Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2022/961
2024/580
3 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/04/2022
NUMARASI
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; taraflar arasında 08/12/2017 tarihinde Ankara...... konusunda anlaşmaya varılarak işe başlanıldığını, iş devam ederken taraflar arasında bir takım ihtilafların oluştuğunu ve 29.03.2018 tarihinde ana sözleşmeye ek ek olarak yeni bir sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmelere göre müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirerek, işi bitirdiğini karşı tarafa bildirdiğini, öncelikle bedel itirazı ile karşılaşan müvekkilinin, akabinde işin gereği gibi yapılmadığı şeklinde asılsız suçlamalara muhatap olması nedeniyle uzlaşma sağlanamadığını, yapılan işin niteliği gereği derhal tespiti gereken bir durum arz ettiğini, zira müvekkilinin yapımını gerçekleştirdiği işin, bina civarında toprak kaymasının engellenmesi için belirli bir oranda yerin altına akrajlar ve fore kazıklar yapılması işi olduğunu, bu binanın henüz temeli atılmadan yapıldığından bina inşaatı başlayınca ne kadar kazık ve ankraj yapıldığının, bu yapıların niteliğinin standartlara uygunluğunun, ayıplı hatalı olup olmadığının bina yapımına başlandıktan sonra tespitinin mümkün olmadığını, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/106 D.iş dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, inşaatın durumunun ve müvekkili tarafından yapılan işlerin adet, miktar ve niteliklerinin belirlendiğini, davalının Ankara 32. Noterliği'nin 10/09/2018 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacak iddialarını kabul etmediğini bildirerek ödeme yapmadığını, yapılan işte eksik, hatalı yanlar bulunduğu, kendilerine ilgili belgelerin teslim edilmediği yönünde itirazda bulunulmuş ise de, bunların gerçek dışı olup, taraflar arasında yapılan ek sözleşmede de o güne kadar yapılan işlerin taraflarca görülerek işlem yapıldığını, yine ek sözleşmede belirlenen birim fiyatların ek sözleşme tarihine kadar yapılan işlerin tüm bedelinin 15/06/2018 tarihine kadar ödenmesi şartına bağlandığını, aksi halde ana sözleşmede belirlenen ücretin esas alınıp, davalı şirketin bu yükümlülüğünü de yerine getirmediği için ana sözleşmeye göre oluşan alcakların talep edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakla kaydıyla, şimdilik 5.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalı şirket ile davacı/ yüklenici ... .....konusurda 08.12.2017 tarihli sözleşme ve 29.03.2018 tarihli ek sözleşme imzalandığını, imzalanan ana sözleşmeye göre yükleniciye yer tesliminin yapıldığını, işin süresinin yer tesliminden itibaren 60 gün olarak belirlendiğini, davalının kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının taahhüt ettiği işi süresinde bitirmediği gibi belediyeden onaylı ... temel kazı projesine uygun olmayan, mühendislik hesabı yapılmadan ve belediyeden projeyi onaylatmadan proje dışı eksik ve hatalı imalatlar yaptığını, imalatların sözleşmeye, fen kurallarına ve işin evsafına uygun olmadığını, bu hususta ihtarnameler gönderildiğini, tespit dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun davacının tek taraflı talebi doğrultusunda düzenlendiğini, somut uyuşmazlığa uygun olmadığını, eksik inceleme ile hazırlandığını ve bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, yapılan işlerin sözleşme, proje ve tekniğine uygun olmadığını, taraflar arasında 29/03/2018 tarihinde ek protokol tanzim edilerek, tarafların iş miktarlarında, birim fiyatlarında ve iş kalemi nevinde anlaşma sağladığını, ek protokol tarihi itibariyle davacının 29/03/2018 tarihli 150.325,34 TL'lik fatura tanzim ettiğini, ödemeler düşüldüğünde 125.325,35 TL bakiye alacağın kaldığını ve buna karşılık 30/06/2018 tarihli toplam 121.493,35 TL olan çeklerin verildiğini, bakiye 3.832,00 TL için de iade faturası düzenlenerek borcun kapatıldığını, davacının ek protokole uygun olarak işi zamanında bitirerek teslim etmediğini ve ek protokole uygun diğer işlemleri tamamlamadığını, yapılan işlerin projesiz ve onaysız olup, mevcut fiili durum ile inşaatın onaylı ruhsatında mevcut, temel ankrajlı perde projesinin çelişkili olduğunu savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosyaya sunulan uzman raporları ile dosya kapsamındaki alınan heyet bilirkişi raporlarında 65 fore kazık forajı birim fiyatı, geçici ankraj 3 X 0,5 miktarı ve hatalı aplikasyon kaybından kaynaklı fark olduğu, tarafların delil olarak uzman raporları sunduğu, her iki tarafın sunduğu raporların incelenmesinde imalat miktarlarının aynı olduğu, yalnızca imalatlara uygulanan birim fiyatların farklı olduğundan, farklı alacak miktarları oluştuğu, tarafların uzman raporlarına delil olarak dayandığından bu uzman raporlarındaki imalat miktarlarını kabul ettiklerinin kabul edilmesinin gerekeceği, tarafların delil olarak dayandıkları uzman raporlarındaki imalat miktarlarına hangi sözleşme birim fiyatlarının uygulanacağının uyuşmazlık konusu olduğu, taraflar arasında yapılan 08/12/2017 tarihli ilk sözleşmede birim fiyatlar belirlenmiş olup, daha sonra taraflaca imzalanan 29/03/2018 tarihli sözleşmede birim fiyatlarda değişiklik yapıldığı, tarafların imzaladığı 29/03/2018 tarihli ek sözleşmede işlerin 2 hafta içerisinde bitirilmesi gerektiği ve hesap görüleceği, son imalatların ödemesinin 90 günlük çek ile ödeneceği ve bakiye kapamasının 15/06/2018 vadeli çek verilmesi koşulu ile bu sözleşmede belirlenen birim fiyatlarla uygulanacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamında ticari defter üzerinde de mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapıldığı, son yapılan imalatların beellerinin ek sözleşmede belirtildiği şekilde davalı tarafından taahhüt edilen sürede yapılmadığı, ilk sözleşmede belirlenen birim fiyat bedelleri üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, dosya kapsamında ... ... Mühendisliği öğretim üyesi tarafından hazırlanan 19/03/2020 tarihli raporun ilk sözleşmede belirlenen birim fiyatlar üzerinden düzenlenmekle ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alındığı, 08/01/2021 tarihli ek raporda dosyaya sunulan uzman görüş raporundaki imalat miktarına göre ve ilk sözleşme birim fiyatlarına göre terditli hesaplama yapılmış ise de; bu raporda 65 fore kazık işçiliğinin ilk sözleşmeye göre 100 birim fiyat üzerinden hesaplanması gerekmekte iken, sehven 80,00 birim fiyat üzerinden hesaplandığı, buna göre davacının davalıdan bakiye 150.830,80 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacı ile müvekkili arasında 08/12/2017 tarihli .. parselde geçici ankraj ve 65'lik kazık imalatlarının yapılması işi için sözleşme imzalandığını, anılan sözleşmeye istinaden işe başlandığını, yapılan iş devam ederken çıkan anlaşmazlığın sulhen çözümlenmesi amacıyla 29/03/2018 tarihli ek sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmelere göre yapımı taahhüt edilen imalatların ayıpsız ve|eksiksiz yapılmasına rağmen eser bedelinin kısmen ödenmediğinin iddia edildiğini, yargılaması aşamasında bilirkişilerin hukuki nitelendirmede bulunmalarının mümkün olmayıp, mahkemece alınan ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yorumlanmasıyla ilgili hukuki nitelendirme içeren 09.03.2020 ve 08.01.2021 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edilerek karar verildiğini, kararın açıkça yasa ve usule aykırı olduğunu, hükme esas alınan 09.03.2020 ve 08.01.2021 tarihli kök ve ek bilirkişi raporlarının teknik ve bilimsel görüşler içermediğini, taraflar arasındaki sözleşmelere açıkça aykırı olduğunu ve hatta hayali ölçülerin baz alınarak hukuki nitelendirme içerecek şekilde düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınmasının doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından ..... bodrum kattan ibaret olarak hazırlanan mimari projenin ... Belediyesince onaylandığını, onaylı projeye göre inşa edilecek yapının alt ve üst girişleri arasında 17 metre kot farkı bulunması sebebiyle, 17 metrelik kot farkı için yapılacak kazı duvarını destekleyecek bir iksa sisteminin yapılmasının zorunlu olduğunu, dolayısıyla mühendislik firması tarafından hazırlanan ve ... Belediyesi tarafından onaylanan iksa projesinde parselde yapılması gereken kazının sadece üst (güneydoğu) kenarını desteklemek üzere 4-5 sıra ankraj destekli betonarme perde duvar tasarlandığını, müvekkilinin “zemin ve deprem” konusunda uzman bir şirket olması sebebiyle, ... Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından onaylanan ankrajlı perde beton projesini yeterli görmeyerek, daha sağlam ve dayanıklı olması açısından yapının inşa edileceği/ yerleşeceği alanın ölçüsü ve aplikasyonunda herhangi bir değişiklik yapılmadan, sadece ankrajlı perde betonun yapılacağı yerde aynı ölçüler ve ebatlarda ankrajlı 65'lik fore kazık imalatının yapılmasının amaçlandığını, kök ve ek bilirkişi raporlarında, sürekli olarak davacı lehine yorumlanmaya çalışılan 08.12.2017 tarihli sözleşmenin “Sözleşmenin Konusu İşlerle İlgili Hükümleri” düzenleyen 4. maddesindeki “işe ait proje, şartname ve detaylara uygun imalat ve montaj yapılacaktır. Projesi olmayan işlerde veya projesi olan ancak proje dışında imalat yapılması istenmesi durumunda her türlü sorumluluğu işverene ait olmak üzere işverenin isteği doğrultusunda oluşturulan çözüm için onay alınarak imalat yapılır. Bu durumda yüklenici sorumlu tutulamaz” şeklindeki düzenleme ve yine aynı sözleşmenin “Yüklenicinin Sorumluluğunu” düzenleyen 7. maddesindeki “bu işte işveren proje dışında imalat yapılmasını istemiş bulunmaktadır. Bu nedenle her türlü sorumluluğu kendisine aittir” şeklideki düzenlemenin, davacı yüklenici şirkete herhangi bir mühendislik hesabı yapılmadan ankrajlı kazık sisteminin gelişigüzel yapılması hakkını vermeyeceği gibi, ... Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından onaylanan ankrajlı perde beton projesindeki zemin ve aplikasyon ölçülerine uyulmadan yapının oturum alanına da taşacak şekilde istenildiği şekilde ankrajlı kazık imalatının yapılabileceği anlamına da gelemeyeceğini, çünkü taraflar arasında akdedilen sözleşmenin amacının binanın oturacağı zemin ve aplikasyonunda herhangi bir değişiklik olmadan aynı ölçülerde ankrajlı perde beton sistemi yerine ankrajlı kazık sisteminin uygulanması olduğunu, “sözleşmenin yorumunu” düzenleyen TBK'nun 19. maddesinde “bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” hükmüne haiz olup, anılan bu hükme göre sözleşme hükümlerinin yorumlanmasında tarafların gerçek ve müşterek iradelerinin belirlenmesinde amaçsal yorumun esas alınması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesine göre müvekkilinin üzerine aldığı sorumluluğun, davacı yüklenicinin ayıplı ankrajlı kazık imalatlarının sorumluluğu değil, sadece onaylı projeye göre bina temel kazısındaki set stabilitesinin sağlanması amacıyla yapılması gereken ankrajlı perde beton imalatı yerine bilimsel olarak daha sağlam ve dayanıklı olan ankrajlı kazık imalatının yapılmasındaki sorumluluk olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin, yüklenici davacının ankrajlı perde beton projesinin uygulanacağı aplikasyon ve zemin ölçülerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın yapmayı taahhüt ettiği ankrajlı kazık imalatlarının yapımındaki eksik ve ayıplı imalatların sorumluğunu üstlenmediğini, sadece iksa sistemlerinden olan “perde beton sistemi” yerine “kazık imalat sisteminin” uygulanmasından kaynaklanan değişikliğin sorumluluğunu üstlendiğini, karara esas alınan bilirkişi raporundaki görüşün aksine, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.maddesinin 2.bendinde geçen "projesi olmayan işlerde" ibaresinin, davacı yüklenicinin yapımını üstlendiği ankrajlı kazık imalatlarına projesiz başlanabileceği anlamına gelmediğini, sözleşmenin TBK'nun 19/1. maddesindeki ilkelere göre amaçsal yorumlanması halinde, davacı şirket tarafından yapılacak ankrajlı kazık imalatlarıyla ilgili hazırlanacak iksa projesinin ilgili belediyeden onaylatılması veya en azından yapılacak imalatların sözleşmeye uygun yapılmasına ve imalat miktarının doğru hesaplanmasına imkan verecek şekilde bir uygulama projesinin hazırlanarak müvekkili işverenin onayına sunulması gerektiğinin anlaşılacağını ancak somut olayda davacı yüklenicinin yapımını taahhüt ettiği ankrajlı kazık imalatlarıyla ilgili hazırlayacağı iksa projesini ilgili belediyeye onaylatmadığı gibi, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun imalat yapıldığını kontrol etmesine imkan verecek bir uygulama projesini de hazırlamadığını, tam tersine hiç bir bilimsel veriye dayanmaksızın, dosyaya ibraz edilen resimlerden de anlaşılacağı üzere gelişi güzel ve hatta onaylı projeye göre binanın oturacağı zemini dahi dikkate almaksızın yapının inşa edileceği alana taşacak şekilde kazık imalatı (binanın oturacağı alana en az 8 kazık çakılmıştır) yapıldığı gibi, ayrıca zemine çakılan 65'lik kazıkların olması gereken derinliğe de çakılmaması nedeniyle (çünkü sağlam zemine 4-5 metre girmesi gerekir) bir kısmı temel kotunun üstünde kaldığını, dolayısıyla eser sözleşmesinin “sonuç yaratmayı taahhüt eden bir sözleşme” olması sebebiyle fesih edilmeyen sözleşme nedeniyle eksik ve ayıplı imalatların sözleşme bedelinden mahsup edilmesi gerektiği halde, bu yöndeki savunmalarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, yine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “yüklenicinin sorumluluğunu” düzenleyen 7. maddesinin 1. bendi son cümlesindeki “ilave işler işveren şirketin yetkilisi Jeoloji Mühendisi Erdal Dirican'ın talebi ile mevcut zemin koşulları değerlendirilerek daha iyi zemin iyileştirmesi ve kazı stabilizesinin sağlanmasına yönelik kaliteli ve artı imalat yapılması talebi...” şeklindeki hükümden de, müvekkili şirketin sadece iksa sistemlerinden alan “ankrajlı perde beton sistemi” yerine “ankrajlı kazık sisteminin” uygulanmasından kaynaklanan değişikliğin sorumluluğunu üstlendiğinin, davacı yüklenici şirketin yapımını taahhüt ettiği ankrajlı kazık imalatlarındaki eksik ve ayıplı imalatların sorumluğunu üstenmediğinin anlaşılacağını, dolayısıyla bilirkişi raporlarının taraflar arasında akdedilen sözleşmenin konusu ve amacı ile ayrıca özel hukuk sözleşmelerinin nasıl yorumlanacağına ilişkin TBK'nun 19/1. mâddesine ve daha da önemlisi TMK'nun 2.maddesindeki iyiniyet kuralları ile sözleşmenin yorumlanması ve hukuki nitelendirmenin mahkeme hakime ait olacağına ilişkin HMK'nun 33. maddesindeki düzenlemelere açıkça aykırı olduğunu, keza bilirkişi raporunda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4 ve 7. maddelerindeki hükümler nedeniyle, kazık yerlerinin aplikasyonun davalı/ işverene ait olduğunun belirtilmesi suretiyle, davalı yüklenicinin çakılan kazıkların binanın oturum alanına isabet etmesinden ve ayrıca 65'lik kazıkların olması gereken deriliğe kadar çakılmayıp bir kısmının kot üstünde kalmasından sorumlu tutulamayacağı yönünde yorumlarda bulunulmuş ise de; bu yöndeki yorumun ancak uygulama projesi olan imalatlar için doğru olabileceğini, halbuki somut olayda davacı tarafından imalat tasarımını gösteren herhangi bir uygulama projesi müvekkili şirketin onayına sunulmadığı gibi, tam tersine deyim yerindeyse gelişigüzel imalat yapılarak sonuçta eser sözleşmesinin “sonuç ” yaratma amacına aykırı olacak şekilde, binanın oturum alanı dahi hesap edilmeden inşa edilen ana taşınmazın oturum alanına taşacak şekilde kazık imalatı yapıldığını ve zemine çakılan 65'lik kazıkların da olması gereken derinliğe çakılmadığından bir kısmının temel kotunun üstünde kalması nedeniyle yapılan imalatların eksik ve ayıplı hale geldiğini, bilirkişi raporundaki görüşün aksine, davacı yüklenicinin yapacağı imalatı gösteren bir uygulama projesinin olmadığı durumda, müvekkili işverenin olmayan uygulama projesine göre çakılacak kazıkların yerlerini göstermesi/ işaretlemesi, eşyanın tabiatı gereği mümkün olmayıp, bu bağlamda davacı yüklenici tarafından yapılacak imalatlarla ilgili tasarım uygulama projesi hazırlanmadığına göre, zemine çakılan kazıkların yanlış yere çakılması ve dolayısıyla ayıplı hale gelmesinin sorumluluğunun da davacı yükleniciye ait olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hukuki nitelendirmelerin aksine, somut olayda davacının zemine çakılan kazıkların yanlış yere çakılması ve dolayısıyla ayıplı hale gelmesinin sorumluluğunu üzerine alması nedeniyledir ki, taraflar arasında akdedilen 08.12.2017 tarihli sözleşmeden sonra 29.03.2018 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, bahse konu ek sözleşmede 08.12.2017 tarihli sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatların yeniden belirlenerek, eksik olması sebebiyle tamamlanması kararlaştırılan "geçici ankraj 3x0.5” imalatıyla ilgili, 1000 metrelik imalat dahil toplam yapılacak metrajın ispat edilmesi koşuluyla 2182.5 metre olarak belirlendiğini ve ek sözleşmeyle 1.000 metre ekstra geçici ankraj imalatı yapılacağının kararlaştırılmadığını, taraflar arasında akdedilen 29.03.2018 tarihli sözleşmenin eksik ve ayıplı imalatların tamamlanması yanında ayrıca sulh ve ibra sözleşmesi niteliğinde olup, dolayısıyla bilirkişinin taraflar arasında serbeste kararlaştırılan toplam 2.182,50 metre ankraj ile KDV dahil 256.841.16 TL olarak kararlaştırılan toplam iş bedelini aşacak şekilde, sözleşmede olmayan 3.082,50 metre ankraj metrajını baz alarak hesap yapmasının, herhangi bir yasal ve sözleşmesel dayanağının bulunmadığı gibi, sözleşmeyle belirlenen toplam iş bedelini aşacak şekilde hesap yapmalarının da hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, bu bağlamda mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporlarındaki görüşün aksine, taraflar arasında akdedilen 29.03.2018 tarihli ek sözleşmede “kazıklar” ve “mini kazıklar” dahil olmak üzere toplam metrajın 2.182,50 metre olacağı kararlaştırılmış olup, dolayısıyla müvekkilinin onay verdiği metrajın ek metraj değil, eksik metraj olduğunu, sonuçta ibra niteliğindeki 29.03.2018 tarihli ek sözleşmede kararlaştırılan 256.841,16 TL tutarındaki iş bedelinin ödenmesi nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir borcu kalmadığını, tam tersine davacının belirtilen eksik ve ayıplı imalatlarından dolayı müvekkilinin “bedel indiriminden” kaynaklı seçimlik hakkı nedeniyle davacıdan alacağını olduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporunda “davacı yüklenicinin 150.830,80 TL tutarında bakiye alacağı bulunduğu” yönünde görüş belirtilmesinin sözleşme gereğince yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olan davacının ödüllendirildiği anlamına geleceğini, bu yöndeki bir hukuki nitelendirmeye hukuken itibar edilemeyeceğini, yine bilirkişilerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun hesaplama yapmadıklarının gösterilmesi açısından 29.03.2018 tarihli sözleşmede fore kazık ve ankrajların birim fiyatı 65 TL/m olarak belirlendiği halde, bilirkişilerin geçerliliği kalmayan 08.12.2017 tarihli kök sözleşmedeki fore kazık ve ankrajların birim fiyatı olan 85 TL/m'yi baz alarak hesap yapmalarının hatalı olduğunu, rapora karşı ... ... Mühendisliği Bölümü Başkan Yardımcısı ... 09.03.2020 tarihli uzman raporunun alınarak dosyaya ibraz edildiğini, bunun üzerine mahkemece 27.10.2020 tarihli ara karar ile aynen “dosyaya sunulan uzman mütalaaları ile davalı tarafın itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor düzenlenmesine” dair karar verildiğini ancak bilirkişiler tarafından kök bilirkişi raporuna karşı yapılan haklı itirazlar ile 09.03.2020 tarihli uzman raporundaki görüşler teknik ve bilimsel olarak değerlendirilmeden, sadece “davalının itirazları ve uzman görüşünün kök raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelerde değişiklik yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığı” yönündeki “soyut” ifadelerle itirazların dikkate alınmadığını, mahkemece adil yargılama ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, mahkemece istenilmesi üzerine davacı şirketin müvekkiline kestiği 2 adet faturanın, taraflar arasındaki cari hesap ekstresinin, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerle ilgili banka dekontlarının, verilen çeklerin fotokopisinin ve teslim alındı makbuz ve kesilen gider yansıtma faturasının dosyaya sunulduğunu, 07.03.2022 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda aynen “tarafların ticari defter ve belgelerine göre yapılan inceleme sonucunda, davacının davalıdan alacağı bulunmadığı” yönünde tespitte bulunulmasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davada talep edilen ve hüküm altına alınan miktara göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09