Ankara BAM 27. HD 2024/385 E. 2024/504 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2024/385
2024/504
30 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/385 - Karar No:2024/504
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/385
KARAR NO : 2024/504
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2021
NUMARASI : 2020/495 E-2021/620 K
DAVACI
DAVALI
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davalı şirket yetkililerinin talebi üzerine müvekkili davacı ile davalı şirket arasında tekstil ürünlerinin üretimi konusunda sözlü olarak anlaşmaya varıldığını, üretilecek ürünlere ilişkin bilgilerin müvekkiline gönderildiğini ve hangi tekstil ürününün maliyetinin ne kadar olduğunun tek tek ürünlerin altına yazılmak suretiyle davalı şirket yetkilisine bildirildiğini, toplam maliyetin 30.000,00 TL'nin üzerinde olduğunun bildirildiğini ve bu miktarın yarısının ödenmesi halinde üretime başlanabileceğinin beyan edildiğini, her ne kadar ilk yazışma örneğinde 30.000,00 TL civarı olarak belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki yazışma ve mesaj içeriklerinden davalının istemine göre üretilen ürünlerin toplam bedelinin 35.261,00 TL olduğunu, müvekkiline davalı tarafından 29/08/2019 tarihinde 6.000,00 TL, 11/09/2019 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, üretilen ürünlerin davalıya teslim edildiğini, teslim alınmasına rağmen bakiye ödemenin yapılmaması üzerine davacının eşi ... ile yakın arkadaşı olan davalı şirketin diğer yetkilisi ... arasında yazışmalar yapıldığını ve bunun üzerine 01/11/2019 tarihinde davalının yetkilisi tarafından ... hesabına 5.000,00 TL para gönderildiğini ve bakiye borcun 19.261,00 TL kaldığını, alacağın tahsili için Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2020/7807 sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, davaya konu icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile müvekkilinin 2019 yılı Ağustos ayında, müvekkili şirkete ait özel okuldaki öğrenciler ve çalışan öğretmenlere özel tekstil ürünleri yaptırılması hususunda anlaşmaya varıldığını ve davacının müvekkili şirket yetkilisine gönderdiği 28/08/2019 tarihli Whatsapp mesajından da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin sipariş verdiği ürünlerin ödemesinin en az %50'sinin peşin olarak yapacağını, nitekim müvekkilinin davacıya 11.000,00 TL'lik sipariş verdiğini, bu bedelden 6.000,00 TL'nin 29/08/2019 tarihinde ödendiğini, bakiye 5.000,00 TL'nin ise, 11/09/2019 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin iddia olunduğu gibi bir borcunun bulunmadığını, ...'ın şirket yetkilisi olmadığını, davacının eşinin arkadaşı olması nedeniyle aralarında iletişim kurulduğunu, davacının ...'ı araması üzerine, yüklenici şirketin yetkilisi ve eşi olan ... ile görüşen ...'ın eşinin 5.000,00 TL havale yapmasını söylemesi üzerine 5.000,00 TL bedelin gönderildiğini, davacının gönderdiği ürünlerin ayıplı olduğunu, davacının 11.000,00 TL'nin üzerinde ürün teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, icra inkar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığını savunarak, davanın reddi ile müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, tanıkların beyanlarına, davaya konu alacağın tarafların ticari defterlerinde yer almaması ve bu hususta davalının yemin teklifinin kabul edilmesi ile davalının itirazlarının mahiyetine göre; taraflar arasında ticari satım ilişkisi sabit olmakla birlikte, davacının bakiye alacağının olduğuna ve miktarına ilişkin davacının eşi ve çalışanı olan tanıklarının beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, tarafsız bir delil ile davasının ispat edilemediği, aksine davacı tarafından bakiye alacağı kalmadığı yönünde teklif edilen yeminin davalı şirket yetkilisi tarafından usulünce mahkeme nezdinde kabul edildiği sabit olmakla, davacının bu yöndeki iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; dava dosyasının incelenmesinde taraflar arasındaki whatsapp görüşmelerinde davalı şirket yetkilisi ...'ın, 22 Ağustos 2019 tarihi ve devamında kendisine ait 05322881185 numaralı hattan müvekkiline ait 05323342880 numaralı hatta tüm ürünler için ayrı ayrı olmak üzere öğretmen ve öğrencilerin beden ölçüleri ve hangi üründen kaç adet yapılacağı bilgisinin müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin de hangi tekstil ürününün maliyetinin ne kadar olduğunu tek tek ürünlerin altına yazmak sureti ile davalı şirket yetkilisine bildirdiğini, toplam maliyetin ise 30.000,00 TL'nin üzerinde olduğunun belirtildiğini (1 no'lu ekin 9.sayfası), bu miktarın yarısının ödenmesi halinde üretime başlayabileceklerinin beyan edildiğini, her ne kadar ilk yazışma içeriğinde 30.000,00 TL civarı olarak belirtilmiş ise de, gerek bu iki taraf arasında yapılan gerekse diğer mesaj içeriklerinden ve tablodan anlaşıldığı üzere davalının istemine göre üretilen ürünlerin toplam bedelinin 35.261,00 TL olduğunun anlaşılacağını, davalı şirket yetkilisinin kabulü ile tarafların kararlaştırılan tüm tekstil ürünlerinin üretimi konusunda 35.261,00 TL'ye anlaştıklarını, anlaşma gereğince davalı tarafından 29.08.2019 tarihinde 6.000,TL ve 11.09.2019 tarihinde 5.000,00 TL ön ödemeler yapıldığını, davalının kalan ödemeleri yapmaması üzerine davacının eşi ...'in yakın arkadaşı olan ve aynı zamanda davalı şirket yetkilisinin eşi olan ... ile sürekli iletişim halinde olduğundan kendisinden de ödemelerin yapılmasını talep ettiğinde, ...'ın 01.11.2019 tarihinde ... hesabına 5.000,00 TL yatırdığını, gerek davacı tarafından davalı şirket yetkilisine gönderilen gerekse davacının eşi ... tarafından davalı şirket yetkilisinin eşi olan ...'a gönderilen whatsapp yazışmalarında toplam ne kadar ürünün üretildiğinin ayrı ayrı belirtildiğini ve maliyetinin ne kadar olduğunun, ne kadar ödemenin kaldığının bildirildiğini, davalı şirket yetkilisi ve işin başlangıcından sonuna kadar tüm aşamalardan haberdar olan ...'ın belirtilen rakamlara itiraz etmediklerini, ayrıca İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/18 sayılı talimat dosyası ile 15.04.2021 tarihinde dinlenen tanıklar ...'in alınan beyanında "1021 adet ürün teslim edildi, bedeli hatırladığım kadarıyla 19.260 TL idi" dediğini, tanık ...'ın alınan beyanında "davacının yanında modelist olarak çalışırım, davalı şirkete okul kıyafetleri bir aylık süreçte hazırlanıp teslim edildi, hatırladığım kadarı ile 1100 adet civarında ürün kesildi" şeklinde beyanda bulunduğunu, rakamlar arasındaki farkın ayıplı olduğu belirtilen ürünler yerine yeni ürün verilmesinden kaynaklandığını, davalı tarafça her ne kadar davanın reddi ve ürünlerin ayıplı olması nedeni ile kullanılmadığı beyan edilse de, dosyaya sunulan ve davalı şirket hesabına ait instagram hesabından paylaşılan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere ürünlerin dava açılış tarihinden sonra da kullanılmaya devam edildiğini, davalı şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda ettiği yeminin davanın reddini sağlamaya yönelik olduğunu, mahkemece bakiye alacağın olduğuna ve miktarına ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; davacı ile davalı şirket yetkilisi arasındaki whatsapp görüşmelerinde davalı şirket yetkilisinin 22.08.2019 tarihli yazısında "devrim günaydın adetler böyle dostum, toplam 860 kalem ürün" şeklinde yazı yazdığını, davacının 27- 28.08.2019 tarihli yazısında ürünleri tek tek fiyatını belirtmek sureti ile davalı şirket yetkilisine bildirdiğini ve "ortalama 30.000 tutuyor. Bunun fazlası olur eksiği olmaz, %50 gönderebilirsen bismillah deriz" şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı şirket yetkilisinin de bu tarihten sonra 29.08.2019 tarihinde 6.000 TL, 11.09.2019 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yaptığını, yazışmalardan, tanık beyanlarından, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya uygun olarak 1021 adet ürünün kesildiğini, hangi üründen kaç adet kesildiğinin ve toplam maliyetinin ne kadar olduğunun davalı şirket yetkilisine ve eşine gönderildiğini, bu nedenlerle davalının haksız olarak davanın reddini talep ettiğini, mahkemece anlaşmaya konu ürünlerin piyasa değerinin belirlenmesi için bilirkişi marifeti ile hesap yapılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesinin ve 17.05.2021 tarihli celsede davalı vekili tarafından açıkça yemin teklifinin kabul edilmediğinin belirtilmesine rağmen mahkemece yemin metninin hazırlanması için süre verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kesin süre içerisinde hazırlanan yemin metninde hiçbir değişiklik ve mahkemece kontrolü yapılmaksızın, olduğu gibi davalı ve vekiline tebliğ edilerek bu metin üzerinden davalı şirket yetkilisinin 3 nolu celsede yemin metnini kabul ederek yemin ettiğini, diğer taraftan yemin metninin hazırlanması aşamasında 11.000,00 TL'ye anlaşma yapıldığı yazılacakken sehven 16.000 TL olarak yazıldığını, bu hususun 3 nolu celsede belirtilmesine rağmen mahkemece kabul edilmediğini, oysaki yemin metninin hazırlanması aşamasında son düzenlemenin mahkeme tarafından yapılarak ilgili tarafa bildirilmesi gerektiğini ve bu yapılırken de yemin metninin tarafların iddiaları ile örtüşüp örtüşmediğinin dikkate alınması gerektiğini, davalının beyan ve dilekçelerinde 11.000 TL'ye anlaşma yapıldığını ve bu bedelin ödendiğini, ... tarafından ödenen 5.000 TL'nin fazladan ödendiği iddiası nazara alındığında yemin metnindeki 16.000 TL'ye anlaşma yapıldığı hususunun 11.000 TL'ye anlaşma yapıldığı şeklinde değiştirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafça, taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında imal edilerek teslim edileceği belirtilen her bir imalata ilişkin ayrı ayrı bildirimde bulunarak, toplam iş bedelinin 30.000,00 TL'den aşağı olamayacağı, iş bedelinin %50'sinin ödenmesi halinde imalata başlanacağının bildirilmesi üzerine üretimin yapıldığı, dosyaya sunulan yazışmalar ve yargılama aşamasındaki davalı beyanlarında belirtilen miktarda malın teslim edilmediği hususunda beyanda bulunulmadığı, yapılan toplam ödemenin 16.000,00 TL olduğu, bakiye bedelin ödenmediğinin iddia edildiği, davalı tarafça kabul edilen 28/08/2019 tarihli Whatsapp mesajından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin sipariş verdiği ürünlerinin ödemesinin en az %50'sini peşin olarak yapacağı ve bu kapsamda davacıya 11.000,00 TL'lik sipariş verildiği, bu bedelden 6.000,00 TL'sinin 29/08/2019 tarihinde, bakiye kalanın ise 11/09/2019 tarihinde 5.000,00 TL olarak ödenmesi nedeniyle borcun kalmadığı savunulmuş ise de, yargılama aşamasında davalı tarafça 01/11/2019 tarihinde 5.000,00 TL'lik iş bedelinin daha gönderilerek bakiye borcun kalmadığının beyan edildiği, bu kapsamda bu 5.000,00 TL'lik ödemenin davalı şirket yetkilisinin eşi ... tarafından davacının eşi ...'e şirket yetkilisinin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı ve bakiye kısmın daha sonra ödeneceğinin belirtildiği anlaşılmakla, davacının sözleşme kapsamında whatsapp vasıtasıyla bildirilen imalat kalemleri yönünden akdi ilişki kurulduğunun kabulünün gerekeceği, yine aynı mesajla bildirilen ürünlerin teslim alınmadığı yönünde davalının açık bir savunma ve iddiasının olmadığı, davalı tarafça whatsapp yazışmalarıyla kurulan akdi ilişki kapsamında davacının teklif ettiği 30.000,00 TL bedelden daha az miktar üzerinden anlaşma sağlandığı hususunun yasal delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı tarafça da bu bedelden daha yüksek bir bedel üzerinden anlaşma yapıldığı kanıtlanamadığından, iş bedelinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerekmiştir.
Bu durumda, bu bedelden ispatlanan 16.000,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 14.000,00 TL yönünden davanın kısmen kabulü gerekirken, aradaki akdi ilişkinin satım ilişkisi olarak değerlendirilerek hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 14.000,00 TL' yönünden iptali ile takibin bu alacak miktarı yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından ve yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2021 tarih ve 2020/495 Esas. 2021/620 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1. b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3. Davanın kısmen kabulü ile,
-Davalı/ borçlunun Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7807 sayılı dosyasında 14.000,00 TL yönünden itirazının iptaline, takibin bu miktar yönünden takipteki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Davacının koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine,
-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 956,34 TL karar ve ilam harcının davacıdan peşin alınan 218,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 737,84 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5. Davacı tarafından yatırılan 218,50 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 14.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7. Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.261,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8. Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 88,00 TL tebligat gideri, 80,00 TL tanık ücreti, 2,00 TL karton dosya masrafı ile 16,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 240,65 TL yargılama giderinden kabul oranına göre takdiren 174,90 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
11-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
12-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 42,00 TL tebligat gideri ile 64,60 TL dosya posta masrafı olmak üzere toplam 327,30 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45