SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 27. HD 2023/1229 E. 2024/51 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1229

Karar No

2024/51

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2023/1229 - Karar No:2024/51

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1229

KARAR NO : 2024/51

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/09/2023

NUMARASI : 2023/81 E-2023/532 K

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 25/01/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 25/01/2024

Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili özetle; taraflar arasında 5 parsel numaralı taşınmazda bulunan B blokta makineli alçı sıva, plastik duvar boyası vs. imalatlarının yapılmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, davalının üstlendiği işi tamamlaması için birkaç kez bildirim yapıldığını, davacının bildirime rağmen çalışmaya başlamaması üzerine 04.03.2014 tarihli ihtarname ile 5 gün süre verildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının yaptığı imalatların bedelinin ödendiğini, sözleşmenin feshini takiben 27.04.2014 tarihinde imalatın durumunun tespit edildiğini, eksik ve hatalı imalatın fotoğraflandığını, listelenen imalatların yapılmadığının belirlendiğini, davalı nam ve hesabına başka bir taşerona yaptırıldığını, gelen şikayetler üzerine yapılan incelemede davalının imalat yaptığı tüm mahallerde sorunlar tespit edildiğini, tavan alçı sıva tabakasının düştüğünün belirlendiğini, geçici kabulün 24.03.2014 tarihinde imzalanan ve 10.06.2014 tarihli fatura ile yapıldığını, sözleşmenin 27. maddesi uyarınca bir yıl geçmekle kesin kabulün yapıldığını, sözleşmenin 17. maddesi gereğince davalının kesin kabul tarihinden itibaren 2 yıl süreyle her türlü üretim ve imalat hatasına karşı 2 yıl garanti verdiğini, 2015/145 D.iş sayılı dosyada kusurlu imalatların ve giderim bedellerinin belirlendiğini, zararın giderimi için 30.000 TL'nin tahsili talepli talebiyle açılan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/477 esas sayılı davasının kabulüne ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, temyiz üzerine kararın Yargıtay tarafından 29.11.2022 tarihinde onandığını, bu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekilinin toplam alacağının 135.628,32 TL olarak belirlendiğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle bakiye 105.628,32 TL'nin tahsili için eldeki davanın açılmak zorunda kaldığını öne sürerek 105.628,32 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.

Davalı özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "...davacının Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/477 Esas sayılı dosyasında alınan ve mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 14/01/2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, alçı sıvanın yapıldığı beton üzerinde ve tavandan kopan parça üzerine betona aderans arttırıcı (yapışkanlığı arttırıcı) sıvı şeklinde olan malzemenin yeterli sürülmemiş olduğu ve/veya aderans malzemesinin düşük kalitede veya miadının geçmiş olduğu ve/veya aderans malzemesi sürüldükten sonra çok bekletildiği ve/veya soğuk hava etkisine bırakılmış olabiliceğinin tespit edildiği, davalı ... (... İnşaat ve Ticaret)'nın yaptığı alçı imalatının gizli ayıplı imalat olmasından dolayı, davalının sonradan meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu ve meydana gelen zarar toplamının 135.628,32 TL olduğu anlaşılmıştır. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2019 tarih ve 2015/477 E, 2019/283 K sayılı sayılı kararının kesinleştiği de gözetilerek, 135.628,32 TL zarar miktarından ilam gereğince hükmedilen 30.000,00 TL'nin düşülmesinden sonra davacının 105.628,32 TL tazminat alacağının bulunduğu..." gerekçesiyle "Davanın KABULÜ ile 105.628,32 TL tazminatın, 31/01/2023 davat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar vermiştir.

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 2015/477 esas sayılı davada 16.05.2018 tarihli ve 14.01.2019 tarihli 2 adet rapor düzenlendiği, raporların çelişkili olduğu, mahkemece çelişki giderilmek üzere yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken rapor alınmadan karar verildiği, tarafların 10.06.2014 tarihli ibraname ile birbirlerini ibra ettikleri, geçmişe dönük olarak birbirlerinden hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığı, malzeme ve işçilik açısından eksik ve hatalı imalat bulunmadığı, işçilikten malzemeye kadar her şeyin davacı tarafın kontrolünde olduğu, sıvaların döküldüğü söylendiğinde inceleme yapıldığı, 19, 20 ve 21 numaralı daireler dışında sorun görülmediği, sonradan gerçekleşen dökülmelerin ise, davacının ısrarıyla kış aylarında çalışılmasından kaynaklandığı, imalatların kış ayında yapılmaması gerektiği, proje müdürünün uyarıları dikkate almayarak baskı uyguladığı, 24.03.2014 tarihinde müvekkilinden şantiyeyi boşaltmasının istendiği, 16.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin kış şartlarında çalıştırıldığı ve yapılan imalatın don etkisinde kalmasına neden olduğundan bozulan alçı imalatında davacının sorumlu olduğununun belirtildiği, oysa hükme esas alınan 14.01.2019 tarihli yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunda don etkisine ilişkin tespitte bulunulmadığı, bir tespit olmamasına rağmen kullanılan malzemenin yetersizliğinden bahsedildiği, aderans malzemesi sürüldükten sonra beklenmiş olması ve soğuk hava ihtimallerinin sıralandığı, davalının sorumluluğu ile ilgili bir açıklama yapılmadığı nedenleri ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Bilirkişi raporu takdiri delillerden olup, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince açılan ilk kısmi davada alınan bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesi sadece verildiği ilk dava içindir. Açılan ikinci davada, ilk kısmi davada alınan bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. İkinci davaya konu edilen alacağın miktarının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Diğer bir deyimle ilk kısmi davada alınan bilirkişi raporu açılan ikinci davadaki alacak miktarının da ispatı için yeterli sayılamaz (Yargıtay HGK, 03.10.2007, 2007/15-614, 2007/696; Yargıtay 15. HD, 13.12.2012, 470/7824; Yargıtay 15. HD, 01.12.2014, 464/6926).

Somut olayda davacı iş sahibi, davalı yüklenici olup, taraflar arasında alçı sıva vs. işlerin yapımına ilişkin 07.10.2013 tarihli eser sözleşmesinin akdedildiği, iş sahibi tarafından açılan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/477 esas sayılı davasında davanın kabulüyle, 30.000 TL alacağın faiziyle tahsiline karar verildiği, kararın istinaf ve temyiz kanun yollarından geçerek kesinleştiği, istinaf incelemesine konu eldeki davanın 2015/477 esas sayılı kısmi davada alınan bilirkişi raporuna istinaden raporla belirlenen bakiye alacağın tahsili için açıldığı anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince 2015/477 esas sayılı kısmi davada alınan bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve usuli kazanılmış hak teşkil etmesi sadece bu dava için söz konusu olup, eldeki dava için bağlayıcı olmadığından mahkemesince hatalı değerlendirmeyle 2015/477 esas sayılı davada alınan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. )	Davalının istinaf başvurusunun kabulüne,



2. )	Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/09/2023 tarih ve 2023/81 E. 2023/532 K sayılı kararının HMK 353/1. a.6 madde gereğince kaldırılmasına,

3. )	Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,



4. )	Davalı tarafından yatırılan 1.803,87 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 

5. )	İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 25.01.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinSözleşmesinden(EserdavacıkabulüAlacakkonusuankaraKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim