SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 27. HD 2023/1034 E. 2024/503 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1034

Karar No

2024/503

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2023/1034 - Karar No:2024/503

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1034

KARAR NO : 2024/503

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/03/2023

NUMARASI : 2020/171 E-2023/112 K

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVANIN KONUSU : İstirdat / Tazminat (Eser Sözleşmeden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 30/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 28/06/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan istirdat ve tazminat istemlerine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 12/10/2011 tarihinde tam otomatik briket- parke basma makinesinin onarılması, yenilemesinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşmaya göre müvekkiline ait çalışmakta olan briket yapım makinesinin onarılması ve otomasyonunun sağlanması gerektiğini, anlaşma sonrasında makineye ait bir kısım parçaların sökülerek, davalı atölyesine taşındığını, sözleşmeye göre işin süresinin sipariş tarihinden itibaren 60 gün olup, halen gerekli onarım ve otomasyon işlemleri yapılıp müvekkiline teslim edilmediği gibi, davalıya verilen 26.000,00 TL’nin de iade edilmediğini, makinenin değerinin 140.000,00 TL olduğunu, Kayseri 7. Noterliği’nin 12/12/2012 tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, davalının karşı ihtarı ile makinenin teslime hazır olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddianın kötüniyetli olup, makinenin halen çeşitli esnaflarda bekleyen parçaları olduğunu, 12/12/2012 tarihli ihtarda makinenin teslimi için verilen 20 günlük sürenin dolması nedeniyle müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davalı tarafından sökülen müvekkiline ait makinenin sözleşmedeki nitelikleriyle iadesini, makine elden çıkartılmışsa makinenin bedelinin ödetilmesini, müvekkili tarafından ödenen 26.000,00 TL’nin ticari faiziyle ödetilmesini, makinenin teslim edilmesi gereken 12/12/2011 tarihinden itibaren sözleşme gereği günlük 500,00 TL ödenmesi gereken gecikme cezasından 3.000,00 TL’sinin dönemlik işleyen ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ayrıca müvekkilinin mahrum kaldığı kâra ilişkin olarak da 2.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili 01/07/2020 tarihli beyan dilekçesinde; Kayseri 7. Noterliği’nin 12/12/2012 tarih ve ... Yevmiyeli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedilmiş olup, TBK’nın 125/2 maddesi gereğince borcun ifasından vazgeçtiklerinden ve borcun ifa edilememesinden kaynaklanan doğan zararlarının giderilmesini temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, cezai şart talepleri de bulunmakta olup, TBKnın 179/2 maddesi gereğince taleplerinin baki olduğunu müvekkili firmaya ait olan makinenin halen davalı elinde olması nedeniyle davalının makineyi iade edip edemeyeceğine dair beyanı ile kendi taleplerini tam olarak sunmalarının mümkün olacağını beyan etmiştir.

Davacı vekili 08/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu makinenin tam aynıyla iadesine, mümkün olmadığı takdirde yapılan 90.200,00 TL ödemenin 11/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, malın teslim edilmemesi nedeniyle doğan 241.000,00 TL cezai şart alacağının cezai şart uygulamasının başlangıç tarihi olarak tespit edilen 11/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, müvekkilinin makinenin teslim edilmemesinden kaynaklanan mahrum kalınan kârı nedeniyle 2.000,00 TL’nin işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, iddiaların aksine davacının sözleşme gereği kendi edimlerini yerine getirmediğini, makinenin müvekkili tarafından götürülmüş olan kısmının müvekkili firmada bulunduğunu ve çalışır durumda olmasına rağmen müvekkilinin herhangi bir ödeme almadığı için teslimatını yapmadığını, davacı ile müvekkili firma arasında bu sözleşme dışında birçok sözleşmeden kaynaklanan ticari faaliyetler olduğunu, yapılan ödemenin 02/06/2011 tarihli farklı bir sözleşmeye istinaden yapıldığını, sözleşmeye göre makinenin iş bedellerinin ödenmesinden sonra teslim edileceğini, bu sözleşme ile alakalı herhangi bir ödeme yapılmadığından, tazminat talep etme hakkının olmadığını, davacının sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir bedel talep etme hakkının da olmadığını, müvekkilinin yaptığı tamirat karşılığı alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece ilk olarak verilen 04/10/2017 tarih ve 2013/97 Esas-2017/735 Karar sayılı davanın reddine dair kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce; 06/02/2020 tarih ve 2018/75 Esas-2020/164 Karar sayılı kararı ile “.... Yukarıda açıklandığı gibi, taraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesi olup, nakit bedel karşılığı düzenlendiğinden tek taraflı irade beyanının karşı tarafa ulaştırılmasıyla fesih mümkündür. Sözleşmenin feshi halinde tarafların feshin haklılık durumuna göre diğer taraftan alacak talebinde bulunmaları mümkün olmakla birlikte, kural olarak sözleşme feshedildikten sonra taraflar diğer tarafa verdiklerini ya da gerçekleştirdikleri işlerin bedelini diğer taraftan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilirler.

Her ne kadar davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin feshedildiği açıklanmışsa da; dava dilekçesindeki talepler incelendiğinde hem sözleşmenin ayakta tutulduğu, hem de fesih sonucu talep edilebilecek alacak ve tazminat taleplerinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacının, TBK'nın 125. maddesindeki seçimlik haklardan hangisini kullanıldığı açık değildir. Bu hususta mahkemece açıklama yaptırılmadan, hangi talebin hangi gerekçe ile reddedildiği açıklanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı iş sahibi tarafından dava dışı ... A.Ş. ile Kayseri 1. Noterliğinin 01/11/2011 tarih ve ... yevmiyeli ... sayılı ... Kiralama Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye davalı yüklenici tarafından düzenlenen 12/10/2011 tarihli HK 12000 ürün kodlu makinenin proforma faturasının eklendiği, ancak daha sonra davacının 01/02/2012 tarihli vazgeçme beyanı ile iptal edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, sözleşme kapsamında bu şekilde ödeme ediminin ifa edildiğini, ancak davalının parasını ... Kiralama Şirketinden almaması nedeniyle sözleşmenin iptal edildiğini ileri sürmüştür. Davacının bu iddiası mahkemece tartışılmamıştır.

Davacı vekili tarafından sunulan çek örneklerinden, davacı iş sahibi tarafından davalıya ...'a ait 10/11/2011 keşide tarihli 5.200,00 TL bedelli, 16/11/2011 keşide tarihli 4.000,00 TL bedelli, 25/11/2011 keşide tarihli 3.500,00 TL bedelli, 10/12/2011 keşide tarihli 2.000,00 TL bedelli ve 20/12/2011 keşide tarihli 5.500,00 TL bedelli çeklerin davalı yükleniciye keşide edildiği ve bu çeklerin yüklenici tarafından kabul edilerek 3. Kişilere ciro edildikleri anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından, iş bedeline mahsuben verildiği ileri sürülmüştür. Mahkemece alınan 11/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda bu çeklerin davalıya alınacak hizmet karşılığı avans olarak verildiği belirtilmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında dava konusu sözleşme dışında da ticari ilişki bulunduğunu belirterek; davalının yaptığını ileri sürdüğü ödemelerin dava dışı başka bir ticari ilişki kapsamında yapıldığını savunmuştur. Davalı tarafça dosyaya sunulan 02/06/2011 tarihli “Makine Satış Sözleşmesi"nden ve davacı vekilinin beyanlarından taraflar arasında dava konusu sözleşme dışında, ikinci bir makine satışına ilişkin akdi ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili, ödemelerin bu sözleşme kapsamında yapıldığına ilişkin olarak davacı iş sahibinin antetli kağıdına davalı yüklenici tarafından "... A.Ş. ... HK 10000 makine için 20.000,00 TL nakit, 50.000,00 TL çek ...alındı. 03/09/2011 tarihli çek" yazılı belge aslını sunmuştur. Davacı vekili, davalının bu ilk makine satışına ilişkin olarak düzenlenen 02/06/2011 tarihli, 82.600,00 TL bedelli sözleşme kapsamındaki iş bedelinin leasing ile ödendiğini ileri sürmüş ve leasing belgeleri ile ödeme dekontlarını dosyaya sunmuştur. Sunulan bu belgelerden taraflar arasında düzenlenen 02/06/2011 tarihli sözleşme kapsamında satın alınan HK10000 ürün kodlu makine için davalı ile dava dışı ... şirketi ile Kayseri 1. Noterliği'nin 07/07/2011 tarih ve ... yevmiyeli ... nolu ... Kiralama Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye davalı yüklenici tarafından düzenlenen 10/06/2011 tarihli HK 10000 ürün kodlu makinenin proforma faturasının eklendiği, bu kapsamda sözleşme bedelinin ... tarafından davalı yükleniciye 14/07/2011 tarihinde 82.600,00 TL olarak ödendiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili, taraflar arasındaki iki sözleşme kapsamında yapılan tüm ödemelerin birlikte değerlendirilmesini talep etmiştir.

Yine yargılama sırasında iki kez keşif yapılarak iki ayrı teknik heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporlarındaki teknik açıklamalar, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı yüklenicinin edimini fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirip getirmediğini tespit edebilmeye olanak sağlayan, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir.

Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davacının dava dilekçesindeki taleplerini açıklatmak, taraflar arasındaki iki ayrı sözleşmeden kaynaklanan akdi ilişki çerçevesinde davacı iş sahibi tarafından yapılan tüm ödemeleri bir bütün halinde değerlendirerek, davalı yüklenicinin edimini fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirip getirmediği hususunda yeniden oluşturulacak teknik bilirkişi heyetinden gerekli görülmesi halinde keşif de yapılmak suretiyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; davanın, sözleşmenin feshinden kaynaklanan tazminat ve ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden doğduğu, eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olduğu, burada biri diğerinin karşılığı olan borçlar olduğu, başka bir deyişle tarafların birbirlerine karşı hem alacaklı ve hem de borçlu oldukları, kendi borcunu ifa eden veya ifaya hazır olduğunu bildiren tarafın alacaklı, edimini yerine getirmeyen tarafın ise borçlu olduğu, sözleşme hukukunda temel koşulun sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanında yerine getirmek zorunda olmaları olduğu, sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, tarafların sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorunda oldukları, temel kural bu olup, bu kurala ahde vefa ilkesi denildiği, eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleme olma özelliğinden dolayı temerrüt halinde temerrüdün sonuçları bakımından TBK.'nun 123-125. maddelerindeki düzenlemeye tabi olduğu, yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; taraflar arasındaki sözleşmeler nedeniyle davacının davalıya 100.300,00 TL ödemesi gerekirken 90.200,00 TL ödeme yaptığı bu husususun alınan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, davacının sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle yaptığı ödemeleri geri isteyebileceği, ifaya bağlanan cezai şartı ve mahrum kalınan karı talep edemeyeceği, Kayseri 7.Noterliğinin 12/12/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 20 gün içerisinde taraflar arasındaki sözleşme gereği davacıya teslim edilmesi gereken makinenin davacıya teslimi aksi takdirde sözleşmenin feshedilmiş olacağının ihtar edildiği ve ihtarnamenin davalıya 14/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 20 günlük süre içinde makinenin teslim edilmemiş olması nedeniyle fesih tarihinin ve temerrüt tarihinin 01/03/2013 olduğu, dava dilekçesi ile talep edilen 26.000,00 TL yönünden temerrüdün 01/03/2013 tarihinde, ıslahla artırılan tutar bakımından ise ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 08/11/2022 tarihinde oluştuğu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olması nedeniyle uygulanması gereken faizin ticari faiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine 26.000,00 TL'nin 03/01/2013 tarihinden, 64.200,00 TL'nin ise ıslah harcının yatırıldığı 08/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahrum kalınan kara ilişkin davanın reddine, cezai şarta ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; davalının taraflar arasındaki 12/10/2011 tarihli sözleşme kapsamında edimini ifa etmediğini, dava konusu malı sözleşmeye uygun olarak 60 gün içerisinde teslim etmediğini, borçlu temerrüdüne düşen davalıya müvekkilince ödeme yapılmış olup bir an tüm ödemeyi ifa etmediği kabul edilse dahi sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmeyerek ilk temerrüde düşenin davalı taraf olduğunu, mahkemece bu husus gözetilmeden eksik değerlendirme ile karar verildiğini, davalının cevabi ihtarındaki beyanının aksine ödeme aldıklarının dosya kapsamında ispat edildiğini, mahkemece tam ödeme yapılmadığından cezai şarta hak kazanılamayacağı kabulünün hakkaniyetli olmadığını, taraflar arasında iki kez makine yenileme konusunda sözleşme yapıldığını; 25/05/2010 ve 12/10/2011 tarihli her iki sözleşmenin de leasing ile akdedildiğini, işbu dava konusu edilen sözleşmenin 12/10/2011 tarihli ve 100.300,00 TL bedelli sözleşme olduğunu, tarafların birinci makine için yaptığı sözleşmenin 25/05/2010 tarihli ve 82.600,00 TL bedelli olduğunu, ödemenin banka aracılığı ile yapıldığını, davalıya 20.000,00 TL nakit ve 50.000,00 TL çek olmak üzere 70.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine ikinci makine için 20.200,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 2.500,00 TL'lik iki adet senetli ödeme yapıldığını, müvekkilinin 82.600,00 TL+100.300 TL=182.900 TL bedelli iki sözleşmeye karşılık, 172.200,00 TL ödeme yaptığını, .... sözleşmesinin anlamı ve uygulaması gereği malın teslim edilip faturasının bankaya ibrazı ile ödemesinin bankadan tahsil edilmesi esasına dayandığı, bu nedenle müvekkilinin dosya açtırıp davalının fatura kesip bankaya ibraz etmesinde müvekkilinin sözleşmeye aykırılığı bulunmadığını, sözleşme bedeli bankaca doğrudan davalıya ödendiğinden, yani süresinden önce ödeme yaptığından sözleşmeye istinaden temerrüde düşmesinin mümkün olmadığını, ilk sözleşmede olduğu gibi davalının, sözleşme gereğini yerine getirip faturasını ibraz ederek tüm parasını bankadan tahsil etme imkanı varken, bunu yerine getirmeyerek sözleşmenin hükümsüz kalmasına neden olduğunu, buna rağmen müvekkilinin iyi niyetle ödemelere devam ederek tamamladığını, yıllardır bu ödemenin davalının uhdesinde olduğu halde müvekkilinin temerrüde düştüğünün iddia edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın makineyi de ödemeleri de iade etmediğini, ödemelere rağmen davalı tarafın sözleşmede belirlenen sürede makineyi teslim etmeyerek müvekkilini müşterilerine karşı zor duruma düşürdüğünü ve zarara uğrattığını, iş almaktan ve dolayısıyla kâr elde etmekten mahrum kaldığını, alınan bilirkişi raporunda ise belge olmadığı gerekçesiyle hesaplama yapılmadığını, mahkemece iddiaları ve dosyaya sunulan belgeler değerlendirilmeden mahrum kalınan kara ilişkin taleplerinin reddinin doğru olmadığını, 12/12/2012 tarihinde çekilen ihtarnamenin içeriği gereği haksız bir fesih beyanı açıklaması olmayıp davalı tarafa yönelik bir uyarı ve talep mahiyetinde olduğunu, davalının söküp götürdüğü makinenin akıbetinin halen taraflarınca bilinmediğini, keşifte gösterilen makinenin farklı bir makine olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, mahkemece bu hususun da göz ardı edildiğini, bu nedenle cezai şart ve mahrum kalınan kâr taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilince gönderilen ihtarnamede cezai şart, mahrum kalınan kâr ve sair alacak haklarının saklı tutulduğunu, TBK’nın 179/2 uyarınca alacaklının borcun belirli yerde ya da zamanda yerine getirilmemesi durumunda borcun ifası ile birlikte cezai şartı da talep edebileceğini, cezai şartın talep edilmesi halinde asıl borçtan vazgeçilmiş sayılmayacağını ve her ikisinin de birlikte talep edilebileceğini, müvekkilinin hem makinenin tesliminden hem de cezai şarttan vazgeçmediğini, davalının sözleşmeden doğan makineyi teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, keşifte müvekkiline ait olduğunu iddia ettiği makineyi de fen ve sanat kurallarına uygun olarak onarmadığını, müvekkilinin 10 yıldır devam eden davada halen makinesini alamadığını, müvekkilinin uğradığı zararlar aşikarken; mahkemece cezai şart ve mahrum kalınan kâr taleplerin reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvurusunda; Bölge Adliye Mahkemesinin "davacının sözleşme kapsamında bu şekilde ödeme ediminin ifa edildiğini, ancak davalının parasını finansal kiralama şirketinden alamaması nedeniyle sözleşmenin iptal edildiği iddiasının mahkemece tartışılmadığı" gerekçesinin davacı beyanları ile örtüşmediğini, davacının cevap dilekçelerinde "Müvekkilimiz makine ödemeleri için delillerimizde de sunduğumuz gibi banka leasing işlemlerini yapmış, bankaya senetleri vermiş, noter ve dosya masraflarını tamamlamış, makineye ait proforma faturasını da kesmiş halde makinenin gelmesini beklemiştir. Hazırlanan banka dosyası ve ödemesi davalının süresinde makineyi getirmemiş olması nedeniyle iptal edilmiş banka kayıtları celp edildiğinde gerçek ortaya çıkacaktır. " şeklinde açıklamada bulunduğunu, davacının, "davalının finansal kiralama şirketinden parayı almadığı" iddiasının doğru olmadığını, davacının makine teslim edilmediği için ... kapsamında paranın ödenmediğini ileri sürdüğünü, oysa taraflar arasındaki sözleşmede malın teslim tarihinin 12/10/2011 tarihinden itibaren 60 gün iken, leasing için verilen proforma faturada 5 gün olarak gösterildiğini, ayrıca davacı tarafından iptal edilen sözleşmede makinenin teslim tarihinin 12/12/2011 olarak belirtildiğini, tarafların sözleşmede " siparişte .... aracılığıyla ...'ya nakit olarak 50.000,00 TL ve kalan miktar 03/2012, 04/2012, 05/2012 ve 06/2012 vadeli çekler şeklinde yine siparişte verilerek ödenecektir." şeklinde kararlaştırdıkları halde, davacının makinenin teslimi halinde ... ödeme alacağını ileri sürdüğünü, davacının, sözleşmede sipariş tarihinde henüz makine imalatı başlamadan 50.000,00 TL ve kalan için çek vereceğini taahhüt ettiği halde sonradan davalının makineyi teslim etmediği için ... sözleşmesine bağlı ödemenin alınamadığını belirtmesinin çelişkili beyan olduğunu, 12/10/2011 tarihli sözleşme için ... sözleşmesinin hiç yürürlüğe girmediğini, müvekkiline de ... aracılığı ile bir ödeme yapılmadığını, ... aracılığı ile ödeme yapılmamasının da müvekkilinden kaynaklanmadığını, bankaca müvekkili firmaya sipariş teyidi dahi gönderilmediğini, dolayısıyla davacının iddiasının aksine ... sözleşmesinin iptali ile müvekkilin hiçbir alakası olmadığını, bu ... yürürlüğe girmediği halde davacının 50.000,00 TL'lik çek verdiğini iddia ettiğini, ancak bu çekin 03/09/2011 vade tarihli olup ilgili sözleşme tarihi olan 12/10/2011 tarihinden önce verildiğini, henüz yapılmayan bir sözleşme için önceden çek verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, kaldı ki Mahkeme huzurunda dinlenen tanık Karmak şirket yetkilisi ...’nın da açıkça çekin davacı tarafından ödenmediğini beyan ettiğini, ilgili çekin ... şirketine 15/06/2011 tarihinde ciro edilmiş olup bu çekin düzenlenme tarihinin 6. Aydan daha önce olduğunun da sabit olduğunu, yine davacı çalışanı ve tanığı ...’ın da bu çekin ödenmediğini Mahkeme huzurunda ifade ettiğini, dolayısıyla müvekkiline 12/10/2011 tarihli sözleşme için vaad edilen ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinden talepte bulunamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki davacının, davalıya 90.200,00 TL ödemesinin olacağı tespitinin hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin, kendi beyanlarında da açıkça ifade ettikleri üzere, ne için yapıldığının tespit edilemediği çeklerle yapılan 20.200,00 TL, 03/09/2011 vade tarihli adi yazılı belgede HK10000 kodlu makine için yapıldığı belirtilen 20.000,00 TL nakit ve 50.000,00 TL Çek ile yapılan ödemelerin hepsinin, dava konusu 12/10/2011 tarihli sözleşme için yapılmış saymasının, çelişkili olduğunu, bu ödemelerin tamamının HK12000 kodlu makine için yapılmış olmasının mümkün olmadığını zira 20.000,00 TL ve 50.000,00 TL ödemelerin yapıldığına dair adi yazılı belgenin, HK12000 kodlu makineye ilişkin 12/10/2011 tarihli sözleşmeden önce yapıldığını, henüz yapılmamış ve yapılıp yapılmayacağı belirli olamayan bir sözleşme için bir kişinin ödeme yapmasını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bütün bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere müvekkili ile davacı arasında geçmişten bu yana ticari ilişki bulunduğunu, iddia edilen ödemelerin bir kısmının bu ilişkilerden dolayı yapıldığını, davacının ... yürürlüğe girmediği halde 50.000,00 TL'lik çek verdiğini iddia ettiğini, ancak bu çekin 03/09/2011 vade tarihli olup ilgili sözleşme tarihi olan 12/10/2011 tarihinden önce olduğunu, henüz yapılmayan bir sözleşme için önceden çek verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ısrarla sözleşme tarihinden önce düzenlenen bir çekin sözleşme kapsamında yapılan ödeme sayılmasının açıkça mantık dışı olduğunu, davacı firmanın 1. Sözleşmesi olan HK10000 isimli makina için ... kiralama yaptığını ve ... firmasının müvekkili firmadan HK10000 makina talebine (kiracı tarafından koşulları yerine getirildikten sonra) ilişkin müvekkili firmaya geçtiği alım ve sipariş teyit faksı aldığını, (makinenin imal edilip ... firması adına kiracı ...’a teslim edildiğini) bu teslim edilen makinenin ... yerleşkesinde yıllardır çalıştığını ve bunun ödemesinin ... firması tarafından müvekkili firmaya yapıldığını, 2. sözleşme olan dava konusu sözleşme ile ilgili yine aynı ... firmasından kiralanmak üzere HK12000 isimli makina için girişimde bulunan davacının belirtilen şartları yerine getiremediği için ... çıkmadığını, bu nedenle ... firmasının müvekkili firmaya herhangi bir sipariş teyidi geçmediğini, bahse konu sözleşme olan HK12000 isimli makina sözleşmesinin imza tarihi ile müvekkili şirkete verildiği belirtilen 50.000,00 TL'lik çekin ve diğer ödemelerin bu sözleşmeyle alakalı olmasının mümkün olmadığını, sözleşme tarihinin çekin ödeme tarihinden daha ileri bir tarihte olmasının, bunu açık olarak ortaya koyduğunu, yine dosyaya sunulan evrakta çekin ... isimli firmaya ciro edilerek verildiği tarihin de sözleşme tarihinden önce olduğunu, ayrıca ... isimli firmanın bahse konu çeki yazdırdığını ve karşılığı olmadığını belirten tanıklığının da dosyada bulunduğunu, ... çalışanlarından muhasebecisi tanık ...'ın ifadesinde de belirtildiğini, ayrıca ... isimli firma ile müvekkili firmanın yıllar öncesine dayanan bir ticaretleri olduğundan alınan bu çekin harici ödemeleri daha önce yapılan işler için alındığını belirterek; Mahkeme kararının kaldırılarak kısmen kabul edilen davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklan makinenin sözleşme kapsamında iş sahibine teslim edilmesi, olmadığı takdirde makinin iadesi yada makine bedelinin ödenmesi, ödenen iş bedelinin 26.000,00 TL’sinin ödenmesi, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın (gecikme cezasının) ödenmesi, mahrum kalınan kârın ödenmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucu yapılan ıslah da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen ve davaya konu olan 12/10/2011 tarihli sözleşme niteliği itibariyle dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ve alınan bilirkişi raporlarından sözleşme tarihinden sonra 20/12/2011 keşide tarihli, ... seri numaralı ... çeki ile 5.500,00 TL, 25/11/2011 keşide tarihli, ... seri numaralı ... çeki ile 3.500,00 TL, 10/11/2011 keşide tarihli, ... seri numaralı ... çeki ile 5.200,00 TL, 16/11/2011 keşide tarihli, ... seri numaralı ... çeki ile 4.000,00 TL ve 10/12/2011 keşide tarihli, ... seri numaralı ... çeki ile 2.000,00 TL olmak üzere toplam 20.200,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların kabulünde olduğu üzere sözleşme konusu makine davalıda kalmış olup, 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre makine bedelinin dava tarihi itibariyle 70.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

Yine taraf beyanları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, dava konusu sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği anlaşılmış olup, TBK'nın 125.maddesine göre sözleşmenin feshi halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacağı gibi daha önce ifa ettikleri edimlerini geri isteyebileceklerse de, aksi kararlaştırılmadığı sürece ifaya bağlı olan cezai şart (gecikme cezası) ve sözleşmeyi fesheden tarafça müspet zarar kapsamında kâr mahrumiyeti talebinde bulunulamayacaktır.

Bu açıklamalar kapsamında, Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça taraflar arasındaki davaya konu 12/10/20211 tarihli sözleşmenin feshedildiği, mahkemesince; davalıya teslim edilen makinenin 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre dava tarihindeki bedeli olarak belirlenen 70.000,00 TL ile davaya konu sözleşme tarihinden sonra davacı tarafça ödendiği anlaşılan toplam 20.200,00 TL bedel olmak üzere 90.200,00 TL yönünden tahsil kararı verilmesinin ve davacı tarafça sözleşme feshedilmiş olmakla, bu sözleşmeye dayalı cezai şart (gecikme cezası) ve kâr kaybı taleplerinin reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Davacının istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 

3. Davalının istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.161,56 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.540,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.621,17‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 

4. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesin(Eser/İstirdatTazminatkonusuankaraKaynaklanan)Sözleşmedenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim