinden bağımsız ve farklı tüzel kişilere taleplerini yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, daha önce borca itirazlarında da belirtildiği üzere davacı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığını, aksine sözleşmede kararlaştırılan sürenin, imalatların süresinde gerçekleştirilmediği gerekçesiyle davacıdan alacaklarının bulunduğunu, davacı ... devreye alınması, garanti ve bakım hizmeti verilmesinin üstlenildiğini, sözleşmede işin toplam süresi 120 gün olarak kararlaştırılmış olup, davacının sözleşmede üstlendiği tüm edimleri sektörel mevzuat ve düzenlemelere uygun ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmeyi ve ...'i süresinde devreye almayı taahhüt ettiğini, sözleşmede ilk etapta ayrıca yükleniciye geciktiği gün başına 100,00 Euro ceza uygulanacağının hüküm altına alındığını, tarafların daha sonrasında 22/02/2017 tarihinde bir araya gelerek mevcut sözleşmeye ek zeyilname düzenlediğini ve sözleşmenin bir kısım maddelerinde değişikliğe gidildiğini, buna göre sözleşmenin 1.2. maddesinde yer alan tesisin işler vaziyete getirilmesi ve işverene teslimi hususunun; tesisin işler vaziyete getirilmesi ve tam kapasite ile çalışır vaziyette işverene teslimi şeklinde düzenlendiğini, buna göre de yüklenicinin tesis kurulumunu en geç 15/05/2017 tarihine kadar tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmesine ve yaşanan her bir günlük gecikme için 1.000,00 Euro gecikme cezası ödemesine karar verildiğini, 14/09/2017 tarihinde geçici kabul işleminin yapıldığını, bu tarihin 15/05/2017 tarihinden 4 ay sonrasına tekabül etmekte olup, anılan tarihlere göre davacı yüklenicinin tesisi kararlaştırılandan yaklaşık olarak 125 gün geç teslim ettiğini ve gecikme cezası ödemesi gerektiğini, davacı lehine bir alacak hesaplanması halinde ödenmesi gereken gecikme cezası nispetinde sona ereceğini ve takas def'inde bulunulduğunu, bunun haricinde müvekkili şirketler aleyhine 24/10/2017 tarihinde başlatılan icra takibine 31/10/2017 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş olup, davacının davayı 07/07/2023 tarihinde yani yaklaşık olarak borca itirazın üzerinden 6 yıl geçtikten sonra açtığını ve 6098 sayılı TBK'nun 147/6 maddesinde 5 yıllık zamanaşımı süresi belirlendiğini, buna göre davacının 24/10/2017 tarihinde icra takibine geçerek zamanaşımını kestiği tarihten itibaren 5 yıl 7 ay 14 gün geçirildikten sonra işbu davanın açıldığını, bir ihtimal alacaklı olsa dahi zamanaşımına uğradığını, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine, yargılamaya devam edilmesi halinde; sözleşme uyarınca davacı yüklenicinin gecikilen her bir gün için 1.000,00 Euro gecikme cezası ödemesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı lehine alacak hesaplanması halinde bu gecikme cezasının takas edilmesi gerektiğini, yine TBK 147/6 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı geçirildikten sonra işbu davanın açıldığı, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığı yönünde haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı ile davalılar arasında ayrı ayrı sözleşmeler bulunduğu, bu sözleşmeler kapsamında davacının edimini ifa ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın edimlerin sözleşme gereği ayıpsız, eksiksiz ve zamanında teslim edilip edilmediği, davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davalının zamanaşımı ve takas defilerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, davalıların süresinde zamanaşımı savunmasında bulunduğunu, TBK'nun 147. maddesinde, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımının başlangıç süresinin, alacağın muaccel olduğu tarih, yani sözleşmeye göre geçici kabul tutanağının 3 iş günü sonrası, 18/09/2017 tarihi olduğu, davacı alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/20111, 2017/20112, 2017/20113, 2017/20114, 2017/20115, 2017/20116 sayılı, 24/10/2017 takip tarihli icra takiplerini başlattığı, böylelikle zamanaşımı süresinin kesildiği, davalıların 31/10/2017 tarihli itirazları üzerine takiplerin durduğu, sonrasında icra takiplerinde herhangi bir işlem yapılmadığı, davacı "alacak" talebi ile 20/10/2021 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunarak zamanaşımı süresini 06/12/2021 tarihli son tutanak tarihine kadar durdurduğu, 07/07/2023 tarihinde 5 yıl 3 ay 23 gün sonra eldeki davayı açtığı, davanın zamanaşamı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; TBK'nun 146. maddesinde (818 Sayılı BK'nun 125.maddesi) "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmü uyarınca eser sözleşmelerine tarafların uymamalarından ve sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı açılacak davalarda (10) yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulandığını (Yargıtay 6.HD'nin 2022/435 E- 2023/1773 K), taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesine aykırılık halinde zamanaşımı süresinin kesin kabul tarihi itibariyle başlayacağını ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin işleyeceğinin hüküm altına alındığını (Yargıtay 11. HD'nin 2021/4311 E- 2023/374 K), taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesine ilişkin alacak davasında zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunun hüküm altına alındığını, mahkemece dosyada mübrez yerleşik ve güncel içtihatlar dikkate alınmadığı gibi, dava konusu bakiye alacak talebine ilişkin 10 yıllık zamanaşımının da gözardı edilerek hukuka aykırı hüküm kurulduğunu, mahkemenin hukuka aykırı 5 yıllık zamanaşımı kararına dayanak TBK'nın 147.maddesi gerekçesinde dava konusu uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağının açıkça ifade edildiğini, mahkemece dava konusu uyuşmazlık edimlerin sözleşme gereği ayıpsız, eksiksiz ve zamanında teslim edilip edilmediği, davacı müvekkili şirketin bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davalıların zamanaşımı ve takas defilerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığının tespit edildiğini, ne var ki mahkemece tespit olunan işbu uyuşmazlık konularının 10 yıllık zamanaşımına tabi iken 6098 Sayılı TBK'nun 147.maddesine atıf yapılarak hatalı değerlendirme ile zamanaşımı süresinin dolduğuna karar verildiğini, 6098 Sayılı TBK'nun 147.maddesinde "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler. 2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri. 3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar. 4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5. Vekalet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar. 6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar." hükmünün bulunduğunu, madde gerekçesine "818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde kullanılan "müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere, istisna akdinden doğan bütün davalar" şeklindeki ibare de, Tasarının 146 ncı maddesinin (6) numaralı bendinde "Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar." şekline dönüştürülmüştür. Bu hüküm uyarınca, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla (yani kasten ya da ağır ihmaliyle) hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi durumunda, eserin taşınır veya taşınmaz eser niteliğine bakılmaksızın, sözleşmeden doğan alacaklar, Tasarının 145 inci maddesinde öngörülen on yıllık genel zamanaşımına tâbi olacaktır." şeklinde açıklama getirildiğini, mahkemenin, davanın zamanaşımından reddine dair kararına dayanak TBK'nın 147. madde gerekçesinde dava konusu uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun açıkça belirtildiğini, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin 5 yıllık zamanaşımının dolduğu yanılgısı ile kurulan hukuka aykırı hükmün kaldırılması gerektiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. HD'nin 2023/812 E- 2023/920 K sayılı kararında da eser sözleşmesinden doğan alacakların 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun hüküm altına alındığını, dava konusu santral kurumana ilişkin özel bir zamanaşımı hükmü de bulunmadığından eser sözleşmelerinden doğan alacak davalarının 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılması gerektiğinin hüküm altına alındığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmelerde teslimin geçici kabul olarak benimsendiği, geçici kabul onay tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinini dolduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 03/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizSözleşmesinden(EserAlacakkonusuankaraKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim