Ankara BAM 27. HD 2022/905 E. 2024/498 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2022/905
2024/498
29 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/905 - Karar No:2024/498
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/905
KARAR NO : 2024/498
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/06/2022
NUMARASI : 2020/429 E-2022/640 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/06/2024
Davacı vekili tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; dava dışı ...Tic. Ltd. Şti.'nin davalıdan olan 120.000,00 TL'lik alacağının temlik edilmesi hususunda müvekkili ile bu şirket arasında 26/05/2017 tarihli temlik sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmenin 29/05/2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, temliknamenin davalıya tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından sadece 59.321,00 TL'lik ödeme yapıldığını, bakiyenin ödenmediğini, ödeme yapılmaması nedeniyle davalıya 04/12/2017 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından verilen cevabi ihtarda, mevcut alacağın ödendiğini, başkaca alacak bulunmadığını belirttiğini, bunun üzerine davalıya Ankara 25. Noterliği'nin 31/01/2018 tarih 02429 yevmiyeli ihtarnamesi gönderilerek temliknamenin yapıldığı tarih ve sonrasında ...firması ile yapılan hakediş, geçici ve kesin kabul, cari hesap vs. evraklarının müvekkili firmaya gönderilmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafın bu ihtarı tebliğ almasına rağmen cevap vermediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Ankara 66. Noterliği'nin 26/05/2017 tarih ve13796 yevmiyeli temliknamesinden kaynaklanan bakiye alacağın ödenmesi talebi ile mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dosyası üzerinden kısmi dava açıldığını, anılan davada müvekkilinin temlikname nedeniyle davalıdan 57.242,07 TL alacaklı olduğunun tespit edilerek taleple bağlılık ilkesi gereği 7.500,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2020 tarih ve 2018/849 Esas-2020/162 Karar sayılı kararında alacağın devri sözleşmesinin 29/05/2017 tarihinde davalı şirkete tebliğinden sonra dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklı pozisyonunu kaybettiğinin, alacaklı pozisyonuna müvekkili şirketin geçtiğinin, davalı şirketin temliknamenin tebliğ tarihinden sonra dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. adına personel maaş ödemeleri, stopaj kesintisi ödemesi yapmasının hukuka aykırı olduğunun ve bu nedenlerle müvekkili şirketin davalı şirketten 57.242,07 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/849 Esas sayılı dosyası üzerinden fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı tutularak başlangıçta 1.000,00 TL ve belirsiz alacak davası olarak açılan davanın, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı tutularak 7.500,00 TL'ye arttırılarak kısmi alacak davası olarak ıslah edildiğini, bu sebeple anılan kararda hükme bağlanmayan 49.742,07 TL'nin tahsili talebiyle Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/9694 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, ancak davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığı şeklinde hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, bunun üzerine 27/07/2020 tarihinde, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/9694 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının alacağının ödenmesi talebiyle arabuluculuğa başvuru yapılmış olup 12/08/2020 tarihinde davalı şirketle anlaşmaya varılamadığından arabuluculuk sürecinin sona erdiğini belirterek; davalı- borçlunun Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/9694 Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı- borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava dışı firma ile müvekkilinin 10/06/2016 tarihinde, idari binalarının cephe işlerinin yapılması hususunda sözleşme imzalandığını, işin süresinin beş aylık olduğunu, fakat işin sonradan yıllara sari hale döndüğünü, işin ancak 2017 yılının Ekim ayında bitirildiğini, iş bitiminde dava dışı firmanın düzenlediği hakediş ile 02/10/2017 tarihinde 107288 numaralı KDV dahil 1.315.666,49 TL'lik faturanın düzenlendiğini, davacı ile davadışı firma arasında düzenlenen temliknamenin taraflarına 29/05/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğ tarihinde, dava dışı firmaya verilen avanslar nedeniyle, dava dışı firmaya herhangi bir borcun bulunmadığı gibi dava dışı firmanın avanslar nedeni ile 1.192.897,34 TL'lik borcunun bulunduğunu, yapılan işin taahhüt işi olması ve muhtemel alacağı oluşabileceği düşüncesi ile temliknamenin müvekkili şirket kayıtlarına işlendiğini, daha sonraki süreçte, dava dışı şirketin 07/06/2017 tarihinde yaptığı başvuru ile idari bina işinde çalışan işçilerin 21.066,53 TL'lik maaşlarının ödenmesi talebi ile işçilerin imzasını taşıyan belge ile dava dışı firma adına ödeme yapıldığını, yapılan ödemeye ilişkin stopaj kesintilerinin de beyannamaler ile beyan edildiğini, yine 03/07/2017 tarihli dava dışı firmanın talebi ile 4.133,31 TL'lik maaş ödemesinin de yapıldığını, dava dışı şirketin, 03/10/2017 tarihinde hakediş hesabını yaptığını, müvekkili şirket tarafından da kabul edildiğini, bunun üzerine 02/10/2017 tarihli KDV dahil 1.315.666,49 TL'lik hakediş faturası düzenlendiğini, bu şekilde dava dışı firma alacağının oluştuğunu, bu tarih itibari ile düzenlenen hakediş/fatura tutarının 1.315.666,49 TL olduğunu, dava dışı firmanın hakediş ve avans ödemelerinden dolayı vergi dairesine ödenen stopaj tutarının 31.262,86 TL olduğunu, ayrıca dava dışı firmaya yapılan ödeme ve işçi ücretleri toplamının 1.218.876,55 TL olduğunu, dava dışı şirketin bu tarihteki alacak bakiyesinin 65.657,08 TL olduğunu, müvekkili şirkete, dava dışı şirkete ait İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 2017/7526 esas sayılı dosyası üzerinden 22/05/2017 tarihinde 89/1 haczi gönderildiğini, bu dosya kapsamına da 6.205,64 TL'lik ödeme yapıldığını, kalan 59.321,44 TL'lik bakiyenin de, 06/10/2017 tarihinde davacı şirketin hesaplarına havale olarak gönderildiğini, dava dışı şirketin başkaca alacağı da bulunmadığını, bu nedenle temliknameye konu olan 120.000,00 TL'lik tutarın kalan bakiyesinin ödenmesinin de mümkün olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuş, mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davanın eser sözleşmesi nedeniyle doğduğu iddia edilen alacağın davacı tarafından temlik alınması nedeniyle mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alan kısımdan bakiye kalan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı şirket ile dava dışı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında Ankara 66. Noterliğinin 26/05/2017 tarih ve 13796 yevmiye numaralı alacağın devri başlıklı temlik sözleşmesi akdedildiği, temliknameye göre dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalıdan olan alacağının 120.000,00 TL'lik kısmını davacıya temlik ettiği, bu temlikin ise davalıya 29/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacının, dava dışı şirket ile yapılan temlik sözleşmesinin davalıya bildirilmesine rağmen davalının kendilerine ödeme yapmadığını iddia ederek alacağın tahsili amacıyla mahkemenin 2018/849 Esasına kaydedilen 1.000,00 TL talepli belirsiz alacak davası açtığı, daha sonra davanın tam ıslahı ile davayı kısmi davaya çevirdiği, 7.500,00 TL talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda davacının 57.242,07 TL yönünden haklı olduğunun ancak taleple bağlı kalınarak 7.500,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesi sonucunda istinaf isteminin reddi ile 13/04/2022 tarihinde kesinleştiği, açılan işbu davanın ek dava mahiyetinde olup, mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dosyasında tespit edilen 57.242,07 TL alacaktan hüküm altına alınan 7.500,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 49.742,07TL'nin tahsili için başlatılan takibe vaki davalının haksız itirazının iptalinin talep edildiği, işbu davanın ek dava mahiyetinde olduğu gözetilerek öncelikle Mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapıldığı, kararın istinaf isteminin reddi ile kesinleşmesi üzerine esasa ilişkin değerlendirme yapıldığı, Mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere, davalının aslında tüm borcunu dava dışı şirkete ödediği, ancak alacağın temliki sözleşmesinin davalıya tebliğinden sonra yapılan bir kısım ödemelerin dava dışı şirket lehine yapılmasının davalıyı davacıya karşı borçtan kurtarmayacağı, temliknamenin tebliğinden sonra yapılan personel maaş ödemeleri, stopaj kesintileri için toplam 57.242,07 TL ödemenin dava dışı şirkete değil davacıya yapılması gerektiği, dava dışı şirketin isteği ile işçilere rızaen ödeme yapıldığı ve stopajın da bu ödemeler sebebiyle gerçekleştiği, davalı yanın temliknameyi gerekçe göstererek ödemeden kaçınabilecekken kaçınmadığı ve ödeme yaptığı, ancak bu ödemenin davalıyı, davacıya olan borcundan kurtarmadığı, bu suretle davacının davalıdan 57.242,07 TL alacak talebinde haklı olduğu, 7.500,00TL'sinin Mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alındığı, bakiye kalan 49.742,07TL yönünden başlatılan takipte davacının haklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı borçlu takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si olan 9.948,41TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2020 tarih ve 2018/849 Esas-2020/162 Karar sayılı ilamı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 13/04/2022 tarih ve 2020/627 Esas-2022/407 Karar sayılı ilamında delillerin dikkate alınmadığını ve hatalı değerlendirildiğini, ileri sürülen itirazların değerlendirilmediğini, gerekçeye havi olmayan ve delil takdirinde açıkça maddi hata yapılan mahkeme kararlarının, aynı konuda sonrada açılan davanın kesin hüküm nedeniyle kabulünü gerektirmeyeceğini, dosyada mübrez delillerin takdir ve değerlendirmesi doğru şekilde yapılmaksızın, ek dava olduğundan ve kesin hüküm mevcudiyetinden bahisle, önceki davada yer alan gerekçelerin aynısına yer vermek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme gerekçesinin aksine bilirkişi raporlarında tüm borcun dava dışı şirkete ödendiği yönünde hiç bir ifade bulunmadığını, kanundan kaynaklanan ödemelerin temliknameye aykırı davranıldığı anlamına gelmeyeceğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36/5 maddesi uyarınca müvekkili şirket ile temlik veren dava dışı ...Ltd. Şti. Arasında üst-alt işverenlik ilişkisi mevcut olup, temliknamenin tebliğinden sonra ödenen dava dışı ...Ltd. Şti.'nin(alt işveren) personel ücretleri olan 25.199,84 TL’nin salt dava dışı firmanın başvurusu üzerine değil, kanuni bir zorunluluktan kaynaklanan nedenle ödendiğini, müvekkili şirketin kendi rızası ile değil kanuni zorunluluk çerçevesinde hareket ettiğini, yine mahkeme gerekçesinin aksine sadece 779,37 TL'lik stopaj tutarının işçi ücretlerine bağlı olarak ödenmiş olup, işçi ücretleri ödemeden kaçınılabilecek nitelikte olmayıp bu nedenle 779,37 TL'lik stopaj ödemesinin de rızai bir ödemeye bağlı olduğunun söylenemeyeceği gibi, zaten her halükarda işçilere bir ödeme yapılmamış ve 25.199,84 TL hakedişten mahsup edilmeyerek davacıya ödenmiş olsaydı dahi, ortada yıllara sari bir iş olduğundan 779,37 TL’nin bu defa toplam hakediş tutarı üzerinden stopaj olarak kesileceğini ve müvekkili tarafından vergi dairesi hesaplarına ödenmiş olacağını, kanuni bir zorunluluk olan stopaj ödemesinin, ödemenin yapıldığı kişilerden bağımsız olarak dava dışı üçüncü kişinin yapı işi kapsamında ödenen tutarlar üzerinden hesaplanıp vergi dairesine yatırılması gerektiğini, ödemenin işçilere, davacıya veya bir başka üçüncü kişiye yapılmasının stopaj ödemesi açısından hiçbir önemi olmadığını, dava dışı şirket tarafından düzenlenen 02/10/2017 tarih ve 107288 yevmiye numaralı 1.315.666,49 TL tutarlı faturasının %18 KDV hariç tutarının 1.114.971,60 TL olduğunu, 1.114.971,60 TL’lik tutar üzerinden yapılan stopaj hesaplamasının 33.449,15 TL olduğunu, müvekkili şirketin gerek temlikname tarihinden önce gerek temlikname tarihinden sonra dava dışı şirketin borç hanesine kaydettiği stopaj toplam tutarının ise 2.186,29 TL olduğunu, ödenmesi gereken bakiye stopaj tutarının ise 31.262,86 TL olduğunu, (33.449,15-2.186,29=31.262,86) 31.262,86 TL’nin vergi dairesine ödendiğini ve dava dışı üçüncü kişinin alacağından düşüldüğünü, diğer yandan Mahkemenin, hatalı bir değerlendirme yaparak bütün stopajı işçi ücretleri ile bağdaştırdığını ve "stopajın da bu ödemeler nedeniyle gerçekleştiği " gibi hatalı bir yorumda bulunduğunu, 31.262,86 TL stopaj tevkifatının işçilere yapılan ücret ödemeleri ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, zaten işçilere 25.199,84 TL ücret ödemesi yapılmışken işçi ücretlerine bağlı olarak 31.262,86 TL stopaj ödemesi yapılmasının da mümkün olmadığını, yıllara sari inşaat faaliyetinde stopaj kesintisinin kanuni bir zorunluluk olup, müvekkili şirketin kanuni zorunluluğuna aykırı davranarak, bu tutarı davacı-temlik alacaklısına ödemesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin temliknamenin kendisine ulaştığı tarihten sonra dava dışı yüklenici adına yapmış olduğu hiçbir ödemeden temliknameyi ileri sürerek kaçınma imkanı bulunmadığını, yargılama konusu alacağın likit bir alacak olmayıp alacak miktarının tespiti için yargılamaya ihtiyaç duyulduğundan -ki alacağın yargılama neticesinde belirleneceğinin 2018/849 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasından dahi belli olduğunu- icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davalı şirketin, dava dışı şirkete 59.321,44 TL haricinde başkaca borcu bulunmadığından ve bu tutar da temliknameye istinaden 06/10/2017 tarihinde davacı şirkete ödenmiş olduğundan Mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan temlik alan tarafından bakiye alacağın tahsili için yapılan ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı temlik alacaklısı, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/849 Esas sayılı dosyasında görülen davada bakiye alacaklarının 7.500,00 TL yönünden hükme bağlandığını, anılan kararda hükme bağlanmayan 49.742,07 TL'nin tahsili talebiyle Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/9694 Esas sayılı dosyasıyla yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalı- borçlunun Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/9694 Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı- borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir.
Mahkemece; iş bu davanın ek dava olduğu gözetilerek öncelikle aynı Mahkemenin 2018/849 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılmış, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi ile kesinleşmesi üzerine esasa ilişkin değerlendirme yapılmıştır.
Her ne kadar Mahkemece, kesinleşen 2018/849 Esas sayılı dosyada gösterilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de Yargıtay yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2007 tarih ve 2007/2446 Esas-2007/5853 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu takdiri delillerden olup, kısmi davada alacağın dava edilen miktarı kadar olduğunu ispat için yeterlidir. Bilirkişi raporunun kazanılmış hak teşkil etmesi, verildiği ilk davada hükmedilen miktar için olup, daha önce açılan kısmi davada alınan bilirkişi raporu sonradan açılan ek davada hakimi bağlamaz.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, HMK'nun 281/3. maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması için ilk olarak açılan kısmi davada rapor vermiş olan heyetten farklı olarak HMK'nın 266 ve devamı maddelerinde öngörülen şekilde ve özellikle sözleşmeler ve vergi hukuku konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, açılan ek davada da tarafların iddia, savunma ve dava dışı yüklenici ile davalı arasındaki sözleşme hükümleri ile yine davalının ödemiş olduğu tespit edilen stopaj ödemelerinin, kanunen davalı tarafından yapılması gereken ödemeler olup olmadıkları da değerlendirilmek üzere rapor alınarak rapora itiraz edilmesi halinde ek rapor alınarak sonucuna göre karar karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve 2020/429 Esas. 2022/640 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3. Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4. Davalı tarafından yatırılan 850,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5. Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 29/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45